Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

İnsanları Seveceksin

İnsanları Seveceksin

8,98

(13 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Şubat 1979 1 Saat 27 Dk Macera Dram Duygusal Polisiye Macera, Dram, Duygusal, Polisiye

Yönetmen: Melih Gülgen Melih Gülgen

Ülke: türkiye

Oyuncular: Abdurrahman Palay, Sönmez Yıkılmaz, Günay Güner, Cevdet Balıkçı, Mehmet Uğur, Ekrem Erkek, Süheyl Eğriboz, Şükriye Atav, Gloria Piedimonte, Metin Serezli Devamını Gör...

Konusu : Halil, fakir bir hamalın oğludur. Kardeşi Yalçın ve annesi Nazlı ile bir gecekonduda oturmaktadırlar. Babası ölen Halil okulu bırakır, çalışmaya başlar. Çalıştığı yerin sahibi bir adam öldürür ve suçu Halil’in üstlenmesini ister. Bunun karşılığında ailesine bakacağını söyler. Halil bu teklifi kabul eder. Halil bir kabadayı olarak gün geçtikçe tanınır. Kardeşi ise ondan habersiz okuyarak savcı olur. Kader iki kardeşi karşı karşıya getirecektir.



Tamer.Yiğit

13 Aralık 2019 01:37

10 numara 5 yıldız.mutlaka izlenmesi gereken bir yeşilçam filmi.Cüneyt Baba sen çok yaşa.

Cevap Yaz

Tamer.Yiğit

13 Aralık 2019 00:45

7 sene öncede en son ben yorum yapmışım bu filme şmdi gene ben yapayım.eskiden sadece tv kayıtlarını izlediğim bu filmin önce piyasaya kesik vhssi çıktı şimdi çok şükür betacamı çıktı yani dvd formatlı versiyonu.hem vhsden 5 dk uzun hem de görüntü şahane. Youtubede bu filmi kendi film kanalı verdi ama bazı sahnelerde ses yok hiç vermeseler daha iyi. Yıl olmuş 2019 hala filmde kullanılan müziklerin telif olaylarıyla uğraşıyoruz eskiden politik sebeplerden filmler sansürlenirdi şimdi müzikler yüzünden hey Allahım ne günlere kaldık.

Cevap Yaz

kartal_tibet_1938

12 Mayıs 2012 20:44

kudret karadağı dövdüğü sahne , işçileri koruduğu sahne ve italyanı kovaladığı koşu sahnelerine dikkatli bakan seyreden ve sinemadan ve oyuncudan anlayan onun ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu görür. cüneyt baba sen çok yaşa.....

Cevap Yaz

performer

19 Şubat 2012 21:43

sıkılmadan izlenecek bir film.

Cevap Yaz

kariz_ma_35

21 Kasım 2011 16:28

Aile'sinin geçimi için hayatını harcamış bir insanla yurt içi ve yurt dışı bağlantılı bir mafya ile başa çıkmaya çalışan. Bir insanın muhteşem mücadelesi ile şekillenmiş harika bir film. "Halil" Cüneyt Arkın işlemediği bir suç yüzünden hapise girmiş. Hayatı kararmış bunu bir nevi aile hayatı için kendini harcamıştır. Hapishane ve hapishane dışında türlü kavgalara dalmış cani bir kiralık katil hüviyetini almıştır. Hapishane'de röportaja gelen "Gülcan" Sevda Karaca ondan etkilenmiş evlenmiştir. Çocukları ise babasından nefret eden sorumsuz biri olmuştur. Halil'in kardeşi "Savcı Yalçın" Selan Karay'ı öldürmeye çalışan örgütten korumuştur. Gülcan evine gelen bombalı paketin kurbanı olmuş. Halil'in hayatı kararmış yurt dışına İtalya'ya gitmiş. Hepsini tek tek öldürmüştür ve polise yardımcı olmuş kardeşi için hayatını hiçe saymış ve vurularak ölmüştür. Oldukça dramatik ve bir o kadarda güzel bir film. İtalya 'nın başkenti Roma'ya giden Cüneyt Arkın çekim yerlerindeki görüntülerde filme iyi yansımış. Cüneyt Arkın'ın en iyi vurdulu kırdılı filmlerinden birisi..

Cevap Yaz

KARAŞİMŞEK

19 Ekim 2009 02:43

filmde cüneyt arkın roma ya girişte scoppia scoppia diye bir şarkı çalıyordu. bu şarkı nın türkçesini ise sakın ha olarak nez söylemişti bir aralar.

Cevap Yaz

Alın yazısı

10 Eylül 2009 23:23

Batı Sinemasıyla gerçekleştirdiğimiz ortak yapımlarda en büyük zorluğum yabancı dil bilmememdi. Sonunda bir İngilizce öğretmeni buldum. Bir İngiliz delikanlısıydı. Türkiye’yi ve Türkleri çok seviyordu. Üç yıl, gece gündüz beraber olduk. O Türkçeyi anadiline yakın öğrendi. Ben İngilizceyi öğrenemedim. Roma’da İtalyan, Fransız , Türk ortak yapımı bir film ( İnsanları Seveceksin ) çekiyoruz. İtalyanlar kavga sahnesini hazırlıyor. Adamların dublörlerinin bile dublörleri var. Kavga direktörleri,kavgayı hazırlayanlar,kavga provası yapanlar, kavgacıların dublörleri harıl harıl çalışıyor. Kavgacılar, yani benimle dövüşecek düpedüz figüranların keyfi yerinde hazırlıkların bitmesi için bekliyor. Bir yandan da şişelerle şarap götürüyorlar. Bu iş, yani hazırlık iki gün sürdü. Bizim patron ‘’ Battım, iflas ettim,’’ diye inliyor. Bilmiyoruz ki bura, ora yani Türkiye değil.Türkiye’de en büyük kavga sahnesini kavgacılar, ben, kendi başımıza iki provadan sonra çekerdik. Değil dublörün dublörü, başoyuncunun, benim bile dublörüm yok ki! Üçüncü günü;dayanılmaz kederlerle İtalyanlarla şarabı patronumuz iyice sarhoş olunca, bir o kadar yiğit erkek olunca, uzanıp giderken kavga hazırlıklarına el koydu. Oraya buraya, boşluğa birkaç yiğit yumruk salladıktan sonra gelip yakama yapıştı; bir yandan beni sürüklüyor, bir yandan da Türkçe ortalığı kalaylarken, fırsat buldukça kulağıma eğilip yalvarıyor. ‘’ Kurtar baba, kurtar ki koca Roma’da iflas edip anadan doğma çıplak kalmayım. Hadi kurtar beni baba.O zamanlar, Babanın Oğlu, Babaların Babası, Babanın Suçu gibi filmler çekiyoruz ya. İşte bu yüzden ‘’ BABA ‘’ diyor. Yoksa aslen babası değilim. Çaresiz, babalığımı göstermek için sahneye çıkıyorum. Babalar gibi gerdan kırıyorum, şişiniyorum. İstiyorum ki, türkiye’ den sonra İtalyanlarda bir ‘’BABA’’ görsün. Sinemada benimle çalışanlar kavga şeklimi çok iyi bilirler. Bir ‘’ Baba Şefkatiyle ‘’ bizim gariban setçileri, ışıkçıları topluyorum. İtalyanların üç gündür kavga direktörleri, kavgacıların dublörü, onların dublörlerinin dublörleriyle hazırladıkları, defalarca prova yaptıkları her hareketi bir kenara atıp ‘’baba işi’’ bir kavgayı hemen kotarıveriyoruz. İtalyanlar hayret içindeler, beğendikleri belli, ama çaktırmıyorlar. Tercüman sayesinde onlara ‘’ Bir de sizinle prova yapalım.’’ Lafını iletiyorum. İsteksiz duruyor, ama ‘’ Bundan sonra spagettiler de, şaraplar da benden,’’ diyince koşuşturuyorlar. Birkaç provadan sonra çekime başladık. Tekme, tokat, havada uçarak, parandeler atarak hepsini saf dışı bıraktım. En yaman, en iri kötü adamla işi bitirecektim. Bir ters takla attım havada, iki ayağımla boynuna sıkıştırdım, yere devirdim. Topuğumla gırtlağına bastım, öylesine fena basıyordum ki adamın pes etmesi gerekirken ‘’ BASTIR BASTIR! ‘’ diye bağırıyor. O ‘’ BASTIR ‘’ dedikçe, ben de imanına kadar ‘’ BASTIRIYORUM ‘’ Bir yandan da  ‘’ yahu bu adam gerçek sanatçı, dahası fedakar  ki o kadar olur. Sahnenin sahici olması için ne büyük acılara katlanıyor. Diyerek daha fena, ama takdirle ‘’ BASTIRIYORUM ‘’ Ben bastırdıkça adam, ‘’ BASTIR BASTIR! ‘’ diye bağırıyor. Zalimce, kıyasıya BASTIRIYORUM. Adamın yüzü mosmor oldu, alın damarları çatlayacak gibi dışarı fırladı. Gözleri yuvalarından çıktı, ama hala ‘’ BASTIR ‘’ diyor. Duruyorum; kahramanca, takdirle, hayranlıkla BASTIRIYORUM. Kırk yıllık hayatımda hiç böyle BASTIRMAMIŞTIM. Derken ortalık karıştı. İtalyanlar koşuşturdu. Adamı elimden zor aldılar. Ben şaşkınım. Bir ara gözüm ‘’ BASTIR ‘’ diyene takıldı. Adama Suni teneffüs yapıyorlar. Sonra da oksijen çadırına soktular. Bir hafta hastanede kaldı. İtalyancada ‘’ANKORA’’ devam, ‘’ BASTA’’ yeter demekmiş. O heyecan içinde, adam ölüm döşeğinde ‘’ BASTA ‘’ dedikçe, ben ‘’ BASTIR ‘’ anlamışım. ‘’ BASTA ‘’ ‘’ YETER ARTIK ÖLÜYORUM ‘’ dedikçe, ben BASTIRMIŞIM. İtalyanca bilmiyorsam, suç benim mi? Roma’da bir ay kaldık. İtalyanca bir tek kelime öğrendim; ‘’ BASTA, YETER ARTIK.’’ Boş zamanlarımızda İtalyan fıstıklarına takılıyorduk. Biraz dans edip eğlendikten sonra ‘’ BASTA ‘’ diyordum. Ardından Türkçe ‘’ OTEL ‘’ i ekliyordum. Niyetimi anlıyordu fıstık. Otele geliyorduk. O İtalyanca, ben Türkçe konuşarak muhabbete dalıyorduk. Ama muhabbet boyunca tek bildiğim İtalyanca kelime ‘’ BASTA ‘’yı, yani ‘’ YETER ‘’ i asla söylemiyorlardı… Kaynak: Adını Unutan Adam

Cevap Yaz

B a r b a r o S

14 Ocak 2009 23:33

MAHKUM CÜNEYT ARKIN KONUŞUYOR: burada bulunanların birer kobay değil birer insan olduğunu söyleceğim önce. meselenin özüne inmiyorsunuz iki şarkıyla sorunlar çözümlenmez boyalı çarpıcı güzel hanımlar geliyor buraya sonra da gidiyorlar. geride kalanlar yaşamlarından daha beter nefret ediyorlar özlemleri dayanılmaz derecede artıyor. kameralarınızı koğuşlara soktunuzmu hiç pencereleri camsız sobasız koğuşları gördünüzmü. yarı aç yaşayan insanların dramını beyaz cama aksettirdinizmi parası olmadığı için ilacını alamayıp ölen hastaların hikayesini anlattınızmı. bu insanları çalıştırıp bişeyler öğretip yetiştirmek gerek yoksa can sıkıntısından her suçu öğrenen bu insanları profesyonel suçlu haline getirmek değil. koca hapisanede bi tek okunacak kitap olmadığını biliyormusunuz. en önemlisi de her mahkumda toplumunda bir kusuru olduğunu unutumayın...BÜYÜKSÜN CÜNEYT BABA..! MUTLAKA İZLENMESİ GEREKEN ŞAHANE BİR FİLM...

Cevap Yaz

ozcanbektas1982

18 Kasım 2008 16:41

Çok güzel bir film... Filmin müzikleri de bir harika... Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler...

Cevap Yaz

ekrem badooo

29 Ekim 2007 17:16

çok iyi bi film

Cevap Yaz
Yandex.Metrica