Hizmetçi

Hizmetçi

31 Mart 2017
Aşkın Krallığı

Aşkın Krallığı

31 Mart 2017
Biz Size Döneriz

Biz Size Döneriz

31 Mart 2017
Kabuktaki Hayalet

Kabuktaki Hayalet

31 Mart 2017
Şehir Seçin

Haberler

Arif v 216'nın Kadrosu Şekillendi
Arif v 216'nın Kadrosu Şekillendi

Önümüzdeki yılın başlarında gösterime girmesi beklenen ama henüz resmi bir açıklama yapılmayan Arif v 216'nın oyuncu kadrosu ise yavaş yavaş ortaya çı...

Galalar Bölümüyle Yılın En Önemli Filmleri İstanbul Film Festivali'nde
Galalar Bölümüyle Yılın En Önemli Filml...

36. İstanbul Film Festivali'ne sayılı günler kaldı. 5-15 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek olan festival yine dünyanın en önemli filmlerine de ev ...

28. AnkaraUFF'nin Ulusal Uzun Metraj Yarışma Filmleri Belli Oldu
28. AnkaraUFF'nin Ulusal Uzun Metraj Ya...

28.Ankara Uluslararası Film Festivali kapsamında düzenlenen Ulusal Uzun Metraj Film Yarışmasına başvuran 41 film arasından Gülden Treske, Şenay Aydemi...

"Vatanım Sensin" Yeni Bölümüyle Bu Akşam Kanal D'de
"Vatanım Sensin" Yeni Bölümüyle Bu Akşa...

Rating rekorları kıran ve geniş bir hayran kitlesine sahip olan Vatanım Sensin, bu akşam yepyeni ve heyecanlı bir bölümle ekranlara geliyor. Gittikçe ...

KADEM ve Sinefesto'dan Sinema Akademileri
KADEM ve Sinefesto'dan Sinema Akademile...

KADEM (Kadın ve Demokrasi Derneği) ve Sinefesto işbirliği ile gerçekleştirilen ücretsiz sinema akademileri başlıyor. Antalya'nın ardından Bursa KADEM'...

TÜRVAK'tan "Giovanni Scognamillo" Sergisi
TÜRVAK'tan "Giovanni Scognamillo" Sergi...

Bu alanda Türkiye'de tek olan TÜRVAK Sinema ve Tiyatro Müzesi geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz sinema emekçisi, tarihçi, çevirmen ve yazar Giovanni Sc...

Sinema Destekleme Kurulu Bu Seneki Sonuçları Açıkladı
Sinema Destekleme Kurulu Bu Seneki Sonu...

Kültür Bakanlığı 2017-2 Sayılı Sinema Destekleme Kurulu kararları açıklandı. Sinema Destekleme Kurulunca;

Sonsuz Aşk Filminin Galası Yapıldı
Sonsuz Aşk Filminin Galası Yapıldı

Yönetmenliğini Ahmet Katıksız'ın üstlendiği romantik filmin senaristliğini ise Deniz Akçay Katıksız üstleniyor. Fahriye Evcen ve Murat Yıldırım'ı başl...

Güzel Yıldız "Kara Sevda" Kadrosuna Katılıyor
Güzel Yıldız "Kara Sevda" Kadrosuna Kat...

Yeni bölümüyle bu akşam ekranlarda olacak Kara Sevda'dan bir oyuncu katılım sürprizi var. Yakın zaman önce yayından kaldırılan İçimdeki Fırtına'nın ba...

"Aşk ve Gurur" Artık Salı Günleri Yayınlanacak
"Aşk ve Gurur" Artık Salı Günleri Yayın...

Yapımcılığını Limon Film / Hayri Aslan'ın yaptığı Show TV dizisi Aşk ve Gurur artık salı günleri yeni bölümleriyle ekrana gelecek.

SinemaTürk Defteri
İlan ve Mesaj Panosu
kibritkutusu74 avatar
kibritkutusu74 15 saat, 12 dakika

10

Son bölümü insana bir büyük rakıyı devirtebilecek efkar kapasitesine sahip olan, senaryosu, yönetmenliği ve oyunculuklarıyla Türk televizyon dizileri tarihinin en mükemmel birkaç dizisinden biridir.

kibritkutusu74 avatar
kibritkutusu74 16 saat, 16 dakika

10

Bir küçük not: Çekimler Cibali'de Haydar Bostanı Sokakta (O eski konaktaki sahneler) yapılmıştır. Ferhan'ın berber dükkanındaki sahneler ise Balat'taki Akçin Sokak'ta gerçekleştirilmiştir.

serdardemirkiran avatar
serdardemirkiran 16 saat, 46 dakika

8

“Bir varmış bir yokmuş. Ekose desenli bir seyahat çantası varmış”.
Diye başlayan film, aynı desendeki içeriği farklı dört çantanın ve o çantaları ele geçirmeye çalışan kişilerin mücadelesini yanlışlıklar üzerine kurulu bir komedi ile anlatan çok iyi bir film. Bir dönem hatırlarsınız bizde de gazeteler kupon karşılığı böyle kareli seyahat çantaları vermiş, otobüslerin bagajları aynı desen çantayla dolmuştu. İnişte yaşanan sıkıntı ve karmaşa herkesin malumudur sanırım. Filmde de aynı renk ve tipte dört çanta ile onların sahipleri ve öyküleri anlatılıyor. İlk çanta öyküsü havaalanında bize gösteriliyor. Müzikolog doktor Howard Bannister (R. O’Neal) ve çantasında volkanik kaya ve taşlar vardır. Bannister mağara adamlarının bu kayalarla yaptıkları müzik üzerine tezi vardır ve 20 bin dolarlık ödülü alabilmek için son derece otoriter nişanlısı Eunice Burns (M. Kahn) la birlikte San Francisco’dadır. Kongre Frederick Larrabee (A. Pendleton) nin hamiliğinde düzenlenmektedir. Diğer aday da Hırvat Simon (K. Marsh) dır.
İkinci çanta; Judy Maxwell (B. Streisand) ın çantasıdır, kendi çamaşırları vardır. Parasız ve işsizdir, ama son derece sempatiktir ve kendine özgüveni tamdır. Dr. Howard la otel lobisinde karşılaşırlar ondan sonra da kimisi tesadüf kimisi Judy’nin organizasyonu sonucu Howard istese de ayrılamazlar. Nişanlısının yerine geçerek Howard la kongreye bile katılır. Ağzı iyi laf yaptığı kadar bilgisi de vardır Judy’nin konuştuğu konular üzerine.
Üçüncü çanta otele gelen Mrs. Van Hoskins (M. Albertson) un mücevher çantasıdır. Çantayı bir gün sonra kasaya vereceğini söyler. Otel görevlileri Fritz ve Harry de bu çantanın peşindedirler.
Son çanta ise Mr. Smith (M. Murphy) nindir. Hükümete ait çok gizli bilgi ve belgelerle doludur. Yine onun kadar gizemli Mr. Jones (P. Roth) bu belgelerin olduğu çantayı istemektedir.
Aynı otele, aynı tip çantalarla gelen bu kişiler aynı kata yerleşirler ve odalar arasında sürekli çantaların değiştiği bir trafik yaşanmaya başlar. Film bu karmaşayı çok başarılı bir şekilde anlatıyor. Bazı sahneler gerçekten harika. Howard’ın dairesindeki ve sonuçta dairenin yanmasıyla neticelenen çanta karmaşası çok iyi. Dışarıdaki arabaları hurdaya çeviren kovalamaca sahneleri, vitrin camını kırılmasın diye bir o yana bir bu yana koşturanlar, ara yola beton atan ve düzelten ama o yola giren araçlar sonrası çıldıran adamın hali gibi hoş sahneler barındırıyor.
Zamanında ülkemiz sinemalarında oynarken de çok beğenilen ve haftalarca gösterimde kalan film çok keyifli bir seyirlik. Ryan O’Neal ve Barbra Streisand’ın uyumu çok iyi. O’Neal işi dışında hiçbir şey için düşünmeyen bu görevi nişanlısı Eunice’e bırakmış biri rolünde, Streisand ise çizgi film yıldızı Bugs Bunny’yi akıllara getiren Judy rolünde (onun gibi havuç bile ısırıyor) çok iyiler., Nedeni ise “What’s up, Doc?” sözü 1950 lerde çizilen bu karakterin ağzından düşürmediği bir sözdü. “Ne haber ahbap” ya da dostum yerine söyleniyordu. Film bizim ülkemizde dublajda “Naber canım” şeklinde Türkçeleştirilmiş ve dillere dolanmıştı. Başarılı sinemacı (aktör, senarist, yapımcı, yönetmen, eleştirmen, sinema tarihçisi) Peter Bogdanovich’in yönettiği ve eski tarz komedi filmlerine saygı duruşu niteliğindeki bu filmi çok beğeneceksiniz. Filmin son bölümünde bahsettiğim bugs bany’ye ve ünlü “Love Story” filmine atıfta bulunan bölümlere dikkat, filme cuk oturuyor. Kısacası yorgun stresli bir günün üzerine ayaklarınızı uzatın, kahvenizi ya da çayınızı alıp zevkle bu filmi seyre başlayın, bir müddet sonra sizi içine çekecek olan film, bittiğinde mutlu ve eğlenmiş bir şekilde ekran karşısından kalkacağınıza emin olun. Böyle zevk alacağınız komediler her zaman bulunmuyor. Kaçırmayın. Mutlaka izleyin derim.

Sinemaagresif avatar
Sinemaagresif 18 saat, 44 dakika

9

Türkan Şorayın en sevdiğim filmlerinden biri.

serdardemirkiran avatar
serdardemirkiran 19 saat, 53 dakika

7

“Sana bunu yapan bir erkek, seni sevemez”
Sevdiği uğruna her şeyini verişin, teslimiyetin çığlığı, haykırışıdır. Gözlerimi de Al”…
Kadına karşı şiddet sorununun bir kadın yönetmen gözüyle ele alınarak anlatıldığı çok çok iyi oyunculuklar barındıran s on derece başarılı bir drama. Katıldığı 22 festivalden 48 ödül kazanan film, bugüne kadar gösterildiği 25’i aşkın ülkede de büyük ilgi görmüştür.
Film, bizlere uyuyan oğlunu uyandırıp gece yarısı onunla birlikte kız kardeşinin evine kaçan Pilar’ı (L. Marull) tanıtarak başlıyor. Otobüste ayaklarını toplayıp küçük bir çocuk gibi büzülen ve gözlerimizin ayaklarındaki terliklerine takıldığı ve kendisine acıma hissimizin o an başladığı Pilar’ın yaşadığı korkuyu filmin hemen başında tanık oluyoruz. Daha sonra kocası Antoniu’yu (L. Tosar) tanıyoruz. Pilar’ı eve döndürmek için diller döküyor, değiştiğini söylüyor. Pilar dönmek istemiyor, kardeşinden kendisine bir iş bulmasını istiyor. Onun yardımıyla müzede tanıtıcı olarak işe başlıyor. Bir beyaz eşya satıcısında çalışmakta olan kocası Antonio’nun geliri sınırlıdır. Pilar’ın eve dönmesi için bir psikolojik danışmanlık merkezine yazılır, öfkesini yenmek için. Pilar bu değişimler karşısında yumuşar ve oğluyla eve döner. Birkaç günlük sakinlik sonrası Antonio, Pilar’daki değişiklikler karşısında ezilmeye başlar. Artık çalışan, kendine güveni gelen, her geçen gün işinde (müzedeki resimler hakkında bilgi veren sunucu konumuna) yükselen ve mutluluğu hissedilen Pilar’ı bulan Antonio fiziksel ve psikolojik şiddeti iyice arttırır. Pilar için tek çare kalmaktadır artık…
Kadına karşı şiddet… Hangi ülkede olduğu, hangi dilden, dinden olduğun, cahilliğin, okumuşluğun hiç fark etmiyor, şiddet her yerde aynı. Kendinden fiziksel olarak güçsüz birine uygulanan şiddetin savunulacak, makul görülecek hiçbir yanı yok. Hele bu şiddetin uygulandığı kişi evlenene kadar peşinde koştuğun, her halini tavrını beğendiğin, kişi yani eşin olunca bu durumu anlayıp kabullenmek imkansız hale geliyor. Film, bize bu önemli konuda ayna tutuyor. Bu tür olayların sadece basına yansıyan bölümlerini bildiğimiz gerçeği de ortadayken ve bu tür olaylarda daha nice madur kadın sessiz kalmaya mecbur kalıp bu şiddeti yaşamaya devam ederken.
Film, bir İspanyol filmi bu nedenle de filmde yaşananlar Avrupalı seyirciye çok çarpıcı ve şok edici gelse de, bizim ülkemiz için biraz “light” kalıyor. Maalesef ülkemizde kadının durumu anlatılandan çok daha acı. Kocasından dayak yiyen kadın milletvekilleri var bu ülkede, eşinden boşanalı yıllar olmuş bir kadın kendisine yeni bir hayat kurmak isterken sokak ortasında eski eşi tarafından pompalı ile vuruluyor, yada bıçakla delik deşik edilebiliyor ve bunu yapan kasıla kasıla suçunu da itiraf edip. “Benden ayrılsa da değişmez kural” diyebiliyor. Bunu da erkekliğin icabı sayıyor. Halbuki düşünmüyor ki, meselenin “erkek olmak”ta değil “adam olmak”ta olduğunu. Bir de iş vicdan sahibi olmakta. İnsanda vicdan kapısının açık olmasında, yoksa anlatılanın, söylenenin hiçbir faydası olmuyor kişiye. Bu şiddeti yapan adam kızını evlendirirken “ne düşünür acaba” diyor insan bir an için, “kendisi gibi bir kurda verirken kuzusunu”… Bende bir kız babası olduğumdan ve filmin etkisiyle biraz konuyu dağıtmış olabilirim, kusura bakmayın., çünkü bu konu üzerine daha çok yazılır çizilir, Filmde, Antonio’nun psikolojik destek aldığı danışmanına yaptığı itirafında “Onunla ne konuşabilirim ki? Siparişleri mi?, Teslimat Belgelerini mi? Ona ne sunabilirim ki. Kıytırık bir maaş, kıytırık bir daire, ebeveynlerimle bir tatil. Benim gibi bir adamla neden kalmalı ki?” derken ona ve çaresizliğine acıyorsunuz da. Pilar’ın dengi değil bu adam diyorsunuz. Ve bu çaresizlik, eziklik eşine karşı kaçınılmaz olarak şiddete dönüşüyor. Ama balkon sahnesi ile adama karşı öfkeniz tavan yapıyor. Bu adam her şeyi hak ediyor diyorsunuz. Bu filmi izleyin, beğeneceksiniz. Konu çarpıcı ve güncel, oyuncular çok iyi. Pilar rolünde Laia Marull mükemmel. Kaçırmayın derim. Filmin, filmde anlatılana benzer bir kişiye ayna olabilmesi, onu ve yuvasını bir şekilde düzene sokması, şiddetten uzaklaştırabilmesine sebep olması en büyük temennimdir.

Kaptan34 avatar
Kaptan34 21 saat, 2 dakika

8

Tatlı sempatik başarılı güzel bir oyuncu eskisi gibi ekranlarda görmek istiyorum

Yandex.Metrica