Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Fatmagül'ün Suçu Ne (Fatmagül'ün Suçu Ne)

Fatmagül'ün Suçu Ne

7,48

(17 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 40 Dk Polisiye Gerilim Dram Duygusal Polisiye, Gerilim, Dram, Duygusal
IMDb puanı: 0

Yönetmen: Süreyya Duru Süreyya Duru

Ülke: türkiye

Oyuncular: Rauf Ozangil, Murat Ersan, Nurtekin Odabaşı, Sevim Çalışgir, Güzin Özipek, Burhan Gökhan, Cengiz Sezici, İhsan Yüce, Ayberk Çölok, Aytaç Arman Devamını Gör...

Konusu : Bir kıyı kasabasında kendi halinde yaşayan köylü kızı Fatmagül, bir gün deniz kenarında çamaşır yıkarken, sarhoş beş gencin tecavüzüne uğrar. Bu toplu saldırıdan sonra gençler yakalanırlar…



burcusara

18 Haziran 2019 23:41

Herhalde bugüne kadar yazdığım en uzun yorum olacak çünkü bu film hakkında çok düşüncelerim var. 1. Ben diziyi ilk çıktığı sene izledim. Yaşım bugüne göre küçüktü ve herşeyi bugünkü kadar yorumlayamasamda gerçekten herkesin eleştirilerini görünce şok oldum. Diziye çok saçma sapan diyenler olmuş ama neden? Gerçekten nedenlerini merak ediyorum çünkü ben o zaman gayet başarılı bulmuştum. Her detayını hatırlamıyorum tabiki ve şimdi oturup tekrar izlemek de istemiyorum ama neden bu kadar eleştiri aldığını anlamadım ve sanki kimse yorumlarında da açıklamamış. 2. Filmi bugün TV de izledim ve o kadar sinirimi bozdu ki, burada çoğu kişinin bu filmi başarılı bulmuş olup senaryoyu övmesi bende ikinci bir şok yarattı. Ciddi anlamda eleştirilen dizi bence zaten bir tek açıdan bile filmden o kadar üstün ki: Fatmagülün piskolojisini anlatması. Tecavüze uğrayan genç bir bayanın ruh halini o kadar güzel anlattı ki bize dizi her detayıyla. İçindeki öfkeyi, çaresizliği, korkularını, ümitsizliğini. Bu filmde ben onu göremedim. Youtube da yorumlar yazılmış "sanki tecavüze uğrayan Kerim" diye ve o kadar hak verdim ki kendimce! Fatmagüle 4 kişi birden tecavüz ediyor filmde ama kızda bu olay hangi etkiler bıraktı hiç yansıtılmıyor. Kerimle ilişkiye girmekten korkmuyor - halbuki Kerim ona en kötü şekilde acı vermiş olan birisi! Filmin odak konusu sanki Kerimin gururu. Halbuki filmin adı Fatmagülün Suçu Ne. Bu yaşadığı korkunç olay Fatmagülde ne kadar büyük bir travma yarattı hiç işlenmemiş bile çünkü kızın film boyu tek derdi "Kerim beni sevecek mi". Kerim ise utanmadan ifal ettiği kıza bağırıp duruyor, onu durmadan dövüyor. İzlerken iğrendim gerçekten. Hele birde teyzenin "altın gibi çocuktur" demesi resmen tecavüze uğrayan kadınlara bir tokat gibi inmiştir herhalde. Allah aşkına, bir genç kıza tecavüz edip, ona sürekli şiddet uygulayıp onu korkutan birisine "altın kalpli" demek de ne oluyor? Dizide Kerim tecavüz etmemiş oluyor ama bunu alkollü olmuş olmasından hatırlamyor ve hatırladığım kadarıyla çok pişman olduğu yüzünden Fatmagüle hiç bir zaman kötü davranmıyor. "Ben onları durdurmadım" diye kendisini suçluyor sonra tecavüz etmediğini anlayınca. Fatmagülün ona güvenip onu sevebilmesi kaç bölüm sürüyor ve sadece dizinin final bölümünde bir sürü piskolojik destek aldıktan sonra Kerimle ilişkiye girebiliyor. Dizinin odak konusu Fatmagülün bu travmayı nasıl atlatabilmesi ve nasıl güçlü bir kadın olabilmesi. Filmin odak konusu Kerimin kendisi dahil dört kişinin birlikte tecavüz ettiği masum bir kızı kendine eş olarak layik görememesi ve üstüne üstelik kızın onu sevmesi için elinden geleni yapması. Tecavüz konusu işlenmiş ama filmde kadının bu korkunç olayı nasıl atlatacağı yerine ona zarar veren erkeğin egosu ve mahallenin dedikodusu ön planda kalmış. Filmi izlerken hem iğrendim hemde sinirim tepeme çıktı. Dizi bu kadar eleştirilipte bu senaryolu bu film nasıl bu kadar övülür anlam veremiyorum doğrusu. Oyunculara lafım yok ama senaryo berbat. Vedat Türkalinin eserini okumadım ve şimdi gerçekten onun eserinde de Fatmagülün hislerine pek yer verilmemiş mi acaba diye merak ettim. Çünkü eğer öyle ise lütfen tecavüz hakkında eserler yazılacaksa kadınlar yazsınlar. Yada bu konuyu gerçekten anlayabilen erkekler. Yorumum biraz sert oldu belki ama bu olaylar yüzünden hayatları boyunca travma yaşayıp acı çeken o kadar kadın var ki. Çoğu o olaydan sonra yaşamak istemiyor, yeterli destek alamıyor, kimseye güvenemiyorlar. Bu film bunun hepsini es geçmiş. O anlamda ben diziyi başarılı bulmuştum çünkü gerçekten tecavüze uğrayan kadınlara yardım etmek istendiği amacını görmüştüm. Tüm kötü karakterler de bir bir cezalarını bulmuşlardı. Herhalde bu kadar tepkili olmam filmden daha çok buradaki yorumlar yüzünden. Çünkü film eski bir film ve o zamanki düşünceler çok farklıydı. Kadın tecavüze uğrasa gerçekten kadın suçlanıyordu. Filmde istediklerimi görememem o kadar şaşırtmadı beni ama diziye göre bu kadar övülmesine gerçekten şok oldum.

Cevap Yaz

performer

9 Haziran 2017 21:50

benim alanımın dışında çook uzaklarda beğenmeyeceğim türden bir film.

Cevap Yaz

benimsinema

23 Temmuz 2013 12:48

aslinda diziyle kiyaslamak yanlis olur... dizi baska bu film baska...önemli olan film kendisini seyrettiriyor...

Cevap Yaz

kartal tibet tutkunu

14 Haziran 2012 05:33

Bence bu film 26 yıl sonrada TV Dizisi ona muadil vari çekilip yayımda olan imitasyonun 5-10 gömlek üstünde 8/10 puan..

Cevap Yaz

ozkaracam

24 Aralık 2010 10:30

Bu filmin senaryosu, aslında 1970'li yılların başında Umutsuz Şafaklar adıyla kaleme alınmış, fakat Sansür Kurulu tarafından bütünüyle reddedilmişti. Vedat Türkali'nin Eski Filmler adlı kitabında orijinal senaryo var. Bir sahil kasabasında, çocukluk arkadaşı olan beş genç, alkol duvarını aşmış bir halde bir köylü kıza tecavüz ederler. Gençlerden üçü kasabanın önde gelen ailelerine mensuptur, ikisi ise yoksul kesimden gelmektedir. Nüfuzlu aileler, yoksul gençlerden birinin kızla evlenmesi ve böylelikle davanın düşmesi için baskı yaparlar. Gençlerden Kerim, çaresiz, Fatmagül adlı kızla evlenmek zorunda kalır. Yetiştiği erkek egemen anlayış nedeniyle, "orta malı" konumuna düşmüş bir kızı içine sindirmesi mümkün değildir. Başlangıçta çok kötü davranır ona. Hakaret eder, küfreder, hatta yeri gelir döver. Kasabadaki boğucu hava da, onun başka türlü hissetmesine ve davranmasına engel olmaktadır zaten. Fakat zamanla, bir arada olmanın getirdiği bir yakınlaşma ile, kıza daha farklı bakmaya, hatta sevmeye başlar. Birkaç yıl sonra üç zengin piçi tekrar kasabaya gelirler. Kerim, önceleri duygularına egemen olmaya çalışırsa da, eski arkadaşlarının karısına hala "becerdiğimiz karı" anlayışıyla yaklaştıklarını görür, kendini tutamaz, üçünü de öldürür.

Kendisini sosyalizm davasına adamış inançlı bir Marksist olan Vedat Türkali, bu senaryosunda reel politikaya değinmemekle beraber can alıcı birtakım noktaları büyüteç altına almış, filmin diyalektiğini doğru kurmuştur:

1) Türkiye toplumu, sınıflı bir toplumdur. Sınıf farklılığı olan veya toplumsal ilişkilerde farklı kutuplarda yer alan insanlar, bir zamanlar arkadaş bile olsalar, arkadaş kalamayabilirler. Bu filmde Kerim'le arkadaşlarını ayıran faktör, yaşları büyüdükçe belirginleşen sınıf farklılığıdır. Yılmaz Güney'in Arkadaş'ında ise, ikisi de kırsal kökenli olan Azem ile Cemil, sonradan toplumsal mücadelede farklı saflarda yer aldıkları için arkadaşlıkları bitiyordu.

2) Türkiye'de belli bir kapitalistleşme olmuşsa da, bu süreç Batı'daki gibi işlememiştir. Batı burjuvazisi gelişim sürecinde feodaliteyi tasfiye etmiştir, Türkiye'de ise birtakım feodal güçler burjuvazinin rakibi değil, müttefiki olarak varlıklarını sürdürmektedirler. Feodalitenin kültürel özelliklerinden biri olan erkek egemen anlayış da, günümüzde hala varlığını sürdürmektedir.

Film, senaryonun yazılmasından yaklaşık 15 yıl sonra çekilebilmişti. Bana göre aradan geçen zaman, filme alınma şeklini etkilemiş, çok çarpıcı bir toplumsal temayı ve çelişkileri işleyebilecek bir konu, biraz üstünkörü hale getirilmiş. İlk proje için düşünülen Aytaç Arman da, 1986'da sinemayı bırakmış olan Aysun Güven'in yerini alan Hülya Avşar da bence oldukça başarılı. Fakat o tarihlerde Özalist politikalar sonucu toplumcu-gerçekçi akım biraz gücünü yitirdiğinden midir nedir, filmde bir yüzeysellik duygusundan kurtulamadığımı belirtmek isterim. Orijinal senaryonun finalindeki öldürme sahneleri filmde "öldürmeyi hayal etme"ye dönüştürülmüş. Acaba neden? Bence dramatik etkiyi bir hayli düşürmüş. Türkali'den izin alınmadan çekilen Batsın Bu Dünya'nın finalinde ise bir öldürme-namus temizleme teması vardı. Bu da, halihazırda devam eden TV dizisinin finalini oldukça ortada bırakan bir unsur.       

Cevap Yaz

kariz_ma_35

29 Ekim 2010 16:56

Günümüze dizi olarak uyarlanan ve oldukça başarısız olan yapım 80,lerdeki filmin yanından bile geçememiş olduğunu görüyoruz bu filmde.Fatmagül"Hülya Avşar"Birkaç zengin serserinin deniz kenarında çamaşır yıkarken tecavüze uğraması.Onlardan birinin "Kerim"Aytaç Arman olması ve cezaevinden çıkmakve arkadaşlarını kurtarmak için mecburi olarak onunla evlenmesi.Tatil kasabasında halkın dedikodusu.Finale doğru fatmagüle tacavüz edenlerin ona birdaha saldıraları.Aytaç Armanın o adamlarla koruma amaçlı kavgaları gibi olayların bulunduğu güzel bir yapım.Keşke film olarak kalsaydı ve bu filmin ismi günümüzde saçma sapan bir dizi uyarlama fikriyle kirlenmeseydi.

Cevap Yaz

mrt-2202

9 Temmuz 2010 03:44

şimdi ise bu film diziye uyarlanıyor başrolde de beren saat...

Cevap Yaz

MGUNAY

7 Nisan 2010 14:20

Hülya Avşar bu filmde oldukça başarılı mükelmel bir senaryo ve film emeği geçen herkezi tebrik ediyorum

Cevap Yaz

FISTIK KAFA

23 Kasım 2009 13:38

Aytaç Arman alışık olmadığımız bir rolde ve çok iyi...Hülya Avşarın performansı iyi vede en iyi filmlerinden...Türk sinemasının başarılı örneklerinden..

Cevap Yaz

kuşçu

24 Ekim 2009 08:37

Hülya Avşar güzel bir oyunculuk sergilemiş. izlenmesi gereken bir filmdir. ceza kanunda bulunan ırza tecavüz ile ilgili madde nedeniyle bu iki insanın hayatları önce altı aylığına birleşir. Daha sonra aşka dönüşür.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica