Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

İnsanlar Yaşadıkça

İnsanlar Yaşadıkça

8,51

(11 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 29 Dk Dram Duygusal Macera Dram, Duygusal, Macera

Yönetmen: Memduh Ün Memduh Ün

Ülke: türkiye

Oyuncular: Oktay Gürsel, Gülten Ceylan, Diclehan Baban, Aynur Akarsu, Hüseyin Zan, Aynur Aydan, Memduh Ün, Sema Özcan, Cüneyt Arkın, Selahattin İçsel Devamını Gör...

Ödüller: En İyi Erkek OyuncuEn İyi 3. Film

Konusu : Kayıkla ‘Peri Padişahının Adası’na giderlerken Ayşe’nin söyledikleri; “Biliyor musun, bazen seni dinlerken gözlerimin açılmasını hiç istemediğim bile oluyor. Dünya her zaman senin anlattığın kadar güzel değil. Daha doğrusu seni tanıyana kadar güzel değildi. Sen yanımda olduktan sonra kör kalmaya bile razıyım.” Aralık, 1968. Üsküdar Ceza ve Tevkif Evi. ‘Vivre Pour Vivre’deki (1967) (Francis Lai ) ‘Théme de Catherine’. ‘Dışarıdakilerin’ ayırdına bile varmadıkları köşe kapısı açılır. Genç bir ‘tahliyeci’, çarpmamak için başını eğerek dışarı çıkıyor. Yıllarını geçirdiği yapıya omzunun üzerinden şöyle bir bakıp ceketini düzelttiğinde artık ‘dünyaya’ hazır. Eskiden taksi şoförüymüş. Önce, dizlerine kuvvet, mahallesine. Rıfat Ilgaz'ın “Haseki yolları Arnavut kaldırımı//Arabada gidenler düşünsün,//Kumkapı’ya yayan gidilir, yayan!” (‘Doğum Koğuşundan Çıkış’) (1948) dediği parke taşlarla döşeli yollar. Soba borularının pencerelerden taştığı ahşap evler. Çocukluğunun geçtiği evin önü. Ne annesi ne babası kalmış. Ne de evin evlik hali. Kapıda iri bir asma kilit. Filmin ortalarına doğru, Ayşe'sine, uğruna elini kana buladığı, hapisler yattığı kız kardeşi için “Yel üfürdü, sel götürdü… Öldü” diyecektir. [Ne olduğunu Meyhaneci Şişko’dan öğreneceğiz. “Arap Kenan’la Mustafa, kız kardeşini kirletmeye kalkınca, hazmedemeyip ikisini birden vurdu. 8 yıl yattı zavallı. Kızcağız da kahrından öldü.” TRT1 gösteriminde bu kısım yok]. ‘Vivre Pour Vivre’deki (1967) (Francis Lai ) ‘Vivre Pour Vivre’. Bir umutla gittiği eski iş yerindeki müdür “Müşkül durumda olduğunuzu ben de kabul ediyorum ama elimden bir şey gelmiyor. Maalesef eski işinizi veremem size. Talimat müsait değil. Ne de olsa sabıkalısınız” diyerek önündeki kâğıtlarla ilgilenmeye devam eder. Masa örtüleri kareli, Rum Meyhanesi’nde, hapisten tanıdığı Zeki şunları söylüyor; “Sonunda bir iş ayarlayabildik sana. İzmir’e hasta götüreceksin. Hepsi 5 yüz papel. Şimdilik 2 yüz gönderdiler. Korkma, bulanık bir iş değil. Arabayı yarın Kürt Rasim’in benzin istasyonundan alırsın. 62 Ford. Zımba gibi. Cumartesi günü tam 12’de bu adrese gelirsin. Sakın geç kalma, hastanın hayatıyla oynarız ha.” 5 Aralık, Perşembe. Milliyet Gazetesi’nde, bir süredir devam etmekte olan, ‘Körleri Hayata Hazırlama Kampanyası’yla ilgili açıklama var. Eren Han’daki ‘Körleri Koruma Derneği’ Başkanı Ziya Bey de manikür yapan karısı Rezzan’a aynı konudan söz ediyor; “Bu yardım kampanyası en çok bizim işimize yaradı. Kasada dağ gibi para yığılı. Tam 2 milyon. Çok değil, bir gün daha bekleyeceksin milyoner karısı olmak için.” Birazdan, Rezzan’ın kardeşi Zeki ve arkadaşı Hacı gelir. “Araba çalındı. Şoförüne teslim edildi. Arkasından ağlayacak kimsesi yok.” Booker T. & MGs’in “Doin’ Our Thing” albümündeki (1968) “Let’s Go Get Stoned” (1965) (Valerie Simpson / Nickolas Ashford / Josephine Armistead). Ziya Bey’in soygun planı basit. “Arabayla Han’ın bulunduğu sokağa girer, kargaşalıktan faydalanarak içeri süzülürsünüz. Saat 1’de dernekte kimsecikler kalmaz. (Cumartesileri yarım gün çalışıldığı yıllar). Kapıcı da odasında olur. Bu da kasanın anahtarı. Şifre 1-8-3-6. Zeki kasayı açarken Hacı, sen kasayı matkapla delersin. (Oysa kasanın şifreli değil anahtarlı olduğunu göreceğiz). Paraları aldıktan sonra kasayı kapatıp dinamit fitilini iyice yerleştirirsiniz.” İşin önemli tarafı bu soygunun içerden yapıldığı belli olmayacak. ‘Cat: The Incredible Jimmy Smith’ uzunçalarındaki (1964) ‘Theme From Joy House’ (1964) (Lalo Schifrin). Soygun sırasında aynı Han’daki bir terzi atölyesinde çalışan Ayşe’nin yaşamını değişecektir. Almanya’ya işçi olarak gitmek için hazırlık yapan arkadaşı Nurhan’la küçük bir evi paylaşıyordu. Soygun günü “Hesapları bir türlü kapatamadık. Öğleden sonra çalışacağız çaresiz” diyen muhasebeci Hamdi Bey ‘mesai’ye kalır. Hacı ve Zeki, ‘hesapta olmayan’ yaşlı adamı matkapla öldürürler! Kaçmalarına engel olmaya çalışan kapıcıyı da tabanca ile. Rezzan, ne olduğunu anlayamayan Orhan’a silah zoruyla manevra yaptırırken, araba, elinde ayran ve sandviçle iş yerine dönmekte olan Ayşe’ye çarpar. Genç kız, artık-en azından bir süre-göremeyecek. Kahramanımız nasıl bir oyuna getirildiğini anlar ama çok geç. “Bulanık olmayan iş buydu, ha.” Sabıkalıdır… Ne dese polisi inandıramayacaktır. Soyguncuları paralarla birlikte yol kenarındaki bir kulübede bırakıp oradan uzaklaşır. Zor günler. Hem Ayşe hem de Orhan için. Delikanlı işsiz. Eski mahallesinden tanıdığı Şoför Ahmet, bir öneride bulunur. “Askere gidiyorum yakında. Arabada çalışacak uygun birini bulamadım. Annem ‘Orhan abinden başkasına güvenemem, eğer isterse o çalışsın’ diyor. İhtiyar kadın işte, kusuruna bakma, bizim külüstürü bir şey sanıyor.” Kahramanımız artık, ‘34 DH 164’ plakalı eski model takside, (şimdilik) tek yakını, köpeği Kısmet ile birlikte direksiyon başında. Yılbaşı gecesi, Ayşe ile tekrar karşılaşır. The Ventures’ın “Walk, Don’t Run Vol. 2” 33’lüğündeki (1964) ‘Peach Fuzz’ (Nokie Edwards / Don Wilson / Bob Bogie / Mel Taylor). Genç kız biraz isteksiz katıldığı yılbaşı eğlencesinden, körlüğü ile ilgili konuşmalar nedeniyle bunalarak kaçıyor. ‘Vivre Pour Vivre’deki (1967) (Francis Lai ) ‘Théme de Candice’. Nereye gittiğini bilmez bir halde sokaklarda koşarken, Orhan'ın arabasına çarpmaktan son anda kurtulur. “Canınızdan mı bezdiniz? Herkesin eğlendiği bir gecede kendinizi öldürmek istediğinize göre kim bilir ne kadar acı çekmiş olmalısınız.” Çok güzel bir yağmur başlar. Orhan ceketini vererek, Ayşe’yi arabasına alıyor. O anda, radyoda bir anons; “Sayın dinleyiciler, saat 24. Yeni yıla girmiş bulunuyoruz. Şimdi size yılın ilk melodisi.” Başlangıçtaki notalarla ikisi için yepyeni bir yaşam başlar. Yalçın Ateş 6’lısı… Gönül Yazar… Filme sadeliğini veren ‘Sensiz Saadet’ (Yaşar Güvenir). Her şey o kadar güzel ki. Ahmet (kendini öyle tanıtır)-Ayşe-Kısmet-Günün ilk ışıkları-Deniz kenarındaki Dolmabahçe Camisi-İstanbul-Farfisa org, gitar, flüt ile ‘Alnımın yazısıydın ne yapsam silemem ki’. Birbirlerinden başka kimseleri olmayan iki genç. Eskinin de eskisi arabada başlayan sevgi, Orhan'ın kendini bir çift göze adamasını, genç kızın öfkesini, soyguncularla ölüm kalım mücadelesini hep ikincil bırakıyor. “Çok ağladın yeter. Gözlerine yazık. Benim de hayatımda sana anlatamayacağım çok şey var. Yeni yılın ilk günü başlıyor. Yalnız ikimiz için. Bir gün, yeniden dünyaya umutla bakabileceğimi sanmıyordum.” (Yazan: Murat Çelenligil)



Rıza_Nur

6 Şubat 2017 20:37

Filmde aksayan bir taraf yok.İnsanı hiç sıkmıyor.Siyah beyaz olmasına rağmen dopdolu ve akıcı bir film.

Cevap Yaz

AlınYazısı

9 Aralık 2016 17:38

Güzel bir aşk filmidir. ve Polisiye Yönetmen Memduh Ün bu tip filmlerde başarılıdır. Sema Özcan bir an kör olduğunu unuttu heralde Görür gibi oynadı rolünü. Orhan bir soygun işinde kullanılır. ve sonradan farkına varıp Teşkilatı çökertme peşindedir. bu esnada bir kıza çarparak kör olmasına neden olur. kör kız kendisine çarpanın orhan olduğunu bilmeden bu delikanlıya aşık olur ve olaylar gelişir. Yeşilçam tadında güzel bir film.

Cevap Yaz

tastekne1

20 Kasım 2016 17:33

Sema Özcan'ın, 70'lerin ortalarında birdenbire sinemayı bırakması, bizler için ne büyük kayıptır. "Mesafeli" oyunuyla, kendisini istediğimiz yere koymamızı sağlıyordu. Bazen, gizemli bir sevgili, bazen her işi çekip çeviren, kol kanat geren bir abla. Sevgiye inanmayan, terkedileceğini bilen, o yüzden de (sinemayı bıraktığı gibi) erkenden bIrakıp giden, çok eskilerde yaşadığı acıları kimseyle paylaşmayan yalnızların yalnızı bir kadın.

Cevap Yaz

tastekne1

20 Kasım 2016 17:16

Murat Çelenligil'i okuyup da hüzünlenmeyen var mı? Filmin ruhunu, özünü, nasıl desem, kendi hüznüyle yoğurup anlatıyor.

Cevap Yaz

performer

17 Mart 2016 22:25

tam memduh ün tarzı bir film, polisiye macera ve aşk...keşke kör kız modeli yerine daha gerçekçi veya daha az kullanılan bir hikaye seçilseymiş, fakat o yıllarda bu tarz hikayelerin seyirci tarafından tutulduğunuda biliyorum... yani 7 puan (iyi) en ideal puan bana göre...

Cevap Yaz

jeremiekhan

3 Ağustos 2013 11:57

büyük beklentiyle izlediğim ama karşılamayan bir film ama izlenebilir yine de sema özcan için

Cevap Yaz

benimsinema

4 Şubat 2012 20:01

jenerik müzik gönül yazar dan sensiz saadet neymis ile basliyor..izlenebilir bir film

 film bende mevcut

Cevap Yaz

hakan samsun

18 Mart 2011 11:47

inş raslarsam izliyecegim sema özcanı cok  begeniyorum yanındada cüneyt arkın  var güzel  olduguna  eminim

Cevap Yaz

B a r b a r o S

15 Ocak 2011 22:43

Cüneyt ARKIN'ın ödüllü filmlerinden biri. Mutlaka izlenmeli

Cevap Yaz

MGUNAY

15 Nisan 2010 14:56

güzel bir aşk filmi niye bir kişi yorum yapmış anlamadım izleyin güzel bir film.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica