Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Gülizar

Gülizar

8,45

(26 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 Dram Duygusal Dram, Duygusal

Yönetmen: Cemal Şan Cemal Şan Cemal Şan, Cemal Şan

Ülke: türkiye

Oyuncular: Sezin Akbaşoğulları, Ahmet Saraçoğlu, Yetkin Dikinciler, Nur Sürer, Müge Taylan, Cengiz Sezici, Mustafa Üstündağ, Gökhan Mete, Tuba Büyüküstün, Şevket Çoruh Devamını Gör...

Konusu : Gülizar genç ve güzel bir köylü kızıdır. Ailesinin isteği üzerine, kendi rızası olmadan köylerinden bir gençle nişanlandırılmıştır. Nişanlısı, başlık parası kazanabilmek için İstanbul'a çalışmaya gitmiştir. Bir gün Gülizar'ın kaderi, köye yeni bir öğretmenin gelişiyle aniden değişir. Gülizar herkesten gizli öğretmen İsmail ile büyük bir aşk yaşar. Sonunda evlenmeye karar verirler. Ancak öğretmenin bir kaza sonucu ölümü dünyayı Gülizar'ın başına yıkacaktır. Nişanlısı, bir süre sonra başlık parasıyla köye döner. Gülizar sevgilisini kaybetmenin büyük acısını, kimseyle paylaşamadan yaşarken, nişanlısıyla evlendirilir. Oysa Gülizar, aşık olduğu genç öğretmenin kadını olmuştur. Gülizar'ın babası gelenekler ile kızı arasında kalır çünkü töreler gereği namusu Gülizar'ın öldürülmesiyle temizlenebilecektir.



Komedyacı

11 Haziran 2019 22:56

Müşfik Kenter - Gökhan Mete seslendirmesi filmde.

Cevap Yaz

carbaş

31 Temmuz 2014 00:57

bu filmi uzun zamandır arıyorum ama bir türlü bulamıyorum, izlemek istiyorum, izleyebileceğim bi yer adres var mı arkadaşlar?

Cevap Yaz

tolga73

31 Mart 2009 20:08

film süper konu muhteşem kadro fevkalde daha ne olsun ki çok başarılı bir çalışma

Cevap Yaz

enigmacuture

12 Mart 2009 17:13

"Bekaret" gerçekten hassas bir konu. Gelişmemiş toplumlarda tapu. Hele Türkiye"de kadınlar bile kendi hemcinslerini koruyacakları yerde ortaçağ zihniyeti ile bakıyorlar konuya ve genelde bekareti kan temizliyor. Bu film güzel bir temayı işlemiş. Yalnız oyuncu seçimi bence yanlış. Bu kadar ciddi bir konunun üzerine yeterince gidilmemiş. Türkiye tarihine bakarsanız her devirde bekaret kadınlar için aranıyor maalesef. Erkek için arayan yok. Bunu bir örneklem ile açmak istiyorum. Sevgili Altın Portakal sahibi oyuncumuz "Yeşim Salkım" bu konu için bir demeç vermiş ve "erkek yapar. erkeğin elinin kiridir. kadın kendine dikkat edecek." demişti. Türkiyede"ki kadınlar ciddi bir risk altındalar. Baksanıza kandi hemcinsleri nasıl demeçler veriyor. Biz gelişemedik ve de gelişemeyeceğiz. Çok yazık. Ancak farklı düşünenler de yok değil. Kaos Gl yazarı sevgili Fatma Hacıoğlu, Yeşim gibi düşünmüyor. 05/03/2009 tarihli makalesinde konuyu kadın gözü ile şöyle değerlendiriyor:

""""Bekâret nedir, nerede başlar nerede biter gibisinden tartışmaları yapmayanımız var mıdır bilmem. Hayatımızın en azından gençlik yılları boyunca muhabbetlerimizin kayda değer bir kısmını meşgul edecek, ne kadar konuşsak bir o kadar konuşasımızın geleceği ve de asla bitiremeyeceğimiz tartışmalardan biri oluyor ve olmaya da devam edeceğe benzer.

Bekâret konusu ülkemiz de dâhil olmak üzere bazı ülkelerde ölüm-kalım halinde bulunabildiğinden konuşulurken ayrıca dikkat edilmesi gereken bir konu. Peki, nedir yani bekâret?
 
Üşenmedim google’a sordum “bekâret” ve de İngilizce karşılığı olan “virginity” diye... İnternet de genel yargıların bir yansıması olarak (ve/veya tam tersi) bekâreti kadınsılaştırmış. Bekâret büyük çoğunlukla kadının vajinal cinsel ilişkiye girip girmemesi üzerinden tanımlanmış.
Bunu anlamak için de zaman içinde değişik teknikler kullanılmış tabi; kadınların vajina açıklığı kontrol edilerek cinsel ilişkiye girip girmedikleri araştırmış. Kadınların vajina yapılarının farklı olması nedeniyle en başından çok da bir mantığı olmayan bu yöntem vaktiyle çok kadının hayatına da mal olmuş.
 
Kızlık zarı denen (hymen) yapının keşfedilmesinin ardından rahatlayan “kontrolcu” zihniyet bu defa da ilk vajinal cinsel ilişkide kan bekleyerek kadınları hayatından etmiş. Vajinanın 1-1,5 cm içerisinde bulunan zarın, her kadında farklı yapıda bulunabileceğinden, yapısı bozulduğunda kanama olmayabilir. Şimdilerde bizim ezberden dillendirdiğimiz bu bilgi, bilenler için çok basit olmasına rağmen hâlâ pek çok genç için hayati bir bilgi. 
 
Kızlık zarı bilgisini yaygınlaştırmak, kadının kendi bedenini tanıyabilmesinin önemli adımlarından biridir. Kadının “kıymetlisi” olarak toplumca bastırılan bu incecik yapı, daha çocuk yaşlardan itibaren kadının cinsel organlarıyla arasını açan etmenlerden biridir. Kadının cinsel organlarını tanıyabilmesi kadınları cinsel birleşmeye teşvik edebileceği algısı nedeniyle tarihin her döneminde çeşitli hurafelerle kadınların bilgiye ve dolayısıyla kendi bedenlerine ulaşmaları engellenmiştir. Kadına yapılan bu etki sadece onu değil, onunla ilişkisi olan herkesi etkilemiştir ve etkileyecektir. Korunması gerekli bu zar nedeniyle pek çok kadının kendi bedenlerinden zevk alması engellenebiliyor.
 
Kızlık zarı hakkında konuşuyor olmanın da zar üzerindeki kalıp yargıları kuvvetlendirdiği söylenebilir ki ben buna katılmıyorum. Bu yargıları oluşturan yanlış bilgilerin doğrusuyla düzeltilmesi ve konunun doğru bir şekilde konuşulabiliyor olması, toplumsal cinsiyet rollerinin değişmesinde de önemli bir adımdır.
 
Kadının cinsel bir birey olduğunu kabulleniyorum cümlesini sarf ediyor olmanın gerçek hayattaki uygulamalarının ayrıntılarda gizli olduğunu daha önce konuşmuştuk. Eğer partneri kendisi için var saydığı cinselliğini yaşama hakkını, kadının kendinden önceki cinsel ilişkilerini sorgulayarak ona yok sayıyorsa, entelektüel düşüncelerinin bir anlamı yoktur.
 
Şahsen bahsi geçtiğinde sinirlendiğim bir diğer nokta da kızlık zarı kaygısının sadece belli bir kesimdeki kadın ve erkeğin takıntısı olduğu düşüncesidir. Bekâretin yalnızca kadının cinselliğini kontrol amaçlı kullanılması ve kızlık zarı yargısı belli bir sınıfın derdi olmadığı gibi, kadın – erkek toplumdaki her bireyin cinselliğini etkiler.
 
Kızlık zarı; varlığı bir dert yokluğu resmen bir yara olan, dışarıdan bakıldığında görülemeyen ama sanki uydudan bakıldığında bile görülebilecekmiş algısı yaratılan bir zar. Bir küçük zarın, hayatımıza edebildikleri... Bu hikaye daha bitmez...""""
Bekaret"in, kadınlar dururken benim tarafımdan
savunuculuğunun üstlenilmesi aslında herşeyi açıklıyor.

Cevap Yaz

selen_24

3 Mart 2009 19:37

töre cinayetlerini çok güzel anlatan harika bi film

Cevap Yaz

Benyas

4 Kasım 2008 17:42

Tuba yı seyredemediğim tek filmi bu kaldı.Yorumlarınada bakılırsa iyi bir filim.Sis yapıma duyurulur..

Cevap Yaz

emre84

10 Nisan 2008 21:17

Sinemada görmek isterdim ama çok erken bitti

Cevap Yaz

nobel

21 Ocak 2008 19:42

ya rakadaşalar ben bu filmi izlemedim ama çok izlemek istiyorum nerde bulacam bi

len varsa söylesin ltf.

Cevap Yaz

think

21 Kasım 2007 19:35

slm ezginur sizden bir istirhamım olacak eger gulizar filmini bulursanız banada yardımcı olurmusunuz bende arıyorum bu filmi

Cevap Yaz

xacah

6 Kasım 2007 12:16

beni ağlatan tek filmdi. Şevket Çoruhun oyunculuğunun üstüne tanımam zaten bu filmdede kendini göstermişti. bu filmi tekrar tekrar izlemek istiyorum ama bi türlü bulamıyorum sinematürk comdan ricam ana bu filmi izleyebileceğimiz bi yer gösterebilirmi

Cevap Yaz
Yandex.Metrica