Üye değil misiniz?
Aktivasyonunuzu tamamlamadınız!
Zaten bir hesabınız var mı?

“Yaptırdığım testlerde, o lanet hastalığa genetik olarak yatkın olduğumu öğrendim. Ve bu da beni hayattaki en büyük korkumla yüzleştirdi. Alzheimer hastalığına yakalanıp, başkalarının yardımına muhtaç bir durumda, bunayarak ölmek…”
Son yıllarda yıldızı giderek yükselen Avustralyalı aktör Chris Hemsworth, yakın zamanda kendisiyle yapılan bir söyleşide dile getirmişti bu büyük korkusunu... Ancak, korkunun ecele faydası yok; çünkü Alzheimer öyle bir hastalık ki sosyal ve ekonomik statünüz her ne olursa olsun, hayatın acı bir piyangosu olarak gelip sizi de vurabiliyor.
Nitekim, ilk kez 1906 yılında Alman psikiyatrist ve nöropatolog Alois Alzheimer tarafından teşhis edilip tanımlanan bu hastalık dünyanın dört bir köşesinde, her ırktan, her sosyo-ekonomik gruptan milyonlarca kişiye trajik bir yaşlılık dönemi yaşatmasının yanı sıra, spotlar altındaki pırıltılı sinema, müzik ve spor dünyasında da serseri bir kurşun gibi dolaşarak şimdiye kadar pek çok ünlü simâyı vurdu.
Rita Hayworth, Burgess Meredith, Charles Bronson, Peter Falk, Charlton Heston, Estelle Getty, aktörlüğünün yanı sıra aynı zamanda bir dönem ABD başkanlığı da yapan Ronald Reagan, beyazperdeden tanıdığımız bu kurbanlardan yalnızca birkaçı…
Ayrıca, listede ağır sıklet boksörü Sugar Ray Robinson, besteci Aaron Copeland, country müzisyeni Glenn Campbell, şarkıcı Perry Como, ressam Norman Rockwell gibi yine bildik isimler de yer alıyor.
En az iki kuşağı ekran başında yıllarca “Komiser Columbo” performansıyla kendisine hayran bırakan aktör Peter Falk’ın özel doktorunun kayıtlara geçen şu cümlesi, hastalığın kurbanda yarattığı yıkımı özetlemeye yetip de artıyor aslında:
“Peter, Alzheimer’ın son evresindeyken, uzun yıllar boyunca ekranlarda Columbo adlı bir karakteri canlandırdığını artık hatırlamıyordu bile…”
Sinema dünyası, son olarak 2023’de kült aktör Bruce Willis’in hastalığının kamuoyuna duyurulmasıyla bir kez daha sarsıldı. Her ne kadar Willis’in yakasını kaptırdığı illet Alzheimer değil Frontotemporal Demans (FTD) olsa da bu nörolojik hastalık da günlük döngüde tıpkı Alzheimer’a benzer şekilde yaşam kalitesini düşürüp kişiyi çevresine muhtaç ettiği için, beyin sağlığını tehdit eden hastalıklar grubu küresel ölçekte bir kez daha gündeme gelip tartışılır oldu.
Mahremiyetini kameralara açan cesur bir Alzheimer hastası
Göksel Gülensoy, ülkemizde belgesel sinema türüne yaşamının 30 yılını vermiş bir isim… Geride kalan yıllarda, bir kısmı prestijli ödüller de kazanan bir dizi belgesele imza atmış bulunan Gülensoy, yakın çevresindeki bazı üzücü gözlem ve deneyimlerin de etkisiyle, 2010’lardan itibaren Alzheimer’ın hastalar ve ailelerinde yol açtığı yıkıma odaklandı. Bu konuda öncelikle 2014’den itibaren geniş kapsamlı bir araştırma yapan usta sinemacı, ardından da söz konusu hastalığın toplumsal farkındalığını artırmayı amaçlayan biyografik bir belgeselin çekimlerine girişti.
Öyküsünün odak noktasına oturttuğu kişi ise yine bir Alzheimer hastası, o sıralarda 70’li yaşlarında bir İstanbul hanımefendisi olan Sâdan Ünüvar’dı. Ki Ünüvar, aynı zamanda yönetmenin de kayınvalidesiydi.
Projesini, başta eşi olmak üzere, hastanın yakınlarına açarak onlardan destek talep eden Gülensoy, gerek kayınvalidesi, gerekse Ünüvar Ailesi’nin diğer açık fikirli üyelerinin böyle bir çalışmayı kamuoyunun bilgilendirilmesi adına yararlı bulup onay vermeleriyle birlikte yapım aşamasına geçti. 2015 yılında başlayan çekimler, hastanın günlük koşulları ve rızasına bağlı olarak, aralıklarla 4 yıl sürecekti. Bu süreçte yönetmen, görüntü yönetmeni ve ses kayıt teknisyeni, hekimlerin izin verdiği bir sıklıkta Sâdan Hanım’ın yakın çevresinde bulundu, onun günlük yaşamında yüzleştiği, kimi zaman düşündürücü, kimi zaman da trajik olayları kayıt altına alarak ilerledi. Sâdan Hanım da çekimler süresince gitgide artan unutma nöbetlerine rağmen, belleğini yerli yerinde tutabildiği sınırlı anlarda yapılan çalışmanın farkında oluyor, insanlara böylesine zor bir durumda bile anlamlı ve kalıcı bir yapıt sunarak bilinçlenmelerini sağlayabilmek için çekim ekibine elinden gelen her türlü yardımı yapıyordu.
Çekimlerin bir noktasında, 2018 yılı ortalarında Sâdan Hanım vefat etti. Bu aşamadan sonra, anlatımda eksik kalan bölümleri doldurup anlatımı güçlendirebilmek için kreatif arayışlara giren Gülensoy, sonunda, merhumenin gençlik yıllarını canlandırmak üzere, kendisiyle büyük fiziksel benzerliğe sahip olan ünlü oyuncu Canan Ergüder ile anlaştı. Ergüder, dramatik bölümlerin aralıklarla iki yıl kadar süren çekimlerinde öykünün baş kahramanını büyük bir yetkinlikle canlandırarak, yapıtın estetik ve dramatik omurgasının sağlamlaştırılmasına çok değerli katkılar sundu. Dramatik bölümlerdeki irili ufaklı diğer rollerde de yine Türk sinema-TV sektöründen Serap Aksoy, Altuğ Yücel, Mansur Ark, Gökçe Ayçiçek, Ebru Nil Aydın, Kenan Ece, Cansın Bezircilioğlu, Osman Fındık, Edip Saner, Barış Topçular, Özge Özdemir gibi usta oyuncular yer aldı.
Filmin müziklerini, öyküden çok etkilenen Kıbrıs doğumlu film müziği bestecisi George Kallis’in bestelediğini de bir başka ilginç anekdot olarak belirtelim.
Sonuçta, yapım ekibinin gerekli finansmanı buldukça ilerleyebildiği 7 yıla yayılan bütün o zorlu süreçlerin ardından, Alzheimer’ın bu hastalığa yakalanan insanların günlük yaşamına olumsuz yansımaları üzerine gerçekten de eşsiz bir görsel kayıt koleksiyonu ortaya çıkacaktı. Kurgu, müziklendirme ve seslendirme aşamaları da yaklaşık bir yıl süren “Sâdan Hanım”, sonunda 2022 yılının başlarından itibaren ulusal ve uluslararası belgesel film festivallerindeki yolculuğuna başladı.
Film, bugüne kadar yurt içi ve dışındaki belgesel film festivallerinden 8 ödülle döndü.
“Bir belgesele sinemalarda iki hafta şans tanınması büyük bir jest”
Bilindiği gibi, ülkemizde uzun yıllardır tek bir belgesel film bile sinema perdesinde gösterim olanağı bulamıyor. Bu tür yapımlar ya doğrudan doğruya dijital platformların belgesel menülerine giriyor, ya da birkaç festival gösteriminden sonra rafa kaldırılıyor.
Fakat, Gülensoy’un filmini konusu ve anlatımı itibarıyla dikkate değer bulan Mars Entertainment dağıtım şirketi yetkilileri, onu, yıllık takvimde daha da anlam kazanacağı bir döneme, Eylül ayının sonlarında Dünya Alzheimer Günü’nün idrak edildiği zamana rezerve ederek, sınırlı kopyayla da olsa gösterime sunmayı uygun gördü. Film, ticarî amaçlardan ziyade bir sosyal sorumluluk projesi olarak ülke çapında 25 salonda iki hafta boyunca gösterimde kalacak ki, bu ülkemiz sinema işletmeciliğinde uzun yıllardır gözlenmemiş türden bir jest…
Yönetmen Gülensoy da bu jestin farkında, “Mars Entertainment yönetimine, 8 yıla yayılan emeğimizi geniş perde gösterimleriyle taçlandıracağı için minnettarım” diyor ve ekliyor:
“Ülkemizde belgesel sinemanın izleyici potansiyeli belli… Fakat, ulusal sağlık sorunları listemizde her geçen yıl daha da yukarılara tırmanan böylesine ciddi bir illet üzerine halkımızı bilinçlendirmeye çalışırken, sinema gösterimleri yoluyla ne kadar çok kişiye ulaşırsak, bunu projemizin etik başarısı adına bir kâr olarak görüyoruz.
Filmi beyazperdede izleyen deney gruplarının duygusal tepkileri, küçük ekrandan izleyenlere göre bambaşka oluyor. Çünkü, sinema salonu çok farklı bir deneyim…
O yüzden, filmin dağıtıma çıkmasını son derece önemsiyorum ve bunu toplumsal farkındalığı artırma adına büyük bir fırsat olarak görüyorum. Ulusal medyamızdan, sinema habercileri ve film eleştirmenlerimizden de filmimize yönelik samimi bir ilgi görebilirsek, 2014’den bu yana sürüp giden mücadelemi mutlak bir başarıya ulaşmış sayacağım.
Bu filmi, kamu kaynaklarından bir kuruş destek almadan, tamamen kişisel birikimlerim ve sağdan soldan gelen küçük desteklerle başlayıp bitirdim. Fakat, sonuç olarak yine kamuya armağan ediyorum.”
“Sâdan Hanım”, son anda bir planlama değişikliği olmaz ise 18 Eylül 2026 Cuma günü gösterime girecek. 21 Eylül 2016 Pazartesi ise Dünya Alzheimer Günü kutlanacak, aynı hafta boyunca bu alanda ülke çapında kamuoyunu bilinçlendirici etkinlikler gerçekleşecek.
Yapım ekibi, her yaştan izleyiciye uygun olan bu eserin, özellikle Alzheimer ile yeni tanışan aileler için ciddi bir yol gösterici olmasını umuyor.
“SÂDAN HANIM”
Vizyon Tarihi : 18 Eylül 2026
2014-2022 Türkiye Yapımı
Dramatik Destekli Belgesel
4K Dijital Video / Dolby Surround / Türkçe Dublajlı / İngilizce Altyazılı / 85 Dakika
Yapımcı Şirket: Kinostanbul Film Ltd. Şti.
Yapımcı: Neptün Ünüvar
Yönetmen: Göksel Gülensoy
Dramatik Bölümlerin Oyuncuları: Canan Ergüder, Serap Aksoy, Altuğ Yücel, Mansur Ark, Gökçe Ayçiçek, Ebru Nil Aydın, Kenan Ece, Cansın Bezircilioğlu, Osman Fındık, Edip Saner, Barış Topçular, Özge Özdemir
Senarist: Kutsi Akıllı
Görüntü Yönetmenleri: Ferhat Akgün, Burçin Canateş
Video Kurgu Editörü: Ferhat Yüksel
Özgün Müzik Bestecisi: George Kallis
Sanat Yönetmeni: Ömür Özgür
Gösterimler, Medya Söyleşileri ve Yurtiçi-Yurtdışı Satışlar için İrtibat: (0532) 261 53 55
www.sadanhanim.com (Film / Resmî Site)
www.gokselgulensoy.com (Yönetmen / Resmî Site)