Sinematurk 2.0: Sinepedya





Bu sayfa
19322 kez görüntülendi
dilim
Kullanıcı Adı : dilim
Kullanıcı Tipi : Sektörel Üye
Doğum Tarihi : 29-05-1955
Cinsiyet : Kadın
Şehir : İstanbul
Ülke : Türkiye
Hakkımda : 2005 İnkılap Büyük Roman Ödülünü kazanan "Nişantaş'ın Arka Bahçesi" nin yazarı. Rastlantı adlı kısa   devamı...
Görevi : Kadın Oyuncu , Yönetmen
Rütbe : Editör
Puan : 75157
Son giriş tarihi : 20/03/2010 - 00:34:44
Ortalama Puanı : 0.00
Genel Sıralamadaki Yeri : 6
Profil Bilgilerim
Eğitim Durumu : Üniversite
Medeni Durumu : Bekar
Mesleği : Oyuncu Yazar Yönetmen Eleştirmen
Beğendiği Film Türleri : Aksiyon | Fantastik | Müzikal | Macera | Belgesel | Kara Film | Gerilim | Animasyon | Korku | Duygusal | Komedi | Tarihi | Biyografi | Erotik | Psikolojik | Deneysel | Gençlik | Bağımsız |
Favori Yönetmenleri : Luchino Visconti, Krzysztof Kieslowski, David Lynch, Ferzan Özpetek
Favori Sanatçılar : Alain Delon, Robert De Niro, Jack Nicholson, Keanu Reeves, , Ashton Kutcher, Sebastian Koch, Benoît Magimel, Vincent Gallo
Favori Filmler : Apocalypse Now, Blue Velvet, The Lives of Others, Underground, Sophie's Choice, La Tulipe Noire, Saturno Contro
Favori Film Müziği : Lake House, Hair
Favori Filme Uyarlanmış Kitap : Death in Venice, English Patient, The Age of Innocence
Sevdiğiniz Dergi : Altyazı
Web sitenizin adresi : sinematürk.com
İlgi alanlarınız : "Duvarların Dili Olsa da Konuşsa" adlı senaryomu yazıyorum., , , ,

Arkadaşlarım
Ahmet
Puan: 3625
diesel
Puan: 1734
erkan akın
Puan: 412
tamerking
Puan: 979
jones
Puan: 2215
etc
Puan: 3687

Tümünü göster
Favorilerim
The Last Laugh The Last Lau...
Puan:
Dram
The Locked Door The Locked D...
Puan:
Gizemli
The Sign On The Door The Sign On ...
Puan:
Dram
Alphaville Alphaville
Puan:
Gizemli
Gavin Rossdale Gavin Rossda
Puan:
Hamit Haskabal Hamit Haskab
Puan:
Mehmet Uğur Mehmet Uğur
Puan:
Evrim Solmaz Evrim Solmaz
Puan:

Tümünü göster
Beni Favorisine Ekleyenler
emreturkeri
Puan: 165
devileRRen
Puan: 167
allican
Puan: 8837

Tümünü göster
Yorumlarım
The Maid    [08/03/2010 - 01:05:03]
Şimdilerde New York'ta yaşamını sürdüren, otuz bir yaşındaki, Şilili senarist ve yönetmen Sebastian Silva'nın çektiği bu bağımsız filmi, ışık, renkler, açılar, anlatım bir de oyunculuk açısından oldukça etkileyici buldum. Senaryo açısından bakarsam; durağan, hemen hemen herkesin, orta ile üst seviye arasında yaşayan her ailenin başından geçebilecek olayları ve maddi manevi sorunları olan, bir kadın hizmetçinin hayatını anlatıyor diyebilirim. Aslında film, yirmi üç yıldır ailesinden uzakta yaşayan, kırk bir yaşına gelmiş, sinirleri yıpranmış, vücut açısından da deforme olmuş bir kadının hayatını, artık yapabileceği şeylerin gitgide azaldığının bilincinde olan bir kadının hayatını anlatmasına karşın bazı eksiklerini kapatamamış. Örneğin kadının kullandığı ilaçlar ve düşüp bayılmaları ile ilgili, seyircinin yorumuna bırakılmaması gereken soru işaretleri var. Bir de yönetmen filmde eve alınan her genç hizmetçiyi banyoya sokup soymuş (hatta birini bahçeye oturtmuş) ama evin kızını ve evin hanımını soymamıştır. Sonuçta film başladığı tempoda bitmiş, hizmetçinin gündelik yaşamı şeklinde kalmıştır.
Denize Hançer Düştü    [07/03/2010 - 14:45:03]
Mustafa Altıoklar'ın ilk uzun metraj filmidir. 5. Uluslararası Ankara Film Festivali'nde (1993) "En İyi Umut Veren Yönetmen" ve Kültür Bakanlığı "Sinema Başarı Ödülü"nü almıştır.
La Grande Illusion    [05/03/2010 - 23:54:03]
F. Roosevelt “Demokrasiye inanan her insan bu filmi görmelidir,” demiştir. La Grande Illusion aristokrasinin çöküşünü anlatır. Renoir'in  savaşın olmadiği bir dünyaya olan özlemini, ütopik bir dünyanın hayalini yansıtır. Filmde tiyatrovari bir hava ve dil çeşitliliği görülüyor. İngilizcenin yanında Rusça, Fransızca ve Almanca konuşuluyor. La Marselillaise'nin bir ağızdan okunduğu sahne ise tüyler ürpertici. 
Tropik Fırtına: Al Bakalım    [04/03/2010 - 14:46:03]

Yönetmenliğini Ben Stiller'in yaptığı "Tropic Thunder" (2008), gelmiş geçmiş ve sürmekte olan savaşları, Hollywood film piyasasının düzenini, dünyanın muhtelif yerlerinde düzenlenen film festivalleri ve o festivallere verilen ödüllerin abuk sabuk adlarını, hatta Oscar'ı, bazı filmlere yaptığı göndermelerle ve filmdeki tiplerle oynayarak boykot eden, insanlığa zarar veren çarpıklıkların üzerine giden, komedi içinde komedi yapan oldukça da yüksek bütçeli bir film. Şimdiye kadar bu filmin bir çok eleştirisini okudum. Filmi ve Ben Stiller'i yerden yere vuran izleyici ahkamı karşısında neredeyse filmdeki esprilere güldüğüm kadar güldüm. Her şeyden önce bu filmin hitap ettiği belli bir kesim var; onlar da, bu filmi izlemeden önce geniş bir film izleme birikimine sahip olan izleyiciler. Türk futboluna yabancı olan biri Fenerbahçeli Rıdvan'ın bir komedi filminde (A.R.O.G) "Gol olur!" demesinden ne anlarsa, "The Thin Red Line"ı, "M.A.S.H"i, "Flags of our Father"ı, "Saving Private Ryan"ı, "Forrest Gump"ı,"Starsky and Hutc"ı, "Blood Diamon"ı, hele hele "Apocalypse Now"ı izlememiş olan seyirci ve yorumcu da "Tropic Thunder"dan onu anlar. Ayrıca bu filmin içinde verilen fragmanlar da başlı başına, filmleri, reklamları, klipleri, şahısları alaya alma üzerine kurulmuş. Fragmanlar Snoop Dogg'tan Enigma'ya (Enigma'nın eşcinselliğine), 50 Cent'ten Pussycat Dolls'a gönderme yapıyor; parmağını Sean Penn'in gözüne, fragmandaki "Alpha Chino"nun değil de, Hollywood'a dayatan Al Pacino'nun da kulağına sokarak içine ukde olanları haykırıyor. Anlaşılacağı üzere başkalarının düğmeye basmasıyla savaşta ölmenin trajikomikliğini vurgulamasının yanı sıra, art arda gelen taşlamalarla 'taş yağmuru'na dönmüş bir film "Tropic Thunder". Öncelikle sözde "The Fatties" filminin ikincisini müjdeleyen "The Fatties 2" Jeff Portnoy karakterinin (Jack Black) fragmanında "The Nutty Proffesor"ün aile içi yemek sahnesinde, Eddie Murphy'nin tüm karakterleri ayrı ayrı oynaması ve 'furting' olayı ile dalga geçiliyor. Bir de "Satan Alley" trailer'indeki 5 Akademi ödüllü eşcinsel keşiş Kirk Lazarus'un (Robert Downey Jr.) MTV Movie Award 'Best Kiss' ödüllü büyük aşkı Tobey Maguire (Tugg Speedman) ile kırıştırma sahnesi var ki, bu ulusal dilli sahneye herkes katıla katıla gülebilir. Alay konusu olan festival adları da, işte burada kendini gösteriyor. Fragmanın sonunda filmin Pekin Film Festivali'nde "Ağlayan Maymun" ödülünü aldığı ciddi bir tonlama ile açıklanıyor. Filmde Ben Stiller'in zihinsel özürlü "Simple Jack" tiplemesi de "Rain Man", "Forrest Gump" ve "I am Sam"e gönderme yapıyor. Hatta bunu Sean Penn'in adını vererek yapıyor. 'Booty Sweat' denen enerji içeceğine yani Alpha Chino'nun 'kıç teri'ne gelince; buradaki mesajda açık açık Hollywood'un tapulu aktörü Al Pacino'nun kıçının terini içip, seyirciye de içirdiğini söylüyor. Çünkü sektöre karşı 'dediği dedik, çaldığı düdük' olan Al Pacino'yu Hollywood yapımcıları devşirip devşirip seyircinin önüne sürüyor. Yoksa "Tropic Thunder"ın derdi gösterdiği siyahi Alpha Chino (Brandon T. Jackson) ile değil. Diğer yönden bu da filme getirilen büyük çaptaki ırkçılık eleştirilerine bir artı puan olabilir. Sonuç olarak film yaptığı masrafa değmiş. Tom Cruise, Nick Nolte gibi dünya çapında tanınmış oyuncular, "Apocalypse Now" havası yaratan helicam'ler, kopan uzuvlar, patlayıcılar, pahalı makyajlar boşa gitmemiş. Tom Cruise'un son sahnesi mükemmel. Sinefillerin mutlaka görmesi gereken bir. Yeni keşiflerde bulunmak ve gülmek için yeniden izleyebilirim. DİLEK PAKALIN

Anchorman: O Bir Efsane    [05/02/2010 - 20:13:02]
Haber sunuculuğunun erkeklerin tekelinde olduğu, insanların CNN, FOX yerine kendi yerel televizyon kanallarını izlemeyi tercih ettiği bir dönemde sunucuların insanlar üzerindeki etkisinin ne kadar büyük olduğunu ve yerel olsa bile kanallar arasındaki rekabetin ne derece çekişmeli olduğunu, izleyiciyi, bir an bile duraksamadan, güldürerek anlatıyor. Gerçek bir komedi filmi. Kesinlikle zaman kaybı değil. İzlenmeli.


Tümünü göster