Uçurtmayı Vurmasınlar

9,24

( 74 kişi yorum yaptı )

Uçurtmayı Vurmasınlar

Sinema Filmi

1989

Beş yaşındaki bir çocuğun gözüyle kadınlar hapishanesinin ve sevginin öyküsüdür anlatılan. Küçük Barış'ın (Ozan Bilen) bu dört duvar arasında ne suçu vardır ki? Oysa esrardan tutuklanan annesi değil midir? Barış henüz algılayamadığı bir garip dünyanın içinde, her yanı soğuk ve sağır duvarlarla çevrili bir hapishane avlusunda gökyüzünü ve özgürlük uçurtmalarını gözlemektedir. İnci Abla’sı (Nur Sürer), Özgürlüğüne kavuştuktan sonra bir gün uçurtma olup geri döneceğine söz vermemiş midir?
(Agah Özgüç'ün 100 Filmde Türk Sineması kitabından)

Ödüller

En İyi Film (26. Antalya Film Şenliği-1989)

En İyi Türk Filmi (İstanbul Film Festivali-1989)

En İyi Senaryo (26. Antalya Film Şenliği-1989)

En İyi Görüntü Yönetmeni (26. Antalya Film Şenliği-1989)

En İyi Kadın Oyuncu (26. Antalya Film Şenliği-1989)

En İyi 2. Film (10. Akdeniz Ülkeleri Film Festivali -1990)

Daha Fazlası

Ekip

Yapımcı Ahmet Altunterim (Yapım Yönetmeni)
Sanat Yönetmeni Feride Çiçekoğlu (Sanat Yönetmeni)
Kamera Ekibi Ahmet Servidal (Kamera Asistanı)

Firmalar

Magnum Film (Yapım)

Son Yorumlar (74)

rhegno avatar rhegno 11 Ekim 2012 00:17:01

6

Filmde o zamanki sabi ozan bilen'in dilinden cıkan her ''İnci'' sözcüğünde cok ağlayan insan var...Diğer tüm oyunculara da haksızlık olmasın..Harika bir eser bıraktınız bizlere

sinemadelisi avatar sinemadelisi 25 Ağustos 2011 15:28:08

10

bir film bu kadar cesur anlatılabilir yani tebrikler

kartal tibet tutkunu avatar kartal tibet tutkunu 21 Temmuz 2011 22:18:07

10

Yönetmen Tunç BAŞARAN'IN Sinemaya yüz akı filmlerinden... Ozan BİLEN Nur SÜRER Füsun DEMİREL başrolde olmak üzere diğer cast'ın desteği ile herkesçe izlenecek bir iş çıkmış ortaya.

eylül fırtınası avatar eylül fırtınası 13 Ocak 2011 22:25:01

8

Feride Çiçekoğlu'nun ayni adlı eserinden Tunç Başaran'ın sinemaya uyarladığı Uçurtmayı Vurmasınlar hem izleyiciden hem de eleştirmenlerden tam not almış,Muhsin Bey ve Anayurt Oteli gibi sinemamızın yakın dönemine ait başyapıtlardan birisidir.1980'ler in sonunda majör Amerikan filmler karşısında teslim bayrağını çekmiş ve tükenmeye yüz tutmuş sinemamızda bahar havası estiren,kendi sinemasına küs seyirciyi yeniden salonlara çeken,bir silkiniş ve kendine geliş döneminin öncü ve simgeleşmiş filmidir.Filmde babasının sevdiği bir şarkıcının ismi olması sebebiyle adı Barış konulan ve adının anlamı dünyayı kucaklasaydı,taşta büyümek zorunda kalmayacak 4 yaşındaki sevimli bir çocuğun insanlara ve hayata dair masumane gözlemleri anlatılır.Annesinin işlemiş olduğu bir suçtan dolayı hapishanede büyümek zorunda kalan küçük Barış kadınlar koğuşunda hayata dair ilk tecrübelerini edinmekte,en çok siyasi suçlular koğuşundan İnci'ye yakınlık duymakta ve annesinden çok onla vakit geçirmektedir.İnci'de küçük Barış'ı çok sevmekte ve ona dışarısını,kuşları,uçurtmaları anlatmaktadır.Bir sabah gökyüzünde gördüğü uçurtma Barış'ı çok heyecanlandırır.Film politik bir altyapıya sahip olmasına ve zaman zaman özgürlük,barış gibi kavramları  gözümüze sokarcasına vurgulamasına karşın Yılmaz Güney ve takipçilerinde görülecek derecede kaba bir siyasal söyleme ve slogancı bir tavra sahip değildir..Dönemin siyasal koşullarına ve sisteme yönelik eleştiriler küçük bir çocuğun bakış açısına indirgenerek yumuşatılmış,yer yer de mizahi unsurlarla desteklenmiştir.Deneyimli yönetmen Tunç Başaran bu filmle ustalığını kanıtlamış ve  filmografisinin en önemli filmine imza atmıştır.Akıcı ve sade bir anlatıma sahip filmde kamera kullanımı,çerçevelemeler ve oyuncu yönetimi son derece başarılıdır.Ancak filmin başarısındaki ve bu derece sevilmesindeki en büyük pay şüphesiz küçük oyuncu Ozan Bilen'in sevimliliğinin yanısıra gerçekten ustaları kıskandıracak derecede büyük bir oyunculuk sergilemesidir.Ayrıca Barış'ın geçmişteki Sezercik'ler,Ayşecik'ler gibi büyümüşte küçülmüş havalara girip boyundan büyük laflar etmeden,gerçekten 4 yaşındaki bir çocuğun saflığını ve masumiyetini yansıtacak şekilde karakterize edilmesi gayet yerinde bir karar olmuş.Nur Sürer,Füsun Demirel,Güzin Özipek,Güzin Özyağcılar,Meral Çetinkaya gibi usta oyuncular da bu erkeksiz filmde muhteşem bir oyun sergileyerek filmin başarısına çok büyük katkıda bulunmuşlar.Uçurtmayı Vurmasınlar hiç şüphesiz gerek izleyiciden gördüğü sevgi gerek sinemasal nitelikleri dolayısı ile klasik mertebesine ulaşmaya aday,beylik deyimle sinemamızın yüzakı filmlerimizden.Bunca olumlu eleştiriden sonra olumsuz gördüğüm bir hususu da belirtmeden edemeyeceğim.Bu  filmi ilk vizyona girdiği yıl sinemada izlemiş ve bende izleyicilerin tamamı gibi bu dokunaklı ve duygu sağanağı filmden oldukça etkilenmiştim.Ancak yıllar sonra tekrar izlediğimde filmde beni rahatsız eden birşeylerin olduğunu hissettim.O da şuydu:Filmin tamamında hissedilen veya zorla hissettirilmeye çalışılmış aşırı ve yapış yapış duygusallık.Bir başka ifadeyle ''ben bir sevgi filmiyim,ona göre hislenin,haydi hep beraber bu sahnede duygulanacağız'' diye seyirciye adeta telkinde bulunur tavır.Abartılı sevgi söylemi ve bu söylemi güçlendirmek için Özkan Turgay'ın gerçekten etkileyici müziğinin yerli yersiz,savurganca kullanımı,hatta müziğin çoğu yerde sahneyi destekleme işlevini bir yana bırakıp ön plana çıkması.Kısacası bu film ''bir sevgi filmi'' olarak nitelendirilsin diye dengeleriyle fazlasıyla oynanmış gibi bir kanıya vardım.

ASLANTAS avatar ASLANTAS 01 Temmuz 2010 21:43:07

Bu öyle bir film ki her karesi insanın gönlüne tık tık dokunuyor..Ancak bu kadar güzel bir film olur.. Barışın sahneleri.. her biri birbirinden hüzünlü..adliye önünde simit yeyişi...miki işedi'' tam bi klişe olmuştu.. ya yeni bir çocuk doğunca kıskan çlıktan çatlaması.. kimse barışla ilgilenmiyordu......Allahım ne film..MUHHHTEEEŞEEEMMM

evrimmemili avatar evrimmemili 17 Aralık 2009 13:43:12

10

vay be ılk ızledıgım fılm cocukken:) ne guzeldı hersey

Yandex.Metrica