Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Yalan Dünya 1. Sezon

Yalan Dünya 1. Sezon

8,02

(10 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 Dram Komedi Dram, Komedi

Yönetmen: Jale Atabey Özberk Jale Atabey Özberk

Ülke: türkiye

Oyuncular: Halil Sezai, Mine Tugay, Şevval Sam, Tony Tezer Tezulaştıran, Necip Memili, Füsun Demirel, Görkem Ece Ercan, Hakan Meriçliler, Gönül Ülkü, Gupse Özay Devamını Gör...

Ödüller: En İyi Yönetmen (Komedi)En İyi Dizi - KomediEn İyi Kadın Oyuncu (Komedi)En İyi Yardımcı Erkek OyuncuEn İyi Erkek Oyuncu (Komedi)En İyi Kadın Oyuncu (Komedi)En İyi Erkek Oyuncu (Komedi)En İyi SenaryoEn İyi Dizi - Komedi

Konusu : Kocabaş Ailesi’nin otoriter babası Şehmuz Bey ve evin titiz hanımı Servet, aynı evde damatları Selahattin, kızları Gülistan, torunları Orçun ve bekar oğulları Rıza ile birlikte oturmaktadırlar. Antakya’dan Cihangir’e taşınan Kocabaş Ailesi geleneklerine bağlı olan babaları Şehmuz Bey’in hakimiyeti altındadır. Damatları Selahattin, eşi Gülistan’a hiç bağlı değildir üstelik onu pavyonda tanıştığı Tülay ile aldatmaktadır. Evin tek oğlu olan Rıza, hiç sevmediği Nurhayat ile ailesinin baskısıyla nişanlanmıştır. Ancak bu duruma daha fazla katlanamaz ve Nurhayat’tan ayrılma kararı alır. Bu karar Kocabaşlar için yıkım olur. Aile, Rıza ve Nurhayat’ın arasını düzeltmek için seferber olur. Bu olaylar yaşanırken tüm ailenin hayatını değiştirecek bambaşka bir gelişme yaşanır. Deniz, yanında kardeşi Bora ile birlikte, bir dizide bir bölüm konuk oyunculuk yapmak için İzmir’den İstanbul’a gelir. Yıllardır aradığı fırsatı bulamayan Deniz’in hiç beklemediği bir anda şansı döner. Dizinin başrol oyuncusu sette olay çıkartıp işi bırakır. Bir anda bölüm oyunculuğundan başrole terfi eden Deniz, İstanbul’da ev arayışına girer. Setteki diğer bir oyuncu Açılay da ev aramaktadır ve Deniz’e ev arkadaşı olmayı teklif eder. Şehmuz Bey de Rıza’ya kızar ve Nurhayat ile evlendirdikten sonra oturmalarını planladıkları yan daireyi kiraya vermeye karar verir. Herkes bu daireyi tutmak üzere harekete geçer. Damat Selahattin o dairede metresi Tülay’ı oturtmayı planlarken, büyük bir tesadüf sonucu Deniz ve Açılay da aynı eve talip olur. Ancak Şehmuz evi sadece ailelere kiralamaktadır. Daireyi çok isteyen Deniz, Açılay ve Bora’nın aklına bir plan gelir. Plan işe yarar Şehmuz Bey’i ikna edip evi tutarlar. Ancak ilk başta yolunda giden işler kısa bir süre sonra kontrolden çıkar. Hayalleri suya düşen Selahattin, Deniz’leri evden attırmanın yollarını ararken, evin başkasına kiralandığını duyan Tülay, Kocabaşlar’ın evine baskın yapar. Bu sırada Deniz ve Açılay’ı televizyonda gören Şehmuz kandırıldığını anlar, ortalık karışır. Üstelik Rıza ile Deniz arasında da yeni bir aşk filizlenmektedir.



beyzacetin

7 Mart 2013 13:57

abartılı karakterler, komik olmaktan çok uzak Orçun karakteri izlerken yoruyor. Çok kaliteli espriler de var ama Gülse Birsel in her zaman yaptıgı bir hatayı yine yapması beni cok sinirlendiriyor. Bir karakter tuttugu zaman onun konusma tarzını, şivesini öyle abartıyor ki suyunu cıkarıyor. Mesela Avrupa Yakası nın Burhan ının şivesi ilk bölümlerde o kadar belirgin degildi, baktı ki herkes gülüyor daha komik olsun diye abarttı. Şahika ve Gaffur a da aynısını yaptı. "Yalan Dünya" nın ilk bölümlerinde Gülistan ın şivesi hiç de o kadar belirgin değil. Ama sonradan abartılı bir şiveyle konusmaya basladı. Çok da itici oldu. Hareketlerini de abarttıkça abarttı. Yani o kadar cok sacmalık var ki aradaki birkaç iyi espri için diziyi bastan sona izlemeye katlanamıyorum. En fazla 10 bölüm izlemişimdir sonra sabrım bitti.

Cevap Yaz

Hakan_Irızak

4 Aralık 2012 13:14

Çok başarılı olmakla birlikte cuma gecesi tercihi yanlıştı..Şimdi düzelttiler... Ratinglerinin artacagına eminim

Cevap Yaz

Senden Başka

20 Eylül 2012 14:38

Bir Çağatay Koçtuğ karekteri yaratmak kolay mı :) Güldürmeye devam Gülse Birsel

Cevap Yaz

YSHN

15 Eylül 2012 17:18

çok güzel komedi dizisi kadroda iyi birde orçun karakteri

Cevap Yaz

Loverman

28 Nisan 2012 15:17

fena bir kadro yok aslında. dizide kasvetli bir hava hissettim. izlerken insanı boğuyor. beğenenlere göre orçun karakteri üzerinden dizi ilerliyor anladığım kadarıyla. yoksa çok düşük reytinglerle yakın zamanda veda eder. sitcom diziler ya çok iyi ya da çok kötü oluyor. en son babalar duyar, papatyam, çocuklar duymasın iyilere, avrupa yakası, türk malı ve bu dizi kötülere örnek gösterilebilir. komik olmadığı halde çıkan gülme efektlerinden hoşlanmam ayrıca.

Cevap Yaz

Kuzey Kore

23 Şubat 2012 20:16

Yalan Dünya, onca yüksek tanıtım çalışmasına rağmen izleyici arasında beklediği beğeni düzeyini bir türlü tutturamayınca anlaşılan o ki, Gülse Birsel kesenin ağzını açtı. İçine bu kadar çok reklam alabilen bir dizinin para sorunu da olmasa gerek zaten. 22 Şubat 2012 akşamı, önemli bir haber kanalının ana haber bülteninde, yaklaşık 10 dakika boyuncu Yalan Dünya dizisinin haber(!) olarak yer alması, evrensel nitelik kazanmış çağdaş habercilik kriterleri açısından kabul edilebilir bir durum olmasa gerek. Gazetecilik ve tv programcılığı eğitimi almış biri olarak bunu iddiayla söyleyebilirim. Hiçbir haber kanalı, ana haber bülteninde, üstelik bir başka grubun televizyonunda yayınlanan bir dizi için bu kadar uzun haber yapmaz. Bu, görülmüş şey değildir. Ben ilk kez şahit oluyorum. Dizi tanıtımı yapılan bir programda olabilirdi tabi. Aynı şekilde, bir magazin programında, ya da ara haber bültenlerinde belki söz konusu olabilirdi, o da daha kısa süreli ve bir başka haber üzerinden bağlantı kurularak... Gerçi söz konusu haberde de bir başka konudan geçiş yapıldığı izlenimi verilmeye çalışılmıştı ama haberin aslında nasıl kamufle edilmiş bir editoryal reklam çalışması olduğu, ekranlardan efil efil kokulu esintilerle bize ulaşıyordu. Bu etkileyici kokunun, bir Arnavutköy çileğine değil, bir reklama ait olduğunu ayırt etmek zor değildi tabi. Gülse Birsel, televizyon dünyasında çok tanınan, sevilen ve etkisi olan bir kişi. Maliyet de göze alınabilirse, ana haber bülteni iyi bir reklam mecrası olabilir. Sanırım bu plan, sıkı bir Pi-Ar çalışmasının ürünü olarak uygulamaya konulmuş. Umarım dizi için hayırlı olur. Ama her durumda, bir tv dizisinin böylesine yüksek maliyetli bir reklama ihtiyaç duyması, elbette o dizi için sevinilecek bir duruma işaret sayılmaz. Yalan Dünya, böylesi yöntemler denemek yerine, biraz daha halka yakın konularla senaryoyu iyileştirip daha içten, sevimli, abartısız diyaloglar seçse ve oyunculuk performanslarını artırıcı tedbirler alsa, sanırım en iyi reklamdan daha iyi bir etki yaratacak ve izleyici sayısını artırabilecektir. Yoksa, tv dünyası içinde her şeyi para ile halletme düşüncesi, alternatiflerin gökteki yıldızlar kadar bol olduğu ve izleyicinin de bin türlü iletişim kanalıyla daha iyisini öğrenme şansına sahip bulunduğu bugünkü tekno-sosyal ortam içinde, geçerliliğini yitirmiş bir düşüncedir. Yalan yanlış şeylerle kendini avutmaya gerek yok Yalan Dünya!

Cevap Yaz

engin yüksel

4 Şubat 2012 10:16

izlerken kesinlikle güleceğiniz Avrupa Yakası adlı diziyi kısmen anımsatsa da izlenebilien bir yapım 8/10

Cevap Yaz

Kuzey Kore

30 Ocak 2012 21:38

Bir TV kanalında çok ilginç bir reklam kuşağı gördüm; şöyle ki, reklamların arasına dizi bölümleri yerleştirmişler..! Evet, yanlış okumadınız, inanmayan izlesin Yalan Dünya'yı, görsün... TV dizilerinin, özellikle de komedi tarzındaki dizilerin öncelikle eğlendirmeye yönelik olduğunu biliyoruz. Böyle olduğu için de dizilerde ticari kaygıların daima önde tutulduğuna tanık oluyoruz. Bunu belki kanıksamış da olabiliriz ama her şeyin bir sınırı var. Son dönemlerde, popüler dizilerde ürün yerleştirme adıyla yeni bir reklam mecrasının yaratıldığına tanığız. Bunun sosyo-ekonomik yönleri ayrıca tartışılır. Ancak bu yeni reklam mecrası TV dizileri olunca, konu sanırım bu site üyelerinin de ilgi alanına giriyor. Kanal D'nin yeni dizisi Yalan Dünya bu sevimsiz uygulamayı " bu kadarı da olmaz " dedirtecek ölçüde abartarak çıktı karşımıza. Düşünün, stüdyo ortamında çekilen bir dizinin tüm sokak dekorlu sahnelerinde marka ve ürün propagandası yapılıyor. Yapımcı düşünmüyorsa, yönetmen veya sanatçı da mı düşünmez, bu kadar aşırı marka donanımının, izleyicinin diziye odaklanmasını dahi engelleyebileceğini... Zira, her marka o kadar büyük ve keskin imajlarla karşımıza çıkıyor ki, dizinin tümüyle önüne geçiliyor. Replikli bir sahne üzerine bodoslama giren markaların, münasebetsiz zamanda çalan cep telefonundan farkı yok. Dikkati dağıtıyor, eserin akıcılığını bozuyor, en önemlisi izleyicinin sinirini zıplatıyor. Çünkü dekor olarak düzenlenen sokaklardaki bu tür uygulamaların reklam olduğu açık. İnsanlar o anda diziyi değil, reklamı seyretmeye zorlandıklarının farkındalar. Ama para hırsı, ne yazık ki hiçbir şeyin farkında değil. Halk iyi dizileri seyretmek ve konuya odaklanmak istiyor, sanatçılar da emeklerinin beğeni ile karşılanmasını... Yalan Dünya'yı sanatçıya ve izleyiciye karşı biraz saygılı olmaya davet ediyorum. Bunun dışında, dizinin kurgu ve senaryosunda da sorun olduğunu düşünüyorum. Bir kere, Avrupa Yakası'nın sahne düzenlemeleri ve karakterlerinin kısmen tekrarını görmek hiç hoş değil. Sanatsal yaratıcılıkta yetersizliğin bir göstergesi. Ayrıca mantıksal hatalar söz konusu. Dizide dış mekan dekorlu sahnelerde karakterler kışlık kıyafetlerle dolaşıyorlar. Ancak gelin görün ki, komşu olan ev sahibi ve kiracılar, kahvaltılarını terasta yapıyorlar. Üstelik Boğaz'a nazır bir teras! Gerçek yaşamda, bırakın kış mevsimini, Mayıs, Haziran aylarında bile sabah kahvaltılarını Boğaz'a açık bir terasta yaparsanız reçelle birlikte donarsınız. Bir eleştirim de artık mide bulandıran gülme efektleri hakkında olacak. Dizide bu modası geçmiş uygulama öyle abartılı kullanılmış ki, samimiyetle söylüyorum, bazen diyalogların üzerine bindiği için konuşmaları anlayamadım. Bu gülme efektlerine, Nihal Yalçın'ın (Açılay) bozuk mikrofon çığlığından beter kahkahaları da eklenince durum dayanılmaz hale geliyor. Bir abartı da Sarp Apak'ın canlandırdığı Emir karakterinde kendini gösteriyor. Öylesine itici tavırlar ve öyle bayat söylemler var ki, asla benimsenemez. Olgun Şimşek'in göbekli baba karakteri ise çok demode bir tip olmuş; bence böylesi gereksiz. Hasibe Eren ve Ömür Arpacı, karakterlerinde tekrarın tekrarını bıkmadan usanmadan üsteleniyorlar, sanatçılar açısından bu gidiş iyi gidiş değil. Gülse Birsel de kendini yinelemekten öteye gidememiş görünüyor. Beyazıt Öztürk ise doğal sevimliliği ile bir süre daha dizide kalır, sonra yollar ayrılır gibi geliyor bana. Orçun karakteri ise ancak bir çocuk tiyatrosunda söz konusu olabilir. Aptal saptal tavırlarla ancak 5-8 yaş grubu güldürülebilir, o da belki . Dizide hoşuma giden tek karakter Nurhayat oldu. Velhasıl, Yalan Dünya bence vasat bir yapım olmuş. Bu vasatlık içine bu kadar reklam bindirmek ise diziyi tümüyle çökertmiş. 

Cevap Yaz

portiangel

25 Ocak 2012 10:30

kadro acayip iyi. süper hatta . gülse hanım kesinlikle bu işi biliyor. her sahnede gerçek ten gülüyorsunuz.süper süper.10/10

Cevap Yaz

Zeoztrk

14 Ocak 2012 04:19

Ricky Gervais"in BBC dizisi "Extras" uzerine uyarlamalari izlediniz sevgili seyirciler. Ikinci eller ulkesine hosgeldiniz.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica