Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Bekleme Odası

Bekleme Odası
27 Şubat 2004 1 Saat 32 Dk Dram, Duygusal, Psikolojik
IMDb puanı: 0

Yönetmen: Zeki Demirkubuz

Ülke: türkiye

Gişe: 6.267

Oyuncular: Serdar Orçin, Nilüfer Açıkalın, Zeki Demirkubuz, Eda Toksöz, Nurhayat Kavrak, Ufuk Bayraktar, Abdullah Demirkubuz Devamını Gör...

Ödüller: En İyi Yardımcı Kadın OyuncuEn İyi Kadın OyuncuEn İyi FilmEn İyi Yardımcı Kadın OyuncuEn İyi Yönetmen

Konusu : Başkalarına göre idealist ve ilkeleri için yaşayan ama kendisine göre inançsız ve kibirli bir insan olan yönetmen Ahmet, Dostoyevskinin Suç ve Ceza romanını filme çekmek istemektedir. Ancak hem çekeceği filme,hem sevgilisi Serap ve yaşadığı hayata karşı nedensiz bir kayıtsızlık içindedir.Kendini evine kapatmış adeta bir yabancı gibi yaşamaktadır. Serap sonunda Ahmet’in bu yıkıcı ruh halini,hayatında başka bir kadın olduğuna yorar.Uzun ve sancılı bir sorgu gecesinden sonra Ahmet sıkılıp,hayatında biri olduğu yalanını söyleyince Serap evi terkeder. Bütün bunlar olurken asistanı Elif bir taraftan filmin hazırlık çalışmalarını sürdürmekte ve romanın kahramanı Roskolnikof’u oynayacak kişiyi aramaktadır. Fakat Ahmet, Elif’in deneme çekimlerine katılanların hiçbirini beğenmez.Sonunda bir süre önce evine hırsızlık amacıyla girerken yakaladığı ancak polise teslim etmeden bıraktığı genç hırsızı oynatmaya karar verir.Ancak hırsızı nasıl bulacağını bilmemektedir.....



Göztepe

13 Ocak 2019 18:56

Yönetmen Zeki Demirkubuz'un İtiraf, Yazgı'dan sonra diğer çektiği üçleme filmlerden. Gerçekten iyi bir film önce onu sevgilisi terkeder arkasından asistanıyla ilişki yaşar. Birir gece evine giren hırsıza başrol teklif eder ama proje iptal olmuştur. Tekrardan yazmaya başladığı filmde filmin adı Bekleme Odası olarak diğer evine davet ettiği bayan oyuncuya tenkit eder gerçekten iyi bir film.

Cevap Yaz

mansurx

11 Kasım 2016 13:46

Film bütün sanat filmleri gibi baştan sona düşük tempolu bir film buna rağmen bu filmlerden hala tempolu film bekleyen seyirciler var bir çok kez yazdım türkiye de sanat filmleri böyle çekiliyor ama oscar filmleri böyle değil bizim ülke daha çok cannes film festivali etkisinde sanat filmi yapıyor buna belki bir makale yazarım çünkü türkiye de son dönemde sanat filmleri ödül alsa da vizyona giremiyor girse de 5 bin filan izleniliyor bu malesef kanayan bir yara ve adım adım kansere doğru yol alıyor örnek alınması gerek festival cannes değil oscar olmalı o zaman bu sorun ortadan kalkar filme dönecek olursak nurhayat kavrak asistan elif rolünde iyi performans göstermiş ufuk bayraktar da serseri ferit rolünde fena değildi bu filmle zeki demirkubuz un yeni filmi bulantı filmi arasında bir çok ortak nokta var buna bulantı filmine yapacağım yorumda değineceğim bu filmden daha çok keyif almak için bulantı filmini izleyip filme öyle bakmak daha doğru olur film ortalama bir film ile iyi bir film arasında kalmış bir film konu bana yakın olduğundan filme olumlu bakarak 7 veriyorum aslında 6 puanlık bir film ayrıca filme bir çok yerde 92 dakika yazıldığına bakmayın filmi orjinal dvd de izledim süresi 88 dakika tadında fazla uzatmadan bitmesi filmi sıkıcı olmaktan kurtarmış film genel seyircinin sevdiği tempolu bir film değil o yüzden filmi festival filmi severlere tavsiye ederim tam anlam çıkarmak için bulantı filmini de mutlaka izlesinler son olarak filmin ailecek izlemeye uygun olmadığına önceden söyleyeyim.

Cevap Yaz

Sineperi

12 Nisan 2011 13:31

Demek Sinan Çetin dışındaki yönetmenler böyle oluyormuş :)) Çok güzel dokundurmalar var bu filmde ve bir Demirkubuz filmi olduğu hemen anlaşılıyor. Tek başına ve sadece kendisi için sinema yapmanın hazzına varmış... Biraz kendini anlatma çabası, anlattıktan sonra da biraz üstünü örtme çabası... Çok doğal, çok insanca ve çok erkekçe ve de çok dürüstçe :) Buradaki yönetmen karakterimiz ne sanat sanat içindir ne de sanat toplum içindir düsturlarıyla ilgilenmiyor. Herkese mal olmuş Dostyevski'nin Suç ve Ceza eseri üzerinde yoğunlaşması hem bir dışavurum hem de bir kamuflaj. Dışavurum çünkü "Bir yönetmen hep dürüstlük, iyilik, doğruluk, örnek olma erdemlerini baz alarak sanat yapmamalı!"yı vurguladığı anda eserin ardına saklanıveriyor. Yaptığı filmlerle insanlar onu ilahlaştırırken, söylediği yalanlar, televizyondan beslenmesi, menemen ve makarna yemesi, sigarasını tavasında söndürmesi, sürekli çay içmesi, oturduğu basit daire ve kullandığı vasat araba ile onun da ne kadar basit bir insan ve aramızdan birini olduğunu diğer yandan da hayatına kayıtsızca soktuğu ve yine kayıtsızca çıkardığı kadınlarla ne kadar basit bir erkek olduğunu da gösteriyor. Yönetmenler de insandır :)) ve kendilerine has bunalımları vardır bunu iyice anlıyoruz bu filmde. Ağır tempolu ama Demirkubuz'u bir nebze daha anlamaya yarayan bir film. Bence amacına "Zeki"ce ulaşmış ;) En güzel dokundurması ise: bekleneni vermek ve vermemek arasındaki çarpıcı tepkisel fark! Mutlaka ve sabırla ve saygıyla izlenmeli...

Cevap Yaz

raskolnikov19@hotmai

27 Eylül 2009 23:34

sıkmayan bir psikoloji filmi...zeki demirkubuz yine her zamanki tarzını;senaristliği,görüntü yönetmenliği ve kendi oyunculuğu ile ortaya koymuş...izlenmeye fazlası ile değer...

Cevap Yaz

iborotti89

25 Eylül 2008 23:20

Her ne kadar Bekleme Odası'nı Zeki Demirkubuz filmlerinin en zayıf halkası olarak görenler olsa da, benim için Masumiyet ve Kader'den bile değerli bir film.  İnsan psikolojisi ancak bukadar mükemmel işlenebilirdi. Karamsarlık mükemmel bir biçimde filme işlenmiş. Zeki Demirkubuz " odun" u çok güzel canlandırmış. Her ne kadar kendisi filmin gerçek yaşamımla alakası yok dese de, kendisini anlatıyor film ve her yönetmen ciddi yapımlarında mutlaka kendi yaşamından bir sürü şeyler katar filme.  Filmde kendimi gördüğüm ender filmlerdendir ve Zeki Demirkubuz filmleri arasında Bekleme Odası benim için daima 1.sıradadır...

Cevap Yaz

mary belcha

19 Mart 2008 13:14

demirkubuz filmlerinin en zayıf halkası gibi görünsede bildik demirkubuz kalitesi filmde kendini gösteriyor bence izlenmesi gereken bir film

Cevap Yaz

afarikan

4 Şubat 2008 17:20

film aslında sıkıcı ama bazı sahneleri seyirciyi uyandırıyor.zeki demirkubuz kendisi oynamıs bu filminde ve iyi oynamıs bence yaslı teyzeyle olan muhabbeti harikaydi.İzlenmeye değer ama dikkatli izlemek lazım aksiyon arayanlar yaklaşmasın bence

Cevap Yaz

nakrugt

30 Aralık 2007 03:34

açıkça söylemek gerekirse filmi izlerken sıkıldım... ama filmin bir yönüne hayran kaldım; Bence, Zeki Demirkubuz , Türk Sineması'nda pek yapılmayan bir tavırla, sinema eleştirmenlerini ya da eleştirmen geçinenleri hedef almış bu filmde... Bunu tek cümleyle özetleyeyim: Bekleme odası sinema salonunun ta kendisi olmuş... sürekli olarak filme ne olacağını bekliyoruz, acaba şu kim, şimdi ne yalan söyleyecek, vb, vb... seyirci de arada kaynamış doğal olarak... başka açılardan okumanın gerekmediği kanısındayım, önce yorum yapanlar zaten yeterince diğer konulara girmişler. yazımı kısa keserek kimsenin zamanını çalmayayım, zaten Bekleme Odası gereğinden fazla seyircinin zamanını boşa harcamış durumda... böyle filmleri daha az seyretmek umuduyla... daha fazla boş zamanımız olduğunda...

Cevap Yaz

serhat_gumus

1 Ağustos 2007 05:57

Cevap Yaz

travır

11 Ocak 2007 19:46

zeki demirkubuzun türk sinemasındaki yerini anlarmama gerekyok dahi bi adm vesselam bekleme odası her ne kadar bazıları için dayanılmassada yinede kaliteli bi film evet belki bi masumiyet yada itiraf deil ama sinemayı sadece eğlencelik dakikalar olark görmeyen herkes bu filmi çok beğenicektir üreten düşünen sorguluyan insanı tanıyan anlamaya çalışan ve bunun sıkıntısınıda toplumsallaşamayarak çeken insanların filmi bu arada zeki babanın başrolüde oynadığını belirtelim

Cevap Yaz
Yandex.Metrica