9 Ağustos'ta vizyoa girecek 'Elysium: Yeni Cennet' filmi için vizyon öncesi film eleştirisi Yazar: Alevrin İpek Terzioğlu
05 Ağustos 2013

Haftanın en çok gişe yapacak filmi olmaya hazırlanan Elysium: Yeni Cennet en sonunda vizyona giriyor. Uzayda kurulmuş mükemmel bir şehir ile zengini ve fakiri birbirinden bıçakla kesercesine ayırmış bir dünya modelinden hareketle konusunu kurgulayan film; çok başarılı yanlarının keyfini sürerken, çok zayıf bağlarla bağlanmış olmasının da acısına katlanacak gibi.

''Filmde o da olsun, bu da olsun. Aman şundan da eksik kalmasın, herkese hitap etsin'' derken senaryoyu zor toplayan yazarlar bunu ne yazık ki izleyiciye de hissettiriyor. Gişe filmi yapmak bir sanattır arkadaşlar, bunu aklımızdan çıkarmayalım. Filmlerin başarılı olmasını sağlayan bütün özellikleri tek bir filmde toplamaya çalışırsanız, başarısızlığa ilk adımı atmış olursunuz. Önemli olan o başarı unsurlarını sınırlı tutarak, gerektiği kadar karışımımıza eklemektir. ''Hem gerilim olsun, hem şiddet olsun, hem aşk olsun, hem aile dramı olsun, hem ana karakterin psikolojik derinliği olsun, hem bilim kurgu olsun, hem oyuncular çok karizmatik gözüksün, hem felsefi yaklaşımı olsun, hem arada espriler olsun, hem sınıf çatışmalarına parmak bassın, hem günümüzde insan hayatına verilen değeri eleştirsin, hem net bir iyi kötü çizmek yerine kötüleri de mantıklı gösterip gerçekçi yaklaşımı olsun''  derseniz sonunda böyle tıklım tıkış bir film olur. Toplamak için bir tarafından tutsanız da bu kez de öbür taraf dökülür. Öyle bir giriş ile başlıyor ki film devamını çekmeyip de izleyiciye bıraksalar herkes bin bir farklı türden senaryoyla gelir.

Elbette ki izlenmeyecek bir film değil. Baştan sona sizi koltuğunuza bağlıyor. Ama film; konu yoğunluğundan ötürü o kadar çok yön değiştiriyor ki, bu yüzden çok fazla mantıksız olay bırakıyor ardında. Güzel bir filmi izlerken bu tip mantık hatalarının nasıl sinir bozucu olduğunu sizler de çok iyi bilirsiniz mutlaka. Gişe için hazırlanan Elysium, başarılı olmak için bu kadar matematiksel düşünmemeliydi bence.

Bütün bu kötü eleştirilerin yanında filmde insanı düşünmeye iten çok güzel noktalar da vardı. Özellikle felsefi boyutu olan bilim kurgu filmi hayranları bu filmde çok eğlenecektir. Her ne kadar ben bu konuların çok ucuz bir biçimde işlendiğini düşünsem de, yine de parmak bastığı noktalar çok güzel. İnsan neden değerlidir, para ve güç tutkusu insanlığı nereye kadar götürebilir, teknoloji gerçekten de insanı köleleştiriyor mu, gibi günümüzde çok popülerleşmeye başlamış soruların yanı sıra benim en çok sevdiğim soru olan 'Yer yüzünde cennet var mıdır?' sorunsalını birinci planda işlemiş.

Çok yazık ki; bunca soru arasında kaybolan bir film olduğu için, hiçbirine net bir cevap vermeyi başaramamış. Özellikle filmin sonuna kadar 'yer yüzünde cennet' sorusunun cevabını beklerken ve filmin bütün gidişatı yer yüzünde cennet diye bir şeyin asla var olamayacağına işaret verirken, son dakikada çok yersiz bir dönüşümle anlamsız ve de sonucu olmayan bir cevap bıraktı avuçlarıma... Yaşadığım hayal kırıklığının hesabını dahi veremeyen bir film olduğu için notum oldukça düşüktür.

 İyi seyirler...

 

 YORUMLAR  ({{commentsCount}})
{{countDown || 2000}} karakter kaldı
{{comment.username}}
{{moment(comment.date).fromNow()}}
Uyarı:  Yorumunuz, yönetici tarafından onaylandıktan sonra tüm ziyaretçilerimiz tarafından görüntülenebilecektir. (Bu mesajı sadece siz görüyorsunuz)
{{reply.username}}
{{moment(reply.date).fromNow()}}
Uyarı:  Yorumunuz, yönetici tarafından onaylandıktan sonra tüm ziyaretçilerimiz tarafından görüntülenebilecektir. (Bu mesajı sadece siz görüyorsunuz)