Dağlar Kızı Reyhan

8,95

( 12 kişi yorum yaptı )

Dağlar Kızı Reyhan

Sinema Filmi

1969

“Ah, geçti o günler//Unutuldu yeminler//Bir kırık kalp kaldı.” Moda Plak çalışanı Reyhan, ‘Bir Kırık Kalp’ (1968) (Yıldırım Gürses) şarkısını Kamuran Akkor’un sesi ile söylüyor. ‘Gazinocular Kralı Ekrem Bey’ de orada.
Patron; “Her öğle tatili böyledirler. Kafanı şişiriyorlarsa susturayım.”
Ekrem; “Yoo, bilakis hoşuma gitti. İş var bu kızda. Kısa zamanda büyük bir ses yıldızı olabilir. (Kendisini göstererek) Tabii, erbabının elinde.”
Patron; “Bir şoförle nişanlı. Üstelik kıskanç bir genç.”
Ekrem; “Fark etmez. Önemli olan benim beğenmem.”
Patron; “Namuslu kızdır Reyhan. Satın aldıklarına benzemez.”
Ekrem; “Satın alınmayacak namus yoktur. Bütün mesele fiyatını biçmektir.”


“Ne güzelsin ay gız//Gül çiçeksin ay gız.” Tanıtım yazısında Turgut Dalar’ın düzenlemesi ile ‘Reyhan’ (1969).
60’lar sona eriyor. ‘Ekonomik gelişme sosyal uyanışın çok gerisinde kalmış’. Birçokları gibi, deniz kenarında karşılaştığımız iki gencin derdi de ‘fakirlik’. Mehmet [‘Şoför Nebahat’taki (1970)] ‘34 AY 220’ plakalı dolmuşun şoförü, Reyhan ise bir plakçıda tezgâhtar. Özellikle delikanlı arayış içinde. Denize taş atıyor ama aklı başka yerde. Çevresindeki güzelliğin farkında bile değil. Bir hafta sonra, arkadaşı Gariban’la ver elini Almanya. “Tren biletlerine kadar her şey hazır.” Son model iki Mercedes ile döneceklermiş. ‘Hayırlısıyla bir gitse’ tüm sorunlar hallolacak. Genç kız ise ‘ayrılığa sebep olacağı için’ arabaya kızgın. ‘Beni de götürsen, birlikte çalışsak, daha çabuk alırdık’ diye yırtınıyor. ‘Her şeye razı, yeter ki bir arada olsunlar’. Üstelik içinde ‘bir korku, bir garip his var’.
Reyhan; “Ne olur gitme. Bu halimizle evlenelim.”
Mehmet; “Parasız pulsuz mu?”
Reyhan; “Beraber olduktan sonra umurumda değil.”
Mehmet; “Başta öyle söylenir. Ama sonra çekilmez olur yoksulluk.”
Delikanlı kimsesiz. Genç kız ise annesi ve dört küçük kardeşi ile beraber. Anne Muhterem Nur bu ilişkiyi hiç onaylamamış. Onları beraber gördü mü tüyleri diken diken oluyor. “Vaktiyle ben de aynı hataya düştüm. Saadeti parada değil aşkta aradım. Ama şimdi bak halime, ellerime, saçlarıma, suratıma. Bu hale gelecek insan mıydım?” Her görüşünde Mehmet’i bir kovmadığı kalıyor.
‘Gazinocular Kralı Ekrem Bey’in yaşamlarına karışması böyle bir zamanda. Sesini beğendiği Reyhan’ı ses yıldızı yapacak. Anneyi de en hassas yerinden yakalamış; “Sizleri servete boğabilirim.” Genç kız “İmkânsız… Çünkü evlenmek üzereyim” diye karşı çıkıyor ama cin gibi Gazinocu öyle bir şey söyler ki direnci kırılır. “Kısa zamanda zenginlik, şan, şöhret, villalar ve ‘otomobil’ler.” Diğerleri bir yana bu ‘otomobil’ sözcüğü sihirli değnek gibi. Annesi “Talih nihayet bize de güldü. Ekrem Bey bulunmaz bir nimet” diye neredeyse göbek atacak oysa Reyhan, yalnızca ‘otomobil’in hatırına ‘bir şarkı provası yapmaya razı olur’. İçinde bir umut, biraz para kazanırsa sevdiği buralarda kalacak.
“Meylim (y)üzündeki gara haldadır//Hicranın elacı ilk visaldadır (kavuşma).” (‘Laleler’) (Talman Hacıyev).
Mehmet’in tepkisi çok sert. ‘Artık Sevmeyeceğim’ (1969) (Suat Sayın) melodisi ile demediğini bırakmaz.
Reyhan; “Kurtulduk Mehmet. Şarkıcı olmam için teklif yaptılar. ‘Evet’ dersem araba için Almanya’ya gitmene lüzum kalmayacak. Hemen evleniriz.”
Mehmet; “Beni ne sandın sen? Ben yuvamı alın terimle kurmak isterim. Böyle kirli paralarla değil.”
Reyhan; “Niye kirli olsun? Şarkı söyleyeceğim, çalışacağım.”
Mehmet; “Nasıl çalışacağın da şimdiden belli. Şu kılığına bak.”
Reyhan; “Prova için giydirdiler.”
Mehmet; “Başlangıçta öyledir. Önce giydirirler sonra da soyarlar… Nasıl çıkarsın şu fahişe kılığınla karşıma… Senin gözün lükste, şöhrette… Senin gibiler şoförle evlenmez. Zengin bir koca bulup, şoförleriyle sevişirler.”
“Just tonight I stood before the tavern//Nothing seemed the way it used to be.” Paul Mauriat Orkestrası’nın ‘Le Temps Des Fleurs’ albümündeki (1969) aynı adlı melodi (‘Those Were The Days’) (1920/1968) (Boris Famin / Gene Raskin). Reyhan, mukavele imzalamış olmasına karşın sahneye çıkmak istemiyor. Ekrem ise her şeyi titizlikle ayarlamış. Adamı Behçet Nacar, Mehmet’i cebine gizlice koyduğu eroinle yakalatıyor. İstasyondaki “Haberim yok, benim değil” çırpınmaları 10 sene hapislikle sonuçlanır.
Reyhan, Sirkeci Garı’na geldiğinde ortalıkta ne tren nede sevdiği vardı. Üstelik o gün bir bebek beklediğini öğrenmiş. Üzerindeki pardösü ve kazağı hep üzüntülü anlarında giyiyor galiba. ‘Aşka Tövbe’deki (1968) mahzun sahnelerde yine üzerindeydiler.
“Gelmez o günler dönmez o günler mazide kaldı hep.” (‘Mazideki Aşk’) (1967) (Yıldırım Gürses). Sevdiği hapislerde çile doldururken, O’nu Almanya’da bilen Reyhan artık ünlü bir sanatçı, bir yıldız. Sigarasını yakmak için üç çakmak birden uzanıyor. Sırf çocuğu babasız kalmasın diye Ekrem’le evlenmiş. Ama yatak odası Gazinocunun giremediği bir yer. Genç kadının pazarlığı böyle. “Evliliğimiz formalite olarak kalacak.”
Mehmet’in cezaevi günleri kaçış, yakalanış ve zincire vurulmayla geçiyor. İçi kin dolu. “Bu hırs olmasa yaşayamazdım.” Mahkûm arkadaşı Nubar Terziyan delikanlının sıkıntısını en iyi anlayanlardan. “9 yıldır hep kaçmaya çalıştın. Biliyorum, intikam hırsı çıldırtıyor seni… Aşksa intikamların en korkuncudur (ne demekse). Senin eline öyle bir silah vereceğim ki zenginlerin serveti senin cüzdanın olacak. Silahın ‘kumar’ olacak… Parmakların bu sihri öğrenince paraları çeken dev bir mıknatıs (Nubar Terziyan’ı seslendiren Rıza Tüzün ‘mıknatıs’ sözcüğünü ‘a’ vurgulu ‘miknatıs’ şeklinde söylüyor) olacak. Kazanacak, hep kazanacaksın. Karun kadar zengin olabilirsin.” (Bu ‘eğitim’ için neden 9 yıl beklediği belli değil).
Artık zar, poker bilmediği şey yok. “Babam olsaydın ayrılık bu kadar acı gelmezdi. Seni unutmayacağım.” Hapisten çıkarken ‘hocası’na böyle demişti. Ama sonra, filmin heyecanından olsa gerek, O da biz de bu tonton ihtiyarı unutuveriyoruz.
Şimdi yerli bir Monte-Cristo gibi. Geçen aylar boyunca, gerçekten de ‘Karun kadar zengin’ olmuş. Hafize Hanım’ın Yeniköy’deki köşkünde bulduğu Behçet Nacar’ı ‘hafifçe okşayıp’ eroin tuzağını kuran kişinin kim olduğunu öğrenir.
Kumarhaneyi (Armatör Suat Sadıkoğlu’nun Ortaköy’deki Yalısı) ‘ziyaret eder’. 1–2 saat sonra 2 milyonun sahibi ve oranın ortağıydı. Ekrem “Her zaman sizin gibi güçlü bir ortağım olmasını isterdim. Kaybettiklerime üzülmüyorum. Sizinle çok daha fazlasını kazanacağım” diyor. Başına gelecekleri bir bilse.
Mehmet’i gazinosuna götürür. “Şimdi gazinomun yıldızını tanıyacaksın.” Aradan bunca yıl geçmesine karşın Reyhan hâlâ ‘soluk kesecek kadar güzel’. Değişen tek şey, şarkıları eskiden Kamuran Akkor’un sesiyle söylerdi şimdi Serap Mutlu’nun (Akbulut) sesiyle söylüyor; “Arzular bir bir hayal oldu baharımın gülleri soldu//Gönlüm hicran hasret gamla doldu.” (1969) (Zeynettin Maraş).
Ekrem’in ‘karısı’ Reyhan ve ‘oğlu’ Kemal’ ile tanışır. İkisi de ‘bir nefes kadar yakın, yıldızlar kadar uzak’. Kahramanımız, Kemal’in yakınlık gösterdiği ilk kişiymiş. “Birden öyle sevdim ki sizi. (Kalbini göstererek) Şuramda bir şey oldu sanki.”
Karmakarışık durum Reyhan’ın üvey kızı Hülya, Londra’dan gelince içinden çıkılmaz olur. Mehmet ile tanışması ufak bir tartışmanın ardından. Genç kız daha o gece âşık olur. Kahramanımız amacı bunu intikam için kullanmak. Reyhan’a “Göze göz, dişe diş. Kocan seni çaldı elimden. Ben de kızını alıyorum, ödeşmek için” diyor.
Ekrem, ‘Bu’ Mehmet’in Reyhan’ın nişanlısı ‘O’ Mehmet olduğunu anlayınca deliye döner. Adamlarından Mehmet’i öldürmelerini istiyor. Kudret Karadağ, Behçet Nacar, Hakkı Kıvanç, Süheyl Eğriboz ve Ahmet Karaca’nın yediği dayak görülmeye değer.
“Üzerime gönderdiğin 5 köpeğin için sedye yolla. Sen de beni bekle geliyorum.” Durumu ‘ortağına’ telefonla haber veriyor.
Oraya gidişi ‘Arabesque’ (1966) filmindeki ‘Arabesque Theme’ (Henry Mancini) ve Kartal Tibet’in 1970 model ‘34 KT 417’ plakalı Mercedes’i (ama iç çekimler Dodge dolmuşta yapılmış) ile. Ekrem, Reyhan’a bir şantaj daha yapar; “O’na değil bana âşık olduğunu söyleyeceksin. Gururunu kırmak öldürmekten daha iyi. Yoksa…” Mehmet’i de oğlunu da öldürecekmiş.
‘The Rite of Spring’ (Le Sacre Du Printems) (1912/13) (Igor Stravinsky); X. ‘Glorification of the Chosen Victim’ (Glorification de l’Eve). Her şeye karşın Reyhan’ın ‘Şoför’e gittiğini görünce elinde tabanca, bağırıyor; “Gitme, bırakma beni… Dur, vururum yoksa… Yalvarıyorum, sevmesen bile acı bana.” Silah sesini duyunca ‘karısını’ vurdu zannettik ama kurşunu kendi kalbine sıkmış.
Reyhan, Mehmet ve Kemal, nihayet beraberler. Mutluluklarına, neşelerine diyecek yok. Her şey iyi de bunca felaketten sonra, hiç olmazsa, filme adını veren şarkı hoplaya zıplaya söylenmeseydi.

‘Laura’ (1944/45) (David Raskin / Johnny Mercer). Aynı adlı filmin, Hammond org ile çalınan caz melodisi. Dans ve evde devam eden konuşma.
Hülya; “Beğendim sizi. Gözlerinizdeki ateş büyüledi beni. İlk defa oldum böyle… Yıldırım aşkına inanır mısın?”
Mehmet; “Doğrusunu istersen, aşka inanmam.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Metin Erksan
Senaryo ,
Yapımcı Muzaffer Arslan
Görüntü Yönetmeni Necati İlktaç
Süre 82 dk
Tür Dram, Duygusal
Özellikler Renkli
Ülke Türkiye
Etiketler Aşk, Güzel Kız , Köylü Kızı, Sevgi Daha Fazlası

Oynayanlar

Filiz Akın Filiz Akın Reyhan
Kartal Tibet Kartal Tibet Mehmet
Ömercik Ömercik Kemal
Metin Serezli Metin Serezli Ekrem
Sami Hazinses Sami Hazinses Gariban
Fatma Karanfil Fatma Karanfil Hülya
Muhterem Nur Muhterem Nur Reyhan'ın Annesi
Süheyl Eğriboz Süheyl Eğriboz Ekrem'in Adamı
Kudret Karadağ Kudret Karadağ Ekrem'in Adamı
İbrahim Kurt İbrahim Kurt
Kuzey Vargın Kuzey Vargın
Muzaffer Cıvan Muzaffer Cıvan
Altan Günbay Altan Günbay
Nubar Terziyan Nubar Terziyan Mahkum
Behçet Nacar Behçet Nacar Ekrem'in Adamı
Mustafa Özkaya Mustafa Özkaya
Melih Ateş Melih Ateş
Ali Demir Ali Demir Polis
Nermin Özses Nermin Özses Kumarbaz
Hakkı Kıvanç Hakkı Kıvanç Ekrem'in Adamı
Muzaffer Yenen Muzaffer Yenen
Cevdet Özalaş Cevdet Özalaş
Adalet Cimcoz Adalet Cimcoz F.Akın Seslendirmesi
Sadettin Erbil Sadettin Erbil M.Serezli Seslendirmesi
Alev Koral Alev Koral M.Nur Seslendirmesi
Erdoğan Esenboğa Erdoğan Esenboğa S.Hazinses Seslendirmesi
Tijen Par Tijen Par F.Karanfil Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün N.Terziyan Seslendirmesi
Hayri Esen Hayri Esen K.Tibet Seslendirmesi
Birsen Kaplangı Birsen Kaplangı Ömercik Seslendirmesi
Yaman Okay Yaman Okay Altan Günbay Seslendirme

Ekip

Kurgu Arif Özalp (Kurgu)
Yapım Ekibi Nuri Tuncel (Yapım Amiri)
Fethi Oğuz (Yapım Amiri)
Avni Turan (Yapım Amiri)
Yönetmen Ekibi Kenan Davutoğlu (Reji Ekibi)
Atilla Gökbürü (Reji Ekibi)
Yazım Ekibi Bülent Oran (Diyaloglar)
Kamera Ekibi Kazım Çakırmanoğlu (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Sadettin Özmutlu (Laboratuar)
Recai Karataş (Laboratuar)
Osman Bilen (Laboratuar)
Nevzat Dişiaçık (Laboratuar)
Bedirhan Koç (Laboratuar)
Altan Sertesen (Laboratuar)
Adnan Açıkalın (Laboratuar)
Ses Ekibi Tuncer Aydınoğlu (Ses Kayıt)
İsmail Karadaş (Ses Kayıt)
Bican Avşar (Ses Kayıt)
Müzik ekibi Turgut Dalar (Müzik Yönetmeni)
Metin Bükey (Müzik Yönetmeni)
Serap Mutlu Akbulut (Şarkılar)
Kamuran Akkor (Şarkılar)
Zeynettin Maraş (Beste)
Yıldırım Gürses (Beste)

Firmalar

Sine Film (Yapım)
Acar Film (Seslendirme)
Acar Film (Film Hazırlık)

Son Yorumlar (12)

Murat Çelenligil avatar Murat Çelenligil 11 Ocak 2010 03:03:01

10

“Önce işime ortak oldu, sonra kızıma. Şimdi de sana.”‘Gazinocular Kralı’ ve kumarhane sahibi Ekrem söylüyor bunları. Etme bulma dünyası. Kendisi de yıllar önce eroin numarasıyla Mehmet’in hapse girmesine neden olmuş ve n işanlısını elinden almıştı. Aslında özverisi inanılır gibi değil. Koşullu bir evlilik. 10 yıl Mehmet’in çocuğuna babalık ederken ‘karısı’na elini bile sür(e)memiş. Reyhan’ın yatak odası her zaman içerden kilitli. Son sahnelerin birinde “Hep benim olmanı bekledim… Sana servetimden kalbime kadar neyim varsa verdim. Şöhrete ulaştırdım. En pahalı mücevherlerle süsledim” diyecektir. Oysa Mehmet ‘prova elbisesi’ni ‘fahişe kılığı’na benzetip, şarkı söylediği için tokatlamıştı Reyhan’ı. Hele sonlara doğru söylediklerine bugün çok pişmandır büyük olasılıkla; “Nefretimin suratına bir tokat olarak inmesini istemiyorsan git buradan”, “Sen ayaklar altında ezilecek dişi bir yılansın”, “Adinin, satılık kadının birisin”, “Sen vefasızsın. Senin kalbin yalnız menfaat için çarpar”, “Sen ihtiraslarının esiri, şöhret budalasısın”, “Sen kalpsiz, pespayenin birisin”.Filiz Akın’ın 82. ve Kartal Tibet’in 58. filmi. Metin Erksan’la ‘Sahte Nikâh’ (1962) ve ‘Ölmeyen Aşk’ (1966) sonrasındaki ikinci çalışmaları. Çekimlerin ilk günü Kartal Tibet “Metin Erksan, bence Türkiye’nin en büyük rejisörüdür… Bana 90 film gösterseler hangisini Metin Bey’in çevirdiğini anlayabilirim” demiş. Niye özellikle ‘90’ dediği pek anlaşılmıyor. Ama ‘Reyhan’ı (Ekrem’in sevdiği kadına nişan aldıktan sonra vazgeçip kendini vurması gibi) ‘Metin Erksan’ filmi yapan çok fazla sahne yok. ‘Sevmek Zamanı’ndaki (1964/65) Başar ise bir duraksamanın ardından sevdiğine kurşunu sıkabilmişti.Yapımcı Muzaffer Arslan, filme adını veren şarkı ve ‘Laleler’ için ‘telif hakkı’ (10 bin lira) ödemiş. Sonra da bir gazete ilanıyla bu durumu belirtmiş; “… Sayın film yapımcılarının adı geçen şarkıları gerek isim gerek şarkı olarak filmlerinde kullanmamaları rica ve ilan olunur.”Metin Erksan, 1967’de ‘Ayrılsak Da Beraberiz’i (senaryo hazır olmadığı için) 1 gün çektikten sonra bırakmış. Filmi Muzaffer Arslan tamamlamış. Şimdi tekrar beraberler. “Anlaşılan ‘Ayrılsak Da Beraberiz’ sadece film (ve şarkı) adı değil.”Reyhan’ın senaryosu için de aynı durum var galiba. Hulusi Kentmen ve Altan Günbay’la da anlaşma yapılmış. Filmde yoklar. Belki Hulusi Kentmen, ‘Çalıkuşu’ndaki (1966) Dr. Hayrullah-Feride evliliği gibi bir şey için düşünüldü. Sonra vazgeçildi. Altan Günbay’ın rolü de Behçet Nacar’a [‘Anadolu Ekspresi’ndeki (1973) Ekrem Gökkaya’ya çok benziyor] verildi.Turgut Dalar. Vasfi Uçaroğlu Orkestrası’na önemli katkı sağlayan piyanist. “Reyhan ve Laleler’in aranjörü”. ‘Fagot ve farfisa org ustası, besteci, Senfoni Orkestrası üyesi, müzisyenlerin hocası’. Filmin çekimlerinden bir ay sonra, gösterime girmesinden bir ay önce 21 Kasım’da yaşamını yitirmiş. Reyhan’ı seslendiren Adalet Cimcoz’un ölümü de 3 ay sonra. Filmi seyredebilmiş olması bir tesellidir belki.Günümüzdeki ‘işsizlik kâbusu’ Mehmet’in, bitip tükenmeyen yoksulluk yakınmalarını anlamsızlaştırıyor. Karaköy dolmuşunda şoför. Nişanlısı tezgâhtar. İkisinin de işi var. 2000’li yıllar için ne bulunmaz bir şey. Ancak kahramanımız aklı fikri Almanya’ya gitmekte.Reyhan’ın kardeşlerine bile söz vermiş. “Bir gideyim, hayırlısıyla dönüşümde bisikletin en kralını, topun 18 parçalısını, bebeğin de konuşanını getireceğim.” Olayı tersinden düşünürsek ‘fakirlik ve işsizlik’ten kıvranan Almanların, bir araba almak ümidi ile nişanlılarını falan bırakıp buralara gelmesi nasıl bir şey olurdu. Neden ülkemizde iş bulamıyoruz? Neden yoksulu da varsılı da yurt dışı için can atıyor?Fıldır fıldır gözleriyle Gariban filmin neşesi. Kendisini Mehmet’e adamış. Varsa sevdiği ve üzüntüleri hakkında bir şey öğrenemiyoruz. Şükrü Esirci’nin ‘Türk İşçileri İçin Almanca’ (‘okunuşlu ve lügatlı’ymış) isimli kitabını okuyor. “Meine liebe frau, meine tochterchen, lieber father” diye çalışmasından evli, bir kızı ve babası olduğu çıkarılabilir mi? Arkadaşı eroinle yakalanıp polis Ali Demir tarafından trenden indirilince “Auf wiedersehen Almanya” diyerek O da iniyor. Acaba aynı şeyi Mehmet de yapar mıydı? Bu sahnede hoş bir şey var. Kahramanımız kompartımandan çıkartılırken elinde bavul yoktu. Koridorda götürülürken ise bavulunu sıkı sıkı tutuyor.Mehmet birkaç yerde Onu bunca seven Gariban’a haksızlık yapar. Ekrem’le konuşurken, Kemal’in yalnızlığı ile ilgili olarak “Ben de hep yalnızdım. Benim de bir arkadaşa ihtiyacım vardı” diyor. Bir başka sahnede Kemal’e “Sen kırık hayatımın tek neşesi oldun” demişti. Oysa Gariban hep yanında ve hep yardımcı.Arkadaşının hapisliğini Reyhan’a söylemeyi neden akıl etmedi acaba? 82 dakikalık filmde şarkılar 19 buçuk dakika tutuyor. Şaşırtıcı ama Reyhan’ın tamamını 3 kez (8 dakika) dinliyoruz. Daha şaşırtıcı olanı, SON yazarken bir 15 saniye daha var. Filiz Akın, tanıtım yazısında 10, geri kalan kısımda 17 elbise giyiyor. “Yıllar Sonra Rastladım Çocukluk Sevgilime” (Yıldırım Gürses) adlı şarkıyı 4 elbise, 4 küpe ve 3 saç modeli ile söylemiş.Neredeyse her sahne sigara ve içkili. Ekrem 3 içki, 5 sigara; Mehmet 3 içki 13 sigara içiyor. Bir sahnede kadeh kahramanımız elinde, bakışları Reyhan’ın kocaman resminde. Bu sırada üzerinde olan güzel kazağı ‘Seven Ne Yapmaz’ (1970), ‘Mahşere Kadar’ (1971) ve ‘Ömrümce Unutamadım’ (1971) filmlerinde tekrar göreceğiz.Ekrem kıskançlıktan ‘teneke parçası’ diyor ama (içinde Reyhan’ın, Mehmet’in ve ‘çocuklarının’ resmi olan) üç kalpli madalyon çok güzeldi.Muhterem Nur’un Filiz Akın’la ikinci ve son filmi. [İlki ‘Paylaşılmayan Sevgili’ (1964).] Filmdeki adı belli değil.“Ne o bensiz edebilir//Ne temelli gidebilir.” ‘Ayrılsak Da Beraberiz’ (1967) (Yusuf Nalkesen) melodisi duyulurken Mehmet’in dünyasını karartıyor. Reyhan şarkıcı olmuş. “Böylesi ikiniz için de iyi oldu… Her şey dengi dengine. Kızım senin için hayal artık… Sen bundan sonra Reyhan’ın kocası değil uşağı olabilirsin ancak.” 22. dakikadan sonra O da çocuklar da yok. Ne oldukları belirsiz.Mehmet bir Mercedes sahibi olmak için Almanya’ya gitmek istiyordu. Biraz Polyannacılık oynarsak hapse girmesi ‘ekonomik yönden’ daha yararlı olmuş diyebiliriz. Bu arabaya (hem de 70 model) sahip olduğu gibi ‘Kader Böyle İstedi’ (1968) filmindeki villa ve kumarhanenin yarı hissesi de onun oluyor. Kumar ‘sanatında’ böyle başarılı olan mahkûm Nubar Terziyan’ın neden yoksul olduğu ve nasıl hapislere düştüğü belli değil.Reyhan, Hülya ile Mehmet hakkında konuşurken “10 yıl önce tanıdım Onu” diyor. Oysa (mahkeme süreci dışında) yalnızca hapisliği on yıl. Genç kız şarkıcılığa başladığında kardeşlerinden biri Mehmet’e “Senin yıllardır söz verip de alamadıklarını (ablam) bir günde aldı bize” diye laf dokundurmuştu. Tahliye sonrasını da düşünürsek, tanışmaları en az 13–15 yıl.Mehmet’i Hayri Esen; Ekrem’i Sadettin Erbil; Gariban’ı Erdoğan Esenboğa; Hülya’yı Tijen Par; Nubar Terziyan ve Moda Plak sahibini Rıza Tüzün; Reyhan’ın annesini, plakçıda “Ekrem Bey bir devlet kuşu” ve kumarhanede “Ne şanslı durmadan kazanıyor” diyen genç kızları Alev Koral seslendirmiş.Ekrem, filmin başında “Satın alınmayacak namus yoktur. Bütün mesele fiyatını biçmektir” demişti. Reyhan’ı elde edemediği gibi çaresiz kalıp kendini öldürür. Bazı insan ve ülkelere ‘fiyat biçmek’ pahalıya mal oluyor.                     

delikadir39 avatar delikadir39 01 Ocak 2010 15:43:01

10

Herşeyiyle dört dörtlük bir film...

kartal tibet tutkunu avatar kartal tibet tutkunu 04 Eylül 2009 19:18:09

10

BU FİLİM: Usta yönetmen Metin ERKSAN'nın Sinemadaki! Yüz akı filimlerinden başlıcası olup; Bir o Kadar da Dönemsel Sinemanın parlayan değerleri: "Kartal TİBET & Filiz AKIN" ikilisinin oyunculuk performansları: Sinemadaki kalıcılıklarını n, ne denli isabetli olduğunun da!  belirleyicisi olmuştur. filim se, kalitesiyle izleyici beğenisini kazanmıştır.

emre84 avatar emre84 19 Mart 2009 08:38:03

10

En sevdiğim filmlerden biri çok başarılı

_samsunlu_kral__ avatar _samsunlu_kral__ 18 Eylül 2008 17:09:09

10

filiz akın  kartal tibet çok iyi bir performans sergilemişler. film müziğide çok güzel

muzimuzo avatar muzimuzo 29 Nisan 2008 21:39:04

kartal tibet  her film de olduğu gbi mükkemmel oyuculğnu sergilyo yne. film gzel sonuda gzel btyo. tutkulu bi aşk aslnda ama reyhanın saflkları yzndn ayrı düşyolr

Yandex.Metrica