Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Şarkı Söyleyen Kadınlar

Şarkı Söyleyen Kadınlar

7,88

(2 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 21 Şubat 2014 2 Saat 8 Dk Dram Dram
IMAX 2d 2d 2d 2d

Yönetmen: Reha Erdem Reha Erdem

Ülke: almanya, fransa, türkiye

Gişe: 7.170

Oyuncular: Deniz Hasgüler, Kevork Malikyan, Philip Arditti, Binnur Kaya, Aylin Aslım, Vedat Erincin, Nebil Sayın, Tugay Mercan, Sema Keçik, Hikmet Dikmen Devamını Gör...

Ödüller: En İyi YönetmenEn iyi yardımcı kadın oyuncuEn iyi ses tasarımı

Konusu : Muhtemel bir deprem nedeniyle İstanbul’un adalarından birinin boşaltılma kararı alınmıştır. İnsanlar akın akın oradan ayrılırlar ancak küçük bir kesim bu karara uymayarak kalmakta ayak direr. Etrafta kıyamet arifesini andıran bir atmosfer hüküm sürerken geride kalanlar için hayat koşulları günden güne zorlaşacaktır. Film, yaşamları farklı engellerle sıkıştırılmış bir grup kadının, inanç, cesaret ve enerji ile hayatın farklı boyutlarına yaptıkları insani serüvenlerine eşlik ediyor.



mansuryıldırım

6 Kasım 2014 07:54

Bence şarkı söyleyen kadınlar filmi reha erdemin en zayıf filmi bunun nedenlerini kısaca özetleyecek olursam 80 dakikada anlatacağı bir konuyu uzatıp 120 dakika yapması yada filimdeki tiyatro havası olabilir ayrıca şaşırtıcı bir şekilde erkek düşmanlığı var filimde oysa reha erdem filimlerinde insan öncelikti kadın yada erkeği ön plana almak yoktu yinede son dönemdeki bir çok filmimizden iyi bir filim.

Cevap Yaz

mkurtsen

26 Eylül 2014 14:53

Film için yazan kimse çıkmamış, bari ben birkaç kelime yazayım. Tabiki önce Reha Erdem (1960) Geçenlerde bir yorumda yazmıştım. Günümüz yönetmenleri içinde benim için ilk 5 de diye, baktım 2 inci sıraya koymuşum. Ne çekse izlerim. Onu daha 1988 de 28 ya şında iken siyah/beyaz olarak çektiği" A Ay" filmi ile beğenmiş, anlamıştım. o günden bu güne çektiği 8 filminide izledim .Filmleride kendiside nev'i şahsına münhasır. Bakın 1988 den günümüze sadece 8 film.26 senede 8 film Hepsinin hikayesinide kendisi yazmış., 3 yıla bir film düşüyor.Film yapmak için film yapmıyor. Şİmdi birkaç kelimede Filmden bahsedeyim. Şarkı Söyleyen Kadınlar Jin'den sonra çektiği son filmi. Jin'e bir yorum yazdığımı hatırlıyorum. Eleştiride vardı, beğenide. Bu filmdede Jin gibi baş köşeyi doğa kapmış. Öncelik doğanın, her anlamda .Doğa onun filmlerinin simgesel özelliği. ( Jin, Hayat Var ve diğerleri) Bu filmde Büyükada. İstanbul'un bir Adası, ama filmde deprem uyarısı ile tahliyesine karar verilmiş, meçhul bir ada, ada ve kıyamet öncesi sessizlik baş rolü üstlenmiş, sonra ,, resmi mecburi terkedişe uymayan adayı terketmemek için direnen bir avuç insan. ve atlar, telef olmayı bekleyen.atlar ve insanlar. Filmin bir ismide Adem'in Yakarışı. Adem (Philip Arditti) evliliğinde sorunlar yaşayan genç bir adam son zamanlarda ortaya çıkan hastalığı nedeniyle, Adada yaşayan, bir türlü yıldızının barışmadığı babası Mesut'un (Kevork Malikyan) evine sığınıyor. Mesut Adada hizmetçisi Esma (Binnur Kaya) ve köpeği ile yaşayan yalnız bir adam. yine kendisi gibi yalnız yaşayan Doktor (Vedat Erincin) var. Sonra bu dörtlüye Esma'nın Ada Ormanında bulduğu Meryem (Deniz Hasgüler) ile Adem'in boşanmak üzere olduğu eşi Hale (Aylin Aslım) katılıyor. Haa birde zaman zaman ortaya çıkan Meryem'in ex sevgili (Tugay Mercan) ile Emin (Nebil Sayın) var. Emin Esma'nın beraber olduğu at bakıcısı.Adem bir tartışma sırasında babasına aynı yatakta yattıklarını söylüyor. Film resmen terk edilen adada kalmaya direnen bu bir avuç insanın varoluş mücadelesini anlatıyor. Daha giriş sekansında çarpıcı bir giriş ile hemen insanı içine alıveriyor. Dıs ses olarak zaman zaman filme dinsel metinlerle iştirak eden Halit Ergenç'te hemen giriş bölümünde bu içe alışta yardımcı oluyor. "Allah bazı kullarının ruhlarını kendisini görme şevkiyle ve aşkıyla genişletmiştir, ki onların kalpleri Allah Aşkının billur saflığıyla doludur. Zaman onlardan sorulur." Esasında hikaye akıcı değil zor bir hikayede değil ama ,seyircinin ilgisine muhtaç, Filmin seyirciden beklentisi ilgi. ilgilerini canlı tutmak, o takdirde sinema aşığı bir izleyici değilseniz bile, izlemk kolaylaşıyor, filme önce merak sonra hoşgörü ile bakabiliyorsunuz. Film bir kere yönetim, ve teknik açıdan sinema olarak sorunsuz. Reha kurguyuda kimselere bırakmamış. Oyunculuklarda iki istina dışında hepsini beğendim. Binnur Kaya evet iyi oyuncu , ama sanki devamlı kendini tekrar edip duruyor, sanki klişe bir karakteri her role oturtmaya çalışıyor, oynağı her rolde karakterler üç aşağı beş yukarı aynı. Roller hep aynı karakteremi yazılıyor anlamadım .Deniz Hasgüler,, hala tutuk hala acemi..Aylin Aslım asıl mesleği şarkı söylemek olmasına rağmen kusursuz. Kevork Malikyan iyi, Philip Arditti, dialoglarda zaman zaman inandırıcılığını kaybediyor. Oynadığı karakterin ruh hali ile ilgilide olabiir, ama beni rahatsız etti. İçeriğine anlattıklarına katılırsınız, katılmazsınız, anlattıklarını anlamlandırmakta güçlük çekebilirsiniz, o başka mesele. bende son 2 filminde kadınların iyiliği, saflığı, doğayı temsil ettiği, dünya içerisinde, erkeğin ‘kötü’ ve bu kötülüğe karşın kadının halen masumiyetini muhafaza ettiği iddiasını anlamlandırmakta GÜÇLÜK ÇEKİYORUM. Bu cinsiyet ayrımı niye? Önce insan. bakın Reha Erdem fanatiği değilim ama ne çekse izlerim diyen ben bile..... Ama Türk Sinemasında bir Reha Erdem gerçeği var..Benim için iyi bir sinemacı, film yaptıkça her filmini de izlerim. 10/8

Cevap Yaz
Yandex.Metrica