Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Ölü Ozanlar Derneği (Dead Poets Society)

Ölü Ozanlar Derneği

8,59

(19 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 2 Saat 8 Dk Dram Dram
IMDb puanı: 7.7

Yönetmen: Peter Weir Peter Weir

Ülke: ABD

Oyuncular: Lara Flynn Boyle, Josh Charles, Ethan Hawke, Robert Sean Leonard, Robin Williams, Kurtwood Smith, Norman Lloyd, İlham Erdoğan, Dylan Kussman, Allelon Ruggiero Devamını Gör...

Ödüller: En İyi Özgün SenaryoEn İyi FilmEn İyi Özgün Müzik

Konusu : Karizmatik İngilizce profesörü John Keating ( Robin Williams ) sıkı ingiliz erkekler akademisinde eğitim vermeye başlar. Onun ilginç öğretim metodları, geleneklerle sıkışıp müfredat programına yepyeni bir soluk getirir. Anlayış tarzı ve aklıyla Keating, öğrencilerine tutkularının peşinden gitmeleri ve hayatlarını olağanüstü yaşamaları için ilham verir. ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİ hikayesi ile kalbinize dokunacak...



Kpax08

5 Eylül 2013 14:28

Filmi izlediğimde dedim ki; nerede öyle öğretmenler, nerede öyle öğrenciler, nerede öyle arkadaşlıklar ve en önemlisi nerede öyle idealleri için yaşayan gençler. İzlediğinde herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği çok sıkı bir film. Oscar'lık bir film ama sanırım arada kaynamış.

Cevap Yaz

enginyuksel1982

29 Eylül 2012 15:47

izlerken sıkmayan ve finali itibariyle mesajını çok net verebilen bir film 7/10

Cevap Yaz

capone

17 Şubat 2012 01:30

Mezun olduğu okula edebiyat öğretmeni olarak dönen Bay Keating zamanla değişik eğitim sistemiyle tüm öğrencilerin sevgisini kazanır.Ancak katı kuralları olan okulda barınması kolay olmayacaktır.Gerçekten güzel ve anlamlı bir film.Robin William sadece komedi oyuncusu olmadığını bize bölyece gösteriyor.Filmdeki genç oyunculardanda sadece Ethan Hawke parlamıştı.

Cevap Yaz

ozcanbektas1982

1 Mart 2009 19:29

Dead Poets Society (Ölü Ozanlar Derneği), Peter Weir yönetiminde 1989 yılında çekilmiş bir filmdir. 1959 yılında geçen film, John Keating (Robin Williams) adlı eksantrik bir İngiliz öğretmeninin çok disiplinli bir erkek okulu olan Welton Academy'de (takma adı Hell-ton) öğretmenlik yapmaya geldiğinde başlar. Bay Keating, çoğu baskı altında olan öğrencilere edebiyat ve şiir öğretir, onları özgür bir şekilde düşünmeye yöneltir. Ancak Welton Akademisi'nin felsefesine tamamen zıt olan bu öğretmenin yaptıkları gözden kaçmayacaktır. Okul müdürü Bay Nolan, İngilizce öğretmenini okuldan atmak isteyince öğrencilerden beklemediği bir tepki alacaktır.

Filmin bütçesi: 16 milyon ABD dolarıdır.

Filmin vizyon tarihi: 2 Haziran 1989'dur.

 

Cevap Yaz

ASYACANAN

19 Ocak 2009 23:33

Özgür düşünme gücünü anlatan konusuyla ve oyunculuklarıyla çok güzel bir filmdir Ölü Ozanlar Derneği…

İzlememiş olanlara mutlaka izleyin derim. bende..;)

Cevap Yaz

SpeedyMax

16 Ocak 2009 02:04

Bu film, hayatımda rastladığım için kendimi en şanslı insanlardan biri olarak nitelendirdiğim nadir filmlerden birisidir. Filmi okulda Tarih öğretmenim izletince daha bir hatırası olmuştu benim için. Filmi izlemeyenler büyük bir eksiklik taşıdıklarını bilmeliler .

Kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyorum.

Cevap Yaz

Sylvester Stallone

13 Ocak 2009 21:30

Bu filme yorum aslına bakılırsa hiçte kolay değil.nereden başlayıp bitirmesine.öyle çok uzatmayı da istemiyorum yorumu.Robin Kaptan'ın şu sözleri aklımda yer edindi:o sözler şunlardı:"Bugunu Yaşayın! Günü Yakalayın! Hayatınızı olağan dışı Yapın!".birbirinden ilginç bir sınıf okuyan öğrenciler ama şu 3 üçlü "neill perry-todd anderson-knox overstreet".bu üçlüyle filmde hayatı yakalamak mümkün olacaktı.şöyle değerlendirmesi yapana tiyatro mu?,ders mi?, aşk mı?,hangisini isterseniz,ya da hangisinin yerinde olmak isterdiniz tiyatroda oynayan neill,derslerine çalışan todd,aşkı dışarıda arayan knox..bunlar robin williams'ın dediklerini yaptılar ve hayatlarını yaşadılar,gerci filmin sonunda neill perry için hiçte iyi bitmeyecek olsa da robin williams çocukların hayatına yeni bir akım kazandırmıştı.onun yerindeki bir öğretmen bunları asıl yapmazdı herhalde.öğrencilerde yeniydi robin williams'ta okulda,ama kaynaşma sürecini çabuk atlatınca birbirlerine de alışmaları kolay oldu.ben kendimi o çocukların yerine koydum.acaba onların yerinde olsaydımm filmde ne olurdu diye.robin williams öğrenciler için bir idol durumdaydı sınıfta.ilginç metodları vardı sınıf içinde,mesela bunlardan birisi öğrencilerine şiiri okutmamak için kitabın baş sayfasını yırtmasıdır,bir de şu var robin williams zamanında bu okulda okuyup mezun olan bir öğrenciymiş.ölü ozanlar hakkında filmde şu bilgileri topladım:KENDİLERİNİ HAYATIN İLİĞİNİ EMMEYE ADAMIŞTIR.BU DİZE THOREAU'DAN ALINMIŞTIR VE HER OTURUMA ONUNLA BAŞLARDIK.KIZILDERİLİ MAĞARASINDA TOPLANIR,SIRASIYLA THOREAU,WHİTMAN VE SHELLEY'İ OKURDUK.O BUYULU ORTAMDA ŞİİRİN SİHİRİNİ GÖSTERMESİNİ SAĞLARDIK.BİZ ROMANTİKTİK SIRADAN BİR GENÇLİK DERNEĞİ DEĞİLDİK.ŞİİRİ OKUMAZ,BİRER BAL DAMLASI GİBİ DİLİMİZDEN DÖKÜMESİNİ SAĞLARDIK.robin williams'ın bu anlatııkları çocuklara ilham olur ve onlarda kızılderili mağarasına geceleyin giderler.mesela robin williams todd anderson'a okulda çok yardımcı olur ki okulla ilgili korkularını uzerinden atar.ilginç hareketlerinden birisi de kendisi masanın üzerine çıkıp ders anlatmasıdır.ve o şuna kannat getirir: masaya çıktım çünkü her şeye farkılı bir açıdan bakmayı anımsamak istiyorum.dünya buradan farklı görünüyor der.gelip isterseniz kendinizde buraya çıkıp ve test edin der.garip bir icraat ta olsa öğrencilerine kendi anlayış tarzını benimsettiren bir öğretmen olmustur bile,öğrencilerle futbol oynayacak kadar alçak gönüllü bir hoca ki williams böyle hocaya can kurban,öğrencileri de arada bir geceleyim o mağaraya giderler ellerinde birde pippo eksik olmaz.todd'un doğum gununde ailesi ona bir altın kalemlik-masa seti halinle göndermiştir.knox'sa bir partide bir kıza asılınca yemediği dayak kalmaz.ama sonrasında kıza kendisini sevdirecektir.hatta onunla beraber,neill okulda yazdığı bir piyesle tiyatro secmelerine gider ve elemeleri gecince tiyatro oyununda oynamak için fırsat çıkar tum bu tiyatro oyununa butun okul tam kadro gider ve çok başarılı bir oyun çıkarrır neill,yalnız bundan ailesine pekte mennun kalmaz-buna itiraz etse de neill evde babasının silahını alıp kendisini vurur,vurur da ailesi ölümünden robin williams'ı sorumlu tutar nedeniyse öğrencilerine kafasına sokmuş olduğu garip fikirlerdir.robin williams okuldaki sınıfında tek başına otururken neill perry'nin defterinde şu yazılanları okur:ORMANA GİTTİM,ÇÜNKÜ BİLİNÇLİ YAŞAMAK İSTİYORDUM.HAYATIN İLİĞİNİ EMEREK YAŞAMAK İSTİYORDUM.HAYAT OLMAYAN HER ŞEYİ GERİDE BIRAKIP ÖLÜM ANIM GELDİĞİNDE ASLINDA YAŞAMADIĞIMI ÖĞRENMEK İSTEMİYORDUM.bu sözlere kim ne diyebilir ki.herşeyi anlatan sizce bu sözler değil midir.filmle ilgili başka ne yazabilirim ki.alın size işte öğretmen-öğrenci hikayesi,ölü ozanlar derneği.yazacakta fazla birşey kalmadı.izlemek isteyen varsa hemen alsın filmi izlesin ölmeden önce izleyin bir seferde olsa.muhakkak hayran olacağınız ve bir nevi de okul dönemlerinizi haıtırlyacağınız bir film olarak kalacaktır.Ölü Ozanlar Derneği(1989)-Sylvester Stallone

 

Cevap Yaz

leon jean reno

25 Kasım 2008 14:53

Bu filmi ilk izlediğimde filmdeki fedakar ,emekçi öğretmenin yerinde olmak istemiştim.Öğretmenlerimin hepsini seviyorum, en sertini bile anlayabiliyorum artık kutsal bir meslek gerçekten .Benim de edebiyat öğretmenim buradaki karekter kadar olmasada  farklıydı, bize  edebiyatı değişik yollarla  sevdirirdi mesela hiç unutmam  müzik çalarda şiir dinletmişti bize. Sevgiler saygılar sizlere :)

Cevap Yaz

Benyas

10 Kasım 2008 17:57

Her öğretmenin öğrencisine mutlaka izletmesi gereken bir film..Tıpkı ortaokul öğretmenimiz Saim Arda gibi..

Cevap Yaz

adamca

26 Ekim 2008 15:03

Sanatsal bakışın özgürlüğü ve sınır tanımamazlığı adına mutlaka izlenmeli!..Prof. John Keating(robin WILLIAMS) sadece filmdeki öğrencilerine değil izleyicilere de ders veriyor..İzinsizliğe izin yok!? 
Söz konusu film sanatsal güçlerin sınır tanımamazlığı ve her insanın doğru yönlendirildiğinde bu ve benzer güçler üzerindeki hakimiyetinin dostluk,sevgi,mücadele,anlayış,öngörü,özveri ile bütünlük kazanacağını anlatan güzel bir filmdir.Ayrıca filmde kendimizi gerçek anlamda mutluluğa eriştirebilecek şeyin ne olduğuna karar verip bu uğurda da mücadele etmenin gerekliliği  anlatılıyor..Eminim ki film izleyenlerde olumlu etkiler bırakmıştır.Bu filmi tüm sanatseverlerin (sadece sinema değil) izlemesini öneririm.Filmi izledikten sonra hayata ve sanata bakışınızda önemli değişiklikler olacağı inancındayım.Dolayısıyla başka bir film hakkındaki eleştiri ve yorumlarınızda kriterlerinizin daha üst düzeyde olacağı görüşündeyim..(umarım yanlış anlaşılmamışımdır:))

Cevap Yaz
Yandex.Metrica