Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Sensiz Yaşanmaz

Sensiz Yaşanmaz

8,29

(8 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Mart 1975 Macera Macera

Yönetmen: Orhan Elmas Orhan Elmas

Ülke: türkiye

Oyuncular: Bülent Sarı, Nubar Terziyan, Mustafa Yavuz, Atıf Kaptan, Ali Şen, Kadir İnanır, Renan Fosforoğlu, Feridun Çölgeçen, Nezihe Güler, İhsan Baysal Devamını Gör...

Konusu : ‘Saba Makamında Ney Taksimi’ ve ardından Mandingo’nun ‘Sacrifice’ albümündeki (1973) ‘Kiss of Death’ (Brian Fahey). ‘Topal’ hapisten çıkmış. Analığı Emine Teyze ile hasret gideriyor. Emine; “Kemal oğlum, hoş geldin. Geçmiş olsun… Uzun sürdü bu sefer. Canıma tak dedi.” Kemal; “Sağlık olsun, elden başka ne gelir?” Emine; “Her şey gelir oğul. Bu dünyada seni mahpuslara düşürmeyecek işler de var. Ekmeğini niçin doğru yolda aramıyorsun? Gençsin, güçlüsün.” Kemal; “(Tabancasını göstererek) Bu olmadan yürümez bu işler. Şu kahpe dünyanın kanunu bu.” Emine; “Yeter artık belalı, kanlı, ölümlü işlerin. Helal süt emmiş bir kız bulayım sana, evlen oğlum.” Kemal; “Bu topal bacağımla mı evleneceğim? Bana ya param için ya da merhametten varacak kadını istemem. Anam doğru yolda yürüdü, canını feda etti de ne oldu?” Siyah beyaz ‘Zalimler de Sever’in (1967) ikinci ve renkli çevrimi. “Allah’ım duy sesimi//Sana yalvarıyorum//Şu kaderden, felekten//Şikâyetim var benim.//**//Hangi dala tutunsam//Felek kesip atıyor//Biraz gülüp eğlensem//Kader buna kızıyor.” Gönül Akkor’un söylediği “Allah’ım Duy Sesimi” (1974) (İlkin Dinletir) ve [‘İnsanlar Yaşadıkça’dan (1969) anımsadığımız] ‘Üsküdar Ceza ve Tevkif Evi’. Kemal Tekin’in tahliye günü. Koğuş, hummalı bir hazırlık içinde. Sakal tıraşı, ayakkabı, ceket, palto, atkı için tüm mahkûmlar seferber. Kahramanımız da herkese para ve dörder paket sigara dağıtıyor. Hediye edilen tespihi film boyunca elinden bırakmayacaktır. Beyoğlu’nda bir çete reisi olduğu için, ‘meslek icabı’ çok sert ve acımasız! Güldüğünü gören cennetlik. Bir sahnede “Kader birliği ettiğim insanlar var. Çoğu mahpusta. Aileleri, çocukları hep ekmek bekler benden” demişti ama yanında İzzet ve Bekir’den başkasını göremedik. Yürürken hafifçe aksamasının nedenini sonra öğreneceğiz. Sağ ayağındaki yürüme cihazı, ayakkabısına ‘monteli’. Palto omzunda, sakız gibi beyaz atkı boynunda hep. Hapisten çıktığında [‘Bir Pınar Ki’ (1972) filminde gördüğümüz] ‘34 LR 991’ plakalı Beyaz Mercedes ve adamları hazır ve nazırdı. “Ver bakalım.” İlk sözleri bunlar. Bekir’in uzattığı tabancayı 3 kez öperek başına koyuyor. Sonra doğru Feriköy Mezarlığı’na. Rüzgâr sesi eşliğinde söyledikleri; “Epeydir ayrı kaldık anacığım. İşte gene geldim sana. Beni böylesine görmeni isterdim. Nasıl saygı gördüğümü insanları nasıl ezdiğimi görmeni isterdim. İnsanları ezeceğim ve yalnız seni seveceğim.” Tekrar çetenin başında. Şaşırtıcı ama çalışma ofisinde Frans Hals’ın tahta üzerine yağlı boya ‘Jester with a Lute’ tablosu (1623/25) asılı. Çek senet mafyamızın, ‘ülke sanatına’ da böyle katkıları var! Franck Pourcel Orkestrası’nın ‘Amour, Danse et Violons: No. 38’ uzunçalarındaki (1971) ‘Io E Te’ (1970) (Ennio Morricone). Sanki yerli ‘Robin Hood’! Varsıl işadamlarının aralarındaki akçalı sorunları hallederken kazandıklarını hapisten yeni çıkıp ‘artık bu yollara dolaşmak istemeyen garibanlara’ veriyor. Ant İnşaat Şirketi’ne para kaptırıp tapusunu alamayan yaşlı kadına yardım ediyor. Bu arada kaçak sigara, viski işlerine ve gazinolardan ‘tahsilâta’ devam. Tek üzücü olay Kazım Baba’nın kaybı. Oğlunu kollamasını istemişti ‘rahmetli’. “Benim vaktim geldi Kemal’im. Yolcuyum biliyorum. Oğlum sana emanet. İlle de okusun. Bizim yollara düşmesin… Erol’a mukayyet ol. Yolu sapıttı. Aklı fikri kumarda. Söz ver bana…” Erol’la karşılaştığımızda Acem’in bitirimhanesinde barbut oynuyordu. Kumarı bırakıp okula devam etmesi Kemal’in tokadından sonra. Kahramanımız kendisine ‘kelek yapan’ rakibi Haydar’ın sol kolunu kurşunlamıştı ceza olarak. “Bana ‘Topal’ diyorlarsa sana da ‘Çolak’ diyecekler.” Ama bu sertliği ilerde pahalıya mal olacaktır. “Bir gün görmese gönlüm seni arar bunalır//Ne fena talihim var kimi sevsem el alır//Gider aşkı elimden bana hicranı kalır//Ne fena talihim var kimi sevsem el alır.” ‘Ferah Saz’… 4 kişilik Kadınlar Korosu, Tahsin Karakuş’un kürdîlihicazkâr şarkısından sonra sahneyi boşaltıyor. Bizimkiler de tam takım orada. Mekânın sahibi Yaşar Şener, yerlere kadar eğilerek viski getirmiş. Ama Kemal’in amacı eğlenmek değil (birkaç sahne sonra anlayacağımız gibi) anasını ‘yâd etmek’. ‘Kızlara’ dağıtılmak üzere bir tomar banknot bırakır. “Benden olduğunu da söyleme sakın!” “Sabır taşı yaptın beni//Her cefaya kattın beni.” (1974) (Muzaffer Özpınar / Ali Tekin Türel). Tam gidecekken, Gönül Akkor’un sesiyle şarkı söyleyen Zeynep, O’nu duralatır. Gazino sahibiyle kısa konuşma Beyoğlu’ndaki acımasızlığı da gösteriyor. Kemal; “Kim bu?” Yaşar Şener; “Daha bugün düştü. Gönlün çektiyse getireyim sana.” Kemal; “Getir!” Emir büyük yerden! Yaka paça Kemal’in evine sürüklenmiş, yalvarıp yakarıyor. Kızmış güya, ilk defa çalışıyormuş. “Kaptık getirdik işte” diyor Yaşar Şener. Kemal, bu kez de “Gönülsüz karıyı kim istedi sizden” diyerek gazinocu ve adamına sille tokat girişir. Zeynep’in anlattıkları; “Bir babam vardı, yatalak hasta. Ekmekten vazgeçmiştik, ilaç parası için çalışıyordum. İlaç parasını kazandığım gün babam öldü. İşsiz kaldım uzun zaman. Sonunda sazda çalışmaya razı oldum. İlk gecemdi bu. Bir kadın ne kadar dayanır bu düzene?” Ertesi gece, tekrar ‘Ferah Saz’… Kendisini Kemal’e ‘sunan’ adamın gazinosuna dönmüş. Saz sahibi de, daha 24 saat önce dayağını yediği Kemal’e ‘viski sevisi yapıyor’! Kahramanımız, genç kızla konuşmak için orada. “Gelmemin nedeni dün gece okuduğun şarkı. O şarkıyı söyleyen bir zamanlar burda çalışır burda ölmüştü (Abdurrahman Palay’ın seslendirmesi o denli etkili ki cümledeki hata önemsizleşiyor)… Seni bu batakhaneden kurtarıp yeni baştan yaratabilirim… Yarın buraya gelmeyeceksin. Evinde bekle. Gelip alacağım seni.” Kararını vermiş. Zeynep’i Emine Teyze’ye götürür. ‘Bir hiç olarak getirdiği bu evden bir yıldız olarak çıkaracak’. Yoksa ‘kendini mağlup olmuş sayacakmış’. ‘Zaman Kötü Korkuyorum (Sen Gidersen)’ (1974) (Cavit Deringöl) ile Gazinocu Ekrem Dümer’in önünde yapılan prova başarılı olur. Mu-Gi Moda’dan yeni elbiseler; Ut ustası Nubar Terziyan’dan ‘usul dersleri’; Kaldırımlarda, duvarlarda kırmızı yağlı boya ile genç kızın adı. Afişler, afişler; ‘Zeynep Kara’ (biraz ‘Handan Kara’ya özenilmiş). Kemal yine çok sert. Bundan yakınan genç kıza ‘Aşk Pınarı’ndaki (1972) (Orhan Gencebay) ilk 20 saniye duyulurken bir de tokat atıyor. Özür dilemesi, annesinin mezarı başında anlattıklarıyla; “Sana ilk rastladığım gün anamın şarkısını söylüyordun. Senin gibi anam da o Saz’da çalışır, o şarkıyı okurdu (tek fark annesini canlandıran Serpil Gül, Şükran Ay’ın sesiyle söylüyor)… Anamın çalıştığı sıralar ben çocuktum. Babamı gömdüğümüzden iki yıl sonra anam saza düştü. Yalnızdık ve güçsüzdük. Hastaydı annem. Bir lokma ekmeğe karşılık canını ortaya koymuştu. Sarhoşların laf atmalarına mani olamazdı. Ben Emine teyzenin yanında beklerdim.” Eczaneden annesi için ilaç çaldığı gece, bekçi kovalayınca düşer ve ayağı sakat kalır. Hırsızlığı da işe yaramaz çünkü eve geldiğinde zavallı kadın ölmüştü. “Hep aldım, zorla aldım. Aldıklarımın bedelini defalarca hapishanelerde ödedim. Sevgisiz, dostsuz yaşadım yıllarca.” Rahmetlinin ‘ruhunu şad etmek için’ Zeynep’e yardımcı olacakmış. Belli ki sevmiş ama ‘cesaret edip de yüreğini açamaz’. Genç kızın ilgisini ‘topal bacağına acımak’ zannediyor. Sürprizlerinin sonu yok. Çok başarılıyken bir emirle Zeynep’in işine son verdirir. Aralarındaki konuşma çok çarpıcı. Zeynep; “Neden işime mani oluyorsun? Beni zirveye çıkartıp niçin indirdin bir anda, niçin?” Kemal; “Çünkü senle evlenmeye karar verdim!” Sade nikâh törenlerinde Erol hariç herkes çok mutluydu. O günlerde keyfi kaçık biri daha var; Haydar. Kolunun intikamı için bekliyor. İkisini işbirliği yaparken göreceğiz. Zeynep ve Emine teyzenin ısrarı ile kararını verir Kemal. Silah kaçakçısı Düzceli Kamil’le ‘son bir iş çevirdikten sonra’ tabancaya kurşuna, yemin edip kenara çekilecek. Keşke bu ‘son iş’in filmlerde iyi sonuçlanmadığı öğrenmiş olsaydı. Erol, Zeynep’i intikamı için kullanır. Pusu kurulduğu, delik deşik edileceği yalanı ile genç kadını aldatıyor; “Tek çare polise ihbar etmek. Polis baskın yapınca Kemal abim kurtulur. En çok da 1 sene hapis yer… Karar ver yakalansın mı, ölsün mü?” ‘İhbar etmeyi’ seçer genç kadın. Ağır Ceza’daki yargılanma, 250 bin lira para cezası ve 10 yıl ağır hapis ile sonuçlanıyor. Üstelik hamileydi Zeynep. Tekrar sahnelere döner. Öç almaktan başka bir şey düşünmeyen Kemal’in günleri kavga dövüş ve hücre cezalarıyla geçiyor. 74 affı ile artık serbest. Erol’u ihanetini öğrenmesi Mandingo’nun ‘Fever Pitch’i (1973) (Nick Ingman) ile. Neyse ki ailesini düşünüp elini kana bulamaz. Paul Mauriat’nın ‘Forever and Ever’ 33’lüğündeki (1973) ‘Le Peintre des Étoiles’ (1972) (Stelios Vlavianos / Cecile Aubry ve Boris Bergman). Kocasının Erol’u öldürmesine engel olmaya çalışıyor. Zeynep; “Ateş edersen yalnız O’nu değil beni de oğlumuzu da öldürmüş olacaksın… Seni darağacına astıkları vakit ben sazlarda mı çalışacağım? Anan gibi her gece sarhoşların içki masalarında meze mi olacağım? Söyle oğlun insanlara düşman mı kesilecek? Herkesten nefret ederek mi büyüyecek? Sonra beline silah takıp senin gibi mi olacak, söyle.” (Yazan: Murat Çelenligil)



AlınYazısı

5 Ocak 2016 15:11

Tam bir kabadayı ve delikanlı filmi ''Topal Kemal'' Sözünün Eri Dediğim dedik Hayat sillesini çocuk yaşta yemiş acımasız insanlardan intikam almaya and içmiş delikanlı biridir. Fazla detaylandırılmadan çekilmiş bir film olsada yinede seyrettiriyor kendini. Kadir inanırın bu tür rollerde göstermiş olduğu performans ve yatkınlığı daha sonraki kabadayı filmlerine referans olmuştur. Fİlmin başındaki koğuş sahnesindeki hazırlık ve İntizam Muaazzam.Yürüyüş , sert bakış ve Mimikleri ustaca kullanmak her oyuncunun yapabileceği bir şey değil. Kadir inanır fazlasıyla hakkını vermiştir. Filmde ara ara çalan Orhan gencebay'ın Aşk pınarı eserindeki 23 saniyelik estrümantal filme şahane uymuş. Dram var filmin özünde ve tabiki İntikam. Filmin keskin repliklerinin yanında seslendirmeyide unutmak Olmaz Üstad Abdurrahman Palay öyle yakışmışki Aşağıdaki dublajı dinlediğimizde Ustalığına bir kez daha şahit oluyoruz. 1.Seslendirme Zeynep ; Seni Ben İhbar Ettim. İstedimki Yaşayasın Bana Dönesin Topal ; Dönicim,Dönicim ama kanını yudum yudum içmek için. Zeynep; Yalvarırım anla beni, kanlı cesedine sarılıp kahrolmantaksa hapiste yaşamanı istedim. Topal; Bataktan çamurdan çıkarmıştım seni. Kahpesin kalleşsin nankörsün Zeynep : Seni Seviyorum. Topal : Nankör Nankör Nankörrrr. Kahpesin kalleşsin Nankörsün Kalleşş 2. Seslendirme Topal : Seni Okuttum, yedirdim giydirdim. Babana verdiğim sözü tuttum. Erol : Affet beni yalvarırım Affet. Topal : Şahidim yaptım, evime soktum. Erol : Ayaklarını öpiyim canımı bağışla kıyma bana. Topal : Paramı Malımı mülkümü teslim ettim ama sen! ocağımı söndürdün. Şu silaha yemin etmiştim bırakmıştım. beni yaktın yüreğimin ortasından vurdun. ulan kalleş, ulan nankör göbeğinden işeticim seni.

Cevap Yaz

jeremiekhan

18 Ağustos 2013 21:46

orta şekerli bir film

Cevap Yaz

aylinkucuk

26 Şubat 2013 14:46

kadir inanırın bu tarz filmlerdeki ilk denemesi.gayet başarılı bir film.topal kemalin hikayesini anlatan filme damgasını tabikide kadir inanır vurmuş.yine harika bir oyunculuk ve her filmde olduğu gibi bu filmde de aşırı yakışıklı.kadir inanır çok fazla yakışıklıymış ondan fazlayı geçtim ne onun kadar yakışıklı biri geldi ne de gelecek.üstelik bu yakışıklılık üstüne de bu kadar iyi bir oyuncu gerçekten bir daha zor gelir bence gelmez hatta.

Cevap Yaz

benimsinema

18 Şubat 2012 20:01

izlenebilir. kadirin bu tür filmlerin baslangici....

Cevap Yaz

performer

22 Haziran 2009 22:28

öyle aman aman bir film değil. teknik olarak kötü bir film. jenerikte yönetmenin adı orhan elmas olarak yazıyor. yönetmenin adı sonradan basılmış belli. film ertem göreç havasında esiyor. umarım yanlışlık yapılmamıştır. biliyorsunuz yeşilçam'da böyle enteresan yanlışlıklar çok olmuştur.

Cevap Yaz

nedim yıldız

8 Kasım 2007 20:37

topal bir kabadayı ile ona aşık olan şarkıcı bir kızın aşk ve macera öyküsü..izlenebilir...

Cevap Yaz

gitarmania

21 Ağustos 2007 11:38

bana nasıl topal diyorlarsa sende çolak kalacaksın tam bir kabadayı gibi vurduğu vurduk kestiği kestik birde kirli bıyıklı hali süper tam bir delikanlı gibi bakışlar sert... hapishanede beklediği af ve gelişen olaylar

Cevap Yaz

duygummelek

24 Aralık 2006 21:59

izlenmeye değer güzel bir film

Cevap Yaz
Yandex.Metrica