Ölünceye Kadar

8,78

( 20 kişi yorum yaptı )

Ölünceye Kadar

Sinema Filmi

1970

Faik Coşkun’un pompalı ‘lüx’ lambasıyla aydınlatılan sahil meyhanesinde yürek sızlatan Keman Taksimi.
Nejat ; “Deniz görünmeli evimizden. Bir de bahçesi olmalı. Geceleri o bahçede kayan bir yıldıza dileklerimizi fısıldamalıyız. Çocukluğumdan beri çalışarak, hayatla boğuşarak büyüdüm ben. Hayal kuracak vaktim olmadı. Sadece böyle bir evi, orada geçecek hayatı özlerdim. Yağmurlu gecelerde tramvay beklerken bu hayalle ısınırdım. Bunları unuttuğumu sanıyordum. Hayal yaşım geçti sanıyordum.”
Nesrin ; “Öyle bir evimiz var bizim. Seni oraya götüreceğim. Şehirden uzak. Denize yakın. Pencerelerde, kapılarda bekleyeceğim seni. Bütün bir günün yorgunluğuyla geleceksin. O yorgunluğunu da seveceğim. Günlerimiz, gecelerimiz sevgiyle dolacak. Hizmet edeceğim sana. Ye mekte, sahilde, okurken, uyurken hep seni seyredeceğim.” (Filmin sonuna doğru o eve gidiyorlar. Ama olaylar genç kıza şunları söyletiyor ; “Bir akşam sana ümitlerle, sevinçlerle bahsettiğim yazlık ev buydu. Buraya böyle mi gelecektik.”)

Belkıs Özener’in söylediği ‘Ölünceye Kadar’ (Avni Anıl / İ. Behlül Pektaş); “Aşkımız ölünceye kadar bitmeyecek//Yıllar seni sevmeye yetmeyecek//Hatıralar gözlerimden gitmeyecek//Güller açmasa da bahar gelmese de.”
Esat Mahmut Karakurt’un kitabı (İnkılâp Kitabevi) (Beşinci Basım–1946) (Birinci Baskı–1937) ve beyazperde uyarlaması, yine genç kadınlar ve olgun yaştaki erkeklerle ilgili.
Bedri Nejat. ‘Ceza Hukuku Müderrisi’. Yazarın tüm kahramanları gibi Avrupa’da, ‘Sorbon’da okumuş. 43 yaşında. (Sayfa 11) “Parlak siyah saçlarının şakaklarını örttüğü yerde beyazlar görünüyor.” Çok ciddi ve konuşurken kimsenin yüzüne bakmıyor. Kız kardeşi Berrin (romanda Bülent) ve ev işlerine yardım eden Şaziment Kalfa’dan başka kimsesi yok. Derslerde Ceza Kanununun 423. maddesini anlatırken esip gürlüyor. Genç kızların ‘en mukaddes kıymeti’ konusunda çok hassas; “Mendil hırsızı telafisi kabil bir suç işlemiştir. Fakat öbürünü çalan..”
Sakınılan göze çöp batarmış. Evlenmek üzere olduğu Nimet’in iki yıl önce böyle bir şey yaşadığını öğrenince köpürür; “Lekeli bir kadınla evlenemem ben. Bu leke ile kirlenemem.” Berrin ise Nimet’i affetmesini istiyor.
Nejat ; “Başkasının koynunda bir sokak kadını gibi yatmış, tabiatın ancak kocaya bahşettiği en büyük kıymeti yabancı birine teslim etmiş. Nasıl affederim?”
Berrin ; “Onun karşısına hırsız gibi çıkan, tertemiz bir kızı yalanlarıyla mahveden erkek namussuz olmuyor da niçin zavallı kadınlara atılıyor bu kapkara leke?”
Nejat ; “Erkeğin, feda edilecek böyle üstün bir manevi değeri yoktur..”
Kardeşinin de aynı durumda, dahası Mühendis İhsan’dan iki aylık hamile olduğunu bir bilse. Delikanlı “Şirketin bir fabrika projesi için Avrupa’ya” gitmek(!) zorundaymış.
Nejat, aylar sonra o güzel deniz kenarında Nesrin’le beraber olduktan sonra “Böyle bir şey benim için en büyük ahlaksızlıktı. Böyle bir kadınla erkeğin düşmanıydım. Nimet’i affedebiliyorum şimdi. Bir genç kız bir an için kendinden geçebilirmiş. O kızın en yüce değerini alan erkek de bir haydut olmayabilirmiş” diyecektir.
Ama bu arada Nimet canına kıymış. ‘Müderris’ perişan. Savcı arkadaşı Ziya toparlanması için onu Yalova, Termal’deki Büyük Otel’e (romanda Büyükada’daki Marmara Oteli’ne) götürür. Tüm bu olanlardan sonra kadınlara karşı daha da mesafeli. Sarışın afet Seniha’nın ilgisinden söz eden arkadaşına “Kadın lafı açma bana” demişti. Ama kaderin önüne geçilmiyor.
Nesrin..Deri tüccarı merhum İsmail Bey’in kızı (Sf. 57). Romanın sonundaki mahkemede ise babasının adı Cavit olur (Sf. 208). 19 yaşında. ‘Orta tahsilini’, (romanı Esat Mahmut yazdığı için) kaçınılmaz bir şekilde Paris’te yapmış. Orman yolunda karşılaşırlar. Nejat hiç yüz vermiyor ama bu güzel kıza fazla direnemeyeceğini anlayabiliyoruz.
‘Kalbi Kırık Serseri’ (N. Demirci / F. Ebcioğlu) melodisini dinlediğimiz Gazinoda annesi Nazan, aile dostları Feridun (romanda yok) ile karşılaşır. Masada seyirciyi şaşırtan bir kişi daha var; Mühendis İhsan. Berrin’i çoktan unutmuş ve (Feridun’un da yardımı ile) Nesrin’in milyonları peşinde.
Nejat ‘hiçbir şeye yeniden başlamayacak kadar isteksiz’ ama Ziya başka türlü düşünüyor; “Bir gün bir başkasında aşkı da mutluluğu da bulacaksın nasıl olsa. Bu kız niçin Nesrin olmasın?”
Kendine bile açıklayamadığı aşktan uzaklaşmak istiyor. Ama Yazar ‘Kadın Severse’ (1939) ve ‘Ömrümün Tek Gecesi’ (1949) romanlarında tekrar kullanacağı cümle ile ona yardımcı olur; “Mukavemetin, metanetin de bir derecesi vardır (Sf. 105).”
‘Vole Vole Farandole’ (1968) (Raskin / Jourdan) melodisini dinlediğimiz sahnede İhsan ve Seniha iki sevgiliyi ayırmak için bir plan yapıyorlardı. Geçici de olsa başarılı olurlar.
Asıl kıyamet, Berrin, İhsan’ın Nesrin’le evlenmek üzere olduğunu anladığında kopuyor. Genç kız kaçarken bir kamyonun altında kalır. (Roman çok farklı. O gururlu ağabeyin fellik fellik kürtaj yapacak doktor araması çok ilginçti.) Sonrasında Nejat’ın hukuk falan düşünecek hali yok. İhsan’ı öldürür. 450. maddenin 4. fıkrası gereği ipe gidecekken Nesrin’in mahkemedeki konuşmasından sonra 7 yıl için İmralı’ya gönderilir. (Romanda ise açıklamada bulunan Bülent ve ceza 7 buçuk yıl.)

Paul Mauriat Orkestrası’nın ‘Isadora’ (1970) albümümdeki ‘Le Meteque’ (1969) (George Moustaki) melodisi ve Nesrin’in aklından geçenler; “Öfkeli, kin tutuyor. Kolay affetmiyor, kolayca kızıyor. Üstelik müthiş mağrur. Senin gibi vahşi bir adama sevimli bir güvercin gibi avucumdan su içireceğim. İlgi göstermediğin bu küçücük çocuk tövbe ettirecek sana. Öyle beğendim ki seni bilemezsin.”
(Yazan: Murat Çelenligil)






















Oynayanlar

Arzu Okay Arzu Okay Nesrin
Salih Güney Salih Güney İhsan
Hayal Sirer Hayal Sirer Nimet
Yılmaz Gruda Yılmaz Gruda Avukat Ziya
Feridun Çölgeçen Feridun Çölgeçen Feridun Taner
Nevzat Okçugil Nevzat Okçugil Nazan
Muammer Gözalan Muammer Gözalan hakim
Özcan Özgür Özcan Özgür Doktor
Mehmet Büyükgüngör Mehmet Büyükgüngör Nikâh Memuru
Ali Demir Ali Demir Polis
Özen Tutucu Özen Tutucu
Mustafa Yavuz Mustafa Yavuz
Mahmure Handan Mahmure Handan Şaziment Kalfa
Müşerref Çapın Müşerref Çapın Nimet'in Annesi
Vala Önengüt Vala Önengüt YILMAZ GRUDA SESLENDİRMESİ
Nevin Akkaya Nevin Akkaya Zuhal Aktan Seslendirmesi
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm Arzu Okay Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Feridun Çölgeçen Seslendirmesi
Tijen Par Tijen Par Hayal Sirer Seslendirmesi
Sacide Keskin Sacide Keskin Nevzat Okçugil Seslendirmesi
Timuçin Caymaz Timuçin Caymaz Muammer Gözalan Seslendirmesi
Ayhan Işık Ayhan Işık

Ekip

Kurgu Nevzat Dişiaçık (Kurgu)
Yapım Ekibi Sadri Karan (Yapım Sorumlusu)
Sadri Karan (Yapım Amiri)
Hikmet Türk (Set Ekibi)
Yönetmen Ekibi Samim Utku (Teknik Yönetmen)
Kamera Ekibi Tuncay Ural (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Osman Bilen (Negatif Kurgu)
Recai Karataş (Laboratuar Şefi)
Ses Ekibi Tuncer Aydınoğlu (Ses Kayıt)
Arif Özalp (Senkron)
Müzik ekibi Avni Anıl (Beste)
İlham Behlül Pektaş (Beste)
Seslendirme Sacide Keskin (Seslendirme Yönetmeni)

Firmalar

Ender Işık Servisi (Işık)
Acar Film (Film Hazırlık)
Er Film (Yapım)

Son Yorumlar (20)

Kleberson avatar Kleberson 19 Haziran 2015 19:43:26

8

cok güzel bir film mutlaka seyredin

aysenazan avatar aysenazan 18 Haziran 2015 15:04:04

Bu filmin müziğini kayıt olarak bulmazsam gözlerim açık gidecek. Yanlış bilmiyorsam Belkıs Özener tarafından söylenen bir şarkı. Ancak şarkıyı ayrıca bulabilen bir arkadaş olursa çok sevinirim.

aysenazan avatar aysenazan 12 Mayıs 2015 14:00:38

Geçen hafta sonu filmi bir kez daha izledim. ve bana yine aynı tadı verdi. İnsanı başka bir dünyaya, başka bir hayata, bambaşka bir atmosfere sürükleyen bir film. filmi izledikten bir süre sonra sanki halen daha o otelde kalıyorsunuz. Nesrin'in ses t onu kulaklarınızda. bu rolde Arzu Okay'dan başkası oynayamazdı bence. Yoksa bu film aynı anlamı taşımazdı. Filmin alındığı Esat Mahmut Karakurt'un aynı isimli romanını da okudum ancak aynı tadı vermedi. bambaşka bir film.

dikişsizsabri avatar dikişsizsabri 26 Ağustos 2014 13:05:12

10

_ Bütün kapılarda, bütün pencerelerde seni bekleyecektim. Yorgunluğumuzu, ekmeğimizi, ışığımızı, baktığımız yerleri, sevincimizi çocuklarımızla paylaşacaktık.
__ Hiçbiri olmayacak artık. Bütün bir ömür yerine tek bir gecemiz, birkaç saatimiz var.
__ Sonra
__ Nayrılacağız

kral_affetmez avatar kral_affetmez 12 Kasım 2013 12:01:32

türk sinemasının en iyi filmlerinden birisidir.salih güney çok karizmatik.

beyzacetin avatar beyzacetin 09 Nisan 2013 17:29:40

10

Ayhan Işık öleli yıllar olmuş ama Türk sineması hala o kadar yakısıklı bir jön görmemiş. Hem karizma, asalet, mağrurluk hem de oyunculuk KUSURSUZ

Yandex.Metrica