Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Küçük Hanımefendi

Küçük Hanımefendi

8,72

(27 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 37 Dk Duygusal Komedi Duygusal, Komedi

Yönetmen: Ertem Eğilmez Ertem Eğilmez

Ülke: türkiye

Oyuncular: Ali Demir, Doğan Tamer, Vahit Volkan, Zeki Sezer, Lütfü Engin, Cevat Kurtuluş, Osman Alyanak, Şaziye Moral, Suzan Avcı, Mürüvvet Sim Devamını Gör...

Konusu : Borsalino’daki (1970) (Claude Bolling) ‘La Rèussite’. Bolu, Abant Gölü yakınlarında üç arkadaş. Ömer; “Bülent, çok sevineceğin bir haberimiz var! Evleniyoruz!” Bülent; “Hem sevindim hem üzüldüm bu habere.” Neriman; “Neden?” Bülent; “Sevindim, çünkü Ömer’in iki karısı olacak. Senin namına da üzüldüm çünkü evli bir erkeğin metresi olacaksın!” ‘Küçük Hanımefendi’nin (1945-İnkılâp Kitabevi) (Muazzez Tahsin Berkand) renkli ve ikinci çevrimi. İzmirli Ulaş (romanda ‘İstanbullu Gelgeç’; 1961 yılındaki ilk çevrimde ‘Eskişehirli Şahinoğlu’) ailesinin üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. Uçurumun kenarındalar. Kurtulmaları için bir mucize gerek. Ömer’in adı belirtilmeyen kumarbaz abisi, her şeylerini kaybedip intihar etmiş. Baba yadigârı ev bile hacizli. Anne Şaziye Hanım çare arayışında. Avukat Feridun Kâmil Bey’in yapabileceği tek şey, durumu biraz geciktirmekmiş. Üstelik başka bir iş için Bursa’ya gitmesi gerekiyordu. Yıllar önce, rahmetli arkadaşı Hulusi’ye kızı ile ilgileneceğine söz vermiş. İş güç derken bugün yerine getirebiliyor. Neriman Koza (kitapta soyadı ‘Kozacı’ ve ilk çevrimde ‘Özar’), birkaç ay sonra Küçük Hanımefendi olacak ama şimdi bir daha çıkmamak üzere tımarhaneye kapatılma tehlikesi ile karşı karşıya. Fehime Hanım “Hiçbir anne, üvey kızını benim kadar sevmemiştir inanın” diyor! Kâhya Hayri’nin anlattıklarıysa bambaşka. 7 yıl bir odaya kilitlemiş, her türlü eziyeti yapıyor. Sonra da ‘sakinleşmesi için kırbaçlatıyor’! Deli raporu aldığı an ‘6 buçuk milyonluk nakit ve çeşitli gayrimenkullerin idaresi’ kendisine ‘tevdi edilecekmiş’. Feridun Bey’in, İzmir ve Bursa’daki sorunlara bulduğu çözüm basit; Evlilik! Böylelikle Neriman, üvey ana zulmü ve şerrinden; Ömer de sefalet ve iflastan kurtuluyor, baba ocağı elden çıkmıyor. ‘Dead Ringer’daki (1964) (André Previn) ‘Main Title’. Genç kızı, apar topar kaçırıp, nikâh memurunun önüne oturturlar. ‘Perişan haldeki karısına’ imza sonrası bakabilmiş Ömer. Tepkisi yenir yutulur gibi değil; “Alacağınız olsun, bir hilkat garibesiyle evlendirdiniz beni… Ucube, şebele maymunu.” Evi terk ederken “Nereye… Ne zaman döneceksin” sorularını “Cehennemin dibine… O maymun suratlı burada kaldığı sürece hiçbir zaman” diye yanıtlıyor. Gidiş o gidiş. Tekrar karşılaşmaları annesinin vefatından sonra. Oysa Neriman, bu haliyle bile göz kamaştıracak kadar güzel. Biraz toparlanması için Şaziye Hanım tarafından İstanbul’da bir şifa yurduna (romanda ‘İsviçre, Leysin’ ve ilk çevrimde ‘sayfiye yerine’) gönderilir. Burada, ‘her sene kendini kalafata çeken’ hayat dolu Sürpik Benliyan ile arkadaşlık kuruyor. Günler, haftalar sonra ‘görenin küçük dilini yutacağı’ şahane biri olur çıkar. Belli ki Ömer’i (şimdilik karşılıksız) sevmiş. Mektupla bir resmini istediğinde ‘bir maymun resmi’ gelir. “Size bu kadar uyan eşiniz!” Sürpik’le, ‘Kader Böyle İstedi’deki (1968) eve yerleşip İstanbul’un altını üstüne getiriyorlar. Bülent Demir’in soyadı romanda ‘Demirel’, ilk çevrimde ‘Soysal’. Mesleği tam olarak anlaşılmıyor. Şair, roman yazarı veya doktor. Çapkın ama sonuç alamayan çapkınlardan. “Ben Bülent… Bü Bü!” Kendisini böyle tanıtıyor. Paul Mauriat Orkestrası’nın ‘Isadora’ albümündeki (1970) ‘Let The Sunshine In’ (1969) (James Rado / Gerome Ragni / Galt MacDermot / Jacques Lanzman). Bir gazinoda, tüm sevimliliği ile güzeller güzeli Şermin’e yakınlaşmaya çalışıyordu. Aynı gece, Neriman’ı (O’nun deyişiyle ‘Neri’) görür ve filmin sonuna kadar peşini bırakmaz. Sürpik’in konuşmalarında adı ‘marangoz tutkalı’ ve ‘damga pulu’. İlk çevrimde olduğu gibi (ama kitaptan farklı olarak) Ömer’in de yakın arkadaşıymış. Şaziye Hanım’ın ölümüyle köşke gelen Ömer, ‘karısını’ tanımaz! ‘Bana Çok mu Görüyorsun’ (1970) (Orhan Gencebay). Bahçede “Sahi, kimsiniz siz? Sizi daha önce hiç görmemiştim” diyor. İnsanlar, bazen en yakınlarındakini göremezler! Sonrasında, iki arkadaşı, genç kız için tatlı bir çekişme içinde görüyoruz. Filmin sonunda, Suat Sadıkoğlu’nun unutulmaz merdivenli evi. Paul Mauriat’nın ‘Let The Sunshine In/Midnight Cowboy/And Other Goodies’ uzunçalarındaki (1969) “Que Je T’aime” (1969) (Jean Renard / Gilles Thibaut). Ömer; “Önünde diz çökmek, senden af dilemek istiyorum sevgilim. Affet sevgilim, affet.” (Yazan: Murat Çelenligil)



KralAkrep07

4 Ağustos 2019 12:24

bir maymunla evlendirdiniz beni , trt 1 de dizisi de çok güzeldi...

Cevap Yaz

burcusara

1 Nisan 2019 18:48

Bence komik bir film. İzlerken güldüm baya :)

Cevap Yaz

KartalTibetTutkunu

14 Eylül 2017 17:22

Ayhan IŞIK Belgin DORUK'un ilk filmide güzeldir. Ama bu filmde Kartal TİBET Hülya KOÇYİĞİT Mürüvvet SİM Münir ÖZKUL Nubar TERZİYAN ile 5 yıldız 10 numarada bir film Sizde eminim bu filmi izlediğinizde hakta vereceksinizdir.

Cevap Yaz

Hazalydn

13 Eylül 2017 23:42

Bazı sahneler abartılı ve gereksiz. Biraz sulu buldum filmi açıkçası. Taçsız Kral'ın belgin doruklarda oynadığı birinci film daha başarılı.

Cevap Yaz

vatansever10

19 Eylül 2014 14:17

filmin yıldızı kesinlikle münir özkuldur. 10 numara oyunculuğu var bu fılmde. çok gülüyorum hareketlerıne...

Cevap Yaz

benimsinema

10 Mayıs 2014 16:35

ya cok seviyorum ben bu filmi, hatta ilkinden yani belgin ve ayhaninkinden daha güzel... heleki münir özkulla mürvet sim bayiliyorum asil film onlarin sahnesinden sonra basliyor ya...

Cevap Yaz

ezobero

11 Şubat 2014 16:58

bu filmde nerimanın gelin geldiği mekan yalı nerde bilen varmı

Cevap Yaz

performer

10 Ağustos 2013 21:59

hülya koçyiğit ve kartal tibet komik olmak için epey çaba sarfetmişler.

Cevap Yaz

beyzacetin

10 Temmuz 2013 12:27

Abartılı ve gereksiz sahnelere bolca yer verilmiş. En kötüsü de "Roman yazarı Bülent" karakteri. Çok sulu bir espri anlayısı. O karakter filme girdikten sonra filmin tadı kacıyor. ben duygusal yanını sevdim filmin. Basladıgı gibi devam etse iyi olacaktı ama sonra sıkıldım.

Cevap Yaz

t_rex

25 Mart 2012 23:46

Film,  Ömer'in  'komşu kızı': Canan ile tanışması anlarına kadar muhteşem , olağanüstü ama ne yazık ki  o'na kur yapmaya başlaması ile  gereksiz olarak devam etmiş. Keşke, keşke hüzünlü ve melonkolik bir film olsaydı.  Şaziye'nin ölümünün  yaydığı  atmosfer harika. Ertem Eğilmez çoğu filminde komedi ve dram öğelerini konseptliyor ama  ticareti baz alıp, gerçek sinemaseverlere hizmeti unutuyor. Sülvik Benliyan ve Münir Özkul karakterleri filmi yüzeyselleştirmiş.

Bu repliklerdeki kıyafetler, köşkün bahçesi, Hayri Esen'in harika sesi,meleodi ve kamera hareketi olağanüstü: 

Neriman ; “Hep sizden bahsederdi. Çocukluğunuzu anlattı bana. Çok yaramazmışsınız..”

Ömer ; “Doğru ama ben size ait hiçbir şey bilmiyorum. Sahi, kimsiniz siz?”Neriman ; “Ben mi, şey, ben bir komşu kızıyım. Adım da Canan efendim.”Ömer ; “Tuhaf, sizi daha önce hiç görmemiştim Canan Hanım.”Neriman ; “İnsanlar bazen en yakınlarındakini göremezler Ömer Bey.”

Cevap Yaz
Yandex.Metrica