Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Alın Yazısı

Alın Yazısı

9,35

(117 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1973 1 Saat 30 Dk Polisiye Macera Dram Duygusal Polisiye, Macera, Dram, Duygusal

Yönetmen: Orhan Aksoy Orhan Aksoy

Ülke: türkiye

Oyuncular: Abdurrahman Palay, Zafer Önen, Mustafa Yavuz, İhsan Bayraktar, Niyazi Gökdere, Muzaffer Cıvan, Ali Demir, Yaşar Şener, Mümtaz Ener, Turgut Savaş Devamını Gör...

Konusu : Filmde, bir adamın düşmanlarından intikam alması konu edilir. Arkadaşının ağabeyi Şehmus tarafından iğfal edilen Zeynep, intihar eder. Ailesine her şeyi anlatan bir mektup bırakır. Zeynep’in büyük ağabeyi Osman, Şehmus’dan intikam almaya çalışır. Ancak Şehmus’un bir adamı tarafından öldürülür. Zeynep’in küçük ağabeyi Haydar ise gittiği memleketinden dönünce olanları öğrenir. Haydar, kardeşlerinin ölümüne sebep olanlardan intikam almaya çalışacaktır.



ecz71

13 Ağustos 2020 13:24

natuk hocayı görünce de ayrıca bi memnum oldum :))

Cevap Yaz

karadagli61

26 Nisan 2020 03:44

Şahane bir film, müzikleri de öyle. Hele şu keman taksimi harika.

Cevap Yaz

kentet

16 Ekim 2019 11:25

şahsi kanatimce cüneyt arkının degil sinemamızın tüm erkek jönlerinin ulaşabilecegi zirve oyunculuk performansı bu filimdedir.iddalı bir düşünce biliyorum. eleştiri olabilir saygı duyarım

Cevap Yaz

tomanbay_23

20 Mart 2019 00:31

Filmde Cüneyt Arkını seslendiren Abdurrahman Palayında filmin başarısında büyük payı vardır. Nur içinde yat Palay...

Cevap Yaz

Baro255

7 Ocak 2019 14:01

Film 1969 yapımı bir İran filmi olan Gheisar'ın bire bir uyarlamasıdır. Ancak kanımca ondan çok daha başarılıdır. Filmin müziklerinin büyük bölümü de Gheisar filminden alınmıştır. Gheisar filmi Youtube'da var. İzlemenizi tavsiye ederim. Farsça olsa bile kendinizi kaptırıyorsunuz. Film geçmiş zaman İstanbul'unun kabadayılarına yakılmış bir ağıt, Baba Ökkeş'in iki yiğit oğlu Osman ve Haydar'ın son kuşak temsilcileri oldukları bu insanların hayatlarının inandıkları, o güne kadar öğrendikleri mertlik kurallarına karşı artık ait olmadıklarını düşündükleri bir dünyaya kanlarıyla ödedikleri bedelin öyküsüdür. Film genç bir kızın intiharı ile açılır, ilerleyen dakikalarda böyle bir işe kalkışması için hiçbir nedenin olmadığını düşünen ailesi genç kızın göğsünde taşıdığı mektubun ortaya çıkmasıyla beraber kızın iğfal edildiği gerçeğini öğrenirler. Geçmiş zaman İstanbul'unda sokağa çıktı mı bir bakanın tekrar dönüp baktığı, saygı ile kendinde hayranlık yaratan, sigarasından elinde tuttuğu tespihe, çakısından yumurta topuklu ayakkabısına, jilet gibi kendisini giyen elbiselerinden belindeki çakısına yedi mahalleye namını duyuran kabadayılar vardır. Toplumun içindeki yazılı olmayan ahlak, namus ve saygı kurallarının temsilcileri bu coğrafyanın geçmişten gelen soylu adetlerinin bir vücut içerisinde can bulmuş şekilleridir. Kendini öldüren kız bu insanlardan Osman ve Ökkeş in kardeşidir. Kardeşlerin en büyüğü Osman tövbekâr olmuş artık kasaplık yapmakta olan bir insandır. Gerçeğin ortaya çıkmasıyla beraber yemini bozar ve bıçağını tekrar kınına takar. İntikamını elleriyle alacağı; babasından, amcasından öğrendiği gibi ölen kız kardeşinin kanını yerde bırakmayacağı; lekelenmiş namusunu temizleyeceği için bir an tereddüt etmez. Vaktinde bileğinin gücüyle, namını saldığı mertliğiyle insanların saygısını kazandığı bu dünyada artık geçmiş zamandan kalma bir yabancıdır. Ölürken bu gerçeğin gözlerine vurmuş şaşkınlığı vardır, sırtından bıçaklanırken son ümidi olan kardeşi Haydar'ın adını haykırır. İstanbul dışında olan Haydar geri döndüğünde küçük mahallesi, tüm temiz dünyasının kendisini gözleri yaşlı annesi, amcası, nişanlısı ve iki tane ölüyle karşıladığını görür. Artık yapılacak tek bir iş vardır. Aslında üç ayrı iş; Şeyhmuz, Beşir ve Binali... Hamam ve mezbaha olarak seçilen iki ayrı intikam mekanı ve ölüm sahnelerinin altının çizilerek verilmesi filmi farklı kılan özelliklerden birisidir. Yaşlı anasını kaybettiği gün başka bir anayı sevindirir. İntikamın kendine dönen bir silah olduğunu anlamakta gecikmez, öldürdüğü insanların ona verdiği bedel annesini kaybetmektir. Polis tarafından arandığı için annesinin cenazesine uzaktan bakmak zorunda kalır toprağını kendi atamaz son görevini yerine getiremez. Şeyhmuz'un yerini öğrendiği konsumatrisin ne düşünüyorsun sorusuna verdiği cevap filmin bir özetidir: "Yarın". Konusunun temel özellikleriyle diğer Yeşilçam filmleriyle benzerlikleri olan Alın Yazısı'nı diğerleri arasından sıyırıp özel bir noktaya getiren karakterlerin seçimi ve işleyişteki akıcılık ve filmin her sahnesinde varolan özendir.(Cüneyt Arkın bir sahnede helanın yerini sorar. Tuvaletin bugün de Anadolu'daki adı heladır. Bu söz filmdeki Anadolu kökenli yaratılan karaktere verilen özenin basit bir örneğidir.) Haydar karakteri tesbihinden basık topuklu ayakkabılarına kıyafetinden yürüyüşüne tam bir delikanlı imajı çizmektedir. Cüneyt Arkının ayakkabılarının koncunu çekmesi, kahve fincanın üstünden tutuşu, sigarasını ağızlıkla kullanması, Erol Taş'ın kısa fakat mükemmel performansı; ilerleyen yıllarda seslendirme sanatçıları olarak tüm Türkiye'nin gönlünde taht kuracak Kamuran Usluer ve İstemi Betil'in bu film için seçilmiş olmaları; Türk Sinemasının isimsiz kahramanlarından İhsan Gedik'in hemen hemen çevirdiği tüm filmlerdeki gibi Alın Yazısı'nda da sinemadaki sonuna sadık kalarak filmin sonunu getirememesi ve aranjör-besteci Norayr Demirci'nin mükemmel müzik seçimiyle Alın Yazısı özlem duyulan insanlarda nostalji denildiğinde çağrışım yapacak ilk adreslerden biri olan, aynı zamanda Cüneyt Arkın filmografisininde kilometre taşı çalışmalarından birisidir.

Cevap Yaz

Delioğlan11

8 Eylül 2017 17:09

Cüneyt Arkının En İyi Filmlerinden Biridir 10 9 Veriyorum Defalarca İzlemem Rağmen Her Seferinde Bıkmadan İzlerim

Cevap Yaz

1979yesilcam

8 Eylül 2017 02:56

En iyi Cüneyt Arkın filmlerinin başında geliyor. İlk olarak takriben 30 yıl önce TRT'de seyretmiştim ve çok etkilenmiştim bu filmden. Yıllar sonra VHS kasetini bulduğumda sevinçten çıldırmış gibiydim.

Cevap Yaz

sholay

6 Ağustos 2017 17:32

Film iran yapimi Gheisar (1969) filmin kopyasi. Hatta jenerik müzigi ve ayakkabinin okcelerini düzeltme müzigi bile ayni. Abiside tipki Erol Tas gibi sapkali ve önlüklü. Neyse biz türk yapimina gecelim: Filmin konusu basit gibi gelsede her insanin basina gelebilecek olaylar bunlar. Filmde hosuma giden sey bazi Kemal Sunal ve Kadir Inanir filmlerindeki gibi abartili sahneler yok. Tabii filmin hatalarida var. Oda sunlar: Kamera sürekli görünüyor gölgelerde. Bir hamam sahnesi var, besbelli yani. Cüneyt abi bir yerden bir yere gidiyor, ordan ISIGI vurmuslar ve duvarda kamera gözüküyor. Bunlar filme eksi puan verir. Ve sonra beceriksiz ve kalitesiz figüranlar. Iki lafi biraraya getiremiyorlar. Yani insan bir iki tekrar yapar, alistirma yapar, hemen ilk cekimemi koydular? Filmin artilari ise Cüneyt Arkin. Tek gecerim. Muazam performansiyla, rakipsiz karizmasi ile filme büyük kalite katmis. Ayni sekilde Erol Tas. Keske yapimcilar daha genis rol verseydi kendisine. Sonra filmin müzikleri. Gerek duygusal gerek aksiyon sahneleri olsun tam oturmus. Heleki Cüneyt abinin ayakkabinin okcelerini düzeltmesi ile calan müzik sunu gösteriyor: Infaz basliyor. Alin Yazisi Cüneyt abinin basarili filmleri arasinda tarihde yerini aldi.

Cevap Yaz

albatrosgedik

30 Aralık 2016 20:33

Bu film müzikleri olsun hikayesi olsun oyunculukları olsun benim gözümde bir numaralı türk filmidir. Facebook adresi: https://www.facebook.com/Alin.Yazisi.1972.Turkiye/

Cevap Yaz

AlınYazısı

3 Eylül 2016 09:47

Biri yada birileri bu filmin oyuncu kadrosu ve karakter isimleriyle oynayıp duruyor. Kamer sadık oyuncu kadrosundan silinmiş halbu ki hastanede kısacık bir rolü vardır.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica