Ölünceye Kadar

8,68

( 22 kişi yorum yaptı )

Ölünceye Kadar

Sinema Filmi

1970

‘Nihâvend Makamında Keman Taksim’.
Faik Coşkun’un ‘lüks’ lambalı sahil meyhanesi.
Nejat; “Deniz görünmeli evimizden. Bir de bahçesi olmalı. Geceleri o bahçede kayan bir yıldıza dileklerimizi fısıldamalıyız. Çocukluğumdan beri çalışarak, hayatla boğuşarak büyüdüm ben. Hayal kuracak vaktim olmadı. Sadece böyle bir evi, orada geçecek hayatı özlerdim. Yağmurlu gecelerde tramvay beklerken bu hayalle ısınırdım. Bunları unuttuğumu sanıyordum. Hayal yaşım geçti sanıyordum.”
Nesrin; “Öyle bir evimiz var bizim. Seni oraya götüreceğim. Şehirden uzak. Denize yakın. Pencerelerde, kapılarda bekleyeceğim seni. Bütün bir günün yorgunluğuyla geleceksin. O yorgunluğunu da seveceğim. Günlerimiz, gecelerimiz sevgiyle dolacak. Hizmet edeceğim sana. Yemekte, sahilde, okurken, uyurken hep seni seyredeceğim.”
Filmin sonuna doğru o eve gidiyorlar. Ama araya giren cinayet genç kıza şunları söyletiyor; “Bir akşam sana ümitlerle, sevinçlerle bahsettiğim yazlık ev buydu. Buraya böyle mi gelecektik.”


Jenerikte Belkıs Özener’in sesiyle ‘Ölünceye Kadar’ (Avni Anıl / İ. Behlül Pektaş). “Aşkımız ölünceye kadar bitmeyecek//Yıllar seni sevmeye yetmeyecek//Hatıralar gözlerimden gitmeyecek//Güller açmasa da bahar gelmese de.”
‘Ölünceye Kadar’ın (1937-Esat Mahmut Karakurt) (İnkılâp Kitabevi) (Beşinci Basım–1946) beyazperde uyarlaması. Yazarın hemen tüm eserleri gibi, konu yine genç kadınlar ve olgun yaştaki erkekler.
‘Ceza Hukuku Müderrisi’ Bedri Nejat, ‘Sorbon’da okumuş. Yaşı 43. Parlak siyah saçlarının şakaklarını örttüğü yerde beyazlar hâkim. Çok ciddi ve konuşurken kimsenin yüzüne bakmayan biri. Kız kardeşi Berrin (romanda ‘Bülent’) ve ev işlerine yardım eden Şaziment Kalfa’dan başka kimsesi yok.
Hukukçumuz, genç kızların ‘en mukaddes kıymeti’ konusunda çok hassas. Derslerde ceza kanununun 423. maddesini anlatırken esip gürlüyordu. Cebimizden mendil çalanı aylarca hapiste çürütürken tecrübesiz genç kızları ‘hazinelerinden mahrum bırakanlar’ ağır bir şekilde cezalandırılmıyormuş. Mendilin telafisi mümkünken diğerinde böyle bir imkân yokmuş!
Sakınılan göze çöp batar misali, evlenmek üzere olduğu Nimet de iki yıl önce böyle bir şey yaşamış! Öğrenince köpürür Nejat Bey. Lekeli bir kadınla evlenemez, bu kapkara leke ile kirlenemezmiş. Başkasının koynunda bir sokak kadını gibi yatarak, tabiatın ancak kocaya bahşettiği en büyük kıymeti yabancı birine teslim eden birini “Nasıl affederim” diyor. Tertemiz bir kızı yalanlarıyla mahvedeni değil, zavallı kadınları ‘namussuzlukla’ suçluyor. ‘Erkeğin, feda edilecek böyle üstün bir manevi değeri yokmuş’ çünkü! İntihar girişiminde bulunup ölmek üzereyken bile affetmez Nimet’i! Böylesine öfkeli!
[Aylar sonra o güzel deniz kenarında Nesrin’le beraber olunca “Böyle bir şey benim için en büyük ahlaksızlıktı. Böyle bir kadınla erkeğin düşmanıydım. Nimet’i affedebiliyorum şimdi. Bir genç kız bir an için kendinden geçebilirmiş. O kızın en yüce değerini alan erkek de bir haydut olmayabilirmiş” diyecektir].
Kardeşinin de aynı durumda, dahası iki aylık hamile olduğunu bilmiyor henüz! Mühendis İhsan “Şirketin bir fabrika projesi için Avrupa’ya gitmek zorundayım” falan diyerek atlatıyor Berrin’i.
Bu arada Nimet canına kıymış. ‘Müderris’ perişan. Savcı arkadaşı Ziya, toparlanması için Yalova, Termal’deki Büyük Otel’e (romanda Büyükada’daki Marmara Oteli’ne) götürür. Tüm bu olanlardan sonra kadınlara karşı daha da mesafeli. Sarışın afet Seniha’nın ilgisinden söz eden arkadaşına “Kadın lafı açma bana” diyecek kadar sert. Ama kaderin önüne geçilmiyor.
Nesrin, ‘orta tahsilini’, (romanı Esat Mahmut yazdığı için kaçınılmaz bir şekilde) Paris’te yapmış. Orman yolunda karşılaşırlar. Nejat hiç yüz vermiyor ama fazla direnemeyeceğini anlayabiliyoruz.
‘Kalbi Kırık Serseri’ (N. Demirci / F. Ebcioğlu) melodisini dinlediğimiz gazinoda genç kızın annesi Nazan, aile dostları (romanda yok) Feridun ile karşılaşırız. Masada şaşırtıcı bir kişi daha var; Mühendis İhsan! Berrin’i çoktan unutmuş ve (Feridun’un da yardımı ile) Nesrin’in milyonları peşinde.
Nejat ‘hiçbir şeye yeniden başlamayacak kadar isteksiz’ ama Ziya başka türlü düşünüyor. Bir başkasında aşkı da mutluluğu da bulacak nasıl olsa. Bu kız niçin Nesrin olmasın!
İçinde yeşeren aşka direnmeye çalışırken, Yazar, ‘Kadın Severse’ (1939) ve ‘Ömrümün Tek Gecesi’ (1949) romanlarında tekrar kullanacağı cümle ile yardım eder kendisine; “Mukavemetin, metanetin de bir derecesi vardır (sf. 105).” Deniz kenarında birbirlerinin olurlar.
Paul Mauriat Orkestrası’nın ‘Isadora’ (1970) albümündeki ‘Vole Vole Farandole’ (1968) (Gene Raskin / Michel Jourdan). Bu sırada İhsan ve Seniha, plan yapıyorlardı. İkisi de aynı kurşunla yaralı. Biri Nesrin’i istiyor, diğeri Nejat’ı. Geçici de olsa başarılı olurlar.
Asıl kıyamet, Berrin, İhsan’ın evlenmek üzere olduğunu anladığında kopuyor. Genç kız kaçarken bir kamyonun altında kalır. (Roman çok farklı. Bülent ölmüyor. O gururlu ağabeyin fellik fellik kürtaj yapacak doktor araması çok ilginç).
Sonrasında ‘hukukçunun’ hukuk falan düşünecek hali yoktu. İhsan’ı üç kurşunla öldürür. 450. maddenin 4. fıkrası gereği ipe gidecekken Nesrin’in mahkemedeki konuşmasıyla hafifletici nedenler dikkate alınarak 7 yıl için İmralı’ya gönderilir.
Romanda açıklama yapan kişi Bülent. Cezaysa, 7 buçuk yıl.


Paul Mauriat Orkestrası’nın ‘Isadora’ (1970) uzunçalarındaki ‘Le Meteque’ (1969) (George Moustaki).
Nesrin’in aklından geçenler; “Öfkeli, kin tutuyor. Kolay affetmiyor, kolayca kızıyor. Üstelik müthiş mağrur. Senin gibi vahşi bir adama sevimli bir güvercin gibi avucumdan su içireceğim. İlgi göstermediğin bu küçücük çocuk tövbe ettirecek sana. Öyle beğendim ki seni bilemezsin.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Oynayanlar

Arzu Okay Arzu Okay Nesrin
Salih Güney Salih Güney İhsan
Hayal Sirer Hayal Sirer Nimet
Yılmaz Gruda Yılmaz Gruda Avukat Ziya
Feridun Çölgeçen Feridun Çölgeçen Feridun Taner
Nevzat Okçugil Nevzat Okçugil Nazan
Muammer Gözalan Muammer Gözalan hakim
Özcan Özgür Özcan Özgür Doktor
Mehmet Büyükgüngör Mehmet Büyükgüngör Nikâh Memuru
Ali Demir Ali Demir Polis
Özen Tutucu Özen Tutucu
Mustafa Yavuz Mustafa Yavuz
Mahmure Handan Mahmure Handan Şaziment Kalfa
Müşerref Çapın Müşerref Çapın Nimet'in Annesi
Vala Önengüt Vala Önengüt YILMAZ GRUDA SESLENDİRMESİ
Nevin Akkaya Nevin Akkaya Zuhal Aktan Seslendirmesi
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm Arzu Okay Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Feridun Çölgeçen Seslendirmesi
Tijen Par Tijen Par Hayal Sirer Seslendirmesi
Sacide Keskin Sacide Keskin Nevzat Okçugil Seslendirmesi
Timuçin Caymaz Timuçin Caymaz Muammer Gözalan Seslendirmesi
Ayhan Işık Ayhan Işık Nejat
Esen Günay Esen Günay Salih Güney Seslendirmesi
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay Ayhan Işık Seslendirmesi

Ekip

Kurgu Nevzat Dişiaçık (Kurgu)
Yapım Ekibi Sadri Karan (Yapım Sorumlusu)
Sadri Karan (Yapım Amiri)
Hikmet Türk (Set Ekibi)
Yönetmen Ekibi Samim Utku (Teknik Yönetmen)
Kamera Ekibi Tuncay Ural (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Osman Bilen (Negatif Kurgu)
Recai Karataş (Laboratuar Şefi)
Işık Ekibi Aydın Yurteri (Işık Şefi)
Mehmet Çakar (Işık Şefi)
Ses Ekibi Tuncer Aydınoğlu (Ses Kayıt)
Arif Özalp (Senkron)
Müzik ekibi Avni Anıl (Beste)
İlham Behlül Pektaş (Beste)
Seslendirme Sacide Keskin (Seslendirme Yönetmeni)

Firmalar

Ender Işık Servisi (Işık)
Acar Film (Film Hazırlık)
Er Film (Yapım)

Son Yorumlar (22)

benimsinema avatar benimsinema 20 Şubat 2016 18:41:49

7

Bence zuhal altanla arzu okayin rolleri degismeliydi. Arzu okay ayhan isik icin kücük duruyor.. salih güney yine herzamanki gibi kötü. Ayhan isiksa yine agir basli ve karizmatik. Klasik yesilcam filmi yine

sinemaadamı avatar sinemaadamı 16 Aralık 2015 12:55:13

7

ayhan ışık arzu okay ve salih güney gibi 3 dev ismi biraraya getiren klasik bir türk filmi. salih filmde gene kötü adam rolünde. bu filmde bunlar dışında en iyi perfonmans zuhal aktanındır. serdar gökhan 1974 çektiği unutama beni filmide bu filmden e sinlenmiş olacak ordada melek ayberk zuhal aktanın psikolojisinde bir kızı oynuyordu. feridun çölgeçen gene oyun gücünün zirvesinde aslında çoğu filmde hep aynı karakteri oynuyor desem yeridir hep paragöz hep yalaka tabi rol icabı yoksa oda yeri doldurulmayacak dev bir karakter oyuncusudur. arzu okayın ilk filmi ve ilk öpüşmesi de gene bu filmde zaten bahsederken ayhan abi fikret abi diyor jönlerimize bir belgeselinde. daha burda 16 yaşında ayhanda 41 yani aralarında 25 yaş farkı var ama şuda bir gerçek ayhan ışık ne necla nazırla ne arzu okayla birbirine yakışmıyor çünkü aralarında 25 veya 27 yaş farkı oluyor bunlarla necla 56 lı arzu 54 lü çünkü ama gene rollerini iyi canlandırıyorlar ayhana partner olarak sema özcan , belgin doruk , selda alkor iyi gidiyordu ne yazık ki bunlarda 70 lerde sinemayı bırakmışlardı. ayhan ışık ve feridun çölgeçen abimize allahtan rahmet, salih ve arzuya da uzun ve sağluklı ömürler diliyoruz.

aysenazan avatar aysenazan 06 Temmuz 2015 12:25:56

Filmin aradığım müziğini buldum. Filmi ilk izledğim yıllarda arama motorlarını alt üst etmiştim ama 2015 yılının Şubat ayında Youtubeye yüklenmiş. Bu arada bakmadığım için göremedim.
Şarkı linktedir.
https://www.youtube.com/watch?v=D0us1QqghAo

Kleberson avatar Kleberson 19 Haziran 2015 19:43:26

8

cok güzel bir film mutlaka seyredin

aysenazan avatar aysenazan 18 Haziran 2015 15:04:04

Bu filmin müziğini kayıt olarak bulmazsam gözlerim açık gidecek. Yanlış bilmiyorsam Belkıs Özener tarafından söylenen bir şarkı. Ancak şarkıyı ayrıca bulabilen bir arkadaş olursa çok sevinirim.

aysenazan avatar aysenazan 12 Mayıs 2015 14:00:38

Geçen hafta sonu filmi bir kez daha izledim. ve bana yine aynı tadı verdi. İnsanı başka bir dünyaya, başka bir hayata, bambaşka bir atmosfere sürükleyen bir film. filmi izledikten bir süre sonra sanki halen daha o otelde kalıyorsunuz. Nesrin'in ses t onu kulaklarınızda. bu rolde Arzu Okay'dan başkası oynayamazdı bence. Yoksa bu film aynı anlamı taşımazdı. Filmin alındığı Esat Mahmut Karakurt'un aynı isimli romanını da okudum ancak aynı tadı vermedi. bambaşka bir film.

Yandex.Metrica