Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

İnat Hikayeleri (İnat Hikayeleri)

İnat Hikayeleri
5 Mart 2004 1 Saat 28 Dk Belgesel, Macera, Epik
IMDb puanı: 0

Yönetmen: Reis Çelik, Reis Çelik

Ülke: almanya, türkiye

Gişe: 7.439

Oyuncular: Ali Başkan, Kemal Gültekin, Sabri Tutal, Tuncel Kurtiz, Aslı Sulan, Reyhan Ulu, Nezeket Kılıç, Volkan Şirin Devamını Gör...

Ödüller: Alsace-Europe

Konusu : Kış aylarında köyün şehirle ulaşımını sağlayan at kızağına bir rakip çıkmıştır.Kızakçı Daşo’nun rakibi kırmızı minibüstür. Ama kızakçı kışın buz tutan Çıldır gölü üzerinden kestirme gittiğinden minibüsün göle giremeyeceğini ve yeni rakibinin kendisinden hızlı olamayacağını iddia etmektedir.Oysa minibüsçünün bu inatlaşmadan galip gelmek için başka bir planı vardır. Bu ikilinin arasında yarış devam ederken kızak ve minibüsün yolcularından tanınmış aşıklar ve hikaye anlatılıcıları da bu kıyasıya yarışa katılmışlar ve İNAT üzerine birbirinden güzel öyküler anlatmaktadırlar. Anlatılan öykülerden” LADES”,”5 KIRIK ÇÖP BİR KIRIK KALP” ve “CAMBAZ ŞAHO” canlandırılmaktadır. Gülmeyi ve ağlamayı iç içe sunan bu filmin Anadolu Halk Edebiyatı’nın, ”Aşıklama”, “Doğaçlama” yöntemini sinemaya taşıyan ilk film örneğidir. Film oldukça farklı bir yöntemle çekildi. Deneyimli oyuncu Tuncel Kurtiz ve yönetmen Reis Çelik’ten oluşan iki kişi dışında hiç kimse olmadan bölgeye gidildi. Filmin senaryosu tek sözcüktür. ”İNAT”. Bu sözcükten doğaçlama yapılarak film ortaya çıkarıldı. Filmde 1500 köylü rol aldı.



teneketrampeto

8 Eylül 2008 22:40

 “Ben bu dağların yalancısıyım bu dağların”..

Çekimler çok hoş..Çıldır Gölü’nde buzun içinde avlanan insanları izlerken  parıl parıl balıkları görünce  insanın balıklara dokunası geliyor...Kızağa atlayıp soğuktan titreyerek battaniyelere sarınasın geliyor..Köylülerin sazını atışmalarını dinlerken alüminyum çaydanlıktan bembayaz karın ortasında çay içesin geliveriyor.Minibüsle kızak kullanan iki gurubun köye kim daha çabuk varacak inatlaşmasıyla  başlayan filmde aralara yörenin inatlaşma üzerine özgün hikayeleri serpiştirilmiş.. insanları ve hikayeleri tanıtılmaya çalışılmış..ha bu arada yer yer Tuncel Kurtiz’le minübüsçünün kitabi  takışmaları tabiliğin ön planda olduğu bu tanıtım filminde bana çok sırıtık geldi..İşte özgün birkaç hikayeden biri;

Ağalardan biri oğlunu İran şahının kızıyla evlendirmek ister oğlu yok der..Uruğ beyinin kızıyla evlendirecektir yine yok der..Köyden başka bi kızı Şahsenem’i sever oğlu bir onu ister..Ağa istemez hiçbir bey ağa kızı olmayan Şahsenem’i. evlendirmemek için zora sokar..Ağa bu evliliği nasıl engelleyeceğine dair köyün büyüklerinden birinden akıl alır..Ve kimsenin o zamana kadar çözemediği çözmeye de kati olarak kimsenin akıl erdiremediği  bir muamma sorulacaktır.Ağa kaledeki evine Şahsenem’i getirtir,yaşlı adamla başlarlar muammanın örgüsüne..masaya beş kırık çöp koyulur bir daire şeklinde bitişik yıldıza benzeyen bir şekil oluşturulmuştur..Soru şudur;”bu beş kırık çöpe hiç elini değdirmeden yıldız şekli verirsen sözümdür seni gelin olarak oğluma alacağım”.Ailemizin geleneği asırlar budur.Bu muammayı çözebilen kalemizin gelini olabilir gibi de bir kılıf uydururlar..Muammayı çözebilmesi için de 40 gün müsaade verilir kıza..Şahsenem günler boyu yemeden içmeden kesilir bir masa başında çöpleri nasıl yıldız yapabilirim derdiyle uğraşır durur..40.gün olmuştur. Hala yapamamıştır dokunmadan nasıl yapabilsin ki?..40.gün  doğarken artık Şahsenem masa başındayken ağlar..gözünden akan bir damlacık çöplerin ortasına düşünceee beş kırık çöp yavaş yavaş hareket eder..Şahsenem Uruğ beyin kızı için düğün hazırlıkları başlayan kalede alır soluğu..”Muammayı çözdüm” der..Ağanın inanamaz bakışları altında çöplerin ortasına su damlatır ve çöpler açılmaya başlar ve yıldız olur..Ağa  “sözüm gereğince mecburum artık seni almaya” deyince şahsenem ..”mecbur değilsiniz”..”nasıl yani neden?”..”Oğlunuzu istemirem..Ben bu muammayı çözdüm..Oğlunuz beni gerçekten sevseydi böyle dara düşürmezdi.İstediğinizi alabilirsiniz.” Der ve kale kapısını çeker gider.Tuncel Kurtiz;”5 kırık çöp bir kırık kalbin etrafını sarıp almıış götürmüüş..”   

Cevap Yaz

tdran

1 Ağustos 2008 22:29

filmde doğallık çok güzel yakalanmış.tabi filmin yapım sürecini okuduğum kadarıyla.senaryolar çok kısa sürede yazılmış ve hemen oyannmış.Tuncel Kurtizin çok iyi bir oyuncu olduğu anlaşılmıştır.anı çok iyi yakalamış.

Cevap Yaz

güney_21

23 Haziran 2008 16:23

İnat hikayeleri gerek işlediği konu bakımından, gerekse oyuncuların performansı bakımından çok fazla eleştiremeyeceğimiz bir film diyebilirim. Filmdeki anlatımı basit bulanlar ve sırf eleştirmek için eleştirenler reis çelikin film tarzını bilmiyor olsa gerek çünkü hikayeler terekeme kültürünü iyi yansıtıyor ve reis çelikin tarzı bu kaldı ki filmdeki üç hikayede bence başarıyla işlenmiş sinemaya yerel ve evrensel düzeyde yaptığı katkılar için reis çeliki bir kez daha kutlamak gerekir...

Cevap Yaz

asım mavzer

8 Mayıs 2008 16:47

Her yönü ile doğal bir anlatım.ve tek profesyonel oyuncu Tuncel kurtiz..Filmin Galası bile donmuş çıldır gölü üzerinde karları yığarak beyaz perde oluşturularak yapılmış..nefis bir anlatım..Emeklerine sağlık...

Cevap Yaz

zuhtuural

11 Mart 2008 18:44

Anlatılan öykülerden” LADES”,”5 KIRIK ÇÖP BİR KIRIK KALP” ve “CAMBAZ ŞAHO” canlandırılmaktadır.

Cevap Yaz

say

2 Eylül 2007 15:45

Film insanoğlunu çok güzel anlatıyor...

Cevap Yaz

vosamo

13 Ekim 2006 09:58

Sonunda birileri uzaklarda biryerlerde bir şehrin olduğunu farkedip değerlendirdi çok teşekkür ederim çıldırımızı dünyaya tanıttığınız için

Cevap Yaz

tamerking

12 Şubat 2006 13:32

İnat Hikayeleri benim pek hoşuma gitmeyen bir film... Reis Çelik her zaman ilginç konulara el atıyor.. Ama ne yazık ki o kadar basitçe çekiyor ki bu filmleri insan hayal kırıklığına uğruyor.. İnat Hikayeleri de Reis Çelik \'ten nasibini oldukça almış.. Reis Çelik kendisini belirli bir ideolojiye koyacağım diye çok kasıyor.. Böyle olunca da ortaya saçma sapan işler çıkıyor.. Aralara serpiştirilmiş olan sırf söylenmiş olması için söylenen devrimci lafları bir anda \"ne alaka??\" diye düşünmemize neden oluyor ... Hal bu ki elinde güzelim senaryoları olduğu gibi aktarmaya çalışsa ve kurgularda daha başarılı olabilse çok daha güzel filmler ortaya çıkacak.. Yılmaz Güney bana göre Türk Sinemasının en iyi senaristi ve yönetmenidir.. O ki devrimci kimliğiyle anılan bir insan olmasına rağmen Arkadaş filmi dışında hiçbir filmde bir sosyal kimliği göremezsiniz.. Tamamen halkını ve ülkesini anlatır.. Ama şimdi solcu olarak nitelendire bileceğimiz yönetmenlerimiz de bunun tam tersi var.. Yani illa solcu kimliklerini filme serpiştirecekler... Kendilerini anlatmak yerine filmi anlatmaya çalışsalar ne güzel eserler çıkacak ortaya.. Ama yok.. Hiçbirisinde bu düşünce yok!! Bel ki Yavuz Turgul bunların arasından çok iyi sıyrılıyor... Reis Çelik bu yüzden benim gözümde iyi bir yönetmen değil... Kendisini değiştirmediği sürece de olamayacak...

Cevap Yaz

okaya36

27 Temmuz 2005 22:05

işte yöresel filmlerin en ilginci ve başarılısı.Karsı ve yöreyi çok iyi anlatan ayrıca şive kullanılışı doğaçlama anlatımı ile mükemmel bir film.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica