banner
Aşk Mabudesi

8,42

( 21 kişi yorum yaptı )

Aşk Mabudesi

Sinema Filmi

1969

“Groovin’ ” (1967) ( Felix Cavaliere / Eddie Brigati).
Edebiyatçılar Birliği’nin yemeğinde sahne adı Ayla Gül olan Leyla.
Hacıağa; “Ayla Gül hanımsınız sanırım.”
Leyla; “Evet efendim.”
Hacıağa; “Sesinizi duymak isterdim.”
Leyla; “Her gece Bulvar Gazinosu’nda okuyorum beyefendi. Zahmet buyurursanız…”
Hacıağa; “Gazinolara gidemiyorum, vaktim yok. Üstelik de yalnız benim için söylemenizi isterdim.”
Leyla; “Özür dilerim beyefendi, prensibim değil.”
Hacıağa; “Ya size ‘tek şarkınız için son model bir Cadillac hediye ederim’ dersem herhalde prensibinizde benim için bir değişiklik yaparsınız sanırım.”
Leyla; “Çok naziksiniz ama benim arabam var. Yalnız, bir şoföre ihtiyacım var. Şoför olarak yardım etmek isterseniz, memnuniyetle!”
[Aynı gece ‘yoksul fıstıkçı’ Müşerref Çapın için ‘Sen İst edin’i (1969-Türkçe sözler Ülkü Aker) (‘Honey’¬-1968-Bobby Russell) söyleyecektir].


‘La Violetera’ (1958) ve ‘Sürtük’ün (1937) (Mahmut Yesari) renkli bir Yeşilçam uyarlaması.
Leyla Gürsoy, yoksul, kimsesiz ama paraya boyun eğmemiş biri. Ressam annesinden ‘yağlıboya bir tablo’, müzik hocası babasından ‘bir piyano’ kalmış sadece. Lunapark’ta “Falcılar Kraliçesi (‘s’ ters) Ünlü Medyum Nergis (‘s’ düz)” olarak fal bakıyordu. Müşterilerin sataşması ile çıkan kavganın ardından kovulur.
Şarkıcı Suzan’ın yardımıyla ‘Şelale Saz’da işe başlıyor. ‘Sigara, fındık, fıstık, çiçek satacak’. ‘Fıstıkçı kız’lık sonrasında solistlik var. Günün birinde ‘en büyük aşk romancımız’ ile karşılaşacaktır.
Ekrem Arkın, daktilosunun başındayken makineli tüfek gibi. Yaptığı iş ‘biraz mirasyedilik biraz da yalan tüccarlığı’. Sosyetik bir ‘milyoner kızı’ ile nişanlı. Ama sevmediği apaçık. Filmde ismi söylenmeyen abisi-Aydın Tezel, Jale’nin babasından (O’nun da adı yok) 3 milyonluk bir kredi koparmaya çalışıyor. Yazarın parmağındaki yüzük ‘bu iğrenç pazarlığın’ karşılığı.
Yeni romanın konusu ‘bir sokak kadını’. Sazları barları ‘avcunun içi gibi’ bilen arkadaşı Osman’dan, oralara götürmesini istiyor.
‘Ferahfeza Peşrevi’ (İsmail Hakkı Bey) ve ‘Kahkaha Numarası’. Genç kızla karşılaşması hoş bir kaza ile. Müşteriler, sahnedeki Suzan’a domates atıyorlardı. Leyla’nın ‘geri postaladığı’ bir tanesi Ekrem’in yüzünde patlıyor. Yazarımız domatese bayılırmış!
Paul Mauriat’nın aynı adlı albümündeki (1969) ‘Vole Vole Farandole’ (1969) (Gene Raskin / Michel Jourdan). Ne yapıp edip bir yemek buluşması koparır. Aradığını bulmuş. Tam romanının kahramanı. Lokantada tavuk budu tokuşturuyorlar tanışmaları şerefine. “Ne kadar içi dışı bir kızsınız. Samimiyetinize hayran olmamak elde değil” diyor. (Böyle sahnelerin vazgeçilmez sanatçısı Silvana Panpani de bir başka masada).
Leyla ‘kaidesinin altına 4 tekerlek yerleştirmiş araba züppelerine pas vermezdi’ ama Ekrem’i çok sevmiş. ‘Daha ortada bir şey yokken bile göğsü daralıyor, içi bir tuhaf oluyor’.
Buluşmaları hep Dolmabahçe’deki saatin altında, Paul Mauriat’nın ‘Vole Vole Farandole’ uzunçalarındaki (1969) ‘Isadora’ (1969) ( Don Black / Pierré Delanoe / Maurice Jarre) melodisi ile.
Delikanlı ‘gençliğinden beri ilk kez şiir yazmış’. Piyanoda ‘Les Parapluies de Cherbourg’u (1964) (Michel Legrand) çalarken okuyor; “Dışarda bir yaz yağmuru//Yaş sokaklar sensiz bensiz” (Hikmet Münir Ebcioğlu). Daha sonra Muammer Gözalan bunu besteleyecektir (Teoman Alpay).
Fakir ve Kimsesiz Çocukları Okutma Cemiyeti’nin balosu vardı o günlerde. Nişanlısı ile katılıyor Ekrem. Leyla da orada görevli. O gece nişanı bozup ‘Fıstıkçı Kız’la evlenmeye karar verir. Son romanı ‘Aşk Mabudesi’nin gelirini derneğe bağışlamış.
Jale’nin babası para vermekten cayınca tüm ümidini buna bağlamış olan ağabey kendini öldürür. (Film boyunca beyaz kazaklı olan Osman, mezarlıkta siyah kazaklı!).
Kıskançlıktan ne yapacağını bilmez durumdaki Jale, intihar mektubunu değiştirerek Leyla’nın uzaklaşmasını sağlar.
‘Arabesque’deki (1966) (Henry Mancini) ‘The Zoo Chase/Arabesque Theme’. Ama Osman her şeyi anlamış. Durumu öğrenen Ekrem, arabasıyla son sürat sevdiğine ulaşmaya çalışırken kaza ve körlük gelir. (Yönetmen Nejat Saydam, doktor rolünde). Bu kez de talihsiz Yazar sevdiğinden kaçıyor. (Jale, kazayı duyduktan sonra nişanı atmış)!
Tam o günlerde Organizatör Murat Arsen, Leyla’nın sesini çok beğenir. Bir yıldız yapacakmış. “Çalışıp terlemeyi göze alırsanız, kolay” diyor. Yeni adı ‘Ayla Gül’.
Büyük bir Anadolu turnesi; Murat’ın evlenme arzusu; Ekrem’in ‘servetini Kızılay’a bağışlayıp’ yoksulluğa yuvarlanması. Hiçbir zorluk aşklarını yok edemiyor.
Filmin sonuna doğru Hüseyin Salıcı’nın meyhanesi. Delikanlı piyanonun başında. Leyla, Belkıs Özener’in sesiyle söylüyor; “Akşam olmuş ılık rüzgâr//Tavernalar sensiz bensiz.”
Göz ameliyatı başarılı geçer.
Esin Engin’in sesinden ‘Damarımda Kanımsın’ (1968) (Sinan Subaşı) duyulurken yine Dolmabahçe’deki saatin altındalar.


Paul Mauriat’nın ‘Cent Mille Chansons’ 33’lüğündeki (1968) ‘Pour Étre Sincére’ (1968) (Jean Renard / Ralph Bernet).
Leyla’nın tek odalı evine gelmiş.
Jale; “Unutma ki ben çok zenginim. Ekrem’i senden satın alabilirim.”
Leyla; “Sizin babanız zenginse benim kalbim. Siz güzelliğinizi makyaj salonlarından alıyorsunuz ben Allah’tan. (Keşke kendisinin de makyajı daha sade olsaydı)… Bir erkeği başka bir kadından dilenmeye kalkacağınıza ruhunuzu, kalbinizi, iyiliğinizi ortaya koyarak O’nu kazanmaya çalışın. Tabii varsa!”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Nejat Saydam
Senaryo ,
Yapımcı Murat Köseoğlu
Müzik Metin Bükey
Görüntü Yönetmeni Melih Sertesen
Süre 92 dk
Tür Dram, Duygusal
Özellikler Renkli
Ülke Türkiye
Etiketler Aşk Romanı Yazarı, Aşk Şarkıları, Fal , Hastane, Körlük, Daha Fazlası

Oynayanlar

Cüneyt Arkın Cüneyt Arkın Ekrem Arkın
Reha Yurdakul Reha Yurdakul Murat Arsen
Aydın Tezel Aydın Tezel Ekrem
Sevgi Can Sevgi Can Sevim
Suzan Avcı Suzan Avcı Suzan
Zafer Önen Zafer Önen Osman
Asım Nipton Asım Nipton Saz Salonu Sahibi
Aynur Aydan Aynur Aydan Fıstıkçı Kız
Muammer Gözalan Muammer Gözalan
Renan Fosforoğlu Renan Fosforoğlu Restaurant Müşterisi
Müşerref Çapın Müşerref Çapın
Nermin Özses Nermin Özses Restaurant Müşterisi
Haluk Sarıcı Haluk Sarıcı
Hüseyin Salıcı Hüseyin Salıcı
Timuçin Caymaz Timuçin Caymaz seslendirme
Fuat İşhan Fuat İşhan Aydın Tezel Seslendirme
Türkan Şoray Türkan Şoray
Adalet Cimcoz Adalet Cimcoz Türkan Şoray seslendirmesi
Tijen Par Tijen Par SEVGİ CAN SESLENDİRMESİ
Rıza Tüzün Rıza Tüzün A.Nipton Seslendirmesi
Sadettin Erbil Sadettin Erbil R.Yurdakul Seslendirmesi
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay C.Arkın Seslendirmesi

Ekip

Kurgu Özdemir Arıtan (Kurgu)
Post-Prodüksiyon Recai Karataş (Laboratuar)
Arif Özalp (Laboratuar)
Tanas Petriyadis (Laboratuar)
Osman Bilen (Laboratuar)
Adnan Açıkalın (Laboratuar)
Ses Ekibi Tuncer Aydınoğlu (Ses Kayıt)
Bican Avşar (Ses Kayıt)
Ümit Efekan (Ses Kayıt)
İsmail Karadaş (Ses Kayıt)
Tuncer Aydınoğlu (Ses Teknisyeni)
Müzik ekibi Esin Engin (Şarkılar)
Belkıs Özener (Şarkılar)
Teoman Alpay (Beste)
İsmet Nedim (Beste)
Sinan Subaşı (Beste)
Yıldırım Gürses (Beste)
Sezen Cumhur Önal (Söz Yazarı)
Nazif Şen (Dans)

Firmalar

Acar Film (Yapım)
Acar Film (Film Hazırlık)

Son Yorumlar (21)

fahri.07 avatar fahri.07 13 Ocak 2015 10:15:55

5

çok klasik bi filmdi.oyunculuk harika ama senaryo klişe ve filmin akıcılığı yok..filmi izlerken özellikle sonlara doğru çok sıkıldığımı hissettim.izlenmesede pek bişey kaybedilmez.10/5

performer avatar performer 23 Ocak 2014 22:06:06

8

hikaye güzel ama bu şekildeki hikayeyi anlatım şeklini beğenmiyorum. buna rağmen 8 puan veriyorum baştan sona sıkılmadan izledim.

jeremiekhan 03 Ağustos 2013 11:55:43

5

Tam bir yeşilçam filmi içinde her klişe var ben beğenmedim

beyzacetin avatar beyzacetin 24 Temmuz 2013 14:50:24

5

bir kaç kez tesebbüs ettim izlemeye. Ama her defasında sıkılıp kanal degiştirdim. Biraz bastan biraz sondan derken izledim filmi. Ama sevemedim, cok agır aksak, ilerlemeyen bir film. BEGENMEDİM.

silvester 08 Ocak 2013 10:51:59

Eski filmlerin tadı bir
başka oluyordu gerçekten,Müzikleri,eski İstanbul sokakları,dublajdaki saf, güzel cümleler,giyim tarzları herşey çok güzeldi.İnanıyorum ki,bu filmler yaşayana kadar hep cazibesini koruyacak.Aşk mabudesi filmide bu tanıma uyan filmlerden birisidir.Emeği geçenlere çok teşekkür ederim.Ayrıca,Murat Çelenligil arkadaşım,bir çok filmde olduğu gibi bu film içinde yazdığı öykü harikaydı.Bir teşekkürde Murat a..........Silvester.

benimsinema avatar benimsinema 13 Temmuz 2012 23:33:07

8

yine güzel olan bir ask filmi... cüneyt arkin iyi bir oyuncu olmasina ragmen, ask filmlerinde biraz bana yapmacik geliyor hareketleri, bu filmdede bunu görüyorum... ilgimi ceken filmde, türkan soray bir daha asik olmayacagim adli sarkiyi söylerken, a rkadaki dekorda buruk aci türkan soray yaziyordu, kendi filminde kendi reklamini yapmis iyimis.. dans dersleri almasi ve filmde koreograf harika, türkana keopatra olmak cok iyi yakiyor... ve filmde bazi abartilari da artik göz yumuyorum... suzan avci ve reha yurdakulun iyi rolde olmalari sevindirici...

Yandex.Metrica