Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Susuz Yaz

Susuz Yaz

8,86

(11 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Mayıs 1974 Dram Dram

Yönetmen: Yılmaz Duru Yılmaz Duru

Ülke: türkiye

Oyuncular: Nurhan Nur, Danyal Topatan, Tuncer Necmioğlu, Hamiyet Yankı, İrfan Atasoy, Deniz Erkanat, Yılmaz Duru, Nizam Ergüden, Bilal İnci, Eşref Kolçak Devamını Gör...

Konusu : Fon müziği Ürgüplü Refik Başaran’ın ‘Cemalim’ türküsü olan filmde iki kardeş. Köylüler, suyu salmadığı için ağabey Hasan’a kızgın. Hasan; (Sadettin Erbil’in sesiyle) “Şunlara bak hele sanki su onların toprağından çıkıyor. Kaynağı benim tapulu malım değil mi? İster salarım ister salmam suyu.” Osman; (Abdurrahman Palay’ın sesiyle) “Köylü canı bahasına da suyu alır. Su toprağın bereketi, canı (1963’deki çevrimde ‘kanı’ demişti). Su olmadıktan sonra kuru toprağı ne etsinler?” Hasan; “Hah, iyi dedin işte. Toprak susuz kalınca satıp savacaklar topraklarını. Alıcısı da ben olacağım. Tüm köyün sahibi olacağım.” Aynı adlı öykünün (1960) (Necati Cumalı) (Tekin Yayınevi) (9. Basım–1987) ikinci çevrimi. İlk filmin aksine bu kez Kocabaş kardeşlerin isimleri kitaptaki gibi kullanılmış. Yıl yine 1947, yer Urla’nın Bademler Köyü. Su yöreye yetmiyor. Kaynağı da Hasan ve Osman’ın arazisinde. Ağabey, yaşça büyük olmasını kullanarak, kardeşine her dediğini yaptırıyor. Filmde söylenmiyor ama karısı, 6 ay önce doğum sırasında ölmüş. Ama o zaten artık kadın kızla (kitap ve bir önceki çevrimdeki kadar) ilgili değil. Varsa yoksa “Tüm toprak bizim olacak, bizim.” Suyu da köylülerin çekip gitmeleri için bir silah gibi kullanıyor. İlerde 8 aile toprağını ona satıp gidecektir. Osman sevdiceği Bahar’ı kaçırıp düğün yapar. 1963’de çok tantanalı bir şekilde kutlanmıştı. Bu kez tek bir köylü bile gelmez. Mahkeme falan bir sonuç vermiyor. Su yine Hasan’ın ‘tasarrufuna verilir’. En olmaması gereken şey ortaya çıkıyor; Şiddet. Kocabaşların köpeği Arap öldürülür; Zeytinlikleri yakılır. Nihayet bir gece silahlar patlar. Hasan, Sarı Veli’yi gra kurşunu ile öldürülür. Tutuklanırlar. Gra tüfeğini kullananın mahkûm olacağını öğrenince, ‘ağabeyliğini’ kullanıp kardeşini onun yerine hapis yatmaya ikna ediyor. Bu arada Bahar’ın bir kızı (öyküde oğlu) olur. Adı, Osman’ın yatacağı 9 yıla (bir önceki çevrimde 8’di) çok uygun; Hasret. Günler aylar sonra gazetedeki ‘Denizli Cezaevinde Osman isimli bir mahkûmun şişlenerek öldürüldüğü’ haberini de kendi çıkarına kullanıyor. Sorup soruşturmadan herkesi kardeşinin öldüğüne inandırır. Bahar’ı da. “Gençsin, elbet evleneceksin bir gün” dediği gece isteğini gerçekleştiriyor. 1950 seçimleri ve ‘Milli Şef’in söylemiyle ‘ayı ile yatağa girme dönemi’. Bahar’ın bir çocuğu daha olur. ‘Demir Kırat’ af ilan etmiş. Hapisten çıkan Osman, öyküde genç kadının çifteyle yaptığını, bir önceki çevrimde suda boğarak yapmıştı. Bu kez, ilave olarak, bıçakla. “Emanetimi böyle mi korudun Hasan Ağa?” Hapishane Koğuşu. Bademler’den haber alamayan Osman. Salih; “Ben senin demediğini deyim mi? Sen haber de almak istemiyorsun değil mi?” Osman; “İyi dedin Salih Ağa. Ben haber de almak istemiyorum. Kötü bir haber alırım diye korkuyorum. Ya haber kötüyse, hepten yıkılır giderim. Ama şimdi içimde bir ümit var ‘ya kötü bir şey yoksa’ diye.” (Yazan: Murat Çelenligil)



performer

8 Kasım 2016 21:36

2012 yılında yaptığım yoruma kısmen katılıyorum 2016 da tekrar izlediğimde filmin gayette güzel çekildiği muzaffer turan'ın kamera çalışmasının diğer filmlerine göre daha daha başarılı olduğunu söyleyebilirim. Tv kanallarında filmleri pek gösterilmeyen şahsen beğendiğim oyuncular yılmaz duru ve irfan atasoy'un aynı filmde oynamış olmalarıda benim gibi bu iki ismi seven seyirciler için bir fırsat olmuştur. 2012 de 7 puan verdiğim bu filmde şimdi 8 puan veriyorum, kabul edenler etmeyenler kabul edilmiştir :)

Cevap Yaz

MGUNAY

25 Kasım 2015 09:15

Ulvi Doğan'ı sevmediğim için bu film benim daha çok favorim. Ayrıca Deniz Erkanat abla ölen köpek taklidini harika yapmış. Hele Yılmaz Duru'nun başarısı hem yönetmen hem kötü adam filmin sonuna tek gözü kapalı harika iş çıkartmış.

Cevap Yaz

performer

15 Aralık 2012 00:01

yani bu hikaye daha güzel olabilirdi. oyuncular ellerinden geleni yapmış ama reji pek olmamış gibi olsada emeği geçenlerin yüreklerine sağlık. günümüz oyuncularına bakınca eskiden elleri öpülecek nede çok oyuncumuz varmış değil mi? Canla başla film çekmişler.

Cevap Yaz

jamiroguai

15 Mayıs 2011 14:32

bu filme ne zaman baksam kana kana su içesim gelir...

Cevap Yaz

kariz_ma_35

6 Mart 2011 20:08

Gerçek bir başyapıt. Türk Sinemasının iki yetenekli aktörü İrfan Atasoy ve Yılmaz Duru'nun başrolde olduğu film. "Hasan" Yılmaz Duru ile "Osman" İrfan Atasoy kardeşlerdir. Kurak bir bölge olan bu bölgede su fazlasıyla "Hasan" Yılmaz Duru'da  mevcuttur. Fakat susuzluktan kırılan köylü ile paylaşmamaktadır. Bu yüzden köylü ile arası açılır. Hatta "Hasan" Yılmaz Duru köylülerden. "Veli" Tuncer Necmioğlu'nu vurur. Olayı yaşı küçük olan kardeşi "Osman" İrfan Atasoy üstlenir. İçerdeyken osman, hasan yengesine "Bahar" Hamiyet Yankı'ya göz koyar. Hatta ırzına geçer. "Osman" hapisten çıktığında iki kardeş kavga eder ve "Hasan" Yılmaz Duru havuzda boğularak ölür. Bu film herkesin bildiği gibi 1963 yapımı başrolünü Hülya Koçyiğit ve Erol Taş'ın rol aldığı Susuz Yaz'ın renkli versiyonudur. O ödüllü film kadar başarılı ve prestijli olamasada. Tekrarı olarak başarıyı yakalamıştır. İki çevrim arasındaki fark olarak ilk çevrimde akli dengesi yerinde olmayan. Bir kadın oynamamıştır. İkinci çevrimde bu vardır. Bu karakteri "Asiye" Deniz Erkanat oynamış ve filme ayrı bir tat vermiş. Sağlam bir eser olduğundan çevrilen her iki filmde başarılı olmuştur. Fakat siyah beyaz çevriminin ödüllü olması ve ilk çevrimi olmasından dolayı. Bir adım öndedir bana göre.

Cevap Yaz

B a r b a r o S

2 Aralık 2008 23:20

Başrollerinde Hülya KOÇYİĞİT, Ulvi DOĞAN ve Erol TAŞ'ın oynadığı 1963 yapımı ''SUSUZ YAZ'' filminin renkli versiyonudur. Yılmaz DURU'nun havuz sefası görülmeye değer. Hapisanedeki çelişkili saneleri bende farkettim. Güzel izlenmeye değer bir film ama ben siyah-beyaz çekilen ilk versiyonunu daha çok beğeniyorum...

Cevap Yaz

Murat Çelenligil

1 Eylül 2008 02:58

“Eğer hemen evlenmezsek ben de sana verdiğim gönlümü geri alırım.” Şaka yollu söylenen bu sözlere Bahar çok güzel bir yanıt veriyor; “Gönül vermesi kolay ama acep (geri) alması öyle kolay mı Osman?”… Bir önceki çevrimde ayna tutarak haberleşiyorlardı. Burada koyun çıngırağı ile… Hasan bu kez biraz karikatürize edilerek paragöz biri gibi gösterilmiş. Cinsellik de, belki Hamiyet Yankı, İrfan Atasoy’un eşi olduğu için hemen hemen hiç işlenmemiş. 1963’de ‘amacına ulaştıktan sonra’ ayaklarını yıkatıyordu. Burada çizmelerinin tozunu aldırır… Korkuluğun da ilk çevrimdeki anlamı yok. Kahramanlarımız olan biteni köyün delisi Asiye’den öğreniyorlar. Bir sahnede, konuya pek katkısı olmayan gerçek bir erkek deli var… Olaylar 50’de geçiyor. Ama hapishanedeki olayları yazan Yeni Asır gazetesinin tarihi 5 Temmuz 1973’dü. Ayrıca kurguda da bir hata olmuş. Bahar’ın hamileliği, doğum yapması, annesinin ölümü ve mezarını sulamasında karışıklık olmuş. 41. dakikada çocuğu ile annesinin mezarı başındaydı. Sonra hamile olarak eşini hapishanede ziyaret eder. Çocuğunu 45. dakikada doğurur. Annesinin (damdan düşerek) ölümü çok daha sonra… Köylünün Hasan’ı zalimlikle suçladığı cümleler; “Yezit mi olup çıkacaksın başımıza?”, “Biz kendimizi Hüseyin ettirmeyiz.”, “Yanına komayız bunu. Toprağımızı Kerbela ettirmeyiz.”… Veli Sarı rolündeki Tuncer Necmioğlu’nu Erdoğan Esenboğa; Danyal Topatan’ı Rıza Tüzün; Kooperatif kurmadıkları için köylüleri suçlayan Nizam Ergüden’i Agah Hün; Osman ve Bilal İnci’yi Abdurrahman Palay seslendirmiş… Bahar’ın annesi Gülsüm’ün ta o zamanki sözlerinden çevreci anlamlar çıkarılabilir mi? “Benim ellerimi yıllar çatlattı. Dün yemyeşil olan toprağımızı Hasan’ın haksızlığı çatlatıyor..”    

Cevap Yaz

denizeaçıldım

12 Mayıs 2008 20:03

hayatımda izlediğim en güzel filmlerin içerisinde başlarda gelir yılmaz duru ve irfan atasoy her zamankinden daha inanılmaz performans sergilemişler hikaye çok sıradışı müthiş bir köy filmi...

Cevap Yaz

köpürlü

28 Ocak 2008 00:11

Evet Renkli çevrimi ...

Cevap Yaz

nedim yıldız

20 Eylül 2007 05:31

başrollerini hülya koçyiğit-ulvi doğan-erol taşın paylaştığı başyapıtın renkli çevrimi...ilkinin başarını yakalamasa bile özellikle yılmaz durunun oyunu için seyredilir...

Cevap Yaz
Yandex.Metrica