Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Şöhret

Şöhret

6,64

(31 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 Dram Duygusal Dram, Duygusal

Ülke: türkiye

Oyuncular: Erdoğan Tutkun, Funda Eskioğlu, Şahin Çelik, Yonca Cevher, Oya Akar, Şahin Çelik, Eylem Tanrıver, Ahmet Vuran, Mehmet Candan Devamını Gör...

Konusu : Gülşen Özer, 25 yaşında, orta halli bir semtte ailesiyle yaşayan , lise mezunu bir genç kadındır. Babası yıllar önce evi terk etmiş, babasının gidişiyle Gülşen, ikisi erkek, üç kardeşi ve ev kadını olan annesiyle ortada kalmıştır. Liseyi bitirdikten sonra okumaya devam edecek maddi gücü olmadığından, ailesinin tüm sorumluluğunu üstlenerek bir butikte çalışmaya başlar. Çalıştığı butiğin müşterileri genellikle cemiyet, sanat ve medya dünyasının ünlü isimlerinden oluşmaktadır. Müşterilerden birinin düzenlediği partiye şans eseri giden Gülşen, ülkenin en ünlü kadın sanat müziği sanatçısının oğlu Mert ile tanışır. Gülşen’den çok etkilenen Mert onun peşini bırakmaz ve Gülşen de medyatik biriyle beraber olmanın bedelini ağır ödeyeceğinden habersiz gönlünü Mert’e kaptırır. Daha sonra eşi çok ünlü bir yapımcı olan butik müşterilerinden biri Gülşen’e oyunculuk teklifi yapar. Gülşen o güne kadar pırıltılı dünyaya hep özenmiştir. Teklifi duyduğunda, oyuncu olabilme hayali ona cazip gelir; böylece daha çok para kazanabilecek ve ailesine daha iyi bakabilecektir. Teklifi kabul eder ve şöhret basamaklarına adım atar.Aşk ve aile hayatında yaşadığı çalkantılar, şöhret basamaklarını çıkarken hep ona engel teşkil edecektir. İlk okul mezunundan , lisans öğrencisine , herkesin gıpta ettiği , bir günlüğüne bile olsa tatmak istediği bir duygudur ŞÖHRET… Ve sıradan bir kızın yükseliş öyküsü , çağdaş bir Sindrella Masalı gibi , pek çok kadının rüyasıdır. Bir gün kendilerine sihirli bir değnek değecek ve birden pırıltıların içinde , tuvaletleriyle salınıverecekler… Aslında tam olarak çağdaş bir masal : ŞÖHRET… Her masal , kahramanı rüyasına kavuştuğu anda son bulur. Sonra ne olduğu hiç anlatılmaz. Sonsuza kadar mutlu yaşadıkları var sayılır. ŞÖHRET’in farkı , kahramanın rüyasına kavuştuğu anda başlaması. Ve o rüyanın bedelinin neler olabileceğini anlatması. Dizi insanlara şunu soruyor:ŞÖHRET olmak için neleri feda edebilirsiniz?10 kasım Perşembe saat 20:00 deki ilk bölüm özeti kısaca şöyle: Gülşen Özer(Ahu Türkpençe), 25 yaşında, orta halli bir semtte ailesiyle yaşayan genç bir kızdır. Babası yıllar önce evi terk etmiş, babasının gidişiyle Gülşen, ikisi erkek, üç kardeşi ve ev kadını olan annesiyle ortada kalmıştır. Ailesinin tüm sorumluluğunu üstlenerek kendisiyle aynı şartlarda yaşayan deli dolu arkadaşı Yeşim'le(Bengi Öztürk) birlikte bir butikte çalışmaya başlar. Çalıştığı butiğin müşterileri genellikle medya dünyasının ünlü isimlerinden oluşmaktadır. Müşterilerden birinin düzenlediği partiye Yeşim’in ısrarlarına dayanamayarak giden Gülşen, orada ülkenin en ünlü kadın sanat müziği sanatçısı olan Müberra Erdem(Nurseli İdiz)’in oğlu Mert(Murat Ünalmış) ile tanışır. Gülşen’den çok etkilenen Mert onun peşini bırakmaz ve Gülşen de medyatik biriyle beraber olmanın bedelini ağır ödeyeceğinden habersiz gönlünü Mert’e kaptırır. Ancak Mert Gülşen hakkında hiç bir gerçeği bilmemektedir. Büyük aşk başlamıştır...



buyrun 05

12 Kasım 2010 14:44

fena değildi

Cevap Yaz

emre84

3 Kasım 2009 10:59

Dizi uzadıkça yani devam ettikçe senaryosu kötüleşen dizilerdendi. Dizinin castı mükemmeldi ama dizi zamanında bitirilmedi.

Cevap Yaz

fdts

20 Temmuz 2009 00:50

hiç sevmediğim bir diziydi ama izleyenleride yok değildi.

Cevap Yaz

enigmacuture

18 Mayıs 2009 14:30

Mücadele ve entrikanın eksik olmadığı Hollywood"da binlerce örneği yapılmış bu dizideki en büyük eksiklik diziyi taşıması gereken Gülşen/Işıl karakterinin Ahu Türkpençe gibi sınırlı ve durağan bir oyunculuğu olan sadece iyi projelerle gündeme oturan birine teslim edilmesiydi. Ahu"yu yargılamamak da gerek aslında, muhtemelen o dönem itibarı ile Ahu"nun tavan yapan ama bugün sapun köpüğü olup uçan şöhretinden yararlanılmak istenmişti.

Müberra(Nurseli İdiz) ile olan bazı sahnelerde Ahu Türkpeçe"nin düşük tatminli oyunculuğu öyle çok sinir katsayılarımı yükseltiyordu ki TV"yi kapatmadığım anlar olmadı dersem yalan olur. Gerçi Nurseli ile oynamak da çok zordur çok büyük bir ustadır ama sonuçta bir Tanrı değildir.

Dizinin sonlara doğru zıvanadan çıkması da bence Ahu"nun ayar tutmayan oyunculuğunun bir neticesidir. Çünkü dizide bir bölüm ile akabinde gelen yeni bölüm arasında bağlantı kurmak çok güçtü. Bu bağlantı sonlara doğru komple koptu.

Aynı doğrultuda Omuz Omuza ve Kaybolan Yıllar dizilerini de örnek göstermek isterim. Star TV"nin bu iki muhteşem dizisi Senaryoda yer alan bazı hataların tekerrür etmesi nedeni ile çok askıda kalacak bir şekilde sonlandırıldılar. Dizinin sonlarına doğru bu iki dizi bambaşka bir şeye dönüştüler. Sanırım bu da senaryoya güvenip, dizinin ileriki döneme yönelik plan ve proğram yapılmamasından kaynaklanıyor. İyi bir dizide uzun vadeli kafa yorma şart.

Cevap Yaz

emre84

31 Ekim 2008 09:43

Capone bana hak verdiğin çok teşekkür ederim dizinin sonlarına doğru senaryo iyice saçmalamıştı

Cevap Yaz

burak_47

24 Mart 2008 18:16

ilk basta beyeniyordum sonradan sacmaladi sonu güzeldi :) !!!

Cevap Yaz

capone

4 Şubat 2008 15:15

emre ye hak veriyorum çok kötü bir diziydi.insanı çok sıkıyordu

Cevap Yaz

emre84

30 Kasım 2007 11:39

Şöhretin bedeli ağırdır senaryo çok kötüydü

Cevap Yaz

Yuxel1907

6 Ekim 2007 15:08

Çok kötü bir diziydi, bence yayın günü (spor programlarının yoğun olduğu bir gün olan Pazartesi) çok iyi seçilerek "Bir istanbul Masalı"ndan boşalan yere gelmiş ve ardından bayan seyircilerin başka seçeneğinin olmadığı bir günde iyi reyting almıştır.

Cevap Yaz

ilkerilk

12 Eylül 2007 10:29

vasatlığa rağmen 2 sezon ve 71 bölüm sürdü bazı diziler gibi kısa sürede ekranlardan kaldırılmadı.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica