Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Ateşli Çingene

Ateşli Çingene

8,72

(24 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 32 Dk Duygusal Duygusal

Yönetmen: Metin Erksan Metin Erksan

Ülke: türkiye

Oyuncular: Kudret Karadağ, Hüseyin Güler, Ahmet Sert, Faik Coşkun, Ahmet Turgutlu, Zafer Önen, Bedia Muvahhit, Muammer Gözalan, Hulusi Kentmen, Oya Peri Devamını Gör...

Konusu : “Bu nasıl bilmecedir//Açıklasan olmaz mı?” (İsmet Nedim). Kör Salih’in ‘lezzetlensin’ diye sirkeye bulanmış kamçı ile cezalandırdığı Derbeder Ali ve sevgisini bir türlü belli edemeyen Gelincik. Ali; “Vururken o herif, için sızlamadı değil mi?” Gelincik; “Niye sızlasın, dayağı yiyen sensin! Ama doğrusunu istersen koltuklarım kabardı. Kırbacı yerken ‘gık’ bile demedin.” Ali; “Ne biçim kızsın, kötü desem değilsin, iyi desem hiç değil. Bazen öyle zalimsin ki.” Gelincik; “Kabahat bende değil içimdeki şeytandaymış. Nigar Nine öyle diyor.” Ali; “…” ‘Paprika’nın (Erich von Stroheim) (1935) (Nil Yayınevi–1963) (Çeviren; Günseli Tunç) bir renkli Yeşilçam uyarlaması. Ganj Nehri yakınlarından, asırlar önce başlayan yolculuk Hindistan’ın haşarı çocuklarını Anadolu’ya kadar getirmiş. Tekerlek gıcırtıları, nal sesleri, köpek havlamaları. ‘Perişan ama vahşi bir güzelliğe sahip çingeneler’ (sf. 10). Hudutsuz hürriyeti anlatan bir aşk şarkısı. Hiçbir yerde 2–3 günden fazla kalmazlar ama bu kez o güzel ağaçlıkta (kitapta ‘söğütlük’) durmaları gerek. Nazlı, doğum sancıları içinde. Kocası daha yeni ‘öte tarafa göçmüştü’. Çergi için önemli olan çocuk ölü doğar. Falcı Nigar Nine çözüm bulmuş bile! Çevredeki köşkten bir bebek çalar. Mücevher kutusundaki madalyonu da yadigâr olarak alıyor. Ertesi sabah çığlık çığlığaydı. “Heey, uyanın be, Nazlı doğurdu. Kar gibi, gül gibi, çiçek gibi bir kız.” Gelincik tarlasında ‘dünyaya geldiği için’ Gelincik adı verilir. “Bu kızın hayatı ateşli, öfkesi alev gibi olacak. Gururu O’nu bırakmayacak… Bir tek erkeği sevecek. Ama bu aşkı, ruhunun derinliklerinde her zaman gizleyecek.” Çok kıskanç olacakmış. (Ne yazık ki ‘Gelincik’ tarlası ve adı, romandaki ‘paprika (kırmızıbiber) tarlası’ ve Paprika’nın yakıcılığını veremiyor). Yaklaşık 20 yıl sonra. ‘Zeytin karası gözler, kuzguni renkte pırıl pırıl saçlar, kıpkırmızı şehvetli dudaklar’. Bütün erkeklerin gözü Gelincik’te, kadınlarınsa nefreti! Kendisi için yanıp tutuşan Ali’yi ‘başka kızlara bakarsa gözlerini oyacak kadar çok sevmiş’. Ama ortada fol yok yumurta yokken Nilüfer’i, şunu bunu kıskanıp delikanlıyı bunaltıyor. Oysa Derbeder, üç telli kemanıyla besteler bile yapmıştı Gelincik için. İsteği yalnızca bir çift tatlı söz. Ama o güzel ağızdan ‘pis kemancı, kalaycı çırağı’ndan başka bir şey duyduğu yok. Sırf üzsün diye Çeribaşı Salih’i de kullanır genç kız. Tek gözlü ayı oynatıcısının ‘meşhur saatini’ Ali’nin kuşağına saklıyor. (Sonuç, ‘30 kırbaç’). Huysuzlukları bitecek gibi değil. Öyle ki delikanlı O’nun için çaldığı at nedeniyle cezaevi yolunu tutarken (Salih ‘gammazlamış’) mutlu sayılabilirdi; “Böylesi daha iyi oldu. Senden uzak olsun da varsın mahpushane olsun gideceğim yer.” Cezası bitince, İstanbul’da ‘kalplerimizin kraliçesi, sevgili ses yıldızımız Sevda Pekcan hanımefendi’nin yardımıyla ünlü bir kemancı olur. (Romanda, başarısı nedeniyle İmparator François Joseph altın bir sigara tabakası armağan ediyor). Bu arada Salih, Gelincik’e sahip olabilmek için karısını ve Nazlı’yı zehirlemişti. Kendisi de eziyet ettiği ayısı Kocaoğlan tarafından öldürülür. Alisini görmeye İstanbul’a giden genç kız bu kez de Sevda’yı kıskanıyor. (Aslında çok şanslı sayılır. Kitaptaki ‘zorlu’ Budapeşte yolculuğunda, Gar şefi; Tren kondüktörü; Kolu dövmeli gemici; Makinist; Tahta bacaklı adam ve Tramvay biletçisi ile yatmak zorunda kalıyor. ‘Uğradığı iğrenç taarruzların vücudunda bıraktığı izlerden’ Tuna Nehri’nde yıkanarak kurtulacaktır). Çergiye geri dönen Gelincik ‘hiç konuşmuyor, gülmüyor, hep çadırında ağlıyor’. Durumu gören Nigar Nine, Ali’yi bir büyü ile getireceğini söylemişti ama işi sağlama alır! Mestan’ı delikanlıya gönderir. Derbeder de zaten buralarda mutsuz. Sevda’yı evlendirme dairesinin kapısında bırakıp sevdiği kıza koşuyor. Ama Gelincik’in o gururu yok mu. İçi Ali’nin kollarına atılmak isterken dudaklarından dökülenler farklı. “Hâlâ eski maşacı, eski kalaycı çırağısın.” Daha da ileri gidip Sevda’nın sevgilisi Eşref Hanzade ile evlenmelere kalkıyor. ‘Son anda’ Ali tarafından kurtarılır. Gerçek ailesini bulması baba Osman Hanzade’nin dikkati, Nigar’ın filmin başında cebe indirdiği madalyon ve omzundaki ben sayesinde. “Daha mı çekeceğim//Bunca çektiğim az mı?” (İsmet Nedim). Gelincik’in babası Kâmil Bey ve arkadaşı Hanzade’nin Ali’ye söyledikleri; “Seni, böyle güzel bir kızı üzdüğün için ömrün boyunca hapse, O’nu çok sevdiğin için de evlenmenize karar verdik.” Cümledeki dilbilgisi hatası bir yana Derbeder’in genç kızı üzdüğü tek bir sahne bile yoktu. (Yazan: Murat Çelenligil)



performer

22 Eylül 2013 01:09

film bana sonlara doğru biraz daha iyi geldi. sonunu zor getirdim.

Cevap Yaz

beyzacetin

22 Temmuz 2013 17:03

Hayatımda gördügüm en güzel çingeneydi gercekten. O saclar, makyaj ve elbiseler muhtesem. Film de izlenebilir nitelikte ama cok da hayran kaldıgımı söyleyemem.

Cevap Yaz

benimsinema

19 Temmuz 2012 22:51

bir asik bu kadar inatci olur, türkan soray i allah öyle bir yaratmiski, kadina yakismayan yok... cinegene rolü sip diye üzerine oturmus... metin erksanin yönetmenligiyle ve ediz hunun durusuyla ve tabii ki usta oyuncularin katkisiyla film izlenir hale gelmis... buarada ses sanatcilarimizada ayrica tesekkür ederim

Cevap Yaz

t_rex

13 Haziran 2011 10:16

İşte! beni yeşilçama bağlayan  filmler serisinden bir tanesi: bir platoda  dişi mi dişi bir afet-i devran. Danslar, şarkılar,çingenelerin hippi ruhu yaşantıları.Kalıplardan sıyrılmış projeler. çok güzel hareketler bunlaR. Her şey sanat olunca güzeldir.Bu projelerden bir taneside:'Fadik Cambazhane Gülü.'

Cevap Yaz

delikadir39

17 Mayıs 2011 12:49

Bu film yüzünden Türkan Şoray'ın çingene olduğu söyleniyordu ama Türkan Şoray kafkasya kökenli olduğunu açıklamıştı.

Ne yalan söyleyeyim ben de öyle sanıyordum.

Cevap Yaz

yedikule_zindanı

2 Kasım 2009 09:51

Güzel bir film idi bu da denk gelince izliyorum.Bir de S/B olan başka filmi de var Ediz ile Türkan'ın,Süleyman Turan'lı Cahit Irgat'lı,o da iyi..

Cevap Yaz

narçiçeği

11 Ocak 2009 01:23

filmin başında ve sonunda çalan  çingene şarkısı çok güzel.gelincik şarkısı var elimde ama  eğer bu şarkıda elinizde varsa ve yardımcı olursanız sevinirim.

Cevap Yaz

ASYACANAN

10 Kasım 2008 11:53

"şüphe dolu kalbimde bir sızısın incecikk,seviyorum demedin ömründe bir kerecik":)

şarkı filmle o kadar bütünleşmiş ki sadece dinlerken bile yaşanan aşkı, derbederin acısını ve gelinciğin hırçınlığını hissedebiliyor insan...

Cevap Yaz

capone

23 Ağustos 2008 21:07

Derbeder Ali'yle Gelincik küçüklüklerinden beri birbirlerini sevmektedirler.Ancak kibirli olan Gelincik yaptıklarıyla Derbeder'i bıktırsada bu ikili sonsuza dek birlikte olucaktır.İzleyin.Hollandalı ödüllü bir yazarın kitabından adapte.Bu film daha sonra Mine Mutlu-Engin Çağlar'ın oynadığı Çingene Aşkı Paprika ve Zeynep Aksu-Kadir İnanır'ın oynadığı Paprika Gaddar'ın aşkı filminin esin kaynağıdır

Cevap Yaz

B a r b a r o S

16 Ağustos 2008 23:36

Kemancı gencin bir çingene kızına olan aşkı.Ediz HUN'un Türkan ŞORAY uyumasından istifade ederek yanına yaklaşıp saçlarını okşayarak kendi kendine konuştuğu sahnesi çok duygusaldır.

-Hainim Kalpsizim uyurken o kadar masum oluyorsun ki.

FİLMDE ÇALAN ŞARKIDA ÇOK GÜZEL. Gelincik çılgın aşkım./Yanar dağım gelincik./Seviyorum demedin ömründe bir kerecik./Şüphe dolu kalbimde bir sızın incecik./Seviyorum demedin ömründe bir kerecik.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica