Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Jin

Jin

7,62

(3 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 15 Mart 2013 2 Saat 2 Dk Dram Dram
IMAX 2d 2d

Yönetmen: Reha Erdem Reha Erdem

Ülke: türkiye

Gişe: 8.225

Oyuncular: Sema Kuray, Mahmut Altuner, Deniz Hasgüler, Onur Ünsal, Sabahattin Yakut, Yıldırım Şimşek, Recep Kaya, Şahin Pişkin, Saygın Soysal, Mehtap Anıl Devamını Gör...

Ödüller: En İyi Genç OyuncuEn iyi yönetmenTürkan Şoray Umut Veren Genç Kadın Oyuncu ÖdülüEn iyi filmEn iyi yönetmen

Konusu : Jîn, 17 yaşlarında, hayata katılmak için çıkışları zorlayan ve bu yolda karanlık ormanları cesurca aşmaya çalışan, sanki bir ‘Kırmızı Başlıklı Kız’dır. Film, Jîn’in bilmediğimiz bir nedenle, dağdaki silahlı bir örgütten kaçmasıyla başlar. Hem kaçtığı örgüt elemanlarından, hem de kolluk kuvvetlerinden gizlenerek, dağlarda, ormanlarda yapayalnız günler ve geceler geçirir. Amacı bir büyük şehre, hayata, belki de hiç görüp bilmediği büyük dünyaların hayallerine ulaşmaktır. Küçük ama dayanıklı vücudu, taze ama güçlü iradesiyle kendine doğanın ürkütücü karanlığı ve vahşiliğinde yer açmayı başarır. Çatışmaların ortasında kalır, üzerine açılan ateşlerden cesurca korunmayı bilir, korkar, üşür, karnını doyurur. Ona en büyük gücü ve teselliyi, belki benzer tehditler altında beraber saf tuttuğu hayvanlar verir. Bir bombardımandan korunmak için bir ayıyla bir ini paylaşır, bir geyikle dayanışır, yaralı bir eşeği tedavi eder, yumurtasını yediği bir vahşi kuşla anlaşır, bir vaşak tarafından teselli edilir, bir yılan tarafından uyarılır, bir at tarafından korunmaya çalışılır... Sonunda elde ettiği sivil giysilerle dağdan iner. Ancak onun için ova dağdan daha tehlikeli, daha tehditkar ve daha can yakıcıdır. Ne kadar uğraşsa ve çırpınsa da gittikçe daralan çemberden çıkıp hayalini kurduğu yere(?) bir türlü varamaz. Küçük narin vücudu gibi kalbi de ağır yaralar almaya devam eder. Büyük bir hayal kırıklığıyla dağlara, yalnızlığına geri döner. Doğanın içine, melankolik, uzanır. Yine bombaların ve kurşunların altında, devrilen ağaçların, parçalanan hayvanların arasına sıkışır. Artık isyanı çaresizliğe dönüşmüştür. Bu çıkışsız yolda, yaralı bedenini ve kalbini kucaklayacak, ağaçlar ve hayvanlardan başka kimsesi yoktur.



Göztepe

28 Haziran 2018 23:06

Jin ismiyle dikkatimi çeken bende sempati uyandıran bir filmdir. Filmde benden önce yorum yapan arkadaşların değindiği gibi örgütten kurtulan bir terörist kızın dağda yaşam mücadelesini yansıtıyor. Bir terörist kızın yaralı bir askere müdahale etmesi düşük bir ihtimal. Bu kız örgütten kurtulsa bile onu arayan yok bu nasıl çelişkidir? . İzmir'e bilet bulamayınca Mersin'e giderken yolda alıkoyan jandarma fazla sorgulamadan nasıl salabilir? Bu sahneler benim için soru işaretidir. Ama gerçekten fazla diyalogu olmasada filmi beğendim. Deniz Hasgüler Jin rolünde çok başarılıydı çekim mekanları çok iyidi.

Cevap Yaz

baran34

27 Aralık 2013 10:01

Reha Erdem "Hayat Var" filminde 16 yaşındaki bir Türk kızının hayatından kesitler sunarken burada 17 yaşındaki Jin(ironik bir şekilde anlamı yine "hayat" diğer anlamı kadın) adındaki bir kürt kızının pkk'dan kaçış sürecinde yaşadığı zorlukları gözler önüne seriyor. Filmde Jin durup dururken neden kaçıyor o metnin altı doldurulmamış maalesef. Dağdaki vahşi ortamdaki ayı,yılan,eşşek ve geyik ona yoldaş! oluyor. Ailesine kavuşma çabası ise asıl vahşiliğin insanların zihnindeki vahşilikten dolayı zorlaşıyor. Reha Erdem kendine bir hayli zor ve riskli bir konu seçmiş bunuda gelebilecek tepkileri minimalize etme adına yumuşak geçişler ve tarafsız bir şekilde örneğin bir kürtçe bir türkçe türkü dinleterek acının etnik kökenin olmadığı her herde aynı olduğunu dile getirmiş. Film için seçilmiş olan müzik bizi o kaotik atmosferin içine dahil ediyor. Filmde oyuncu kadrosu pek yok bir tek amatör bir oyuncu olan Jin karakterindeki Deniz Hasgüler ve kısa bir roldeki Onur Ünsal var. Fakat Reha Erdem yönetim anlamında başrol oynuyor diyebiliriz. Her zaman olduğu gibi yine şiveler hiç olmamış. Hasta ninenin konuşması ege şivesi. Oysa film doğu anadolu şivesinin olması gereken bir yapım. O bölgenin insanından amatör dahi olsa oynatılsa bu göze batan detaylar hiç olmaz. Filmin final sahnesi çaresizliği ve bu çatışmanın ne kadar anlamsız olduğunu tek kare ile özetliyor.

Cevap Yaz

mkurtsen

10 Kasım 2013 20:47

Reha Erdem (1960) çok önemsediğim, değerli bulduğum bir yönetmen. Önce yaptığı meşakkatli iş dolayısiyle onu kutluyorum. İstanbul içinde yalılarda ,villalarda film , dizi çekmek kolay. Kendisini 1988 deki İlk Filmi A Ay' dan beri takip ediyor, izliyorum. 8 Filminden en sonuncusu hariç (Şarkı Söyleyen Kadınlar) bütün filmlerini izledim. hepside nitelikli güzel filmlerdi. Bana göre günümüz yönetmenleri içinde ilk beş kişiden biri. Kuşak olarakta yeşilçam'a yakın bir yönetmen İlk Filmi A Ay'ı siyah/beyaz çekmesini Münir Özkul'u oynatmasınıda anlamlı bulurum. Daha o filmde iyi bir yönetmen olacağının sinyallerini vermişti. Şimdi gelelim sondan bir önceki filmi JİN'e. Bir kere sinema olarak filme kimseye laf söyletmem. perde açılır açılmaz kendinizi enfes bir müzik eşliğinde adeta cennetten bir köşede buluyorsunuz. dumanlı dağlar, yemyeşil ormanlar vahşi bir doğa dağlar, sonra hayvanlar yakın plan çekimlerde çekirgeden başlıyor , kaplumbağa,kurbağa, geyik kuşlar tablo gibi kareler büyülü bir dünyadasınız, 5-10 dakika belgesel izler gibi izliyorsunuz, Sonra kamera PKK lıları ve Jin'i takip etmeye başlayınca büyü bozuluyor, patlayan silahlar toprağım böğründen fıışkıran mayınlar, içiniz giderek izliyorsunuz. Sonra ateş etrafında bir grup eleman (Filmde PKK adı anılmıyor) kürtçe yanık bir türkü söyleyen arkadaşı ile vedalaşan Jin'in kaçışına tanık oluyoruz. Jin 17 yaşında bir genç kız kaçış sebebi bilinmiyor, katılma sebebi sonradan belli oluyor, iki yaşında iken babasını alıp götürmüşler, babası suçsuz," silahı bile yoktu" diyor, ona söylenen o, iki yaşında nereden bilecek . sonra herkesin babası herkese suçsuz. Dağ bayır, dolaştıktan sonra gözetlediği bir eve kimse yok zannederek giriyor. karnını doyuruyor, evin kızının giysilerini alıyor, evde yatalak bir nine var, ona tanrı misafiriyim diyor, ilaçlarını veriyor, nene ile diyaloğundan izleyiciden olumlu not alıyor. Telefonda konuşuyor, Annesi olmalı, Otobüs ile geleceğini söylüyor, Mersin'e gidecek parası yok. Yolda rastladığı kadınlı erkeki ırgat gurubu ile çapa yapmaya gidiyor. Üzerinde hüviyet yok. Daha fazla anlatmayayım. İzleyecek olanlar için. Yukarıdada söyledim, si nema olarak on numara, çevre kullanımı, müzik, doğudaki günlük yaşamı canlandırma sivil asker ilişkileri, atmosferi yakalama, rol dağılımı oyuncu yönetimii herşey herşey hayatın içinden fazlası var eksik yok. Tabi bu hiç eleştirilecek yanı yok anlamına gelmiyor. Senaryo zaafiyetleri diyelim. Reha yazmış ve yönetmiş, elbet bir bildiği var bende soruyorum filmde Jin masumuyetİn sembolu olarak gösteriliyor. Masumiyet olgusu ile PKK'lı kızlar ne kadar bağdaşıyor, kendi gözünde bağdaşmış olabilir, ama izleyecek olanların, daha önemlisi halkın gözünde ne kadar bağdaşıyor. Türk askeri ile savaşmak için yola çıkmış birisinin Türk Askerinin hayatını kurtarıp şifa dağıtması ne kadar inandırıcı olabiliyor.Bana sorarsanız televizyonlarda onların kin ve nefret dolu söylemlerine şahit olunca biraz hayali bir karakter oluyor. Ben işi kimlik çatışmasına getirmeyeceğim, Reha'nın iki tarafada objektif baktığını düşünüyorum, ama ama karakol sahnelerinde nezarethanede geçen olayda güvenlik güçlerine azda olsa haksızlık yaptığını düşünüyorum. Komutan karakterinde belli belirsiz bir hafife alma, üstü kapalı bir eleştiri sözkonusu. Olay 2012 de Tabiki tek başına bir filmin finansmanını sağlamak kolay olmuyor, yabancı ortak yapımcılar var. dağıtımcılar var. Almanya ayağı var, Avrupa ayağı var. l filme destek veren yabancı, dişarıda yaşayan yerli yabancılar var, anlayın, senaryoyu yazarken, farkında olmayarak otosansür uygulayabilir. Sonuç olarak filmi beğendim, ben sinemcılığına bakarım. 10 üzerinden dokuz. Yine söylüyoum, Reha 'yı seviyor ve çok önemsiyorumi iyi var. 10/9 - See more at: http://www.sinematurk.com/film/45670-jin/#sthash.9uNbQo2G.dpuf

Cevap Yaz
Yandex.Metrica