Buzlar Çözülmeden

8,59

( 9 kişi yorum yaptı )

Buzlar Çözülmeden

Sinema Filmi

1965

“Buzlar çözülmeden yapılacak çok işimiz var.”
“Gayane’s Suite” No.2 : Lullaby. (1943) (Khachaturian) melodisi, Deli Çavuş ve ‘Kaymakam’..
Deli Çavuş ; (Agâh Hün’ün sesi ile) “Ama bütün memleket bana deli diyor.”
‘Kaymakam’ ; (Sadettin Erbil’in sesi ile) “Ona bakarsan bir sürü zırdeliye akıllı diyen milyonlarca insan yaşıyor bu dünyada..”

İstanbul Şehir Tiyatroları ve Ankara Devlet Tiyatrosu’nda oynanan (1964-65) eserin (Cevat Fehmi Başkut) ilk çevrimi. Jenerikte Şahin Gültekin’in Pir Sultan Abdal’dan film için uyarladığı bir türkü ; “Bu yıl bu dağların karı erimez//Buzlar çözülmeden yol bozuk bozuk.”
60 sonrası. Doğuda Sultan Dağları ile çevrili bir kaza merkezi : Çınarlı. Kış nedeniyle ulaşım ve iletişim yok. Ama , ‘Kaymakam’ sanki bu durumdan hoşnut. Ne yapılacaksa buzlar çözülmeden yapılacakmış. Halk yararına olmayan kurallar söz konusu olduğunda ‘artık geçersiz’ anlamında ‘Mülga’ (hem de ‘a’yı uzatarak) diye bağırır.
Onunla karşılaştığımızda Tahrirat Kâtibine emir yağdırıyordu ; 1. İçme suyu için eşraftan 500 bin lira toplanacak. 2. Kadınlar sokakta çarşafla dolaşmayacak. 3. Kahvedeki işsizler yevmiye karşılığı Taş Ocağı’nda çalıştırılacak. 4. Mahkûmlar köprü yapımına gönderilecek. ‘Bundan böyle bedava adam beslenmeyecek’miş. (80 sonrasında bu cümle bambaşka şekilde söylenecektir.)
Deli Çavuş’u kendisine Odacı yapar. “Benim prensibim şu ; Bu memlekette karnı tok, şerefli, haysiyetli insanlar arasında herkesin bir yeri olmalı. Ama geniş yer ama dar yer. Geniş diyorsam öyle alabildiğine değil. Dar diyorsam o da sığmayacak kadar değil.”
Bu arada kimleri tanımayız ki.
Kasabanın ileri gelen eşrafından Bakkal Karamuratoğlu..(Rıza Tüzün seslendirmiş) Faizcilik onda. ‘Hasta at, sığır, merkep etinden yapılmış sucuk satmak’ onda. Dükkânındaki kurtlu bakla, küflü bulgur ve ‘öğürmeden anlatmaya imkân olmayan yağlar’ da cabası. Film artık o kadarına cesaret edemeyip değiştirmiş ama tiyatrodaki adı Hacı Murat.
Kaçak gazyağı sahnesinde gizemli bir melodi var ; “Gayane’s Adagio” (Suite No.3) (1943) (Khachaturian). Aynı melodi yıllar sonra iki Hollywood filminde kullanılacaktır ; ‘2001 : A Space Odyssey’ (1968) ve ‘Aliens’ (1986).
Deli Çavuş..Gerçek adını zorlukla anımsamıştı. “Mehmet oğlu Mehmet. 1306 (1889) Sakçagözü köyünden.” Üstü başı dökülüyor. Saçı tarak yüzü görmemiş. Ama hırkasının göğsü nişanlarla dolu. Balkan Harbi ve Kafkas Cephesi’ne katılmış. “Aldığım madalyalar yaralarımın yarısı bile etmez.”
Tahrirat Kâtibi..(Zafer Önen seslendirmiş) Filmde 10 (tiyatroda 25) yıllık memur. Böyle bir ‘Kaymakam’la çalışmanın şaşkınlığı içinde. “Bu ihtilalciler hep böyle..Ama görürsün hızları çabuk geçer. Eşrafla, Ağalarla böylesine cenk edilir mi? Onlar beğenmedikleri kaymakamı yerinde oturturlar mı?”
Salcı Hatçe..Köprüyü bombalamaya kalkışmış. “Eskiden dere üstünde köprü yoktu. İnsanları, hayvanları biz iletirdik. Sonra buraya köprü yapıldı. Köprünün açıldığı gün bizim işimiz de bitti. [‘Köprü’ (1975) gibi.] Babam başka iş bulamadı, kahrından öldü.” Annesi çok daha önce ölmüş. Şimdi 4 kardeşine (filmde yalnızca birini, Ali’yi görüyoruz) bakmak zorunda. (Tiyatrodaki Hatçe ise evli ve 4 çocuğu var. Kocası İstanbul’a gitmiş bir daha dönmemiş.)
‘Kaymakam’ onu tutuklamıyor. “Kimsesiz bir kadını 4 kardeşiyle aç bırakan bizlerin suçu daha mı küçük.” Üstelik daha da ileri gider ve kasabanın varsılarından Sarıların Mahmut Efendi’nin genç kadına 5 dönümlük bir tarla vermesini sağlar. Kardeşi Ali’ye otelde iş bulur.
Sarıların Mahmut Efendi..(Mümtaz Ener seslendirmiş) Tiyatroda 100 bin, filmde 100 dönüm toprağı var. “Millet İstiklâl Harbinde vatanı için çarpışırken, o, bu topraklara çeşitli hilelerle sahip çıkmış.” ‘Kanal’ (1978) filmindeki Haşim Ağa gibi ; “Biz burada senin gibileri çok gördük. Haftasına kalmadan birer birer hepsini sepetledik.” Hızını alamayıp (kablosu kesik) telefonda Vali’ye yakınıyor ; “Kuzum bu acayip kaymakamı sen mi gönderdin buraya.” Tiyatro, sinemadan daha cesur galiba çünkü oyundaki Mahmut ‘acayip kaymakamı’ yerine metindeki şekliyle ‘komünist kaymakamı’ diyebiliyor.
Şeref Hakarar..(Osman Alyanak seslendirmiş) Kasabanın (daha doğrusu üçkâğıtçı bakkal, kömürcü, oduncu gibilerinin) davavekili, arzuhalci, iş takipçisi, ‘bilmem ne’ partisinin ilçe başkanı. (Tiyatroda ‘kapatılan bilmem ne’ partisi denirken sinemada buna cesaret edilememiş.) Voltaire’e hayran. Ama onun sözlerini işine geldiği gibi kullanıyor. Bürosunda “Volter ne zaman bir adım atsa başkasının nasırını çiğnemek için atardı” yazısı var. Ama o, ‘çiğnememek’ diye okuyor. ‘Kaymakam’ın arkasından şöyle diklenmişti ; “Elbet bizim günümüz tekrar gelecek.” Sarı Mahmut ve Karamuratoğlu’yla beraber onun kuyusunu kazmak için yapmadıklarını bırakmazlar. Tehditler ; (Alev Koral’ın seslendirdiği) Çukurovalı Afet’le basmaya kalkmalar ; Dağda bu günler için besledikleri eşkıya Yılanoğlu’nu (Muhip Arcıman seslendirmiş) peşine salmalar.
Aylar sonra kazada işler yoluna girmeye başlamışken ne yazık ki ‘buzlar da erimeye başlar’.
Filmin sonunda Kâtip’e söylenenlerden olanları anlıyoruz. “Kaymakamıyla, jandarma kumandanıyla, sağlık müdürü, maarif müdürü, hakimi ve diğerleriyle bu grup civardaki tımarhaneden kaçan deliler. Memlekette ihtilal olunca birleşmişler, yolların kapalı bulunuşundan faydalanarak buradaki idarecileri alaşağı edip tımarhaneye tıkmışlar. Güya Ankara’dan geliyorlarmış gibi onların yerini almışlar..”
Hatçe ; “Şimdiye kadar bizi akıllılar idare etti de iyi mi oldu..Ko biraz deliler idare etsin..Zaten hangimiz birazcık deli değiliz.”

Hatçe ; “Seni bekleyeceğim. Unutma bekleyeceğim seni.”
‘Kaymakam’ ; “Belki bir kışın sonunda, buzlar çözülünce gelirim..”
Hatçe ; “Sen deli olacak adam değilsin. Deli olacak adam değilsin sen.”
‘Kaymakam’ ; “İnsan olup da insanlığın bu kötü halini görüp deli olmamak mümkün mü?”
(Yazan : Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Nejat Saydam
Senaryo
Yapımcı Murat Köseoğlu
Müzik Şahin Gültekin , Cahit Berkay
Görüntü Yönetmeni Melih Sertesen
Eser
Süre 90 dk
Tür Dram, Komedi
Özellikler 35 mm
Ülke Türkiye
Etiketler Buz, Delilik, Eşkıya, İhtilal, Kızak, Daha Fazlası

Oynayanlar

Fikret Hakan Fikret Hakan Kaymakam
Selda Alkor Selda Alkor Hatçe
Nuri Altınok Nuri Altınok Deli Çavuş
Atıf Kaptan Atıf Kaptan Mahmut
Reha Yurdakul Reha Yurdakul Yüzbaşı Ekrem
Suzan Avcı Suzan Avcı Afet
Sami Hazinses Sami Hazinses Katip
Ali Şen Ali Şen Karamuratoğlu
Osman Alyanak Osman Alyanak Şeref
Vahit Volkan Vahit Volkan Şakir
Hüseyin Baradan Hüseyin Baradan Yılanoğlu
Mustafa Yavuz Mustafa Yavuz Otelci
İsmail Varol İsmail Varol
Fethi İnan Fethi İnan Rol Adı Ekle
İbrahim Seven İbrahim Seven Rol Adı Ekle
Sadettin Erbil Sadettin Erbil F.Hakan Seslendirmesi
Saltuk Kaplangı Saltuk Kaplangı Reha Yurdakul Seslendirmesi
Rauf Ulukut Rauf Ulukut Sami Hazinses Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Ali Şen Seslendirmesi
Nezihe Becerikli Nezihe Becerikli Selda Alkor Seslendirmesi
Mümtaz Ener Mümtaz Ener Atıf Kaptan Seslendirme
Agah Hün Agah Hün Nuri Altınok Seslendirme

Ekip

Kurgu Özdemir Arıtan (Kurgu)
Dekor Tasarım Fethi İnan (Dekor Tasarım)
Yapım Ekibi Melih Üstüngör (Yapım Sorumlusu)
Ahmet Ateş (Set Amiri)
Hikmet Tülek (Set Ekibi)
Yönetmen Ekibi Namık Karakılıç (Reji Ekibi)
Kamera Ekibi Tosun Bayri (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Recai Karataş (Laboratuar)
Mihal Sikarpetis (Laboratuar)
Işık Ekibi Cengiz Arlı (Işık Şefi)
Ahmet Ateş (Işık Asistanı)
Fehmi Eryılmaz (Işık Asistanı)
Ses Ekibi Tuncer Aydınoğlu (Ses Kayıt)
Arif Özalp (Senkron)
Taner Oğuz (Senkron)
Müzik ekibi Şahin Gültekin (Şarkılar)

Firmalar

Acar Film (Yapım)

Son Yorumlar (9)

benimsinema avatar benimsinema 29 Aralık 2012 14:24:06

7

filmde ince mesajlar var...kemal sunalin ilk cevirimi...fikret hakan okadar basarili ki, herzamki gibi oynadigi rollerde kendinden geciyor...filmi zaten cok sartlarda cevirmisler... fotograflar bölümünde film hakkinda bilgi edinebilirsiniz

capone avatar capone 27 Nisan 2012 12:26:04

10

Gerçekten çok güzel ve anlamlı bir film.Fikret Hakan filmde deli olarak gösterilmiş olsa bile yaptığı işlerle filmdeki birçok kişiden daha zeki olduğu anlaşılıyor.Mutlaka izleyin.Deli Deli Küpeli de ikinci çevrimi

KARAŞİMŞEK 13 Nisan 2010 13:32:04

filmin sonunda deli kaymakam ın şu sözleri çok anlamlıdır.sevdiği kızın kendisinin deli olduğuna inanmaması keşke her deli senin gibi olsa demesi üzerine fikret hakan,memleketin benim gibi delilere ihtiyacı yok, daha akıllı insanların bu ülkeyi yönet mesi gerek demesi çok anlamlı sözlerdir.                                                                      

fdts avatar fdts 26 Şubat 2009 16:54:02

9

başarılı ve keyifli bir yapım. Tebrik etmemek elde değil.

istanbullu_1980 avatar istanbullu_1980 31 Aralık 2008 00:22:12

Merhaba Arkadaşlar,Kemal Sunal'ın başrolünde oynadığı "deli deli küpeli"adlı filmin,bu filmin komedi versiyonu olduğunu biliyor muydunuz?

Murat Çelenligil avatar Murat Çelenligil 03 Ocak 2008 05:19:01

10

Deli Çavuş ; “Sen kaymakam değil paşasın bre kardaş. Sana paşam diyeceğim bundan sonra. Daha aşağısını söyleyemem.” ‘Kaymakam’ ; “Eğer yürekten söylüyorsan vazgeç. İnsan denen mahluk böyle böyle şımarır. Gün gelir paşalı ğı bile az görür. O zaman ne yaparsın..İnsanı insan yapan rütbe değil yaptıkları işlerdir.”…Erzurum’da çevrilen filmde yardımlarından dolayı Üçüncü Ordu Kumandanı Memduh Tağmaç’a teşekkür ediliyor. Kaderin cilvesi, sosyal içerikli bir filme yardım eden aynı komutan birkaç yıl sonra “sosyal uyanış ekonomik gelişmeyi aştı” gerekçesi ile verilecek muhtıraya önderlik edecektir…Yine jenerikte, yapımcının adı yönetmenden sonra yazılı…Cevat Fehmi Başkut’un “Harput’ta Bir Amerikalı” (1955-56) oyununu andırdığı söylenen eser ilk kez 1964-65 sezonu Yeni Tiyatro’da oynanmış. Vasfi Rıza Zobu, ‘Kaymakam’ı ; (Filmde Ali Şen’i seslendiren) Rıza Tüzün, Deli Çavuş’u ; Necmi Oy, Hacı Murat’ı ; Kemal Bekir, Sarı Mahmut’u ; Rauf Ulukut, Kâtibi ; Zihni Rona, Şeref’i ; Perihan Tedü, Hatçe’yi ; Nezihe Becerikli, Afet’i ; Özdemir Han, Kaymakam vekilini ; Saltuk Kaplangı, Ekrem Yüzbaşı’yı canlandırmış. Oyun çok başarılı olunca filme karar verilmiş. Selda Alkor’un yaş günü (03 Aralık) trende kutlanıyor. Erzurum’da, okuldan bir arkadaşı olan Meral Öztekin’le hasret gidermiş. O günlerde kar yağışı olmadığı için çekimler birkaç gün aksıyor. Bu arada Sami Hazinses  Erzurum Radyosu için bir bant doldurur. Ekip, boş durmamak için, Atıf Kaptan’ın yazdığı ‘Dingilzadeler’ adlı oyunu sahneye koymuş. Sonunda, gerekli kar kızaklarla getirilir…Filmin ilk sahnesinde Yüzbaşı Ekrem, kasabalıları ama aslında bizi bilgilendiriyor ; “Biliyorsunuz ki kasabanızın şehirle olan irtibatı aylardır kesik..Şu anda maalesef hiçbir yerle irtibatımız yok..Namuslu vatandaşlar, sizlere sesleniyorum ; Daha iyi, daha yeni Türkiye için pek çok, pek çok çalışmamız lazım.”…‘Kaymakam’..İyi niyetli ama toplumu yönetmek için bu yetmiyor. Kadınları çarşaftan kurtarmak ister. “..Onlara kalsa bu kara örtüye bir dakika tahammül etmeyecekler. Bütün kabahat erkeklerinde.” Yük dolu çuvallar altında iki büklüm giden kadının sigara tüttürerek önde yürüyen kocasını (Vahit Volkan) dövmeye kalkınca en büyük tepkiyi yine o kadından görmüştü. “İnsanları kölelikten insanlar bile kurtaramıyor.” Bu sahnedeki “Gayane’s Adagio” (Suite No.3) (1943) (Khachaturian) melodisini çok sonra iki filmde daha dinleyeceğiz. ‘2001 : A Space Odyssey’ (1968) filminde Jupiter’e giden Discovery One uzay gemisinde David Bowman koşarken. ‘Aliens’da (1986) jenerikte ve filmin sonunda Ripley, Newt’a “Sleep tight” dediğinde…Kâtip, ‘Kaymakam’ gibileri için şunları söylüyor ; “İhtilal kendi kanunlarını getirirmiş. Ne kanunu be, yatak yorganlarını bile getirememişler.”…Çok komik bir sahnede mahkûmlar Karamuratoğlu’na “..Al şu süpürgeyi de hele süpür şuraları bakalım. Bugün süpürme sırası senin” diyorlar. Karamuratoğlu’nun yanıtı ; “Sırası var mı bu işin. Geleli daha bir saat oldu.”…Deli Çavuş..15-20 yıldır içki içmemiş. ‘Kaymakam’ın “Sofu musun” sorusuna “Hayır, fakirim” karşılığını veriyor…Salcı Hatçe..‘Kaymakam’ın yardımını görünce onu Hızır Aleyhisselam zannediyor. ‘..Yaşayanları bırakıp da hep ölülerden, hayallerden medet umuyor.’ Sevdiğini öptüğü sahnede Şahin Gültekin’in söylediği bir Pir Sultan Abdal türküsü var ; “Gönül niçin ahvalimi bilmezsin//Yürekte yaralar türlü türlüdür//Öğüt versem öğüdümü almazsın//Yürekte yaralar türlü türlüdür.”…Çukurovalı Afet’in ‘Kaymakam’ zannettiği Deli Çavuş’u baştan çıkarmaya çalıştığı sahnedeki iki melodi  ; ‘The Story of the Kalender Prince’ (1888) (Scheherazade) (Rimsky-Korsakov) ve ‘Light Cavalry’ (1866) (Franz von Suppe)…Ali rolündeki Müslüm Er büyük olasılıkla başka bir filmde oynamadı. Dekorları hazırlayan Fethi İnan, oyuncu olarak da görev almış. Filmin şaşırtısı yönetmen Nejat Saydam’ı doktor rolünde görmek oluyor…‘Kaymakam’ ; “Senin gözlerinde merhamet var Hatçe. Işıl ışıl yanan bir merhamet. Halbuki senelerdir insanlar bunu kaybettiler sanıyordum. Ellerin sıcacık. Halbuki ben senelerdir bu sıcaklığa hasretim. Sesinde dostluk ve arkadaşlık var. Sen kaybolan bir şey getiriyorsun bana.”     

Yandex.Metrica