Birol Güven

Doğum Tarihi 1 Mayıs 1964
Doğum Yeri Darıca-Kocaeli

Biyografisi

Hacettepe Üniversitesi Linguistics bölümünden mezun olduktan sonra kısa bir süre öğretmenlik yapan Birol Güven, bir süre turizm sektöründe tur operatörü olarak çalıştı. Öğrencilik ve çalışma hayatında devam ettiği hikaye yazma hobisini 1997 yılında profesyonelce yapmaya başladı.

MinT Motion Pictures adlı şirketi kurarak senaryo ekibiyle birlikte 2.000 den fazla bölümlük 50 TV projesine imza attı. TV projeleri arasında yer alan Çocuklar Duymasın'ın 2002-2004 yılları arasında tekrar bölümleri bile gün birincisi olmuştu.

Bayrampaşa: Ben Fazla Kalmayacağım, Dersimiz Atatürk, Mandıra Filozofu, Mandıra Filozofu İstanbul filmleriyle sinema sektörüne de adım attı. Ortak yapımcısı olduğu Güzel Günler Göreceğiz filmi 2011 yılında Antalya Film Festivali'nde en iyi film ödülünü aldı. Dünya Engelliler Vakfı Kurucu Üyesidir.
Mint Akademinin kurucusudur. Mint Akademi’de kamera önü ve kamera arkası eğitimleriyle sinema sektörüne vasıflı elemanlar yetiştirmektedir. Akademi’nin ilkesi
“Bilen değil yapabilen öğrenciler yetiştirmek hedeftir”
2015’te Mint Akademi bünyesinde 3. Komedi Kısa Film Yarışması organizasyonu da yapılacaktır. Mint Akademi’de bünyesindeki öğretim görevlilerinden Hasan Tolga Pulat(Yönetmen) ve Emre Kavuk (Senarist) ilk işleri olarak gerçekleştirdikleri projeleri ile Altın Portakal kazanmışlardır.
Hem Senaryo Yazarları –Yönetmenler Meslek Birliği’nin hem de Yapımcılar Derneğinin kurucu üyeliğini yaptı. Televizyon Sinema Meslek Birliği’ne ve Yapımcılar Derneği Başkanlığına seçilen Birol GÜVEN sinemada en hızlı büyüyen yapım şirketi Mint Film Yapım A.Ş’nin kurucusu ve yönetim kurulu başkanıdır.

Yönetmen (7)

Senaryo (46)

Yapımcı (62)

Oyuncu (7)

Yapım Ekibi (7)

Son Yorumlar (19)

mansurx avatar mansurx 05 Ekim 2016 09:32:57

7

Birol güven 90 lar dan beri bir çok dizi ve filmde yapımcı ve senarist olarak iyi işlere imza attı ayrılsak da beraberiz,çocuklar duymasın ve en son babalar duyar iyi dizilerdi ama özellikle çocuklar duymasın ve en son babalar duyar dizleri çok uzatı ldı komedi türünde daha iyi işler yapıyor ama yönetmenliği malesef zayıf yeni dizi ve filmlerde senarist ve yapımcı olarak görmek isteriz.

dioy avatar dioy 27 Haziran 2013 02:03:57

6

Bir zamanlar ayrılsakta beraberiz ve çocuklar duymasın dizilerini büyük bir zevkle izliyordum. Ayrıca her gün oynayan "ayrılsakta beraberiz" dizisinin senaryolarını nasıl yetiştiriyor diye hayretler içinde kalırdım. Artık fazla dizi seyretm ediğim için günümüzdeki senaryoları hakkında fazla bir fikrim yok. Ancak geçmiş zamanlardaki durumu hakkında bir kaç kelam etmek isterim.
Bir kere dizilerinde mesaj kaygısı içine düşüp sürekli insanları eğitmeye çalışan öğreten adam pozisyonlarına girdi. Sanat sanat içindir. İnsanları eğitmek gibi bir mecburiyeti yoktur bence. Bu işi belgesel programları yada kamu spotları yapıyor zaten.
İkincisi, magazinel durumlarından ötürü oyuncuların diziden ayrılması yada çıkarılması çok yanlıştı. Kimse kimsenin ahlak zabıtası olmak durumunda değil. Adli bir vaka varsa bunu takip edecek merciler bellidir. İngiltere Cumhur Başkanı W. Churchil e eşcinsel olup olmadığı sorulduğu zaman, "Ben ülkemi kıçımla mı yönetiyorum" cevabını vermiş. Bırakın işini iyi yapan liyakatlı insanlar, işlerini yapsınlar.
Üçüncüsü, özellikle çocuklar duymasında senaryoyu kurtaran hep "iç ses"lerdi . Sürekli oyuncular iç sesleriyle konuşup duruyordu. Buda, bence (haddimi aşıyorsam bağışlayın) senaryonun zayıflığından kaynaklanıyor du. Belkide bu teknik bir zorunluluktu, bilemiyorum.
Dördüncüsü, dizilerde, özellikle çocuklar duymasında, kahkaha efektlerini kaldırdığınız zaman, geriye pek bir şey kalmıyor. En basit sahnede bile ortalık kahkaha efektleriyle yıkılıyor. Bence bu (TV dünyasındaki bütün diziler için geçerli) seyircinin zekasıyla dalga geçmekten başka bir şey değil. Teşbihte hata olmasın, aynen Pavlov un köpekleri gibi bir şartlanmışlık içinde efekti duyunca sanki insanlar kahkahayı basıyor zannediliyor.
Birol Güven çok üretken bir insan. Ancak bu yoğun tempoda bazen senaryolarda tekrarada düşüyor. Bunu TRT deki dizisi (ayrılsakta beraberiz), özel kanala geçince gördük zaten. Bence bir senarist sadece bir projeye yönelmeli, yoğunlaşmalı ve onu nakış nakış işlemeli. Bir koltuğa bir kaç karpuz sığdırmaya çalışmamalı. Bunu 80 ler dizisinden sonra 90 lar dizisinde görebiliriz. Ben bu konuda Gürse Birsel i çok beğeniyorum. Sadece bir projede yoğunlaşıyor. Ayrıca "yalan dünya" dizisinde rol alan oyuncuların hepsi fenomen oldu.
Ben teknik anlamda senaryodan ve gereklerinden anlamam. Ancak bir seyirci olarak beğenilerimi ve eleştirilerimi söyleyebilirim. Para çok şeydir ama her şey değildir. Çok para kazanıp vasat işler yapmak yerine, yeterince kazanıp özlü işler yapmak daha uygun olur.
Örnek vermek gerekirse; Peyami Safa nın boğazından geçen her lokması, kalemle kazanılmıştır. Kendisi Türk edebiyat tarihine çok önemli romanlar kazandırmıştır. Server Bedii mahlasıyla "cingöz recai" gibi "çekirge zehra " gibi basit polisiye romanlarda yazmıştır. Ancak bunu aç kalmamak için yapmıştır.
Destursuz bağa girip, nalınada mıhınada vura vura çala kalem yazdıklarımdan ötürü sürçü lisan ettikse affola.

portiangel avatar portiangel 05 Mart 2013 14:59:56

1

dizi sektöründe Birol Güven kötü iş demektir ...

Yandex.Metrica