Üye değil misiniz?
Aktivasyonunuzu tamamlamadınız!
Zaten bir hesabınız var mı?

13. Boğaziçi Film Festivali (BFF), dünya sinemasından ve Türkiye'den önemli yapımlara ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Festivalin bu özel gününe, Venedik Film Festivali'nden Jüri Özel Ödülü ile dönen ve Rohingya dilindeki ilk kurmaca film olma özelliğini taşıyan "Lost Land" damgasını vurdu. Yönetmen Akio Fujimoto, gösterim sonrasında seyircilerle bir araya geldi.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü'nün desteğiyle düzenlenen festivalde, Arakan Müslümanları'nın yaşadığı zorlukları ve vatansız kalışlarını anlatan "Lost Land" filmi, seyircilerden büyük ilgi gördü. Yönetmen Akio Fujimoto, filmi yapma sürecinin zorluklarından bahsederken, Venedik'te yaşadığı duygusal anları paylaştı.
Fujimoto, "Vatanları ve pasaportları olmadan yaşayan insanları göstermek istemiştim. Venedik’te, filmde rol alan iki kişinin boş koltuğu, bin beş yüz kişi tarafından alkışlandı," diyerek filmin küresel etkisini vurguladı. Yönetmen ayrıca, filmde yer alan mülteci oyuncuların güvenliği konusundaki endişelerini de dile getirdi.
Festivalin Ulusal Uzun Metraj Yarışma bölümü de güçlü yapımlara sahne oldu.
Ensar Altay'ın yönettiği "Kanto" filmi, kayınvalidesinin aniden ortadan kaybolmasıyla alt üst olan bir kadının hikayesini işliyor. Yönetmen Altay, filmin yalnız ölümler üzerine Japonya'da yaptığı araştırmadan doğduğunu belirterek, filmi feminist bir film olarak tanımladı ve toplumsal cinsiyet rollerine dikkat çekti: "Geleneksel olarak yükü kadının sırtına yüklüyoruz. Toksik maskülenite adım adım daha kötüye gidiyor."
Usta oyuncu Yıldız Kültür ise sevgi ve saygının azalmasından kaynaklanan jenerasyon farkı sorunlarına değindi.

Hasan Tolga Pulat’ın yönettiği "Parçalı Yıllar", Türkiye sinemasının siyasî belirsizlik ve askerî darbe döneminde yaşadığı dönüşümü, bir aktörün baba kimliği üzerinden ele alıyor. Yönetmen Pulat, bu dönem filmlerini araştırırken kendi idealizmi ile hayatın gerçekliği arasındaki çatışmayı keşfettiğini söyledi. Oyuncu İlkin Tüfekçi ise, o dönemin zorlu koşullarında kadınların ödediği ağır bedellere vurgu yaptı.

Parçalı Yıllar Film Ekibi
Ulusal Belgesel Yarışması'nda da insan hikayeleri ön plandaydı.
"Özgür Kelimeler: Gazzeli Bir Şair": Pulitzer ödüllü Gazzeli şair Musab Abu Toha'yı konu alan belgeselin ekibi, "Kelimelerin özgür olduğuna dikkat çekmek istedik. Onlar evimizi yıkabilir ama kelimelerimizle inşa ettiğimiz evlerin anahtarı bizdedir," diyerek Filistinliler için şiirin önemini vurguladı.
"Tanıştığıma Memnun Oldum": SMA hastası iki kardeş Deniz ve Can'ın hayatına konuk olan filmin ekibi, müzisyen Jehan Barbur'un katılımıyla; iki insanı ajite etmeden, muktedir bir yerden gösterme çabasında olduklarını belirtti.