Özcan Tekgül

Gerçek Adı Özcan Tekgül Pekel
Doğum Tarihi 15 Ocak 1939
Ölüm Tarihi 3 Temmuz 2011
Doğum Yeri Çubuklu - İstanbul
Ölüm Yeri Antalya
Eğitim Durumu Ortaokul

Biyografisi

Ortaokul mezunudur. 1954'te bir gazetenin açtığı Plaj Güzeli Yarışması'nda derece alarak dansözlüğe başladı. 1955'te Karaca Tiyatrosu'nda sahneye çıktı. Faruk Kenç'in yönettiği "KAYBOLAN GENÇLİK& quot; filmiyle sinemaya geçti. Baş roller ve 2. derece roller oynadı. 1962'den sonra dansöz olarak çeşitli ülkeleri gezdi. Yurda döndüğünde dansözlüğe devam etti. 1980'de Kültür Bakanlığı tarafından kendisine Onur Belgesi verilmesi, çeşitli yankılara sebep oldu. 2 Temmuz 2011 Cumartesi günü geçirdiği bir trafik kazası sonucu yaşamını yitirdi. (24 Mayıs 1961 tarihli,Büyük Gazete adlı derginin 63/2 nolu sayısında yer alan röportajından,doğum günü ve yerinin doğrusu öğrenilmiştir.)

Oyuncu (35)

Eser (1)

Son Yorumlar (5)

kamilzafer avatar kamilzafer 01 Aralık 2012 10:29:24

10

Tanımını yapacak kelimeler halen sözlükler de yerini almamıştır.Favorilerimin favorisiydi.Elim bir trafik kazasında kaybetmişiz.Antalya'da.2 günde kimse sahip çıkmamış.Uncalı'da toprağa vermişler 2.7.11.Basınımızın kulakları çınlasın ! Toprağı bol ol sun.
Bu yorumumu üstteki tarihte yollamıştım lakin ne hesapsa silinmiş.Aynen repete yapıyorum.

metin55 avatar metin55 05 Temmuz 2011 03:10:07

Sabah Gazetesinde Savas Ay´in 05.07.2011 Tarihli Özcan Tekgül´ün Vefat etmesinden sonra yazi yazisi Cesedi sahipsiz kaldıEski dansöz Özcan Tekgül üç gün önce Antalya'da bir kazada öldü. Morgda bekleyen cesedini alan çıkmadı. Onu seven bir genç ve üç beş vatandaş vardı cenazesinde...Polis telsizi "Antalya-Serik yolunda ölümlü trafik kazası" diye anons geçmiş. 3 gün önce, 2 araç çarpışmış, sürücüler yaralı kurtulmuş ama otomobillerden birinde bulunan 73 yaşındaki kadın yitirmiş yaşamını. Gazete ve televizyonların Antalya bürolarında çalışanlar bile fazla itibar etmemiş bu 'sıradan' kazaya. 3-5 foto muhabir gidip görüntü çekmiş ama, 'iş'; taşra kalıplarının devam sayfalarına küçük bir rutin haber olarak girebilmiş sadece. Devrisi saatlerde Antalya Devlet Hastanesi morgunun özenle soğutulmuş morguna getirtilmiş kaza kurbanı kadın. Ceset kabinlerinden birine yatırılıp önce adli tabibin görevi bitsin, sonra da yakınları gelip alıncaya kadar beklesin istenmiş. Ama uzunca süre o yaşlı kadının arayıp soranı da, merak edip kaygılananı da olmamış. Ölü bedenine sahip çıkacak tek kişi bile baş vurmamış idareye. 'CİHAN YANDI' DİLBERDİ Oysa heyhaaaat ki orada, soğuk ceset kabininde, sessiz sedasız yatan o kadın bir zamanların 'cihan yandı' dilberlerindendir. İlaveten bütün zamanların da en iyi dansözlerinden biri hatta en iyisi, kraliçesi diye bilinen Özcan Tekgül'dür. Uğruna kabadayıların bile birbirini 'harcadığı'; varlıklı, güçlü 'büyük adamların' saçının teline dokunabilmek için diller, servetler döktükleri, filmleri gişe rekorları kıran, sahne aldığı gazinoları titreten bir muhteşem kadındır o yaşlı ölü. Devri satvetinde Türkiye'nin hemen her büyük ilindeki pavyonlardan tutun, en büyük gazinolardan müzikhollere kadar her yerde sahne alandır o. Kimileyin orta sınıfın itibar ettiği gazinoların, çadır tiyatrolarının çarşamba- pazar matinelerinde, kimi zaman da jet sosyetenin seçkin kulüplerinde alkıştan inletilen mekanların perisidir. Dahası Amerikalar'da, Avrupalar'da, Mısır, Lübnan ve Uzak Doğular'da şeyhlere, prenslere, emirlere, sultanlara, cumhurbaşkanları ve krallara dans edendir o ölü kadın. Babasının emekli maaşıyla..Özcan Tekgül daha 14 yaşındayken annesiyle gittiği bir film setinde merhum yönetmen Muharrem Gürses tarafından keşfedilir ve hemen kamera önüne 'atılır'. Filmde dans sahnesini o kadar güzel başarır ki yaşamı uzunca süre ya kamera karşısında rol keserek ya da sahnede gerdan kırıp, bel bükerek geçmeye başlar. Ünlülerle aynı filmlerde oynar, en büyük gazinolarda da meşhur 'ateş dansını' yapar. Yıllar geçer yaş ilerler, zaman edeceğini eder o güzelliğe. Hiç evlenmediği için babasından ötürü bağlanan emekli maaşıyla kıt kanaat geçirdiği zor dönemlere erişmiştir. Yakın dostu sandığı kişiler bile uzaklaşmıştır yanından. Atadan miras evi 40 bin liraya satar ve Antalya'da küçümen bir daire alıp orada inzivaya çekilir. Bir ahbabın otomobiliyle giderken meydana gelen trafik kazası ve korkunç ölüm. Sonrası, ölüsüne bile yalnızlık, kimsesizlik ve cesedin şayet sahipsiz kalırsa 15 gün içinde garipler mezarlığına defnedileceği hüzünlü gerçeği. Neyse ki ona son demlerinde hem evlat, hem kardeş, hem dost kalabilmiş tek kişi olan Selim adlı genç bir sanatçı meraklanıp arıyor ve ilglileri uyarıyor. Güzeloba Camii'nde birkaç hayırsever vatandaşın katıldığı cenaze töreninden sonra dün Uncalı Mezarlığı'na gömülüyor Özcan Tekgül. Ne hayat değil mi ve elbette ne ölüm?...http://www.sabah.com.tr/Yasam/2011/07/05/cesedi-sahipsiz-kaldi

Kaya Erdaş avatar Kaya Erdaş 12 Mart 2009 18:15:03

10

TÜRKİYENİN 1 NUMARALI ORYANTALİ

Yandex.Metrica