Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Aysel Bataklı Damın Kızı

Aysel Bataklı Damın Kızı
1 Ocak 1970 1 Saat 13 Dk Dram, Duygusal

Yönetmen: Muhsin Ertuğrul

Ülke: türkiye

Oyuncular: Sami Ayanoğlu, Hazım Körmükçü, Hadi Hün, Müfit Kiper, Nafia Arcan, Galip Arcan, Mahmut Moralı, Behzat Butak, Sait Köknar, Feriha Tevfik Devamını Gör...

Konusu : Bataklı Dam'dan Aysel, kasabada, Satılmışzadelerin yanında çalışırken evin erkeğinden hamile kalır. Köyünde çocuğunu doğurur. Çocuğu için nafaka almak amacıyla mahkemeye başvurur. Satılmışzade çocuğun kendisinden olduğunu kabul etmez. Aysel'in mahkemedeki tutumu, orada' bulunanlar, özellikle Çamlıbel köyünden Ali'nin üzerinde olumlu etki bırakır. Bu yüzden köyüne kadar gidip onu görerek, umutsuz kıza kendi ailesinin yanında yatalak annesine yardımcı olmak üzere iş teklif eder. Ali'lerin yanında çalışmakta olan Aysel, bir gün çeşme başında Satılmızşade'ye rastlar; eski efendisi kendisine laf atarken Ali çıkagelir; başlayan bir tartışma yanda bırakılır ve eve dönerler. Ali'nin nişanlısı Gülsüm, böylesine dile düşmüş bir kızın Ali'lerin evinde bulunmasına razı olmaz; bunun üzerine kıza yol verirler. Ali bir süre kendisini zevk ve eğlenceye kaptırır ve düğününden iki gün önce kasabanın meyhanesinde arkadaşlarıyla içerken Satılmışzade'nin de katıldığı bir kavga da bulunur. Bu kavganın sonunda Satılmızşade'nin, beynine bir çakının ucu saplanmış olduğu halde öldüğü görülür. Ali pek hatırlayamamakla birlikte bu kavga sonucundan kendini sorumlu bulmaktadır. Kendi çakısının ucunun da kırık olduğunu görünce bu fikri kuvvetlenir ve çakısını evlerinin yöresindeki bataklığa atar. Babası onu görür ve Ali ayrıldıktan sonra, oraya giderek çakıyı bulur, saklar. Ertesi gün nikah vardır. Baba oğul araba sürüp kız evine giderlerken, yolda Aysel'e rastlarlar. Kız, Ali'yi kutlar. Bundan duygulanan Ali, babasına bir adam öldürdüğünü, ama suçundan iyice emin olmadığını söyler. Babası bu açıklamadan ferahlar, durumu kız evine duyurmanın gerektiğini söyler. Gülsümlerde konu açılır; Gülsüm'ün babası bu durumda nikahın yapılamayacağını söyler. Gülsüm de davranışıyla buna katıldığını belli eder. Ali ertesi gün gider, Aysel'i bulur ve ona olup bitenleri anlatır. Onu sevdiğini söyler; hapisten çıkıncaya kadar kendisini bekleyip bekleyemeyeceğini sorar. Aysel hiçbir cevap vermez. Bir-kaç gün önce ondan ödünç aldığı çakının ucunu iş görürken kendisinin kırdığını da Ali'ye söylemez. Doğruca Gülsüm'e giderek, Ali'nin suçsuz olduğunu, eğer onu seviyorsa gidip hapisten çıkıncaya kadar kendisini bekleyeceğini söylemesini salık verir. Gülsüm gider, Ali'yle görüşür, Fakat Ali artık gerçekten sevdiğinin Aysel olduğunu ona açıklar. Bunun üzerine Gülsüm, Ay sel'in de onu sevdiğini bildiğini söyler. Sonunda gerçek suçlu bulunur; Ali de Aysel'e kavuşur. (Kyn: Alim Şerif Onaran “Muhsin Ertuğrul’un Sineması” (yalçın Özgül)



hayrivarol

27 Mayıs 2017 12:09

Daha beri yıllarda çekilmiş bir çok yapımdan daha akıcı ve seyre değer buluyorum ilk yıllara ait filmleri. Keyifle izledim. Her şey bir yana, dönemin şartlarını görmek, dönemin insanlarını görmek başka bir keyif veriyor.

Cevap Yaz

erhaab

29 Eylül 2016 17:31

Türk sinemasında izleyebildiğim en eski tarihli film. 1934 şartlarını görmek adına mutlaka herkes izlemeli. Ben açıkçası 82 yıl öncesinin türkçesinin daha bir anlaşılmaz olacağını düşünüyordum ki şaşırdım çünkü günümüz türkçesinden hemen hemen hiç fark yok. Neticede bu film osmanlıdan 11 yıl sonra çekilmiş bir film. Dönem şartlarına göre görüntü ve ses kalitesi çok çok iyi. Özellikle gene bir muhsin ertuğrul filmi olan 1940 yapımı şehvet kurbanı filmine göre çok iyi bir görüntü ve ses kalitesine sahip. İlk türkiye güzeli feriha tevfik'i görmek ve 15-16 yaşlarındaki cahide sonkunun genç kızlığına şahit olabilmek de güzel. Senaryo zayıf da olsa filmin içinde hakimin genç cahideye söylediği bir söz çok hoşuma gitti. ''Insanlarla olan davan sona erdi kızım'' dedi hakim. Yani Allah katında hesaplaşırsınız demeye getirdi ve hakim de kimin suçlu olduğunun belli olduğunu demeye getirdi ama ispat yoktu. Türk sinemasına gönül veren herkes izlemeli filmi. Daha eski tarihli bir filmi bulamadım henüz internette.

Cevap Yaz

yesilçamsever38

25 Kasım 2015 22:10

Film Nisan 1934'te hasat zamanı çekime başlanmıştır. çekimler 3 ay sürmüş ve çekimler ağustos sonunda tamamlanmış kurgusu 15 gün sürmüş ve İstanbul'da vizyona girmiştir....

Cevap Yaz

TurhanCalay_1

8 Ağustos 2015 02:14

Bu filmin bazı bilinmeyen yerlerinin hikayesini, "Bursa'da çekilen ilk sinema filmi;Aysel, Bataklıdam'ınkızı" Bursa Şehrengiz Dergisi'ne gönderdim. Yakında yayınlarlar sanıyorum.

Cevap Yaz

TurhanCalay_1

8 Ağustos 2015 02:04

Bu filmin hikayesinden pek bahsedilmez. Bahsedilse de, "Bataklık kızı" olarak, dilimize kimin çevirdiğini, ilk kez nerede yayınlandığından kimse bahsetmez.Tabi ki benden başka. Arşivimde bulunan ve 1926 yılına ait Türk ocakları derneğinin yayını olan "Türk yurdu" dergisinde, Osmanlıca olarak yayınlanan hikaye, derginin 22,23,24 ve 25. sayılarında yayınlanmıştır. Uyarlayan kişi "Hasan Cemil Çambel" dir. Dünyaca tanınmış arkeolog Halet Çambel'in babasıdır. Halet Çambel, Ülkemizi 1936 yılında, Hitler Alamanya'sında temsil eden bir ilk kadın sporcumuzdur. Hitlere bile karşı çıkmıştır. Bu da ayrı konudur. Çambel'in uyarlamasında, hikaye İç Anadolu'nun bir sulh hukuk mahkemesinde başlamaktadır.. Hasan Cemil'in "Çambel" soyadını alması bile bir tesadüf değildir. Bu hikaye filme çekildiği zaman henüz soyadı kanunu çıkmamıştı. Bu film gösterime girip, film çok meşhur olunca, film ve hikayedeki "Çamlıbel" köyü meşhur olunca, kanun çıktıktan sonra "Çambel" soyadını almıştır. Çamlıbel" köyü, Bursa'nın Çalıköy'ün de çekilmiştir. Gerçekten de ova ve çam ormanlarının birleştiği yerde kurulmuştur.

Cevap Yaz

turhancalay

26 Temmuz 2015 01:21

Bir Çalıköy'lü olarak..Zaten hep bu filmin içindeyiz..Şöyle ki; Hayatımın büyük kısmı bu filmin çekildiği mekanlarda geçti..Değirmen un öğütmeye gittim( Filimde,Bataklı'da Ayselin evi bu değirmendir.) O..Tozlu yollarda yürüdüm..O..Sokaklarda büyüdüm..Filimde görülen hayvanlar hep benim, bizim akrabalarımızın hayvanlarıydı..Tarlalar, Yukarılarda görülen tepelerdeki korular..Bizim orman ve korularımızdı..Bu filmde oynayan figüranların hepsi köylüm, komşum ve yakın akrabalarımdı..Hatta, amcam da oynamıştı..Araştırmacılar o..kadar araştırdıkları halde, Bazı gerçekleri bulamadılar.. 1925 yılında "Türk Ocakları"nın yayınlamış olduğu "Türk yurdu" dergisinin 22,23,24 ve 25. sayılarında bu hikaye tefrika edilmişti( Arşivimde Mevcuttur.)..İsveçli yazar diye ve Selma legerlöf diye tanıtılan Bayan aslen "Türk" asılı idi..Rus zulmünden kaçan, Lagar ailesine mensup bir hanımdı..(Osmanlıdaki "lagar-i Hasanı hatırlayınız.)..O..aileye mensubiyetini belirtmek için; Slavların taktığı ov, of, ova gibi ekleri de hatırlayınız..Türkçesi; Selma Lagaroğlu demektir..Bir de bu filmin iki sahnesi Çalı köyde den başka mekanda çekilmiştir. Ben bu filmi defalarca seyrettim.. İlk seyrettiğimde farkettim..Uzmanlar bile hala fark edemedi.Bilen de, bilmeyen de bu film hakkında yorum yapıyorlar..Film 1935 te çekilmişmiş..Dünyadan haberleri yok..1935 te çekilseydi, Oyuncuların jenerikte soyadlarıda olurdu..Soyadı kanunu 1935 te yürürlüğe girdi..Bu film, 1934 yılının aralık ayında İstanbulda gösterime girmiştir..2. olarak 1935 yılını ocak ayında Ankara'da gösterime gireceğini o günkü gazetelerdeki reklamlarından zaten takip edebiliyoruz..

Cevap Yaz

Göztepe

15 Aralık 2014 23:59

Günümüzde biz sinemaseverlerin eline ulaşan çok ama çok eski tarihli 80 yıllık bir film. Bu filmde rol alan o dönemin tüm oyuncuları vefat etti Allah hepsine rahmet eylesin. O dönemin teknolojisine baktığımızda yönetmen Muhsin Ertuğrul gerçekten iyi bir film çekmiş o kısıtlı imkanlarla. Yalnız film 1934'mi yoksa 1935'mi çekildi orası belirsiz zira iki tarihtende aynı şekilde bu film sinematürk'e eklenmiş. Filmde kimler yokki henüz star sistemine geçilmemiş o dönemin tüm büyük tiyatro sanatçıları hemen hemen bir kısmı filmde rol almış. Köy konulu çekilen ilk film olmasıylada dikkat çekiyor film. Bursa'nın Çalıköy köyünde çekilmiş bir film Türk sinema tarihine arşiv,belgesel ve emekleme dönemi olarak adlandırabilecek bir belgeselde yer alabilecek bir film. Unutmadan şunuda ilave edeyim filmde rol alan Ergun Köknar o dönem en fazla1 yaşında olması lazım. Filmde babası Sait Köknar'da rol almış oyuncu olarak acaba filmde rol alan bebek oyuncu Ergun Köknar olabilirmi diye düşünmüyor değilim babası bebek olarak filmde oynatmış olabilir.

Cevap Yaz

cihaan

25 Şubat 2015 19:53

Agah Özgüç'ün Cahide Sonku'yu ankattığı ''Cahide'' adlı kitapta filmin tarihi 1934 olarak gözüküyor ama o bebek Ergün Köknar mı o yazmıyor..Film 1934 yılında çekilmişse bebeğin Ergün Köknar olma ihtimali çok yüksek..Çünkü o filmde 2 aylık bi bebek gibi gözüküyor...

MGUNAY

10 Aralık 2014 21:26

daha soyadı kanunu çıkmadığı görülüyor. sanatçıların sadece isimleri yazıyor. film daha trt 2 bile yokken trt 1'de yayınlamış. hatta trt diye geçiyor.aynı tarihdeki diğer filmler elinde olan varsa yükleselerde izlesek.

Cevap Yaz

cihaan

20 Kasım 2014 16:08

Hayatımda izlediğim en eski film yalnız filmde ezan okunacağı sırada sahneyi kesmişler o zamanlar ezan türkçe okunduğu için kesmiş olabilirler mi?

Cevap Yaz

hakan_ışık

4 Kasım 2014 16:08

Bugün izleme şerefine nail oldum çok güzel türk sinema sinin tarihi .çokzevk aldim izlemekten yYouTube ekleyene sonsuz tskler.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica