Sözde Kızlar

8,18

( 12 kişi yorum yaptı )

Sözde Kızlar

Sinema Filmi

1967

‘Shazam’ (1960) (Lee Hazlewood / Duane Eddy). The Shadows’dan (1963) dinlediğimiz melodiyle çılgınca eğlenen gençler. Fahri de ‘Gençlik Nereye Gidiyor’ isimli doktora tezi için aralarına katılmış, verip veriştiriyor; “Yeter artık. Biraz da kendinizden utanın. Şurda bir sürü insansınız. İsteseniz, şuurlu olsanız bir koca dünya yaratabilirsiniz. Şu anda binlerce genç üniversitelerde, fizik laboratuvarlarında, tıp araştırmalarında müthiş bir çalışma yarışı içindeler. Sizlerse uçurumun eşiğindesiniz. Çığlık attıkça yedi kat yerin dibine batıyorsunuz. Biraz kendinize gelin. İnsanca yaşamayı öğrenin. Kurtulun bu safahat cehenneminden. Böyle yaşamaktansa Allah topunuzun canını alsın.”
O yıllarda ‘bir koca dünya yaratmak isteyen şuurlu gençliğin’ başına gelenler ise ayrı bir doktora konusu galiba .

Bir ilk romanın (Peyami Safa) (Semih Lütfi’nin Ucuz Romanlar Serisi-1925) (Sabah Gazetesi’nde tefrika edilişi 1922) ikinci çevrimi.
1960’lar (kitapta 1910’ların sonu). İstanbul.
Jenerikte ‘Porgy & Bess’ten (1959) (George Bernstein) ‘Overture’ ve ‘A Streetcar Named Desire’dan (1951) (Alex North) ‘Main Title’ var.
“Gioconda’s Smile”daki (1965) (Manos Hadjidakis) ‘Portrait of My Mother’. Samsun Gemisi ve güzel bir genç kız. Babası, Tuhafiyeci İhsan Efendi ölüp kimsesiz kalınca İskenderun’dan buralara sürüklenmiş. Gelir gelmez de çantasını yankesicilere kaptırmış. (Yönetmen Nejat Saydam da polis çağıran kişiler arasında). Akrabası, ‘eski fabrikatörlerden’ Raif Dinçer’i (romanda ‘sefaret müsteşarı’ Nafi Bey) arıyor. O da iki sene önce ölmüş, karısı Nazmiye, kızı Nevin ve oğlu Behiç, villalarında vur patlasın çal oynasın çılgın bir yaşam sürüyorlar.
[Romandaki Mebrure ise Manisa’dan geliyor. Babası, Yunanlılar tarafından tutuklanacakken İstanbul’a kaçmış. Öldü mü kaldı mı belli değil. Önce, akrabalarını (romanda Eski Bağdat Caddesi’nde, filmde Şişli’de) bulacak. Sonra da ‘Muhacirin İdaresi’nden babası hakkında bilgi edinecek. Köşkte ‘Mütareke Yılları’ yozlaşmasını görüyoruz. ‘Ahlâk çöküntüsü’; ‘Medeniyetin neden olduğu bocalama’; ‘Nesiller ve sosyal çevreler arasındaki çatışma’. Hepsi burada].
Filmdeki durum da pek farklı değil. Genç kız (bundan sonra adı Mebo/Mebruş olacak), evdeki ilk sabah bahçeye bakarken Behiç de gece boyunca beraber olduğu Belma’yı pencereden ‘yolcu ediyordu’! Evde yok yok. Kumar, morfin, seks partileri.
‘Sözde Kızlar’ hep çift isimli. Kenar mahalledeki Hatice, Zehra, Nuriye, Ayşe, Saliha; Sosyete semtlerinde Belma, Güzin, Aynur, Ayla, Nur oluyor.
Mebrure… Yıllarca önce ‘lastik çizmeleri sarı sarı çamurlu üç kişinin saldırısına uğramış’. Bu nedenle ‘erkeklerden korkuyor’. Durumu anlayan Siret (kitapta Siyret) ‘uyku ilacı veriyorum’ diye O’nu morfine alıştırır. Tıbbiyenin son sınıfından kovulmuş, bu işlerden az çok anlıyor! Elinde hep bir pipo. [Romanda ise ‘tecavüz ve morfine alıştırma’ yok ve Siyret, ‘Kommersiyale Bankası’nda çalışıyor. Tütün seçimi puro. Filmde ‘pipo‘].
Behiç… Yakışıklı bir genç. [Kitapta bıyıksız (filmde ‘bıyıklı’), yüzünü pudralıyor ve frengili. Belma’dan olan çocuğunu (o da frengili) öldürüp Vaniköy’de bir yere gömmüş]. Her numarayı denemesine karşın Mebrure’yi elde edemez.
‘Sam the Sham & The Pharaohs’dan ‘Wooly Bully’ (1965) (Domingo ‘Sam’ Samodio). Kara Panterler ile tanıştığımız çılgın eğlencede, hizmetçi Aleksandra (romanda Evdoksiya) “Günah gemisi yükünü almıştır. Bugün batmazsa bir daha hiç batmaz” diyor. Aynı toplantıya ‘Kont’ Nadir (Hukuk’un ‘arka kapısından’ mezun. Romanda ise ‘Düyun-î Umumiye’de memur) bir arkadaşını getirmiş; Fahri. Yakında ‘stajyer hâkim’ olacakmış. “Bir tavan arasında pansiyon kalıyor. Fakir bir genç.” [Romandaki Fahri ise ‘postanede memur’ ve Mebrure’ye babası için yardım ediyor].
‘C. C. Rider’ (1924) (‘Ma’ Rainey). ‘Çılgın gençlerle’ ikinci karşılaşmamız romanla aynı yıllarda yazılmış şarkı ile. Bu toplantılar, polis baskınıyla sonuçlanıyor hep.
Fahri de, işi gücü bırakmış, gençleri bu çıkmaz yoldan kurtarmak çabasında.
Hatice/Belma’nın ‘bitirim’ abisi Salih, delikanlının iyi niyetli girişimlerini yanlış anlayınca mahallede bir meydan dayağı (dövenlerden biri Oktay Yavuz) yer. Ama olaylar geliştikçe aralarında dostluk kuruluyor.
İyice azıtan çete, kızları ‘Orta Şark’taki bir otelde pazarlamaya kalkınca sonunu da hazırlamış. Polis, Fahri ve Salih’in çabasıyla hapsi boyluyorlar.

Yine bir âlem sonrası, Emniyet Müdürlüğü. Birazdan ‘Emrazi Zühreviye Hastanesi’ne götürülecekler. Bu kadar aşağılanmaya dayanamayan Zehra/Güzin kendini merdiven boşluğuna atmış.
Frank Chacksfield ve Orkestrası’nın ‘Immortal Serenades’ albümündeki (1958) ‘Serenade’ (1826) (Franz Schubert). Ölmeden önce söyledikleri; “Evleniyorum anne, hem de milyoner bir gençle. Artık mangal yok, kalorifer var. Apartmanda oturacağız, hepimizin birer odası olacak.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Nejat Saydam
Senaryo ,
Yapımcı Murat Köseoğlu
Görüntü Yönetmeni Melih Sertesen
Eser
Süre 96 dk
Tür Dram
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Banliyö Treni, Gemi, Kenar Mahalle, Meyhane, Morfin, Daha Fazlası

Ekip

Kurgu Özdemir Arıtan (Kurgu)
Dekor Tasarım Erdil Demirbağ (Dekor Tasarım)
Yapım Ekibi Melih Üstüngör (Yapım Sorumlusu)
Abdullah Pak (Yapım Amiri)
Fethi İnan (Set Amiri)
Yılmaz Akgün (Set Ekibi)
İsmail Küçük (Set Ekibi)
Hasan Ceylan (Set Ekibi)
Yönetmen Ekibi Ergun Köknar (Yönetmen Yardımcısı)
Hasan Ceylan (Reji Ekibi)
Kamera Ekibi Tosun Bayri (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Tanas Petriyadis (Laboratuar)
Sedat Tuncel (Laboratuar)
Recai Karataş (Laboratuar)
Ali Berkan (Negatif Kayıt)
Işık Ekibi Hikmet Tülek (Işık Şefi)
Cengiz Arlı (Işık Ekibi)
Ahmet Ateş (Işık Ekibi)
Sanat Ekibi Bilal Uysal (Dekor Ekibi)
Ses Ekibi Tuncer Aydınoğlu (Ses Kayıt)
Arif Ünal (Senkron)

Firmalar

Acar Film (Yapım)
Acar Film (Seslendirme)
Acar Film (Film Hazırlık)

Son Yorumlar (12)

mrs.hsn avatar mrs.hsn 14 Ağustos 2014 20:41:10

10

Bu film bizlere; şöhret ve zenginlik uğruna kötü yola düşen, yitip giden hayatları ve bir gerçeği gösterir. Aslında bu durum hep vardır. İnsanların hep daha fazlasını isteme duygusu,hırsı onlara kaybettirir. Bu film zamansız bir hikaye'ye sahip. Fil iz Akın, Ediz Hun, Önder Somer ve Suzan Avcı rolleri için en uygun kişilerdir bu film'de. Şener Şen ilk kez kamera karşısına geçmiştir bu film'de.

benimsinema avatar benimsinema 14 Ekim 2012 19:22:18

8

genclik filmi, elli yil gecmesine ragmen, günümüze hala cok uygun...genc kizlarin lüks sevdasi icin kötü yola düsmenin hikayesini anlatiyor. filmde sener sen de oynuyor...

performer avatar performer 09 Haziran 2010 23:50:06

8

güzel bir film.

kamil zafer avatar kamil zafer 11 Aralık 2009 11:43:12

7

   İçerik olarak mükemmel bir film.Ne de olsa sahibi usta bir kalem.Giriş ve bitişte ki sunuş ve teşekkürler ilginç.İçinde de adama sifon çektirecek kadar ilginçlikler de mevcut.Filmin sonları,ortalık polis kaynıyor,suçlular sıkıştırılmış,onlarla sil ahlı çatışmaya giren Fahri ve Salih.Gerçi bu olaya 1 sifon yetmez,1 kovada su gerek.Daha 3-5 sifonluk olay daha var ama seyredip siz bulun.Belirtelim ki sıkmıyor.Hele ki çıtır mı çıtır,şirin mi şirin iki sanatçımız doyumsuz miktarda.Kimler mi ? Onları da siz bulun. 11.12.09  Zafer Algan

tt -tamer avatar tt -tamer 03 Ekim 2009 11:14:10

peyami safanın güzel romanından uyarlanmış bir film.romanını okumuştum çok güzel.özentili gençlikte kötü yola sürüklenen genç kızların hikayesi ve bu kızları kötü yoldan kurtarmaya çalışan genç bir adamın(ediz hun)  öyküsü.çok güzel bir filmdi.önder somer ve ediz hun un oyunu seyredilmeye değer.

periL 16 Nisan 2009 23:01:04

gerçekten güzel ve mesaj veren bir filmdi.o yılların olaylarından esinlenerek sinemaya aktarılmış bir eserdir.

loading...
Yandex.Metrica