Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Karlı Dağdaki Ateş

Karlı Dağdaki Ateş

8,73

(26 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 26 Dk Dram Duygusal Dram, Duygusal

Yönetmen: Safa Önal Safa Önal

Ülke: türkiye

Oyuncular: Müge Serdar, Sadri Karan, Nezihe Güler, Önder Somer, Deniz Akar, Nevzat Okçugil, Avni Dilligil, Filiz Akın, Ayhan Işık, Nevin Dilber Devamını Gör...

Konusu : Franck Pourcel’in ‘International’ albümündeki (1970) ‘The Man I Love’ (1924) (George Gershwin / Ira Gershwin). Adını öğrenemediğimiz halası, Ulvi’den söz ediyor ama genç kızın aklı fikri Yusuf’ta. Hala; “Başka türlü bir adam bu Ulvi. Kibar, nazik, ince. Bizim için, daha doğrusu senin için dağ başına koşması pek hoşuma gitti. Çok şanslısın. Bu zamanda böylesi bulunmaz bir nimet.” Binnur; “…” Hala; “Daima değişen renkli bir hayatı, seçme, kalabalık bir muhiti var. Evlendikten sonra Amerika’yı, Kanada’yı, Avrupa’yı, dünyayı dolaşacaksınız.” Binnur; “…” Hala; “Sana söylüyorum, beni dinlemiyorsun galiba!” Binnur; “…” Aynı adlı romanın (1956-Arif Bolat Kitabevi) (Refik Halid Karay) renkli Yeşilçam uyarlaması. Jenerikte Ertan Anapa’nın söylediği ‘Karlı Dağdaki Ateş’ (Türkçe sözler Sezen Cumhur Önal) Yusuf’un durumunu yansıtıyor. “Tövbe etmiştim her şeye//Yavrucuğum senden önce//Nasıl yaşadım aşkından habersizce.” Binnur ve halası ‘34 LC 550’ plakalı arabaları ile karlı Uludağ’a tatile gelmişler. [Kitapta halanın yerini ‘şapka öğretmeni’ Zeria almış. Olaylarsa, nerde olduğu tam olarak anlaşılmayan Kocadağ’da geçiyor]. Fabrikatör Naci Girişen’in (romanda soyadı ‘Uslu’) kızı Binnur… (Sonraki bir gün Yusuf, “Adınız Binnur demek. Binnur. Aydınlık bir isim. Avizeler yanmış gibi” diyecektir). Annesi yıllar önce ölünce, babası ve halası kol kanat germiş. Çok iyi bir eğitim gördüğü seziliyor ama ne olduğu filmde belli değil. [Romandaki ise 22 yaşında ve kız enstitüsünde öğretmen. Babasının geçimi tekaüt maaşıyla. Beylerbeyi’nde ufacık bir evden başka mal mülkleri yok. 45 yaşındaki anne de en az kendisi kadar güzelmiş]. Halası pek ayırtında değil ama genç kız, biraz da, Ulvi’nin evlilik ısrarından kaçıyor. Otel Fahri’deki ilk günlerinde “Gezmeye, eğlenmeye, buranın tadını çıkarmaya geldik” demişti. “Öğreneceğim kayak yapmasını. Her gün düşüp kalkacağım, batıp çıkacağım.” ‘The Great Race’deki (1965) (Henry Mancini) ‘Pie-In-The-Face Polka’. Gerçekten de karda o kadar çok düşüyorlar ki ‘yanlarında bir kırıkçı çıkıkçı getirselerdi iyi olurdu’! O bölgedeki Kevser Tepe’de, adı ‘bir efsane’ gibi anılan Yusuf’un kulübesi var. Bir sahnede sevgilisiyle söyleşiyordu; “Benim çevremde her şey bana tabi olmalı, olacak. Bu yüzden dünyamı küçülttüm. Bir dağ evi, bir ocak, bir tutam kar, ısınacak kadar ateş, uyunacak kadar uyku, yaşayacak kadar zaman.” Binnur’un, kayak yaparken karların içine yuvarlandığı bir gün karşılaşırlar. “…Düşerken vücudunuzu yumuşakça bırakın. Direnmeyin, sert bir hareket yapmayın” diyor genç kıza. Birbirlerini gördükten sonra, onca yaş farkına karşın (romanda ‘20’) olanlar olur. Binnur ‘neye uğradığını şaşırmış, ayakları yere basmaz’ bir durumda. Yusuf da eskiden bu kadar sık gelmezdi otele. Şimdi her gün orada!’ ‘Un Homme Et Une Femme’daki (1966) (Francis Lai) ‘Plus Fort Que Nous’. Artık soğumaya başladığı sevgilisinden ‘o kıza apansız garip bir ilgi duyduğunu saklamıyor, saklayamıyor’. Lakin ayrılırlarsa, bu defa da sevgilisiyle yaşadığı korkunç güzel arzulardan mahrum kalacakmış! ‘İkisini bir arada bulmak herhalde müthiş bir bahtiyarlık’. Hep söylediği gibi ‘yaşadıkça bir şeyler bitecek bir şeyler yeniden başlayacak’. Kendisinde ‘yeni bir şey başladı bile! Bir gün Ulvi gelir Uludağ’a. İki ay sonra Kanada’ya tayini çıkacakmış. ‘Bir an önce nişanlanmak, evlenmek ve oralara beraber gitmek’ istiyor. [Filmde, görevi belli değil. Romanda, Bayındırlık Bakanlığı Başmühendisi. Soyadı ‘Sapangil’ ve Amerika’ya gitmek üzere]. Hala, Onların evliliği için çırpınıyor hep. Binnur’un eksik bulduğu şey aşksa ‘sonradan olurmuş, merak etmesinmiş’! Bu söylemi ‘Zehirli Hayat’ (1967) ve ‘Korkunç Arzu’ (1966) gibi filmlerden anımsıyoruz. ‘Dağ ayısı, karlı dağ haydudu, kart herif’ gibi küçük düşürücü sözler de bir işe yaramaz. Genç kızın gönlünde Yusuf’tan başkasına yer yok. Gerginlik, rakiplerin yumruklaşmasına dek uzanır. İstanbul’a dönerler. Naci Bey de kızının Ulvi ile evlenmesini istiyor. Fakat bu işin oluru kalmamış. Yusuf gelip, Binnur’u kulübesine götürür. ‘Zorba’daki (1964) (Mikis Theodorakis) ‘Life Goes On’. Duygusal yönden inişli çıkışlı günlerden sonra yaşamındaki gizi anlatır; Yıllardır ayrı yaşadığı karısı ölmüş ve kızı (romanda bir de ‘Kaya’ isimli oğlu var) bir seçim yapmasını istiyor. “Ömrümde ilk defa seninle mesut olduğumu bilmiyor. İkinizden birini kaybetmeye mecbur ediyor beni.” “Who’s Afraid Of Virginia Woolf”daki (1966) (Alex North) ‘Snap’. Filmin sonunda, geçmişini simgeleyen kulübeyi yakar. Keşke yakmasaydı. Yusuf; “Sensiz yaşayamayacağımı anladım. Gideceğiz. ‘Karlı Dağdaki Ateş’i şehirlerde yakacağız bundan sonra.” (Yazan: Murat Çelenligil)



Kaptan34

20 Haziran 2018 23:29

İnanılmaz Başarılı Bir Film

Cevap Yaz

Hazalydn

10 Eylül 2017 10:56

Çok çok güzel bir film. Bana yeşilçamı sevdiren, bağımlılık yapan yapım oldu. Kral ayhan ışık ve güzeller güzeli filiz akın çok uyumlu ve başarılılar. En sevdiğim aşk filmi diye bilirim.

Cevap Yaz

Kleberson

22 Ocak 2016 15:22

tacsiz kral ayhan isikin güzel filmlerinden filmi izliyeli baya oldu ama ancak yorum yazabildim ayhan isikin güclü oyunculugu filmi dahada güzel yapmis izlemeyenler izlemeli

Cevap Yaz

Kaptan34

14 Kasım 2015 21:59

Ben filme bayıldım

Cevap Yaz

Kaptan34

12 Kasım 2015 09:24

Aşk anlamında çok başarılı

Cevap Yaz

Kleberson

17 Haziran 2015 01:08

tacsiz kral ayhan isikin güzel filmlerinden

Cevap Yaz

hayal75

4 Şubat 2015 11:52

aşk tadında ilgi çekici bir film kış akşamlarının vazgeçilmez film olabilir ayhan ışık ve filiz akın arasında muhteşem bir uyum var birbirlerine gerçekten çok yakışmışlar

Cevap Yaz

yasemen42

15 Aralık 2014 10:47

sevgilinizle göz gize gelip izlenecek sıcak ve başarılı bir film

Cevap Yaz

jones.seker

7 Temmuz 2014 17:17

ayhan ışık ve filiz akın çok yakışmış çok beğendiğim bir film

Cevap Yaz

benimsinema

28 Haziran 2014 20:08

cok agir bir hikayesi olmasina ragmen esrarengiz bir tarafi var filmin, sarkisi süphesiz güzel, fon müziklerde uymus...bambaska bir dilde anlatilmis bu sefer ask...

Cevap Yaz
Yandex.Metrica