Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Biz de Arkadaş mıyız?

Biz de Arkadaş mıyız?

8,12

(6 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 Duygusal Komedi Dram Duygusal, Komedi, Dram

Yönetmen: Ülkü Erakalın Ülkü Erakalın

Ülke: türkiye

Oyuncular: Dursune Şirin, Handan Adalı, Nubar Terziyan, Hulusi Kentmen, Meral Sayın, Necdet Tosun, Sami Hazinses, Öztürk Serengil, Peri Han, Türkan Şoray Devamını Gör...

Konusu : Billy Vaughn ve Orkestrası’nın ‘Look For A Star’ albümündeki (1960) “He’ll Have To Go” (1959) (Joe Allison / Audrey Allison). ‘Şair’ bahçıvan Nihat ve köşkün güzel kızı Nihal. Nihat; “Ben de isterdim şüphesiz//Çiçek koparmak olsun//Bütün günahı ellerimin//Olmadı işte.” Nihal; “Biraz çiçek koparmanızı rica edecektim. Şiirinizi dinledikten sonra cesaretim kalmadı doğrusu!” Kış öncesinde İstanbul Boğazı. (“Kışa kadar Allah kerim. Yatacak bir yer buluruz elbet” diyorlar ama çekim, şubat-mart aylarında yapılmış). Varlıklarıyla insanı rahatlatan üç arkadaş; Ayak takımından Mustafa ile Tosun ve eski giysileriyle bile çok ‘kentsoylu’ görünen ‘Şair’ Nihat. Hamallık gibi günübirlik işlerle yaşam sürdürüyorlar. Yatakları, deniz kenarındaki birkaç kayık; ‘Çalar saatleri’ ise vapur düdüğü! ‘Uykusuna kurşun işlemeyen’ Tosun’a ‘günaydın’; “Uyanmak zamanı geldi güzelim//Seher gitmeden uyan//Gözlerini aç güzelim//Uyan güzelim uyan.” Mustafa “Güzele dikiz” diyor! “Çingene Esma’nın ayısı bundan daha yakışıklı!” Sabah mahmurluğu geçmiş. Lafla karın doymaz! Hele 150 kiloluk Tosunun ki hiç! Toplanıp, doğru zilliyi kırmaya! Nihat’ın, her sözü şiir. Ağır koltukları kan ter içinde taşırken “Sırtımdaki hayat yükü//Çileden çıkarır beni” diye başlayınca, canından bezmiş Mustafa hemen susturur. “Gözünü seveyim sus! Şiir söyleme de ne söylersen söyle.” Neyse ki bir inşaatta (en azından bitene kadar) ‘kalıcı’ bir iş bulurlar! Tosun, işçilere yemek yapacak, diğer ikisi amelelik. Nihat’ın ırgatlığı bile ‘şairane’. “Karıştırırım kumu kireci//Yardımım dokunsun diye insanlara//Onların rahatı benim rahatım//Yükselen her çatıda görürüm//Geçmişin tatlı rüyasını//Her sıcak oda//Hatırlatır bana annemi.” İnşaatın sahibi Necdet Bey’in, şiire düşkün kızı Nihal’le aralarında yakınlık oluşur. Bir gün Patron’u düşen kalaslardan kurtarıp, karşılığında para falan da istemeyince ödül olarak köşkte çalışmaları istenir. Nihat, bahçıvan; Tosun, aşçı; Mustafa, ‘kâhya’! Bahçe, çiçek, mehtap ve en önemlisi Nihal, şairliğini arttırıyor Nihat’ın. “Derdin nedir Şair? Bu hayatın adamı olmadığın belli!” Bir gece, fıskiyeli havuz kenarında, yaşantısını anlatır. (Üç yıldır beraber olduğu arkadaşlarına henüz anlatmamış olması ilginç. Onlar bu konuşmayı, saklandıkları bir köşeden dinlerler). Ailesi… Köşklerindeki mutlu çocukluk… Koleje yatılı yazılması… Annesinin ani ölümü… Okulu bitireceği yıl babasının, Necla isimli genç ve güzel bir kadınla evlenmesi… Üvey annenin zoruyla poker masaları… ‘Akrabam’ diye tanıttığı ‘sevgilisi’ Namık’! Sarışın afetin, yaşlı adamdan ne istediği malum; Para, mücevher, lüks bir hayat! Ya, Nihat’tan! “Sana gelince delikanlı, şimdiye kadar ne istediğimi anlamadıysan ya çok toysun ya da aptal” diyerek sarıldığı gece, Ali Bey, durumu anlamadan etmeden oğlunu evden kovar. Yaptığı haksızlığın üzüntüyle geçen üç yıl içinde Necla’dan ayrılmış. Bir rastlantı sonucu Necdet Bey’le çocukluk arkadaşıydılar. Şimdi de Nihal’in abisi düşmüş, bu Necla-Namık ikilisinin tuzağına. Sık sık “Bir dördüncüye ihtiyacımız var” bahanesiyle kumar partilerine çağrılır. Yüklü miktarda para kaybetmesine karşın kendini kurtarmakta zorlanıyor. Üstelik Namık, serveti için Nihal’i de gözüne kestirmiş! Durumu anlayan ‘Şair’, arkadaşlarının yardımı ile bu oyuna engel olur. Necdet Bey’in girişimi de baba oğlu kavuşturuyor. Film başladığı, Boğaz’da biter. Tek farkla. Üç arkadaş, yaşam boyu sürecek aşklarını bulmuş. Filmden iki şiir. “Bir güzele güzelliğini söylemek isterdim//Aynalardan evvel//Bir güzelle yaşamak isterdim//Güzel güzel.” ‘Bir Sevda Şiiri’ (1945-‘Şimdilik’-Muzaffer Tayyip Uslu); “Sen, eski bir sevda şiirisin//Bir koku var sende//Ellerinde mi//Saçlarında mı//Gözlerinde mi//Bilmem//Bir koku var sende//Sıcak yaz akşamlarına mahsus.” (Yazan: Murat Çelenligil)



Ali_Alamuti

21 Kasım 2019 18:56

Tosun ve Kansız'ın olduğu sahneler komedi, diğer sahneler dram olarak planlanmış sanırım. Filmin sonunun bu şekilde olması senaristin çok hızlı yazdığını düşündürttü bana. Bilumum bilindik konuları içeren bir film. Insan ilişkilerinin eskiden daha iyi olduğunu sanırdım ama ellilerin altmışların filmlerini izledikçe yanlış düşünüyormuşum gibi geliyor artık. Sadece Istanbul daha doğal, basit ve güzelmiş.

Cevap Yaz

guvenk

10 Temmuz 2014 17:28

Filmin sonu aceleye getirilmiş olsa da söyleceğim fazla bir şey yok, güzel hikaye güzel film.

Cevap Yaz

benimsinema

3 Mart 2013 15:33

gökselden bol bol siirler duymak mümkün bu filmde. iki kere necdet tosunun agzindan biz de arkadasmiyiz cümlesini duymak mümkün. arkadaslik adina yaplimis güzel bir film. türkan sorayin burnu daha estetiksiz. ve bana göre en güzel sahne, öztürkün necdetin balonla yapilmis gögüslerini patlatmasaydi...

Cevap Yaz

yedikule_zindanı

21 Ağustos 2009 02:19

İyi bir film,sıkılmadan da izlenebilir..Peri han da güzel oynamış, Öztürk Serengil de mimikleri ve kumar işaret dili hileleri ile oyunculuğunu güzel oynamış.Diğer oyuncuların bunlara göre diyalogları daha zayıf kalıyor,film de.

Cevap Yaz

capone

11 Ekim 2008 21:59

Dostluk üstüne harika bir film.Mutlaka izleyin.Çok güzel.Dönemin tüm ünlü oyuncuları bu filmde toplanmış.Türkan Şoray bu filmde gencecik bir kız daha

Cevap Yaz

bafak

30 Mart 2004 19:21

KADIR İNANIR VE TÜRKAN ŞORAY BUNLAR VAZGECİLMEZ İKİLİ ONLARA HASTAYIM VE BÜTÜN FİLİMLERİ ÇOK AMA ÇOK GÜZELDİR

Cevap Yaz
Yandex.Metrica