Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

En Büyük Patron

En Büyük Patron

7,13

(4 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 13 Dk Dram Dram

Yönetmen: Fikret Hakan Fikret Hakan

Ülke: türkiye

Oyuncular: Sevda Aktolga, Güzin Özipek, Süha Doğan, Dinçer Çekmez, Tuncer Necmioğlu, Meral Orhonsay, Hayati Hamzaoğlu, Fikret Hakan, Süheyl Eğriboz, Ceyda Çekmez Devamını Gör...

Konusu : Film, Fişek Yunus adıyla bilinen, kiralık katil Yunus Okan’ın suç çetelerine karşı açtığı savaşı anlatır. Geçmişte çeşitli siyasi hareketlere katılan Yunus, sistemli bir işkenceden geçmiş fakat hayatta kalmayı başarmıştır. Kaçakçılık yapan büyük bir çetenin tetikçiliğini yapmaktadır. Üniversitede okuyan genç bir kadına âşıktır. Onunla mutlu bir hayat sürebilmek için kiralık katilliği bırakır. Kendine verilen son işi yerine getirmez. Fakat çete lideri, Yunus’a ders vermek için kardeşi Barbaros’u öldürür. Bu sırada Hasan’ın karısı Melahat de, İsa ve adamları tarafından öldürülür. Bu iki ölüm, Yunus ve Hasan’ı yan yana getirir. Yunus ve Hasan, son nefeslerine kadar yakınlarını öldüren bu mafyayla mücadele edecektir.



AlınYazısı

9 Temmuz 2018 16:05

Orta halli bir film, Fikret hakan yazmış ve yönetmiş. Yapımcılığınıda üstlenmiş. Filmin senaryosu güzel. Yalnız Kurgu fazla iyi değil. Ama yılına göre anlatılanlar doğru ve anlatılanlar cesurca. Büyük patronların maşası olan Fişek Yunus, Gözü kara mermisini paraya satan bir kıyıcıdır. Geçmişte yaşadığı ve tanık olduğu bir çok olayın kendi hayatında kalıcı izleri vardır. Filmde Hayati hamzaoğlu’na Rıza Tüzün seslendirmesi çok garip olmuş. Abdurrahman Palay dublajıyla filmin sonundaki mesaj dikkat çekici. ‘’Fişek Yunus olayını unutalım, biz geleceğe bakalım gibisinden bir mesajdır bu’’ Yani ölen de öldürende geçti gitti artık, der gibi. Ama yetmez yeni kan gerek misali insan ve insanlık bu katil ve eli kanlıları durduramaz. Final kısmında, Yunus’un üzerine bomba bağlayıp kenderini feda etmesi ve Başardık İhtiyar diyerek gülümsemesi ibret nitelğinde.

Cevap Yaz

Rıza_Nur

25 Ekim 2017 12:07

Dinçer Çekmez bu filmde giydiği gömleği şark bülbülü filminde de giyiyor.

Cevap Yaz

FOSTERKANE

15 Kasım 2011 04:32

fikret hakan ın tek basına yönetigi 4 filmden en iyisi galiba bu, en azından sürgünden geliyorum filminden daha iyi bence. elbette kusursuz bir film degil zaten fikret hakan ın yönetmenlik kariyeride uzun sürmemis.

filmi iki bölüm olarak ele almak lazım, 1. bölüm filmin ilk 18 dakikası, 2. bölüm filmin geri kalanı. 2. bölüm o yillarda yapilan mafya avantür filmi tarzinda pek öyle büyük bir süpriz yok. bu bölüm idare eder ama kötü de denilemez. dincer cekmez, güzin özipek, hayati hamzaoglu, tuncer necmioglu gibi türk sinemasının büyük karakter oyuncularını yönetmen hakan filminde iyi kullanmıs, zaman zaman senaryoda aksaklıklar olmasına ragmen. hakan yönetmen olarak bir hatasıda filmin kurgusunu daha evvelden düsünmemıs aynı hatayı sürgünden geliyorum filminde de yapmıstı ama türk sinemasında avantür film olarak daha kötü filmlerde var. 1. bölüm (filmin ilk 18 dakikası) : bu bölüm sansürden nasıl gecmıs insan hayret ediyor (yilmaz duru nun kurban olayım film gibi). hakan erdal öz ün yaralısın romanından yola cıkarak anlatmak istedigini anlatmıs, filmin en güclü bölümü bu ilk 18 dakikası eger bu sahneler sansürlenseydi (ki 70 li yıllarda bu gayat normal birseydi) filmin can damarı alınmıs olurdu. ama öz ün romanını filme alsaydı bu sansürden asla gecemestı belliki bu yüzden tek romandan bir esinmeyle yetinmıs. nuri ve nurilerin ismi filmin ilk bölümünde sıkca gecıyor bunlar öz ün romanındaki mahkumlar koydugu ad, öz (kitapdaki anlatıcı) onlarin hepsine nuri, nuriler der. bunun dısında birde bir iskencesi alınmıs romandan. niye satın kendini ?. - yanılma, aslinda kendi paralarıyla onları kıraladım kendime. - yani ?. - öldürmemi istedikileri insanlar zaten ölmesi gerekenlerdi, halk düsmanlarıydı. - bir yanlısdan bir dogru cıkarmaya calısmak. - belkide düzene uygun olmak. eskı yanlısları hatırla nurilerin görkemli yanlıslarını. satranc masasında dama oynanmazkı. - peki ya cözüm ? - oglum nuri bu kafayala giderseniz sizi her zaman avlayacaklar. - yolumuzdan dönmeyecigiz. bu düzen degısecek. - onlar güclü. üstellik sizden akıllı davranıyorlar. - ama korkuyorlar, korkucaklar. bu bozuk düzeni onlar yaratılar. aklın yolu bizle. -o kadar önde kosuyorsunuz ki nasil yetisilir sizlere.- abi, bak cag ne hızla gelısıyor. - eskıyim belki yalniz kendime kendi kanunlarına inanan bir elciyim modasi gecmis bir adamım. bak bu dogru ola bilir. - biz haklıyiz. - haklı olmak baska haklı olmayı ordaya koyus bicimi baska. - peki ya cözüm ? eger bu film bu tarzda kalsaydı daha iyi olurdu ama sansür iste bir yerden sonra film mafya avı ile devam ediyor. filmin bu ilk bölümünde tek elestirim : iskencesinin esinden merhamet beklemek ne kadar dogru, sadece öz ün yaralısın romanını okutmakla karsı düzenden yana olan bir insandan merhamet beklemek o kadar manasız olmuskı. filmin ismide ilginc, bir mafya filmi gibi (ki bu dogrudur) ama dikkatlı bakıldıgında hakan ın asıl demek istedıgı, en büyük patron   kendi gücümüzdür (filmin basında bir pankart görünür ve filmin son sahnesinde de bu görülür).

erdal öz yaralısın : bu romandaki anlatıci nasıl iskence gördügünü ve hapisdeki ilk günlerini anlatıyor. bildigim kadariyla öz 70 lerde kendi yasadıgı acı bir dönemi. roman flashback (geri dönüsler) bölümleriyle dolu, bir bölümde hapisdeki günlerini anlatıyor diger bölümde iskencedeki günlerini, böyle oldugundan biz iskencede ölmecegını biliyoruz ama yinede insana utanc verici bölümlerine katlanmak zor geliyor. iskencenin yapildıgı yer o ünlü ziverbey köskü mi diye aklıma geldi ama romanda iskencenin nerde yapıldıgından hic söz ettilmiyor. bu romanın en kötü bölümü son bölümü zaten elestirmenlerin (örnegin fethi naci) begenmedigi de bu bölüm olmus. nedeni : romanın son bölümünde hapisde yatan düsünce suclusu (ki tek sucu bu degil, ismini vermedıgı arkadaslarıda var yani bir olaylara karısmıs zaten o yüzden kendisine acımasız iskence yapılmıstır) kendini diger suclularla bir tutar ve -bende nuriyim- der ama kendini bir tuttugu nuriler öyle suclardan hapisde yatmaktalarkı romanın kahrmanı gibi birisinin kendini onlarla bir tutması cok sacma. bu roman ismi yaralısın, ilk duydugunda insana tuhaf geliyor. romanı sen diye anlatarak yazımıs yazar, sen yaralısın yani roman da yasadıklarını kendi kendine anlatır gibi eger ben diye yazaydı romanın adi yaralıyım olurdu (tam bir arabesk sarkı ismi gibi). ama romanını okuyunca ben buna hak verdim cünkü romanda iskenceyi yasayan kisi öyle insanı utandıracak seyler yasıyorki bunu ben diye yazsa belki anlatması zor ve imkansiz olurdu ama sen diye yazıldıgı zaman ,kendi kendine konusur gibi belki biraz daha kolay gelmıstır bunca acıyı kaleme almak.

Cevap Yaz

delikadir39

22 Şubat 2011 23:58

Hayati Hamzaoğlu'nu iyi rolde izleyebileceğimiz bir film.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica