Davis'in jüri üyelerini kararlarını tekrar düşünmeye ve eldeki kanıtları tekrar değerlendirmeye ikna etmeye çalışması esnasında her jüri üyesinin "suçlu" kararı vermesinin arkasında aralarında yabancı düşmanlığı, kanuna aşırı güven, çoğunluğa uyma, geçmişle hesaplaşma gibi farklı kişisel sebepler olduğu ortaya çıkar."> 12 Kızgın Adam ~ Sinematurk.com
Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

12 Kızgın Adam (12 Angry Men)

12 Kızgın Adam

8,70

(23 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 36 Dk Polisiye Kara Film Dram Polisiye, Kara Film, Dram
IMDb puanı: 8.7

Yönetmen: Sidney Lumet Sidney Lumet

Ülke: ABD

Oyuncular: Robert Webber, Ed Begley, Henry Fonda, Jack Warden, Ed Binns, Jack Klugman, E.G. Marshall, Lee J. Cobb, John Fiedler, Martin Balsam Devamını Gör...

Ödüller: Altın Ayı

Konusu : Latin kökenli bir Amerikalı genç babasını bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle birinci dereceden cinayetle suçlanır ve mahkeme önüne çıkarılır. Sanığın kaybettiğini söylediği bir bıçak cinayetin işlendiği odada bulunmuştur, mahkemeye sunduğu savunma oldukça zayıftır ve kurbanın çığlıklarını ve katilin kaçışını duyduklarını söyleyen pek çok tanık vardır, dolayısıyla dava kısa sürecek gibi görünmektedir. Sanık suçlu bulunduğu taktirde idama mahkum edilecektir.
Jüri üyeleri kararı açıklamak için odalarından döndüklerinde şaşırtıcı olmayan sonuçlar ortaya çıkar: oniki jüri üyesinden onbiri genç adam hakkında "suçlu" hükmünde bulunmuşlardır. Sekiz numaralı jüri üyesi Davis "suçsuz" hükmü yönünde oy veren tek üyedir.
Davis'in jüri üyelerini kararlarını tekrar düşünmeye ve eldeki kanıtları tekrar değerlendirmeye ikna etmeye çalışması esnasında her jüri üyesinin "suçlu" kararı vermesinin arkasında aralarında yabancı düşmanlığı, kanuna aşırı güven, çoğunluğa uyma, geçmişle hesaplaşma gibi farklı kişisel sebepler olduğu ortaya çıkar.



MGUNAY

28 Kasım 2019 12:38

Yüksek maliyetsiz kaliteli film yapılamaz diyenlere bunu izletecen işte hani yapılamıyordu? İMDBde dile kolay beşinci sırada.

Cevap Yaz

MGUNAY

29 Ocak 2019 09:59

Tam bir beyin jimnastiği. üç odada 1:30 saat süren inanılmaz tartışma. Bir jüri üyesi katil çocuk zanlısına katil değil demesiyle diğer onbiri nasıl ikna ettiğini hayretler içerisinde izleyeceksiniz. Filmin siyah beyaz olmasına aldırmayın hd yapılmış dublajda yeni dönemde.

Cevap Yaz

baran34

1 Haziran 2017 03:59

Zamanın şartlarında daha önce denenmemiş senaryosu ve Henry Fonda faktörü ile öne çıkan bir yapım. Tüm zamanların en iyi filmleri içerisinde ilk on filmden birisi olması boşuna değil. Sadece 3 oda mekanında çekilmesine rağmen 12 jüri üyesinin beyin fırtınaları filmin sonuna kadar izleyiciyi sürüklüyor. Henry Fonda ile beraber Lee J. Cobb filmde oyunculukları ile öne çıkan oyuncular. İzlenmesi gereken filmlerin başında geliyor.

Cevap Yaz

serdardemirkiran

21 Aralık 2016 22:17

“Her zaman bir tane çıkar” “Peki, şimdi ne yapacağız?” “Sanırım konuşmalıyız” Reginald Rose’un aynı adlı oyunundan uyarlanan film, bir cinayet davasında 12 jüri üyesinin karar vermek için çekildikleri odada geçer. Tek bir mekan kullanılmasına rağmen film sonuna kadar heyecan ve gerilim ritmini bir an bile kaybetmez. Sinemanın en önemli yönetmenlerinden olan Sidney Lumet’in ilk filmi olma özelliğini de taşır film. Film, hakimin “Uzun ve karmaşık bir dava dinlediniz. Birinci dereceden cinayet taammüden adam öldürmek mahkememizde yargılanan en ciddi suçlamadır. İfadeleri dinlediniz ve bu konuda yasaların ne dediğini öğrendiniz. Şimdi göreviniz oturup gerçekle yalanı birbirinden ayırmaya çalışmak. Bir adam öldürüldü, bir diğer adamın hayatı pamuk ipliğinde eğer aklınızın bir köşesinde mantıklı şüphe varsa, en ufak bir şüphe o zaman sanığın suçsuz olduğuna dair karar vermelisiniz. Ama eğer hiçbir şüphe duymuyorsanız ve bilinçli olarak karar verdiğinize eminseniz sanığı suçlu bulun. Kararınız ne olursa olsun oy birliği ile alınmalıdır. Sanığı suçlu bulmanız halinde yargıçlar sanığın affına asla karar veremezler. Bu davada idam cezası zorunludur. Büyük bir sorumlulukla yüzyüzesiniz. Teşekkürler beyler” sözleriyle 12 jürinin karar vermek için karar odasına girmesiyle başlar. Jüri üyelerinin pek çoğu fazla düşünmeden zaten kararını vermiştir, bir an önce oylama yapıp çabucak gitme derdindedirler. Oylam yapılır ve onbir jüri suçlu derken sadece 8 nolu jüri (H.fonda) suçsuz der. Ve bu durum karşısında jüri üyeleri bu suçsuz diyen tek jüriyi ikna etmeye çalışırlar. Ancak bunun tam tersi olup o jüri suçlu diyenleri tek tek kendi tarafına çekmeğe başlar. Bu konuşma süreci esnasında oylamaya katılan jüri üyelerinin de sorunlarını öğrenmeğe başlarız. Jüri üyelerinin hiçbirinin adını bilmeyiz sadece filmin sonunda iki jürinin adı dışında. Kimi öğluyla yaşadığı sorun nedeniyle ayrı yaşamaktadır, kimi hemen karar verip maça yetişme derdindedir. Ölüm kararını umursamayanlar, alelade bir şekilde çoğunluğa uyanlar, bir an önce gitmek için “güçsüzü ez” şeklinde davrananlar… Filmde herkes siyah elbise giyerken, sadece 8 nolu jürinin beyaz takım elbise giymesi dikkat çekicidir. Ayrıca filmde öyle bir ortam yaratılıyor ki; sıcak, kasvetli, bunaltıcı, havasız oda ekrandan bile izleyeni rahatsız ediyor. Jüri üyelerinin, kendilerini suçlanan kişinin suçsuz olduğuna dair varsayımlar açıklayan 8 nolu jüriye “ Sizce de inanılmaz bir rastlantıya inanmamızı istemiyor musunuz? Zamanımızı boşa harcıyorsunuz” sözlerine karşı, “Varsayalım yargılanan sendin ne yapardın?” demesi. 8 nolu jüri elde delil olmadan varsayımlarla jürilerin önyargılarını kırar, tek tek tarafına çeker ancak jürilerden birinin söylediği “Varsayalım sen hepimizin fikrini değiştirdin suçsuz dedik ve çocuk babasını gerçekten bıçaklamış buna ne dersin?” sözü bizim de kafamızı karıştırır. Ders niteliğindeki film, büyük paraların büyük filmler yaratmadığının en önemli örneğidir. Filmde 12 jüri üyesinden hiç birinin zenci olmaması da o dönem Amerikasındaki durumu yansıtıyor adeta. Başta Henry Fonda ve Lee J. Cobb olmak üzere tüm oyuncular harika oynuyor, Henry Fonda ise bambaşka, o kadar sakin ve rol yapmadan oynuyorki onu tanımasanız gerçek bir jüri üyesi oynuyor bu rolü dersiniz o derece başarılı. Film, olaylara farklı açılardan bakmanın gerekliliğini göstermesi açısından izlendikten sonra insanın bakış açısını değiştiren filmlerden. Önyargılı olmanın insana ne kadar tehlikeli ve yanlış kararlar aldırabileceğinin altını çok başarılı bir şekilde çizen bu sinemanın başyapıtlarından olan “12 Angry Men” i mutlaka seyredin, mümkünse arşivinize katın.

Cevap Yaz

AlınYazısı

30 Kasım 2015 12:55

Filmin bir diğer dikkat çeken noktası bayan oyuncu olmaması. Mahkeme Jürisinde bir bayanında olması belki çok daha farklı bir yöne çekebilirdi. Yada Jürinin sadece Erkeklerden oluşma zorunluğu vardı diyebiliriz. Ufak bir odada Geçen ve Mahkeme kararını büyük oranda etkiliyecek bir kararı vermeye çalışan 12 insanın birbiriyle birçok konu üzerinde tartışmasını konu alır. Verilecek karar kimi jüri üyesinin umrunda değildir.Kimisi insan hayatının sadece iki dudak arasında söz ile yanlışlığından bahseder. Kimisi görüşünün pişmanlığı içerisinde vicdanıyla hesaplaşır. Ancak öyle bir satranç oyunudur ki bu Suçlu ve Suçsuzluğun, İnsan hayatının öneminin hukukun adaletsizliğinin Gelişi güzel verilmiş kararların üzerine giden bir film. İzleyiciyi anlatım etkisi altında bırakıyor. Belki Bahsi geçen çoçuğun finalde ufak bir tebessüm ile taçlandırması dahada mutluluk verebilirdi...Mutlaka İzlenmeli.

Cevap Yaz

gozdemsu

9 Temmuz 2015 16:28

Tek mekanda geçen bir film olmasına karşın soluksuz seyrediliyor. En sevdiğim filmler arasında.

Cevap Yaz

alkorsuha

29 Mayıs 2015 07:21

Bir odada filmi başlatıp bitirmek kolay olmssa gerek. Ben çok beğendim bu filmi. Hem senaryosu hem verdiği mesaj hem oyunculukhem de görüntü bakımından çok güzel bir film. Hiç sıkılmadım. İnsanın filmden ne beklediği önemlidir.Hareket arayan göremez ve sıkılabilir. Filmi canlı tutan tartışmalardır. Tartışma böyle yapılır. Ne kadar inatçı da olsa bir insan ikna olmalı. Bizim tartışma programlarına çıkanlara seyrettirilmeli sonra programa almalı tartışmacıları...

Cevap Yaz

vitruvian

28 Şubat 2015 12:39

Bir suçlunun daha doğrusu şüpheli bir gencin öleceğine veya ölmeyeceğine, haklı olduğuna veya olmadığına karar vermek zorunda kalan bir 12 kişilik mahkeme jürisinin bu kararı alırken yaşadığı garip diyaloglar, konuşmalar, farklı düşünceler anlatılıyor filmde. Hukuk sisteminde ön yargının olması adaletin ölmesi demektir. Mükemmel bir senaryo..Hele ki o yıllara göre üstün bir hikaye. Tek mekanda geçen filmlerde, sürükleyiciliği sadece diyaloglar sağlar. Bu filmde de diyaloglar enfes. Karakterler artistik amerikan diyalogları kullanmıyor, gereksiz hiç bir detaya yer verilmiyor ve oyunculuklarda mükemmel. Tek bir alanda bir odada geçiyor 2 saat boyunca. Normalde bir tek alanda çekilen filmler kuru, sıkıcı, ve etkileyici olmaz dışarıya çıkmasını farklı yerler, mekanlar görmek istersiniz. Ama bu film çok zekice yazılan harika senaryosu, oyunculuklarıyla ve o karanlık odanın ciddiyeti, yükseklere ulaşıp sizi manzaralık bir görüntüden daha etkileyici yapabiliyor. Karakterlerin birbirleriyle olan tartışmalarıyla, bakış açılarının değişkenliği, düşüncelerin farklılığı bütün sadeliği ile anlatılmış. Tek bir fikrin farklılığın bile 11 kişinin beyninde filizlenip, söylediklerini ve kararını nasıl değiştirebildiğini görüyoruz. Harika bir yapıt. Kesinlikle izlenmeli. Tüm zamanların en iyi senaryoları arasında önemli bir yeri olmalı. Amerikan yapımı olmasına ve 1957 yılında yapılmasına şaşırdığım ancak taklidi yapılamayacağından da emin olduğum türünün tek örneği filmdir. Verdiği mesajlar yönüyle çok anlamlı, izleyip de üzerinde düşünmemiz gereken, yorum yapmamamız gereken çok güzel bir film.

Cevap Yaz

Haqan

24 Nisan 2013 15:05

Sadece 10-12 m2'de geçen çok güzel bir film.. Harika mesajlar saklıyor... Bazı şeylerin çok ucuz ve basit olmadığı mesajını sadece amerikan mahkemelerine degil tüm dünyaya vermesi açısından çok güzel.. Sonunu da çok yadırgamadım, suçlu/suçsuz yada bu şekilde.. Her şekilde güzel olurmuş ama bilinmezi seçmişler.

Cevap Yaz

WOOD

11 Kasım 2012 20:27

sıkıcı görünsede etkileyici bir film 250 film arasından ilk 10 una girdi

Cevap Yaz
Yandex.Metrica