Özlem Türkad

Gerçek Adı Ayşe Özlem Türkad
Doğum Tarihi 10 Ağustos 1971
Doğum Yeri İstanbul
Eğitim Durumu Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Bölümü

Oyuncu (14)

Son Yorumlar (6)

Göztepe avatar Göztepe 18 Ocak 2014 00:44:36

8

Seksenler dizisiyle tanıdığım tiyatro kökenli iyi bir oyuncu zaten birçok dizidede rol almış. Bence en fazla Seksenler'deki Rukiye karakteriyle ön plana çıktı onu seyretmek gerçekten keyfli,renkli ve canlı oyunculuğuyla uzun ömürler ve başarılar dili yorum.

fdts avatar fdts 28 Ağustos 2009 20:16:08

8

yetenekli ve başarılı bir tiyatro oyuncusu.

pınar çekirge avatar pınar çekirge 17 Temmuz 2009 16:55:07

PINAR ÇEKİRGE Tiyatro sanatına olan borcunu, bırakalım " Ben Anadolu", " İstanbul Efendisi"ni, sadece "Bernarda Alba'nın Evi"nde yaşar kıldığı Martirio karakteriyle bir defada ödemişti. Dünya standartlarında safkan bir o yuncunun erişebileceği sayılı doruklardan biriydi 'Bernarda'daki performansı.Bana göre, başlıbaşına bir oyunculuk resitaliydi.Martirio'nun yaşadığı cinsel sarsıntılar, bastırılmış, hep tutsak edilmiş arzuları..İşte rengi kolay solmayacak bu alacalı, ufunetli  iç dünyayı sergiliyordu Özlem Türkad sahnede.Yapaylıktan, abartıdan uzak dupduru  oyunculuğuyla.. Martirio rolüyle kolay silinmeyecek bir imza atmıştı tiyatro tarihimize.( Sahi, bir oyuncunun kariyerinde kaç kez oluşur böylesi bir şans ? ) Yetmiş iki yıl öncesi.İspanya.Bernarda Alba'nın evinde sekiz sene sürecek bir yas vardı.Sokaktan hava bile sızmayacaktı içeriye.Kapılar, pencereler tuğlayla örülmüş gibi yaşanacaktı. İlk eşinden bir, ikinci eşinden dört kızı, iki hizmetçisi ve annesi ile birlikte yaşayan Bernarda Alba, bizim Aliye Rona'dan daha sert, daha ödün vermez bir kadındı. Hayat, Bernarda'nın evinde hiç kimse için kolay değildi.Zaten o kadar çok ' keşke' ve ' belki' vardı ki geçmişlerinde.Tenleri çürüyordu, pas yürümüş duvar çivileri gibi. Angustias, Magdalena, Adela, Amelia, Martirio.Bir girdaba doğru sürükleniyorlardı.Öfke büyüdükçe daha çok can yakıyordu.Korkunç hesaplaşmanın bedelide korkunç ve acımasız olacaktı herkes için. Martirio.Çaresizdi.İçine sığınmıştı.Savunmasız yanlarını kalın örgülerle çevirmişti.Kalbinin bir köşesinde nakışladığı erkeklerin tümüydü Pepe el Romano.Yarım bırakılmış, mahzun ve eksik tarafıydı..Zamana yayıp ehlileştirdiğini sandığı korkularıyla, içgüdüleriyle ilk ne zaman yüzleşmişti Martirio ?   " En iyisi hiçbir erkeğe bakmamak.Çocukluğumdan beri hep çekinmişimdir erkeklerden.Ağılda erkeklerinöküzleri koştuklarını, buğday çuvallarını kaldırdıklarını, bağırışıp çağrıştıklarını görürdüm ve hep büyüyünce bunlardan birinin beni aniden kucağına alacağını hayal edip korkardım." Yasak tutkuları dizginleyen korkular..Uykusuz geçen, yorgun, ıslak gecelerinde Pepe El Romano'nun gizlice aşırılmış bir fotoğrafı vardı buz kesmiş çarşafların arasında.Yalnızdı...kimsesizdi.Hatta kimliksizdi Martirio.  " İstersen sana gözlerimi vereyim, benim gözlerim daha genç, sırtımı da vereyim istersen kamburunu düzeltirsin.." Adela'nın bu sözleri jilet kesiğiydi teninde.Evet şişmandı, evet kamburdu, hırsını yemek yerken alıyordu.Yünleri atarken alıyordu.Öfkeyle vuruyordu elindeki sopayı yünlere. Hüzün kuşlarını kanıyla besliyordu.Dedim ya, kimsesizdi.Kimliksizdi.Öfkeliydi.Hırçındı. Bernarda  ( Martirio'ya ) Doğru mu ? Martirio     Doğru.Bernarda  ( Üstüne yürüyüp vurarak ) Terbiyesiz seni.İkiyüzlü ! Fesat !Martirio     ( Kızgın ) Bana vurma anne.Bernarda   Seni öldürmek geliyor içimden !Martirio     Öldür bakalım ! Duyuyor musun ? Çekil şuradan ! ( 1  )  İsyanı taşmıştı.Sırtına çarpan bastonla, yüzüne yansıyan kini, kıskançlığı, içinde sakladıklarını, itiraf etmekten kaçındığı duyguları ortaya çıkmıştı.Gözünden tek damla yaş düşmemişti.Yaşlar kirpiklerinin ucuna dek gelip, durmuştu o an. " Mutsuzluğa da var mısın ? " diye soruvermişti Cemal Süreya. Martirio     Sen sevinesin diye ağlayacak değilim ya.Bernarda   Niçin o resmi aldın ? Martirio     Kardeşime şaka yapamaz mıyım ? Başka ne için alabilirim ki ? Adela        ( Kıskançlık içinde yerinden kalkar ) Şaka değildi, sen hiç şakadan hoşlanmazsın.Yüreğindeki fırtına çıktı ortaya.Açıkca söyle. Martirio     Sus, beni konuşturma, eğer konuşursam utancından duvarlar yıkılır. ( 2 )  İçini çekti Martirio, biraz daha yaşlı, biraz daha yalnız hissetti kendini.Öfkeliydi.Pepe de Romano  mu ? Habis tümürlerinden biriydi sadece. Adela gibi.  Martirio    Ağzımı açmadığıma şükret.Adela       Ben de konuşurdum.Martirio    Peki ne derdin ? İstemek başka yapmak başka !Adela       Ben çıkarım için elimden geleni yaparım.Ya sen, yapmak istiyorsun ama beceremiyorsun. ( 3 )    Hatırlıyorum, sahnede ilk görüldüğü andan itibaren Özlem Türkad acı, matem ve kıskançlığa ruh üflüyordu adeta.Martirio Özlem Türkad ile gövdeleniyor, yetmiş küsur yıl sonra hayata karışıyor, trajedisini çığlığa dönüştürüyordu.Çektiği hasrete bir aksisedaydı tenindeki ürperişler.Ne varsa insana dair, insana mahsus, insana özel hepsini tek tek ortaya dökme zamanıydı.İşte bu noktada halis bir sahne büyücüsüydü Özlem Türkad.Bana göre bir dehaydı.Gerçek, yalın bir tragedya oyuncusu.Bir usta.Dahası seyirciyi koltuğunda tedirgin eden, hesaplaşmaya götüren, ürküten olağanüstü sahne hakimiyeti şok edici bir boyuta ulaşıyordu adeta. Özlem Türkad yaralı, cılk yaralı bir kimliğe kan, can veriyordu oyun süresince.Tiyatro sanatına olan borcunu sadece bu kompozisyonla bile ödediğini söylemiştim Özlem Türkad'ın.Laf aramızda korkmuştum da,” bundan sonra ne yapacak, başka ne oynayabilir,” diye endişelenmiştim.( Mehmet Ali Erbil benim için sadece " Küheylan" daki o gencecik delikanlıdır mesela." Küheylan" bir doruktur.İnci Türkay " Sylvia" dır.)  " Bernarda Alba'nın kızı Martirio'nun esrikliğini  yaşadığım günlerde " İstanbul Efendisi" nde   arap bacı  rolünde Özlem Türkad'ı izlediğimde ne kadar yanıldığımı anladım.    2007- 2008 Sadri Alışık Ödüllerinde Yardımcı Kadın Oyuncu ödülüne, 2007-2008 Lions Yardımcı Kadın Oyuncu ödülüne ve Bedia Muvahhit Ödülü’ne değer bulunmuştu Özlem Türkad. “Yerma”da, “Eskici’nin Tazesi”nde izlemek isterdim Özlem Türkad’ı.İlle "Kurban" da, " Teneke" de." Çöl Faresi", " Pembe Kadın", " Tırpan", " Otelci Kadın" da.Ve bir gün mutlaka " Çay ve Sempati" de.   Herhangi bir anda her şey yavaşlar, adeta ağır çekime dönüşür ya hani ? Martirio öylesine etkiledi beni.Gözlerinde hüzün vardı, en derininden.Yüzü parçalanmıştı.Sabah kırağısı inmiş çiçekler savruluyordu dört bir yana.Adressiz bir yabancıydı Martirio.Yağmurun çürüttüğü pencere pervazlarına takılı kalmış bir kağıt parçası..belki bir fotoğraf.Martirio bir başka parantezdeki tekrarım mıydı..gerçek miydi bütün bunlar ? Artık ne önemi var ?  2009- 2010 Tiyatro Sezonu'nda Özlem Türkad'ı yine ayakta alkışlayacağız...Özlem Türkad, Nur Sabuncu, Lale Oraloğlu, Perihan Tedü, Gülistan Güzey, Ayfer Feray, Şükriye Atav, Şehime Erton,Nevin Seval, Şevkiye May, Nezihe Becerikli, Şaziye Moral, Sibel Gökel, Sema Özcan, Gülsüm Kamu,  Muazzez Kurtoğlu'ndan aldığı bayrağı en önde taşımaya devam edecek. Sisli rıhtımlardan çıkıp gelmiş her safkan oyuncu gibi.  * ( 1,2,3 )  F.G.Lorca Toplu  Oyunlar - 1.Mitos / Boyut Yay.2006 

Yandex.Metrica