Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Minik Serçe

Minik Serçe

8,54

(14 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 32 Dk Dram Müzikal Duygusal Gençlik Aile Dram, Müzikal, Duygusal, Gençlik, Aile

Yönetmen: Atıf Yılmaz Atıf Yılmaz

Ülke: türkiye

Oyuncular: Orhan Aydınbaş, Ajlan Aktuğ, Yüksel Gözen, Ahmet Turgutlu, Muzaffer Cıvan, Zeki Sezer, Ünal Gürel, Renan Fosforoğlu, Ufuk Şumnu, Ekrem Dümer Devamını Gör...

Konusu : Fakir bir kesimden gelip, ünlü bir şarkıcı olan bir genç kızın, paraya ve üne kavuştuktan sonra, sevgilisinden kopuşunun dramatik öyküsü. Hülya (Sezen Aksu), şarkıcı olmak için yarışmalara girer, düğünlerde sahneye çıkar. Bu ara bir zamanlar çok sevilen bir şarkıcı olan Orhan (Bulut Aras) karşısına çıkar. Aralarında yakınlaşma başlar. Hülya sevgilisi Orhan'ın desteğiyle yıldızı parlar, evlenirler. Hülya çok ünlü bir şarkıcı olması nedeniyle kocasına çok az bir zamanını ayırmak zorunda kalır. Böylece de mutlu evlilik giderek çökmeye başlar.



mütelezziz

4 Eylül 2019 02:47

Sezen Aksu kendi sesi ve deli deli hareketleri filme renk katmış. Lakin filmin sonu mutlu son olarak bitmiyor. Birde içki tüketimini bu kadar aşikar göstermesi hoşuma gitmedi. Yalnızca şunu diyebilirim ki Sezen Aksu o yıllarda bir kaç film daha yapsaymış.

Cevap Yaz

mrt-2202

14 Ekim 2017 03:10

"A Star Is Born" filminden uyarlama. 1937,1954,1976 yıllarında çekilmiş. 2018de yeniden çekilecek. Orjinalinde de tavsiye ediyorum özellikle 1976 yılı versiyonu

Cevap Yaz

delikadir39

13 Eylül 2011 11:47

Bulut Aras bıyıksız.Sezen Aksu da hoş görünüyor.Arkadaşın dediği gibi Sadri Alışık'ın sesiyle oynayan Tunca Yönder iyi oynamış.

Cevap Yaz

kariz_ma_35

31 Ağustos 2011 14:58

Birisi dev bir saz sanatçısı diğeri ise 3.sınıf bir müzisyen teması ile  şekillenmiş ve  ortaya çıkmış bir film. "Orhan" Bulut Aras tesadüfen tanıştığı ve yükselttiği "Hülya" Sezen Aksu'yu yıldız yapar. Bir dünya borcu olan Orhan evlendiği eşi Hülya tarafından borçları ödenir. Onun haberi olmadan zaten ikiside evlenmiştir. Büyük bir yıldız olan çıkış yakalayan Hülya ödüllerle onurlandırılır. Tam terside Orhan yıldızı sönmeye başlar ve en sonunda arabayla kaza yaparak intihar eder. Bu filmde Bulut Aras'ın iyi oyunculuğu bir nebze tutmuş fakat filmi kurtaramamış. Film tamamen kısır bir döngü içerisinde dönüp durmuş. Şunuda bu filmle anladımki ünlü bir yıldızsan patronların ve üst mevkii çalışanları. Yüzüne dost gibi görünüyorlar fakat arkandan iş çeviriyorlar her sektörde olduğu gibi. Filmi ben beğenmedim gazino hayatı ve şarkılar ile şişirilmiş bir film. Sadece Bulut Aras'ın Sezen Aksu ile tanışması ve yaşadığı aşklar ve birbirlerine tatlı bir şekilde serzenişi güzeldi. Benden filme en fazla 6 puan değerli yönetmen rahmetli Atıf Yılmaz'ın hemen hemen her filmini beğenirdim. Fakat bu film olmamış maalesef. 

Cevap Yaz

selimcelal

1 Mart 2011 10:33

çok iyi bi film bu filmde tunca yönderi usta aktör sadri alışık seslendirmiştir.Bulut Arasın ilk filmlerinden

Cevap Yaz

yalnızlar_rıhtımı

12 Mart 2009 19:46

çok güzel aşk dolu duygu dolu sezen aksu nunda güzel yorumlarıyla harikalaşmış dolu dolu bir yapım.

Cevap Yaz

enigmacuture

6 Mart 2009 17:38

çok eğlenceli özel bir film benim için. sezen aksu sevmiyorum diyenleri anlamıyorum. bazılarına göre tanrısal bir yaratık bazılarına göre ise nefret edilecek kadar kötü bir karakter. sezen fenomeninde nefret kelimesi zaten yok. bu laf atmalar çok anlamsız. kraliçenin müziğe dahil ettiği yüzlerce şarkı ve onlarca star var. türkiyede herhangi bir yerde sokağa çıkın ve sorun. en sevdiği sanatçılar listesinde kesin sezen başı çeker. bu tanınmışık üretme ile alakalı bence. "git" kadar dokunaklı bir şarkı daha yok yeryüzünde bana göre.

sezenin büyüklüğünü göstermek adına 29 şubat 1979 tarihli tv"de 7 gün mecmuasında yer alan bir haberi aynen aktarıyorum. ""BESTE FABRİKASI" YAPTIĞI BESTELERDEN HİÇ PARA ALMAMIŞ...
Söz, söz yazarlığından, besteden açılınca sormadan edemedik Sezen Aksu'ya. "Kimler onun besteleri ile şöhrete ulaşmıştı, ve bestecilikten ne kazanmıştı. Biliyorsunuz, bugün piyasaya çıkan pek çok plakta adı "besteci" olarak yazılıyor... Bu yüzden ona "beste fabrikası" adı takıldı ya... Öyle şeyler anlatıyor ki, yine şaşıyoruz... Anlaşılan bugün Sezen Aksu'nun niyeti bizi şaşkına çevirmek...

- "Ömür Göksel'in 'Gittin Gideli'si, Saadet Sun'un 'Yeter ki'si, Pakize Suda'nın 'Yağmur'u, Tülay'ın 'Büldüm Büklüm'ü ve Nil Burak'ın 'Pembe Düşler'i benim bestelerim. Ancak şimdiye kadar Nil Burak'ın dışında kimseden para almadım. Bunu arkadaşlarıma verdiğim bir armağan olarak kabul ediyorum." Ve bestelerini nasıl yarattığını da bir iki kelimeyle özetliyor:

- "Bestelerimi hiçbir ön hazırlık olmadan yaparım. Bir anda içimden çıkar. Günlük yaşantım, birikimlerim, sevinçlerim, üzüntülerim dışarıya beste olarak yansıyor. Sözü ile, müziği ile birlikte. Bestelerim bir anlamda yaşamımın, olayların bir tepkisi gibidir. Hepsi gerçek, hepsi içten, hepsi benden."
 

EVLENMEYİ DÜŞÜNMÜYORUM

Ya sinema? Ya evlilik... Biliyorsunuz, Yeşilçam'a transfer oldu Sezen Aksu... Ve Üstün Doruk'la yıllar süren bir beraberliği var... Sinemaya devam edecekmiş. Ve evlenmeyi yine düşünmüyormuş...

Sezen Aksu, Üstün Doruk'la uzun süredir nişanlı... Ve nişanlılık da evlilik yolunda en önemli adım. Ne var ki Sezen, evlilik konusunda "Hep Olumsuz." Böyle düşünmesine neden ne acaba? "Evlilik, sanat yaşamını mı etkilerdi?", yoksa "Daha önce sütten ağzı yandığı için yoğurdu üfleyerek mi yiyordu, yoksa Üstün Doruk'la arasına "Kara kedi"mi girmişti? O "Evlenmeyi düşünmüyorum." derken, biz de bunları düşünüyorduk.

Ve pek merak ediyorduk... Sahneyi bırakınca, kanadı kırılmayacak mı "Minik Serçe"nin?.. İstanbul'dan Paris'e ya da bir başka batı kentine uçarken, kalbi dayanabilecek mi vatanda bıraktıklarına? Ve hepsinden önemlisi, İstanbul'un, Ankara'nın, İzmir'in pırıltılı neonlarında bulamadığı mutluluğu bula bilecek mi batıda, gerçekleştirebilecek mi düşlerini?..EVLİLİK OLMADAN BU BERABERLİK NEREYE KADAR...
Sezen Aksu uzun zamandan beri nişanlı. Ama evlenmeyi düşüumüyor, ne şimdi, ne de yarın. Peki sahneyi bırakınca, hele hele Avrupa'ya gidince bu beraberlik ne olacak?..

GENÇ YAŞINDA BİR YORGUN SAVAŞÇI...
Tam 3,5 yıldan beri Türk Hafif Müziği'nin içinde Sezen Aksu. Plaklar, konserler ve gazino sahneleri. Oysa bu kısacık zaman onu bıktırmış, nefret ettirmiş. "Elveda" diyor şimdi sahnelere. Ve kulislerden, masalar önünde şarkı söylemekten kurtarmaya çalışıyor kendini.
EYFEL GECELERİ" SEZEN İÇİN DÖNÜM NOKTASI OLDU
Türkiye'den giden sanatçı ekibi ile tam 28 gün boyunca başarılı bir gösteri verdi Eyfel'de Sezen Aksu. Ve burada aldığı alkışlar kısa bir süre sonra cazip tekliflere dönüştü. İşte şimdi Sezen Aksu, yeni bir gelecek, yeni zirvelere doğru.. Artık Batı'yı düşünüyor.

Sezen Aksu, belki de hayatının akışını değiştirecek kararını ilk kez TV'de 7 GÜN'e açıkladı.

"Elveda sahne, elveda sevdiklerim"

Kararı kesin Sezen Aksu'nun... Bundan böyle adı neonlarda parlamayacak, gazino sahnelerinde şarkı söylemeyecek...

Gönlünde yatan tek aslan var: Hayır, "evlilik" değil... Bir Batı ülkesine yerleşmek, ününü orada sürdürmek... Ve plaklara adını "besteci" olarak yazdırabilmek... Evet, yeni kararlar arifesinde "Minik Serçe" ... Yeni atılımların eşiğinde...

"Kararımı verdim artık... "Sahneyi bırakıyorum..."
Donmuş kalmıştım... Sezen Aksu söylüyordu bunu... Minik Serçe... Ya da müzik dünyasındaki yeni ismiyle "Beste fabrikası..."

Acaba yanlış mı duymuştum? Hayır, aynen böyle söylüyordu:
- "Yani artık gazinolarda şarkı söylemeyeceğim. Şimdi önümde kontratım gereğince yapmak zorunda olduğum bir program var. Gazino patronlarıyla yaptığım mukavelenin sonunda bir daha gazino yok. Çok seyrek, yılda bir kez belki. O da alışkanlığımı kaybetmemek, sıcaklığımı korumak için... Fakat gazino sahnesi, bundan böyle ne kazancımın temel kaynağı olacak, ne de sanat yaşamımın önemli bir ögesi olarak görünecek..."

Peki ama Sezen'i bu kararı almaya zorlayan etkenler neydi?.. Sordum... Bir çırpıda sıralayıverdi... Tane tane, lafı eğip bükmeden:

- "Bir tek nedeni yok bunun. Çeşitli nedenler var, zincir gibi. Sahne benim hayatım. Halkın karşısında, halkın içinde olmak. Sahneyi seviyorum, kısaca bunu söylemek, bağırmak, haykırmak isterim. Ancak verimim azalıyor. Sahneye çıkınca bir koşuya giriyorum, bir kısır döngüye saplanıyorum. Yaratıcılık gidiyor kısacası... Değer yargılarım allak bullak oluyor. Yaşamımın düzeni kalmıyor. Normal insan olmaktan çıkıyorum. Sonra gazinonun piyasası kötü. İlişkiler kötü. Kulisi kötü. İşte bunlardan nefret ettiğim için bırakmaya karar verdim sahneyi..."

Hayatını müzikle kazanan bir sanatçı için gazino sahnesi başlıca ekmek kapısıdır... TV karın doyurmaz sadece sanatçının reklamını yapar, o kadar... Plak, belki eskiden geçer akçeydi, ya şimdi? Geriye kala kala bir "Sahne" kalıyor, "Serçe" de bu kapıyı, belki bir daha açılmamak üzere kapıyor. Peki neyle geçinecek?

"Plak yapacağım," diyor bir sigara yakarak... Derin bir nefes çekiyor odaya savrulan dumanlara dalgın dalgın bakıyor. Ve gelecek için projesini ilk "TV'de 7 GÜN"e açıklıyor.

- "Plak yapacağım. Böylece daha ses getirecek şarkılarla çıkacağım beni sevenlerin karşısına. Konser vereceğim.... Ve..."

Duruyor, soluklanıyor: "Ve şansımı Avrupa'da deneyeceğim."

Ekranda da gördünüz... Geçtiğimiz aylarda Paris'e gitmişti Sezen Aksu... Eyfel'deki Türk showuna katılmıştı. Fransada bulunduğu günlerde, Barcloy Plak Firmasından ve Dalida'nın menejerinden teklif almıştı...

 

Biz soruyor, Minik Serçe cevap veriyor... Bir anlamda "TV'de 7 GÜN"e içini döküyor.

"Fransa'ya pek çok Türk sanatçısı gitti. Basında onların başarılarını izledik. Siz de öyle bir başarı elde edebileceğinize inanıyor musunuz?"

- "Yoo, hayır öyle bir başarı elde edemem, çünkü o biçimde başarılı olmak istemiyorum. Fransa'yı veya başka bir yabancı ülkeyi, iç borsamı yükseltmek için kullanmayacağım. Gerçekten başarılı olmaya çalışacağım. Benim dışardaki gezimi, veya çalışmalarımı abartmaya ve ülkemde sansasyon yaratmaya ne ihtiyacım var, ne de bir gerek var."

"Fransızlar bizi nasıl görüyorlar, orada şansımaz ne olabilir?"

- "Ünlü Figaro, benden sözederken "Küçük Dev" deyimini kullandı. Bunun gelecekte olumlu bir gözlem olarak kalmasını dilerim. Türçemiz onlara dinamik bir dil olarak görünüyor. Bu arada Türk sanatçısı Tülay German'ı dünyanın en önemli beş şarkıcısından biri olarak görenler var. Bizim için söyledikleri ve gelecekte şansını arayacaklara rehber olacak bir tavsiyeleri var: Fransızcasını, Fransız gibi konuşmaya, söylemeye çalışmayın. Dediğiniz anlaşılsın, telaffuzu düzeltmeye gerek yok. Ayrıca doğu koktuğunuz için Fransa'da hayli şansımız var. Bu arada tabii en şanslı olanlarımız, şarkıcılıklarının yanında bestecilik ve söz yazarlığı yapabilenlerdir." ""

Cevap Yaz

aliozer

19 Şubat 2009 21:58

sezen aksunun şarkılarıyla donaltılmış duygusal bir film.sezen aksunun oyunculuk performansı hiç de fena sayılmaz

Cevap Yaz

enigmacuture

16 Aralık 2008 17:08

bir kaç tesadüfen izledim güzel bir film

Cevap Yaz

sergüzeşt

5 Eylül 2008 21:07

Bu film sezen aksu'nun ilk sinema filmi  özelliği dışında , başrollerini  Barbra Streisand ve Kris Kristofferson 'ın oynadıkları ''Bir Yıldız Doğuyor'' isimli  1976  yılı yapımı  hollywood  filminin de  yerli versiyonu olma özelliğini  taşır.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica