Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Ölü Bir Deniz

Ölü Bir Deniz

8,77

(13 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 21 Dk Macera Dram Duygusal Psikolojik Macera, Dram, Duygusal, Psikolojik

Yönetmen: Atıf Yılmaz Atıf Yılmaz

Ülke: türkiye

Oyuncular: Dursun Ali Sarıoğlu, Tarık Günersel, Turgay Betil, Özdemir İnce, Rutkay Aziz, Türkan Şoray, Sermin Karaali, Arslan Kacar, Sema Özler, Kerem Yeğin Devamını Gör...

Ödüller: En İyi Özgün Müzik

Konusu : Başarılı bir banka müdürü olan orta yaşlı Yüksel (Türkan Şoray), evliliğinde aradığı sevgiyi ve arkadaşlığı bulamamıştır. Tekdüze iş yaşamında, evde bir eşya konumunda bulunmaktan, kocasına, oğluna hizmetçilik yapmaktan bunalmıştır. Bir otel odasındaki kaçamak da onu tatmin etmemiştir. Bu sıkıntılardan kurtulmak, biraz rahatlamak için gittiği deniz kenarındaki otelde, evinden ve ilişkilerinden kaçan emekli biyoloji öğretmeni Adnan (Rutkay Aziz) ile tanışır. Onun kulubesinde bir hafta beraber olurlar. Sanki yeni, keşfettikleri cinsel mutluluk ve tutkuyla sevişirler. Sonra eski yaşamlarına dönerler.



Göztepe

12 Nisan 2019 02:29

Çok güzel bir filmdi evli lakin mutsuz hayatın monotonluğundan yoğun iş stresi ve evlilikte ilgisizlikten bunalmış bir erkek bir kadının gerçek mutluluğu bir sahil kulübesinde bulduğu bir film. Hem Türkan Şoray hemde Rutkay Aziz filmde adeta devleşmiş öyle bir garipliktirki ne yazıkki mutlulukları 1 hafta sürüyor büyük usta Atıf Yılmaz'ın muhteşem kadın temalı filmlerinden.

Cevap Yaz

karademir1981

21 Ekim 2015 15:31

Kadın temalı filmlerin ve Türk sinemasının en önemli yönetmenlerinden Atıf Yılmaz'dan yine çok başarılı bir film var karşımızda. Bir kere baştan söylemek lazım onca yetersizliklerin içinde şu filmi bugün hala hayranlıkla izliyorsak bunda en büyük katkı Atıf Yılmaz'da. Filmler her şeyden önce bir ahlak inşa etme aracı değildir bence. Filmler bize tıpkı edebiyat eserleri gibi empati kurma yetisi kazandırdığı ölçüde değerlidir. Destansı ve meşru aşk hikayeleri karakter tahlilleri yapmaz sadece epik duygular hissetmemize neden olur. Bakış açımızı değiştiren, çevremizi ve kendimizi sorgulatan soru sorduran filmler değerlidir bu doğrultuda. Bir kadın bu ülkede niye nefes alamadığını hisseder, niçin sürekli davranışlarını kontrol etme gereği duyar, niçin istediği yerde gülemez, niçin çocuk doğurup örnek aile hayatı yaşamak zorunda hisseder gibi pek çok soru. Atıf Yılmaz neredeyse her filminde bu soruları sordurur bize. Bazen bunu fantastik bir öyküyle (ah belinda, adı vasfiye, hayallerim aşkım ve sen) bazen de duygusal tarafı ön planda olan gerçekçi filmlerle yapar. Ama tema genelde aynıdır. Yoksa üstad doğru yaşam biçimi tanımlamaz, kimseyi eleştirmez ve ötekileştirmez. Bu film de daha çok ikinci kategoriye yakın. Film toplumun biçtiği role uymakla hayatını geçiren ve giderek yalnızlaşan bir kadının öyküsünü anlatıyor bize. Atıf Yılmaz bu tekdüze ve monoton hayatı filmin başına ve sonuna koyduğu siyah-beyaz sekanslarla çok iyi ifade etmiş. Ayrıca filmin müzikleri de çok başarılı. Türkan Şoray ve Rutkay Aziz de çok iyi oynamışlar. İç konuşmaların olduğu bir sahne var ki film müziğiyle birleşince enfes bir mizansen yakalanıyor. Bu arada önyargı ve şartlanmışlığımızı fark etmeme sebep olan bir sahneyi aktarmak istiyorum. Film bitince "üstad sazan gibi avladı beni" dedim. Rutkay Aziz'in canlandırdığı karakter çevresiyle ve kadınlarla iletişimi düşük seviyede birisi. Toplumsal normlara uyacağım derken gerçek bir aşk yaşayamamış. Bir sahnede gözü bir kız öğrencinin bacağına takılıyor. Şartlanmış izleyici olarak hemen "adam herhalde sapık, Yüksel'e de kesin tecavüz edecek" dedim. Oysa ne ilgisi var. İnsan türlü duyguları aynı anda yaşamaz mı? Hele ki aradığı mutluluğu bulamamışsa buhranlar ve gel-gitler içinde boğulmaz mı? İnsanları yargılamak ne kadar kolay. Bu değerlendirme alışkanlığı yani önyargılarımız sanırım hem bizle hem de ana akım iletişim araçlarıyla ilgili. İyi ki sinemamızdan Atıf Yılmaz, Ömer Kavur, Yavuz Özkan gibi yönetmenler geçmiş. Hepsi hala değerini bugün için de koruyan anlamlı sorular sormamıza ve anlama çabası içinde olmamıza neden oluyorlar.

Cevap Yaz

YusufCubuk_1

5 Mayıs 2013 16:23

Daha sonra birbirlerine ettikleri onca hakaretten,aslında acı itiraftan sonra barışmaları da bi garip,bazı insanların menfaate düştüklerinde ya da karşı koyamadıkları zaaflara düştüklerinde yenilir yutulur olmayan şeyleri yutmaları ne kolay oluyor..

Cevap Yaz

YusufCubuk_1

5 Mayıs 2013 16:19

Duygusal ve manâlı bir film izlediğimi sanırken,bi de baktım kadın sapık çıktı iyi mi...zaten başlarda da çatlakca halleri vardı sonra iyice tozuttu,şunu farkettim ki aldatmaya alışmış bir kadını oynuyordu ve Metres filmindeki gibi bayaa cesurdu. Evlilikte aşkı,mutluluğu bulamamış olabilir tamam,başka birine aşık olabilir,engel olamayabilir o da tamam ama böyle olunca hemen cinsel olarak aldatmak mı gerekir?Aşk cinsellik olmadan yaşanamaz mı yani,en azından bir süre..gerçek aşk bu değil mi zaten?sadece yanında olmasından mutlu olmak..bu durumda verilen mesaj; ''aşk aslında cinselliktir'' gibi oluyor,e bu da olmuyor tabii.. Metres den sonra bir yok saydığım film daha oldu,işin özeti budur..

Cevap Yaz

Loverman

4 Ekim 2011 22:50

yükselin geçmişini hatırladığı bölümler dışında genel olarak iyi diyebilirim. rahat hareket eden yüksel ve utangaç görünümlü ragıpın sonu olmayan aşkı. cesur sahneler vardır. böyle bir senaryoya böyle sahnelerde gerekiyor. atıf hoca sinemada olması gerekenleri yapmış.

Cevap Yaz

Exotic

6 Mart 2009 16:07

bu filmin vcdsi var elimde... gecenlerde yine izlemistim.. yine tam bir atif yilmaz filmi.turkan evliliginde mutlu degildir ve aslinda hic asik olamamistir..asik olmadigi icin askla sevismenin neoldugunu bilmemektedir..rutkay azizi tanidiktan sonra askla sevismeyi ogrenir..tabi rutkay azizde gercek aski turkanla tatmistir bu filmde.atif yilmaz herzamanki gibi yine degisik melodilerde muzikler kulanmistir bu filmde.turkanin curetkar sahnelerinide gorebilirz..entel atif yilmaz filmlerine bayilanlar varsa benim gibi izlenilmesi gerek bi film.

Cevap Yaz

YusufCubuk_1

5 Mayıs 2013 16:24

Duygusal ve manâlı bir film izlediğimi sanırken,bi de baktım kadın sapık çıktı iyi mi...zaten başlarda da çatlakca halleri vardı sonra iyice tozuttu,şunu farkettim ki aldatmaya alışmış bir kadını oynuyordu ve Metres filmindeki gibi bayaa cesurdu. Evlilikte aşkı,mutluluğu bulamamış olabilir tamam,başka birine aşık olabilir,engel olamayabilir o da tamam ama böyle olunca hemen cinsel olarak aldatmak mı gerekir?Aşk cinsellik olmadan yaşanamaz mı yani,en azından bir süre..gerçek aşk bu değil mi zaten?sadece yanında olmasından mutlu olmak..bu durumda verilen mesaj; ''aşk aslında cinselliktir'' gibi oluyor,e bu da olmuyor tabii.. Metres den sonra bir yok saydığım film daha oldu,işin özeti budur.. Daha sonra birbirlerine ettikleri onca hakaretten,aslında acı itiraftan sonra barışmaları da bi garip,bazı insanların menfaate düştüklerinde ya da karşı koyamadıkları zaaflara düştüklerinde yenilir yutulur olmayan şeyleri yutmaları ne kolay oluyor..

B a r b a r o S

20 Ekim 2008 22:49

Hiç alışılagelmedik bir senaryo. Oyuncular zaten üstdüzeyde. Mutsuz bir evlilik yapmış orta yaşlı banka müdürü bir bayanla, emekli olup turistik bir ilçede inzivaya çekilmiş biyoloji öğretmeni arasında geçen bir haftalık aşk hikayesi. Film renkli olarak başlıyor sonra ara ara siyahbeyaz olarak devam ediyor. İzlenmesi gereken güzel bir film...

Cevap Yaz

veta

23 Aralık 2007 21:54

rutkay aziz gibi müthiş bir oyuncu var karşımızda tabi yönetmende öyle tek kelimeyle harika bir film...

Cevap Yaz

sultanhastası

29 Kasım 2007 18:07

Türkan Şoray'ın kanunlarını bozduğu film, hemde bayağı bir bozmuş ve aşmış ama keşke karşısına daha yetenekli bir oyuncu olsaymış Rutkay Aziz çok kötü bir oyuncu.

Cevap Yaz

sultanhastas?

12 Ekim 2007 14:03

Türkan Sultan'?n en cesur oldu?u film, cesurluktan kast?m me?hur kanunlardan eser yok. Ke?ke At?f Y?lmaz, Türkan ?oray'?n kar??s?na Rutkay Aziz yerine daha yetenekli birini koysaym?? filmin tek kusuru Rutkay Aziz.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica