Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Uçurtmayı Vurmasınlar

Uçurtmayı Vurmasınlar

9,25

(79 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 23 Dk Dram Politik Psikolojik Dram, Politik, Psikolojik

Yönetmen: Tunç Başaran Tunç Başaran

Ülke: türkiye

Oyuncular: Gönül Demirkol, Emel Çeviren, Selma Tarcan, Ayla Arslancan, Sabriye Kara, Nurettin Şen, Ömer Çolakoğlu, Hale Akınlı, Meral Çetinkaya, Yasemin Alkaya Devamını Gör...

Ödüller: En İyi FilmEn İyi SenaryoEn İyi Görüntü YönetmeniEn İyi Kadın OyuncuEn İyi Türk FilmiEn İyi 2. Film

Konusu : Beş yaşındaki bir çocuğun gözüyle kadınlar hapishanesinin ve sevginin öyküsüdür anlatılan. Küçük Barış'ın (Ozan Bilen) bu dört duvar arasında ne suçu vardır ki? Oysa esrardan tutuklanan annesi değil midir? Barış henüz algılayamadığı bir garip dünyanın içinde, her yanı soğuk ve sağır duvarlarla çevrili bir hapishane avlusunda gökyüzünü ve özgürlük uçurtmalarını gözlemektedir. İnci Abla’sı (Nur Sürer), Özgürlüğüne kavuştuktan sonra bir gün uçurtma olup geri döneceğine söz vermemiş midir? (Agah Özgüç'ün 100 Filmde Türk Sineması kitabından)



Malboro

20 Nisan 2018 00:56

Barış,İnci ve ötekiler....Tek kelimeyle muhteşem

Cevap Yaz

KartalTibetTutkunu

6 Ekim 2017 01:12

Sevginin heranı'nın izlenebildiği 5 yaşın da bir çocuğun cezaevi için de geçen hayal dünyası duygularını en naif şekilde betimleyen, çocuk kalbini aynada tutan bir film.

Cevap Yaz

erhaab

6 Nisan 2017 05:20

Sevmek Zamanı ve Züğürt Ağadan sonra bana göre Türk Sinemasının en iyi 3.filmi diyebilirim. İçinde çok orijinal replikler barındırır ve son derece orijinal vir senaryoya sahiptir. Küçük Barış'ın oyunculuğu yaşına göre mükemmeldir. ''Burası dışarısı mı, babam burda mı'' diye sorduğu sahne ve Barışın gözünden anlatılan dünya çok güzeldir.

Cevap Yaz

mansuryıldırım

10 Ekim 2015 21:44

Filmin baştan sona etkileyici bir havası var yönetmen tunç başaran iyi iş çıkarmış senaryoda feride çiçekoğlu yine iyi bir iş çıkarmış filmin sinematoğrafiside iyi erdal kahraman görüntü yönetmeni olarak tek mekanda bir hapishanede güzel iş çıkarmış film tadında 83 dakikada biten tek mekanda geçmesine rağmen hiç sıkmayan gerçekten türk sinemasının en başarılı filmlerinden diyebileceğim kalitede bir film umarım restore edilirde daha iyi bir görüntü kalitesinde izleriz kısaca kaçırılmaması gerek çok iyi bir film.

Cevap Yaz

boraterzioglu

21 Mayıs 2015 14:04

çok güzel bir film idi ağlamaktan kendimi tutamadım

Cevap Yaz

Kpax08

8 Temmuz 2014 11:55

Bu filmi izlemeyip kitabını okumuş olsam belki de sıkılırdım. Fakat sinema ve yönetmenlik öyle bir şey ki sıradan bir konuyu sıra dışı; sıra dışı bir konuyu ise sıradanlaştırabiliyor. Filmi izleyip de etkilenmemek mümkün değil. Oyunculukların genel anlamda kalburüstü olduğu filmde oyunculukları ile sırıtanlar (Barış hariç) diğer erkek oyuncular. Barış'ın o yaştaki oyunculuğunu çok beğendim.

Cevap Yaz

rhegno

11 Ekim 2012 00:17

Filmde o zamanki sabi ozan bilen'in dilinden cıkan her ''İnci'' sözcüğünde cok ağlayan insan var...Diğer tüm oyunculara da haksızlık olmasın..Harika bir eser bıraktınız bizlere

Cevap Yaz

sinemadelisi

25 Ağustos 2011 15:28

bir film bu kadar cesur anlatılabilir yani tebrikler

Cevap Yaz

kartal tibet tutkunu

21 Temmuz 2011 22:18

Yönetmen Tunç BAŞARAN'IN Sinemaya yüz akı filmlerinden... Ozan BİLEN Nur SÜRER Füsun DEMİREL başrolde olmak üzere diğer cast'ın desteği ile herkesçe izlenecek bir iş çıkmış ortaya.

Cevap Yaz

eylül fırtınası

13 Ocak 2011 22:25

Feride Çiçekoğlu'nun ayni adlı eserinden Tunç Başaran'ın sinemaya uyarladığı Uçurtmayı Vurmasınlar hem izleyiciden hem de eleştirmenlerden tam not almış,Muhsin Bey ve Anayurt Oteli gibi sinemamızın yakın dönemine ait başyapıtlardan birisidir.

1980'lerin sonunda majör Amerikan filmler karşısında teslim bayrağını çekmiş ve tükenmeye yüz tutmuş sinemamızda bahar havası estiren,kendi sinemasına küs seyirciyi yeniden salonlara çeken,bir silkiniş ve kendine geliş döneminin öncü ve simgeleşmiş filmidir.

Filmde babasının sevdiği bir şarkıcının ismi olması sebebiyle adı Barış konulan ve adının anlamı dünyayı kucaklasaydı,taşta büyümek zorunda kalmayacak 4 yaşındaki sevimli bir çocuğun insanlara ve hayata dair masumane gözlemleri anlatılır.

Annesinin işlemiş olduğu bir suçtan dolayı hapishanede büyümek zorunda kalan küçük Barış kadınlar koğuşunda hayata dair ilk tecrübelerini edinmekte,en çok siyasi suçlular koğuşundan İnci'ye yakınlık duymakta ve annesinden çok onla vakit geçirmektedir.İnci'de küçük Barış'ı çok sevmekte ve ona dışarısını,kuşları,uçurtmaları anlatmaktadır.Bir sabah gökyüzünde gördüğü uçurtma Barış'ı çok heyecanlandırır.

Film politik bir altyapıya sahip olmasına ve zaman zaman özgürlük,barış gibi kavramları  gözümüze sokarcasına vurgulamasına karşın Yılmaz Güney ve takipçilerinde görülecek derecede kaba bir siyasal söyleme ve slogancı bir tavra sahip değildir..Dönemin siyasal koşullarına ve sisteme yönelik eleştiriler küçük bir çocuğun bakış açısına indirgenerek yumuşatılmış,yer yer de mizahi unsurlarla desteklenmiştir.

Deneyimli yönetmen Tunç Başaran bu filmle ustalığını kanıtlamış ve  filmografisinin en önemli filmine imza atmıştır.Akıcı ve sade bir anlatıma sahip filmde kamera kullanımı,çerçevelemeler ve oyuncu yönetimi son derece başarılıdır.

Ancak filmin başarısındaki ve bu derece sevilmesindeki en büyük pay şüphesiz küçük oyuncu Ozan Bilen'in sevimliliğinin yanısıra gerçekten ustaları kıskandıracak derecede büyük bir oyunculuk sergilemesidir.Ayrıca Barış'ın geçmişteki Sezercik'ler,Ayşecik'ler gibi büyümüşte küçülmüş havalara girip boyundan büyük laflar etmeden,gerçekten 4 yaşındaki bir çocuğun saflığını ve masumiyetini yansıtacak şekilde karakterize edilmesi gayet yerinde bir karar olmuş.

Nur Sürer,Füsun Demirel,Güzin Özipek,Güzin Özyağcılar,Meral Çetinkaya gibi usta oyuncular da bu erkeksiz filmde muhteşem bir oyun sergileyerek filmin başarısına çok büyük katkıda bulunmuşlar.

Uçurtmayı Vurmasınlar hiç şüphesiz gerek izleyiciden gördüğü sevgi gerek sinemasal nitelikleri dolayısı ile klasik mertebesine ulaşmaya aday,beylik deyimle sinemamızın yüzakı filmlerimizden.

Bunca olumlu eleştiriden sonra olumsuz gördüğüm bir hususu da belirtmeden edemeyeceğim.Bu  filmi ilk vizyona girdiği yıl sinemada izlemiş ve bende izleyicilerin tamamı gibi bu dokunaklı ve duygu sağanağı filmden oldukça etkilenmiştim.Ancak yıllar sonra tekrar izlediğimde filmde beni rahatsız eden birşeylerin olduğunu hissettim.

O da şuydu:Filmin tamamında hissedilen veya zorla hissettirilmeye çalışılmış aşırı ve yapış yapış duygusallık.

Bir başka ifadeyle ''ben bir sevgi filmiyim,ona göre hislenin,haydi hep beraber bu sahnede duygulanacağız'' diye seyirciye adeta telkinde bulunur tavır.

Abartılı sevgi söylemi ve bu söylemi güçlendirmek için Özkan Turgay'ın gerçekten etkileyici müziğinin yerli yersiz,savurganca kullanımı,hatta müziğin çoğu yerde sahneyi destekleme işlevini bir yana bırakıp ön plana çıkması.

Kısacası bu film ''bir sevgi filmi'' olarak nitelendirilsin diye dengeleriyle fazlasıyla oynanmış gibi bir kanıya vardım.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica