Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Mavi Gözlü Dev

Mavi Gözlü Dev

8,34

(55 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 9 Mart 2007 1 Saat 59 Dk Dram Duygusal Tarihi Politik Dram, Duygusal, Tarihi, Politik
IMDb puanı: 0

Yönetmen: Biket İlhan Biket İlhan

Ülke: türkiye

Gişe: 276.295

Oyuncular: Zühtü Erkan, Ziya Kürküt, Hakan Gerçek, Okan Yalabık, Metin Belgin, Mahmut Gökgöz, Cevdet Arıcılar, Turgay Tanülkü, Devrim Nas, Turan Özdemir Devamını Gör...

Ödüller: En İyi Erkek OyuncuUmut Veren Yeni Erkek OyuncuEn İyi Erkek OyuncuUmut Veren Genç Erkek OyuncuEn İyi Erkek Oyuncu

Konusu : Kavganın, sevdanın ve Türkçe’nin büyük şairi Nâzım Hikmet, 1941 yılında Bursa Hapishanesi’ne nakledilir. “Komünizm” propagandası nedeniyle mahkûm olan şairin ünü içeride kulaktan kulağa, efsaneye dönüşür. İbrahim Balaban ve Yusuf, ustanın odasına desen çizeceği aynaları taşırlar. Mahkûmların portresini yapan Nâzım’ın aklı yalnızca karısı Piraye’dedir. Günlerdir ne mektup, ne telgraf gelmiştir. Hasretin dinmeyen sızısı, siyatik ağrılarından da beterdir. 2. Dünya Savaşı’nın vahşeti ve sefaleti tırmanırken; şair, Müdür Tahsin Bey’den kötü haberi alır. Hakkında verilen 28 yıl hapis cezası onaylanmıştır. Piraye gelir sonunda… Mahzundur, hüzünlüdür, çaresizdir. Kısacık görüşmede, gardiyanın evinde gizlice buluşma teklifine şiddetle karşı çıkar. Ustanın öğrencisi Raşit üç yıl sonra özgürlüğüne kavuştuğunda, Orhan Kemal adıyla “72. Koğuş” hikâyesinin yazarı olacaktır. Balaban içeride, “şair baba”sının yanında ressamlığı ilerletir. Açlıktan ölenlerin çoğaldığı günlerde, dokumacılık sayesinde karısına para yollayan şairin son umudu dayısı Ali Fuat Paşa’dır. Celile Hanım oğlunu kurtarmanın yollarını aramaktadır. Peynirci Nuri’nin getirdiği bir teneke peynir, onu zehirlemek için mi gönderilmiştir? Balaban, açlık içinde, tenekeden çaldığı peyniri sevmediği bir mahkuma yedirir. 1945 yılında savaş bitmiştir ama hapishane müdürü, şaire hoşgörülü davrandığı gerekçesiyle, koltuğunu despot bir müdüre bırakmak zorunda kalır. Kırbaçlı gardiyanlar Nâzım’ın odasını basınca kıyamet kopar. Ekim 1948’de, dayı kızı Münevver ziyaretine gelir. Nâzım yeni bir sevdanın coşkusuna kapılır. İki aşk arasında bocalar, bir de üstüne Münevver kocasından ayrılmayı erteleyince bunalıma girer. Karaciğerinden sonra kalbi de yorulmuştur. Piraye’ye mektuplar yazar, yalvarır. Karısıyla zoraki buluşmada buzları eritmeye uğraşırken; Münevver’in de hapishaneye gelmesi, başka bir kâbusa sürükler şairi. 10 yıldır hapistedir, artık tükenme noktasındadır, yaşamına son vermeyi tasarlar…



bltszlk

26 Ocak 2017 20:13

Nazıım Hikmet'in düşünce hayatını ,aşk hayatını ele almış.Baştan sona film beni sarmadı.İdare eder.

Cevap Yaz

mansurx

23 Eylül 2016 08:08

Film baştan sona düşük tempolu yer yer tiyatro ve belgesel film havası da var zaten biket ilhan ın bütün filmleri böyle filmin senaryosu da zayıf yetkin dikinciler nazım hikmet ran rolünde fena değildi kısaca herşeye rağmen ortalama bir başarısı var ünlü oyuncuları için izlenebilecek bir film.

Cevap Yaz

black_eagle_09

30 Eylül 2013 15:49

Nazım'ın siyasi yönünden çok aşk hayatı üzerinde durulmuş. Oyuncu performansları iyi ama senaryo yetersiz. Umarım gerçek bir Nazım filmi çekebilirler ilerde.

Cevap Yaz

afarikan

9 Haziran 2010 14:55

Öncelikle Nazım Hikmeti'in hayatının beyaz perdeye aktarılması çok güzel bir şey. Bu anlam güzel ama sinamatografik açıdan filmi eksik bulabiliriz özellikle geçişlerde daha iyi bir yöntem bulunabilirdi geçmiş sahnelerin siyah beyaz verilmesi filmin etkiliyiciliğini azaltmış bence bizim dönem filmleri yapmaktaki sıkıntımız bu filmde de devam etmiş umarım bu sıkıntıları aşarız ve daha güzel filmler yapabiliriz.

Cevap Yaz

mawi yel

8 Ağustos 2009 02:43

oyuncu kadrosu mükemmel emegi geçenlerin yüregine saglık... güzel bir belgeseldi fakat türk filmlerinde oldugu gibi aşk yine fazla abartılıydı ona daha fazla zaman ayrılmıştı ama yinede teşekkürler zaten başka türlü yapamazlar bu tür belgeseller....)

Cevap Yaz

emre84

5 Nisan 2009 20:08

Finalde davet şiirinin hep bir ağızdan okunması süperdi emeği geçen herkesin ellerine sağlık böyle güzel bir film ortaya çıkardıkları için

Cevap Yaz

melisrenan

26 Mart 2009 22:34

oyuncular süper film farklı yada daha iyi işlenebilirdi ama bence böyle de güzeldi.

 

filmde nazım hikmet'in saatinde piraye resmi mi vardı, ayteni ayten geçiyor misali piraye geçiyor her yerden:D

Cevap Yaz

raskolnikov19@hotmai

19 Mart 2009 20:48

ÇOK MONOTON BİR FİLİM.HİÇ BİR HEYECEN YOK FİLMDE.OYUNCULUK ÇOK İYİ OLMUŞ.BENİ EN ÇOK SONU ETKİLEDİ.EŞYALARIN KOĞUŞTAN ÇIKARTILMASI ONUN HAPİSANEDEN ÇIKARKEN GÖSTERİLMEMESİ ÇOK GÜZELDİ.YİNE DE HER VATAN EVLADI SİYASİ GÖRÜŞÜ NE OLURSA OLSUN BU FİLMLERİ İZLEMELİ.NELER OLMUŞ BİLMELİ.ÖZELLİKLE HALKÇI GEÇİNEN CHP NİN NE KADAR FAŞİST OLDUĞUNU GÖRÜN.BAHSEDİLEN DÖNEM 38-50 YILLARI ARASINDA Kİ TEK PARTİ CHP YÖNETİMİDİR.TABİİ 51 DE DEMOKRAT PARTİ ASKERLİĞİNİ YAPMADIĞI VE KAÇMASI SEBEBİ İLE VATANDAŞLIKTAN ÇIKARARAK ONLARDA FAŞİST BİR DÜŞÜNCE SERGİLEMİŞTİR.BUNU DA UNUTMAMALIYIZ

Cevap Yaz

uray35

28 Ekim 2008 23:02

neredeyse 2 saat süren ama buna rağmen içi bomboş olan, hiçbir şeyin anlatılmadığı bir film olamaz herhalde.ama bu durumu mavi gözlü dev filminde görüyoruz.filmin ilk saati hadi bir şekilde geçiyor ama ikinci saatinde artık saate bakıyorsunuz bitmedi mi daha diye.bomboş geçen bir iki saat...ayrıca tam bir senaryo rezaleti...nazımla ilgili bir film ama içinde hiçbir şey yok.nazımın sadece belli bir dönemini anlatmaya çalışmışlar ama yüzlerine gözlerine bulaştırmışlar.nazımın mücadelesine değinmeye çalışmışlar olmamış,aşklarına değinmeye çalışmışlar olmamış,siyasi görüşlerine değinmeye çalışmışlar olmamış.daha uzatılabilir bu liste...

yetkin dikinciler,rıza sönmez ve ferit kaya oyunculukları ile filmi ayakta tutmaya çalışmışlar ama bu çaba da filmi kurtarmaya yetmiyor...nazımın hatırına izlenecek bir film ama açıkçası da biraz zorlamayla...filmin tek iyi tarafı nazımla ilgili olarak yapılmış ilk film,hatta ilk film denemesi olması...

Cevap Yaz

Naklow

31 Ağustos 2008 17:00

Sen yanmasan ben yanmasam biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.. öyle bi ülkede yaşıyoruzki böyle bir ustayı böyle bir insalığı (evet insanlığı çünkü o bir kişi değildi) ilkemizde sewmeyen bir sürü insan müsvettesi var dicem çünkü müsvetteler hayatlarında 2 kitap okumamış insanların insan olması imkansızdır.. filme gelince gelin görün bir usta bir sewgi bir yaşam bir acı bir aşk bir fısıltı bir öğretmen bir arkadaş bir dost bir gerçek insan görün..

Cevap Yaz
Yandex.Metrica