Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Uzak İhtimal (Wrong Rosary)

Uzak İhtimal

8,10

(16 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 9 Ekim 2009 1 Saat 30 Dk Duygusal Komedi Duygusal, Komedi

Yönetmen: Mahmut Fazıl Coşkun Mahmut Fazıl Coşkun

Ülke: türkiye

Gişe: 33.020

Oyuncular: Can Kolukısa, Murat Ergün, Ersan Uysal, Görkem Yeltan, Nadir Sarıbacak, Adem Yavuz Özata, Ahmet Çelik, Serpil Özcan, Duygu Karanlık, Eda Özel Devamını Gör...

Ödüller: En İyi FilmEn İyi SenaryoEn İyi SenaryoEn İyi Erkek OyuncuEn İyi SenaryoEn İyi YönetmenEn İyi YönetmenEn İyi Kadın OyuncuEn İyi Erkek OyuncuEn İyi Erkek OyuncuEn İyi Sanat YönetmeniEn iyi teknik kamera

Konusu : İstanbul’a resmi tayini çıkan Musa, müezzin olarak Galata’da küçük bir camiye yerleşir. Caminin müezzin lojmanı olarak kullandığı daireye yerleşen Musa, karşı dairede yaşayan Clara ile karşılaştığında hayatında neler değişebileceğinden habersizdir. İstanbul’un aristokrat ailelerinden birine mensup olan ve şimdilerde sahaflık yapan Yakup Demir, yıllar önce birlikte yaşadığı Anita’ dan doğan kızını aramaktadır. Rahibe adayı Clara, müezzin Musa ve Sahaf Yakup Demir’in hayatları Galata’da kesişir. Üç farklı hayat, üç farklı insanlık durumu kesiştiğinde ortaya sıcak, kimi zaman neşeli, kimi zaman da hüzünlü bir öykü çıkar. Müezzin Musa’nın gün geçtikçe Clara’ya aşık olması ve fakat ifade edememesi bir başka hüzünlü hikayenin başlamasına neden olur. Musa bir yandan Clara ile yakınlaşmaya çalışırken diğer yandan da sahaf Yakup Demir’in dünyasına girmektedir. Bu süreç Musa’yı bambaşka dünyalara yakınlaştırırken, hayata bakışında da değişik kapılar açmaktadır. Musa artık İstanbul’a geldiği günden farklı bir kimlik olarak karşımızdadır. Yakup Demir’in yaşam öyküsünde ortaya çıkan büyük bir sürpriz bütün kahramanlarımızın hayatlarını alt üst eder. Bu yeni durumda Musa’nın bir karar vermesi gerekmektedir. Musa’nın kararı çok kolay olmayacaktır. Üç Mesele; üç farklı insanın hayatını gerçek bir dille anlatırken, sıradışı bir aşkın insani sıcaklığını taşıyor.



mansuryıldırım

5 Temmuz 2015 08:50

Gerçekçi bir havası olan belgeselvari ilerleyen film etkileyici hikayesi ve iyi oyunculukları ile bir ilk filme göre başarılı bir film kısaca iyi bir film sanat filimlerini sevenler kaçırmasın.

Cevap Yaz

portiangel

25 Şubat 2012 11:51

kötü bir filmdi.

Cevap Yaz

baran34

27 Haziran 2011 00:02

 Filmin çekim platosu büyüdüğüm Galata semtinde geçince ister istemez filme daha iyi konsantre oluyorum. Senaristlerden Tarık Tufan'ı tanımıyordum. Meğerse aynı yıllarda Kabataş Erkek Lisesinde okumuşuz. Film; çocukluğumun ve gençliğimin geçtiği Tophane ve Galata semtlerinde cereyan edince şaşırdım. Clara'nın görevli olduğu Saint Pierre kilisesi okuduğum ilkokulun karşısındaydı. Musa'nında müezzinlik yaptığı Karabaş Camiisi de halihazırda bütün akrabalarımın teşrif ettiği kutsal bir mekandır.

 Filme gelince, Ahmet Hakan Coşkun'un kardeşi M.Fazıl Coşkun'un ilk film yönetmenliği olmasına rağmen çoğu festivallerden ödül bombardımanına tutuldu. Kuşkusuz bunda Ülke Tv'de ki Meksika Sınırı programının yazar, şair ve film eleştirmeni olan İsmail Kılıçarslan ve Tarık Tufan'ın rolü büyük. Beypazar'lı olan İsmail Kılıçarslan senaristliğinin yanında yapımcılıkta yapınca filme katkısı daha filmin başında Meşhur Beypazar şekerlemeleri dükkanından alışverişle başladı:))

Musa rolündeki Nadir Sarıbacak 5 festivalden en iyi erkek oyuncu ödülü alarak sükse yaptı.

Bu kadar başarılı olmuş bir filmi Türkiye'de topu topu 30 bin kişinin seyretmesi sinemada ki adaletsizliğin en çarpıcı örneği.

Bu tarz filmlerin sinema salonlarını doldurması için Recep İvedikvari böğürüşmelerin ya da bol patlamalı aksiyon sahnelerininmi olması gerekiyor.

Bence izlenmeli.

 

Cevap Yaz

bjkemre06

26 Mayıs 2010 05:58

Film çok içten yaşatarak çekilmiş emeklerine sağlık tüm ekibin...

Cevap Yaz

badem ağacı

9 Mart 2010 23:15

filmin konusu tabi ki de ilginç. bir müezzinle bir rahibenin aşkı her zaman rastlayacagımız türden bir hikaye olmaz. tabi hayatta olmayacak şey yok, üstelik istanbul gibi bir kentte değişik yaşamlar fazlasıyla mümkün elbette. bundan sonra türk sinemaasında takip edilecek yönetmenler arasına fazıl çoşkun da girdi. oyunculuklar çok çok iyiydi. imkansızın anlatmı içinde karakterlerin durgunluğu tercih edilmiş bir özenti gibi dursa da herşeye ragmen kaliteli bir başlaçgıç yaptıgı ortada. özelliklle kullanılan o naif müzik çok fazla hoşuma gitti. rahman altın ın daha önceki çalışmaları da dikkatten kaçmış değil tabi... öyle ya da böyle iyi bir başlangıç ancak mutlu eder

Cevap Yaz

nonself

15 Şubat 2010 11:30

Filmin konusu çok da ilginç sayılmaz. Zira sosyal olaylarla az çok ilgilenen sinema izleyicisi; dindar bir müslümanla dindar bir gayri müslimin yan yana geldiklerinde yaşayacakları, hissedecekleri toplumsal baskıdan, dile getirilemeyen iç duygulardan haberdardır. Filmin işleyişi de vasat. Vasat olması belki de ilk görüm için iyi bir şeydir yönetmeni için. Kim bilir...Semih Kaplanoğlu'nun minimal planlarına  yakın duruyor gibi geldi ...Fazıl Coşkun'un devamındaki işlerini takip edeceğiz öyle görünüyor, tabi ki bir işe girişirse..

Cevap Yaz

erolavcı

11 Şubat 2010 18:21

Yönetmenin ilk ve tek uzun metraj filmi olup, umut verici bir sinema filmi yaratmış. Kendisini kutlarım. Oyuncular, mekanlar, görüntüler herşey güzel. Türk sinemasının bu kadroya her zaman ihtiyacı var. Başarılarının sürekli olması dileği ile..

Cevap Yaz

ceyhun_mr

6 Şubat 2010 01:31

konu ilginç ve ele alış tarzı da farklı.Hikayede kullanılan özneler ve filmin sonu,filmi sıradan olmaktan çıkarmış.Belki iyi bir durum filmi sayılabilir ancak ben pek beğenmedim.

Cevap Yaz

t_tanjun

1 Şubat 2010 03:05

Konu itibariyle pek hoş gelmemişti bana. Filmin yeterince bir şey anlatmayacağını, sığ kalacağını düşünmüştüm. Yine de söyleyecek pek sözü olmayan fakat durumu çok güzel bir atmosferde, güzel çekim ve oyunculuklarla anlatan güzel bir çalışma olmuş işte.

Cevap Yaz

afarikan

21 Kasım 2009 12:26

Son zamanlarda izlediğim basit anlatı tekniğiyle oluşturulmuş sade hoş çarpıcı bir film. Görkem ve Nadir Sarıbacak'ın oyunculukları harika Özellikle Nadir sarıbacağın..Hafif komik ve duygusal yapısıyla sizi alıp gençlik yıllarınıza yada aşkla ilgili her hangi bir anınıza götürüyor. Filmin dili çok sade bu nedenle sinemada filmi anlamayan çok insan oldu ama yinede herkes filmden çıktığında gülümseyerek ayrıldı. Bu haliyle Yumurta vari bi film diyebiliriz ancak komiklik yanı da var görüntüyle bazen bi bakışla her şey anlatılmış özellikle göz akışı çok iyi sağlanmış kurgusu gayet iyi yapılmış bence

Cevap Yaz
Yandex.Metrica