Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Küf (Mold - Muffa)

Küf

7,36

(5 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 24 Mayıs 2013 1 Saat 30 Dk Dram Dram

Yönetmen: Ali Aydın (I) Ali Aydın (I)

Ülke: türkiye

Gişe: 439

Oyuncular: Cengiz Şahin, Ali Çoban, Tansu Biçer, Muhammet Uzuner, Ercan Kesal, Orçun Koray Kaygusuz, Serpil Göral, Orhan Kuşçu, Kadir Parlak, Hakan Erkuran Devamını Gör...

Ödüller: Geleceğin AslanıEn İyi Yardımcı Erkek OyuncuDr. Avni Tolunay Jüri Özel ÖdülüDr. Avni Tolunay Jüri Özel ÖdülüGümüş İskenderEn iyi erkek oyuncuEn iyi yönetmenEn iyi filmAhmet Uluçay umut ödülüEn iyi yardımcı erkek oyuncu

Konusu : Basri, demir yollarında yol bekçisi olarak çalışmaktadır ve yalnızdır. Tek oğlu olan Seyfi tam 18 yıl önce, okuduğu üniversitede öğrenciyken gözaltına alınmış ve o günden sonra hiç kimse Seyfi'den haber alamamıştır. Bu durumda ne ölüdür Seyfi, ne sağ... ne vardır ne de yok... Oğlu kaybolduktan altı yıl sonra da karısı ölmüştür Basri'nin. Basri, oğlunun kaybından sonra, yavaş yavaş toplumdan soyutlamaya başlamıstır kendisini. Onu günden güne çepeçevre saran bir umut yaşatmıştır bugüne kadar. Her gün kontrol etmek için üzerinde yürüdüğü tren yolları, 18 yıldır aralıksız her ayın başında ve ortasında oğlunu bulmaları için yazdığı dilekçeler... Anadolu'nun bereketli toprakları ve onu sarıp sarmalayan uçsuz bucaksız tren yolları, umut ve vicdan...



mansuryıldırım

21 Temmuz 2015 05:14

Filmin çekiliş tarzı çok başarılı ali aydın sanki yılların usta sanat yönetmeni gibi çok iyi bir film çekmiş ercan kesalde filmi ayakta tutan çok iyi bir performans göstermiş film son yılların en iyi türk filmlerinden kaçırılmaması gerek çok iyi bir film.

Cevap Yaz

Haqan

17 Şubat 2014 23:32

Güzel drama filmler çekmek için sansasyonel olaylara , seyirci ya da konu istismarlarına ya da yüksek bütçelere ve seviyesiz reklamlara gerek olmadıgının kanıtı olan çok güzel bir film Küf... Yeni ve çok yetenekli bir yönetmenin elinden çıkmış. Ayrıca Ercan Kesal da müthiş oyun çıkarmış.

Cevap Yaz

mkurtsen

15 Şubat 2014 18:44

Bu Film hakkında sayfalar dolusu yazmak isterim. Ama bakalım neyi ne kadar yazıp, anlatabileceğim. Yönetmene birde özür borcum var, filmi bu kadar geç izlediğim için. Filmden haberim vardı. Ya kargaşaya geldi yada, tercihimi başka filmlerden yana ku llandım, sonrada unuttum, beni bağışlasın İlk önce Yönetmenimiz Ali Aydın. hem YAZMIŞ, hem YÖNETMİŞ Kendi kafasındakini hayata geçirmek anlamında yazıp yöneten çok önemli. Çekirdekten sinemacı olmayı kafasına koymuş, hem ALAYLI hem MEKTEPLİ. Üniversitede (Yıldız) sanat tarihi okurken bir taraftanda fotoğraf çekmiş, (fotoğraf deyip geçmeyin, bazen 2-3 saatlik bir filmde anlatılmak istenenleri ARA GÜLER gibi fotoğrafçılar tek karede anlatır) fotoğraf resim, heykel, görsel tasarım, duysal tasarım, müzikle ilgilenmiş, hikayeler yazmış, senaryolar okumuş, en önemlisi setlerde çalışmış. Kendini hazır hissedince de Kültür Bakanlığı'ndan destek almış. Almanya'dan yürütücü yapımcılar bulmuş. Film şirketi sahibi, yönetmen çocukları dışında İmkan kimseye altın tepsi içinde sunulmuyor. Ülkesine, yaşadığı kentin çevresine tarihine, kültürüne, mimarisine, üyesi olduğu toplumun sorunlarına, demokrasi mücadelesine duyarlı. senaryo okuyarak öğrendiği senaryosunu kendisi yazmış, Hikaye. Vicdan, Suçluluk Duygusu ve Beklemek, temaları üzerine . Daha çok vicdan. Eminim filmi izleyen Devlet mekanizması içinde çalışan bütün seçilmiş ve atanmışların vicdan muhasebesi yapıp vicdanları ile hesaplaşması gerekecek. Ama tabi 17 Aralıktan sonra artık iyice ortaya çıkan ya hükümetin yada belli bir görüşün hakim ve savcıları, ile emniyet mensupları, bunu ne dereceye kadar yapar ALLAH bilir. Filmin baş kahramanı Basri TCDD da yol bekçisi. Basri'nin oğlu Seyfi, Üniversite 3 üncü sınıfta sorgusuz sualsiz gözaltına alınıp öldürülmüş. Basri'ye oğlun Hükümete karşı geldi demişler. 18 yıldır haber alamıyor. Oda 18 yıldır her ay 2 kez düzenli olarak dilekçe yazıp oğlunu ölü veya diri devletten istiyor. Yaşadığı kasabaya yeni gelen komiser (Muhammet Uzuner) Basriyi karakola çağırtıyor. Filmin hemen başında ikili arasında geçen dialoglar, filmi anlamak için çok önemli, konuşmaları aynen aktarıyorum. - Ne iş yapıyorsun tren garında -yol bekçisiyim -Ne yapıyorsun, nöbet mi tutuyorsun raylarda -Raylarda gezerim. bir arıza filan, heyelan filan varsa, hareket şefine bildiririm. Onlarda arızaya bakarlar. - O kadar, - O Kadar - Herhangi bir derneğe üyemisin? - Gar Lokaline giderim..... Arada -Hangi Partiye attın oyunu? -Oy kullanmadım - Sebep -Yok bir sebebi -Daha öncede geldin buralara, bu Odaya - Geldim - Benden öncekiler ne dedi sana -Aynı şeyleri sordular - Sen ne dedin onlara -Size ne dediysem aynısını - Sonra -İnanmadılar -Sonra -Aşağı Götürdü -Bodruma - Ne kadar zamandır burdasın - Çoktandır, Epey zamandır burdayım, çok oldu yani -Emekliliğine ne kadar var ? - İki yıl kaldı - Ne yapıcan emekli olunca.....memleketemi gidicen ? -Gitmem, kimsem kalmadı ki memlekette -Nereliydin Sen ? -Malatya - Varmı bir haber bizim bilmediğimiz ? - Yok - Kaç yıl oldu - 18 -Eeeeeee niye yazıyorsun bu dilekçeleri hala ? he........ niye arıyorsun o zaman - Belki bir haber çıkar diye -Çıkmamış işte........ niye yazıyorsun o zaman - - O ne o..... cebindeki kablo - Radyonun kablosu (cebindeki radyoyu uzatıyor) - Nerden buldun bunu -Oğlan getirdiydi.... İstanbul'dan Rus yapısı, sağlam ama -Napıyon, şarkı türkü mü dinliyosun hala daha - Haberleri dinlerim, çokça, belki bir haber filan çıkar, bişey olur diye - Ne biçim adamsın lan sen, neyin haberini bekliyorsun hala..... tam 18 sene olmuş sen neyin haberini bekliyorsun ? - ifşa eden birisi çıkar diye bekliyorum, .. hiçolmasa ölüsünü verirler belki,.. öldü diyen birini bekliyorum. öldüde dersem öldü aha işte burda derlerse, gider mezarının etrafını çeviririm, toprağını, ne bileyim fatiha okurum, ot filan bitmişse onları temizlerim ....., hiçolmazsa öldü diyen biri çıkar diye bekliyorum. Ne sağ var diyen var, ne öldü diyen var. -Napıcan haber çıkmazsa, ..... kendi ağzınla söylüyorsun 18 yıl çıkmamış işte -Bekliyecem - Siktir Lan - Benim 3 abim varmış, biri daha anam gebe iken ölmüş, ikiside doğumdan bir hafta ertesi anca yaşamış, sonra anam bana hamile kalmış, ....... abilerim gibi ölürüm diye babam ben daha doğmadan mezarımı kazmış, sonra doğmuşum, ama nefesim böğrümde , bi nefes sonra ölecek gibi.........anam bi gün süt vermemiş bana, can çekişiyor ölsün diye sütten kesmiş, ............ ölmemişim....sübyanlıkta bin türlü iş geldi başıma... ölmedim..... askerde sarılığa tutuldum. gene ölmedim.. sonra evlendim, oğlum oldu, çok korktum ölecek diye.. ölmedi ölmeyi bırak, hasta bile olmadı, yüksek okulu kazandı, İstanbul'a gitti. Gönderdim. çok sevindi anası 3 üncü yılnda idi sesi soluğu kesildi. ne mektup, ne telefon, öldük meraktan. kalktık İstanbul'a gittik kimse bilmiyor, hiçkimse birşey söylemiyor, ne gören var ne duyan......... polise gittik, hiçbirşey söylemiyor polis, "oğlun hükümete karşı geldi" dediler . başka hiçbirşey söylemediler. oğlum hükümete karşı gelmiş, o kadar, çıktık geldik. sonra hanım öldü zaten tipiye tutuldum bilerek yolda..... bir gün sonra buldular beni. gene ölmedim. .... Niye ?..... niye ölmedim ben..... Kader.........., demekki benim kısmetimde nasibimde buymuş kimse bilmedi benim halimi, bilmesinde . Oraya oturan herkes hesap sordu benden, bin türlü iş getirdiler başıma.......ama vazgeçmedim Allah ömür verirsede vazgeçmiyeceğim. Yukarıda söyledik. Film Vicdan, Suçluluk ve Beklemek, Sabır temaları üzerine kurulu. Basri ve Komiser Murat'tan başka birde Tansu Biçer'in oynadığı Cemil karakteri var. Murat'ın (Komiser) vicdanı Basri, , Cemil ise Basri'nin Vicdanı, çünkü araya birde suçluluk duygusu giriyor, Basri oğlunun katilini ararken Cemil'in ölümüne göz yuman içindeki katilin farkına varıyor. Tabi burada polis vicdanı tartışmaya açık, Günümüzde işini yapan, verilen emirleri gerçekleştiren, emirler üzerinde düşünmeyen bir devlet memuru. Çok ağır bir dram. Özellikle Finalde ceset tesliminde Morg'da yaşanıyor. Koskoca bir beden. Bir torba kemik olarak alalade bir tahta kutu içinde teslim ediliyor. Üstelik birde Morg Görevlisi Başın Sağ olsun demezmi? Ne Acı 2-3 gündür filmin tesirinde kaldım başka film izleyemedim.. Doğru cast başarının yüzde altmışı derler. Ercan Kesal, Tansu Biçer, Muhammet Uzuner, tek kelime kusursuzdular. Yalnız Ercan Kesal'ın dialoglarında bazı kelimeleri anlamak ta zorlandın, net değidi, bilerekte olabilir. Sonra çevre kullanımı, çevredeki, figurasyon, Çekimlerin yapıldığı Adana Büyükşehir Belediyesi Adana Valiliği TCDD Genel Müdürlüğü TCDD 6. Bölge Müdürlüğü Adana İl Emniyet Müdürlüğü Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adana Pozantı Belediyesi Yenice Postanesi Yüreğir Yamaçlı Sağlık Ocağı Doğru mekanlar, inanmamak için hiçbir sebep göremedim. Sonra jenerikte tam kadro figürasyonun isimlerinin yazılması hepsi çok güzeldi. 2-3 gün filmin tesirinde kaldım başka film izleyemedim Ali Aydın teşekkürler Bu film ile Türk Sinemasına büyük bir yönetmen geldi. Ali Aydın'a 10 Filme 10 10/10

Cevap Yaz

mkurtsen

15 Şubat 2014 18:37

Bu Film hakkında sayfalar dolusu yazmak isterim. Ama bakalım neyi ne kadar yazıp, anlatabileceğim. Yönetmene birde özür borcum var, filmi bu kadar geç izlediğim için. Filmden haberim vardı. Ya kargaşaya geldi yada, tercihimi başka filmlerden yana kullandım, sonrada unuttum, beni bağışlasın İlk önce Yönetmenimiz Ali Aydın. hem YAZMIŞ, hem YÖNETMİŞ Kendi kafasındakini hayata geçirmek anlamında yazıp yöneten çok önemli. Çekirdekten sinemacı olmayı kafasına koymuş, hem ALAYLI hem MEKTEPLİ. Üniversitede (Yıldız) sanat tarihi okurken bir taraftanda fotoğraf çekmiş, (fotoğraf deyip geçmeyin, bazen 2-3 saatlik bir filmde anlatılmak istenenleri ARA GÜLER gibi fotoğrafçılar tek karede anlatır) fotoğraf resim, heykel, görsel tasarım, duysal tasarım, müzikle ilgilenmiş, hikayeler yazmış, senaryolar okumuş, en önemlisi setlerde çalışmış. Kendini hazır hissedince de Kültür Bakanlığı'ndan destek almış. Almanya'dan yürütücü yapımcılar bulmuş. Film şirketi sahibi, yönetmen çocukları dışında İmkan kimseye altın tepsi içinde sunulmuyor. Ülkesine, yaşadığı kentin çevresine tarihine, kültürüne, mimarisine, üyesi olduğu toplumun sorunlarına, demokrasi mücadelesine duyarlı. senaryo okuyarak öğrendiği senaryosunu kendisi yazmış, Hikaye. Vicdan, Suçluluk Duygusu ve Beklemek, temaları üzerine . Daha çok vicdan. Eminim filmi izleyen Devlet mekanizması içinde çalışan bütün seçilmiş ve atanmışların vicdan muhasebesi yapıp vicdanları ile hesaplaşması gerekecek. Ama tabi 17 Aralıktan sonra artık iyice ortaya çıkan ya hükümetin yada belli bir görüşün hakim ve savcıları, ile emniyet mensupları, bunu ne dereceye kadar yapar ALLAH bilir. Filmin baş kahramanı Basri TCDD da yol bekçisi. Basri'nin oğlu Seyfi, Üniversite 3 üncü sınıfta sorgusuz sualsiz gözaltına alınıp öldürülmüş. Basri'ye oğlun Hükümete karşı geldi demişler. 18 yıldır haber alamıyor. Oda 18 yıldır her ay 2 kez düzenli olarak dilekçe yazıp oğlunu ölü veya diri devletten istiyor. Yaşadığı kasabaya yeni gelen komiser (Muhammet Uzuner) Basriyi karakola çağırtıyor. Filmin hemen başında ikili arasında geçen dialoglar, filmi anlamak için çok önemli, konuşmaları aynen aktarıyorum. - Ne iş yapıyorsun tren garında -yol bekçisiyim -Ne yapıyorsun, nöbet mi tutuyorsun raylarda -Raylarda gezerim. bir arıza filan, heyelan filan varsa, hareket şefine bildiririm. Onlarda arızaya bakarlar. - O kadar, - O Kadar - Herhangi bir derneğe üyemisin? - Gar Lokaline giderim..... Arada -Hangi Partiye attın oyunu? -Oy kullanmadım - Sebep -Yok bir sebebi -Daha öncede geldin buralara, bu Odaya - Geldim - Benden öncekiler ne dedi sana -Aynı şeyleri sordular - Sen ne dedin onlara -Size ne dediysem aynısını - Sonra -İnanmadılar -Sonra -Aşağı Götürdü -Bodruma - Ne kadar zamandır burdasın - Çoktandır, Epey zamandır burdayım, çok oldu yani -Emekliliğine ne kadar var ? - İki yıl kaldı - Ne yapıcan emekli olunca.....memleketemi gidicen ? -Gitmem, kimsem kalmadı ki memlekette -Nereliydin Sen ? -Malatya - Varmı bir haber bizim bilmediğimiz ? - Yok - Kaç yıl oldu - 18 -Eeeeeee niye yazıyorsun bu dilekçeleri hala ? he........ niye arıyorsun o zaman - Belki bir haber çıkar diye -Çıkmamış işte........ niye yazıyorsun o zaman - - O ne o..... cebindeki kablo - Radyonun kablosu (cebindeki radyoyu uzatıyor) - Nerden buldun bunu -Oğlan getirdiydi.... İstanbul'dan Rus yapısı, sağlam ama -Napıyon, şarkı türkü mü dinliyosun hala daha - Haberleri dinlerim, çokça, belki bir haber filan çıkar, bişey olur diye - Ne biçim adamsın lan sen, neyin haberini bekliyorsun hala..... tam 18 sene olmuş sen neyin haberini bekliyorsun ? - ifşa eden birisi çıkar diye bekliyorum, .. hiçolmasa ölüsünü verirler belki,.. öldü diyen birini bekliyorum. öldüde dersem öldü aha işte burda derlerse, gider mezarının etrafını çeviririm, toprağını, ne bileyim fatiha okurum, ot filan bitmişse onları temizlerim ....., hiçolmazsa öldü diyen biri çıkar diye bekliyorum. Ne sağ var diyen var, ne öldü diyen var. -Napıcan haber çıkmazsa, ..... kendi ağzınla söylüyorsun 18 yıl çıkmamış işte -Bekliyecem - Siktir Lan - Benim 3 abim varmış, biri daha anam gebe iken ölmüş, ikiside doğumdan bir hafta ertesi anca yaşamış, sonra anam bana hamile kalmış, ....... abilerim gibi ölürüm diye babam ben daha doğmadan mezarımı kazmış, sonra doğmuşum, ama nefesim böğrümde , bi nefes sonra ölecek gibi.........anam bi gün süt vermemiş bana, can çekişiyor ölsün diye sütten kesmiş, ............ ölmemişim....sübyanlıkta bin türlü iş geldi başıma... ölmedim..... askerde sarılığa tutuldum. gene ölmedim.. sonra evlendim, oğlum oldu, çok korktum ölecek diye.. ölmedi ölmeyi bırak, hasta bile olmadı, yüksek okulu kazandı, İstanbul'a gitti. Gönderdim. çok sevindi anası 3 üncü yılnda idi sesi soluğu kesildi. ne mektup, ne telefon, öldük meraktan. kalktık İstanbul'a gittik kimse bilmiyor, hiçkimse birşey söylemiyor, ne gören var ne duyan......... polise gittik, hiçbirşey söylemiyor polis, "oğlun hükümete karşı geldi" dediler . başka hiçbirşey söylemediler. oğlum hükümete karşı gelmiş, o kadar, çıktık geldik. sonra hanım öldü zaten tipiye tutuldum bilerek yolda..... bir gün sonra buldular beni. gene ölmedim. .... Niye ?..... niye ölmedim ben..... Kader.........., demekki benim kısmetimde nasibimde buymuş kimse bilmedi benim halimi, bilmesinde . Oraya oturan herkes hesap sordu benden, bin türlü iş getirdiler başıma.......ama vazgeçmedim Allah ömür verirsede vazgeçmiyeceğim. Yukarıda söyledik. Film Vicdan, Suçluluk ve Beklemek, Sabır temaları üzerine kurulu. Basri ve Komiser Murat'tan başka birde Tansu Biçer'in oynadığı Cemil karakteri var. Murat'ın (Komiser) vicdanı Basri, , Cemil ise Basri'nin Vicdanı, çünkü araya birde suçluluk duygusu giriyor, Basri oğlunun katilini ararken Cemil'in ölümüne göz yuman içindeki katilin farkına varıyor. Tabi burada polis vicdanı tartışmaya açık, Günümüzde işini yapan, verilen emirleri gerçekleştiren, emirler üzerinde düşünmeyen bir devlet memuru. Çok ağır bir dram. Özellikle Finalde ceset tesliminde Morg'da yaşanıyor. Koskoca bir beden. Bir torba kemik olarak alalade bir tahta kutu içinde teslim ediliyor. Üstelik birde Morg Görevlisi Başın Sağ olsun demezmi? Ne Acı 2-3 gündür filmin tesirinde kaldım başka film izleyemedim.. Doğru cast başarının yüzde altmışı derler. Ercan Kesal, Tansu Biçer, Muhammet Uzuner, tek kelime kusursuzdular. Yalnız Ercan Kesal'ın dialoglarında bazı kelimeleri anlamak ta zorlandın, net değidi, bilerekte olabilir. Sonra çevre kullanımı, çevredeki, figurasyon, Çekimlerin yapıldığı Adana Büyükşehir Belediyesi Adana Valiliği TCDD Genel Müdürlüğü TCDD 6. Bölge Müdürlüğü Adana İl Emniyet Müdürlüğü Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adana Pozantı Belediyesi Yenice Postanesi Yüreğir Yamaçlı Sağlık Ocağı Doğru mekanlar, inanmamak için hiçbir sebep göremedim. Sonra jenerikte tam kadro figürasyonun isimlerinin yazılması hepsi çok güzeldi. 2-3 gün filmin tesirinde kaldım başka film izleyemedim Ali Aydın teşekkürler Bu film ile Türk Sinemasına büyük bir yönetmen geldi. Ali Aydın'a 10 Filme 10 10/10

Cevap Yaz

baran34

2 Aralık 2013 11:27

Filmin çıkış noktası bir dönemin faili meçhullerinde evladını yitirmiş bir babanın çalkantılı yaşamını konu ediyor. Burada Ercan Kesal'ın bu rol için biçilmiş kaftan olduğunu belirtmekte fayda var. Kadro ve senaryo derinliği yok fakat sessiz sedasızda olsa derdini anlatmayı başarabilen bir kurgu var. Ödüllü filmlerimizden birisi fakat sadece Moda Sahnesinde oynaması sektörün durumunu gözler önüne seriyor. 7 aralık gününe kadar Moda Sahnesinin sevimli salonunda izleyebilirsiniz.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica