
Kara Osman , İstanbulun Tanınmış kabadayılarının en başında gelir , herkes ondan çekinir korkar alçak gönüllüğü mertliği ve cesurluğuyla düşmanlarının daima karşısındadır..hayatı bir uçurumun kenarındadır Osman’ın Ufak yaşta yaşamış olduğu olaylar onu mahpus damına , hayatın acımasız kollarına atar ve Osman büyür güçlenir nam salar.Ve düşmanları onun karşısındadır..çünki osmanın namını adını kıskanırlar ve pusudadırlar..İrfan Atasoy’un çevirmiş olduğu kabadayı filmlerinden biridir.bu film daha önce çevirmiş olduğ Kanlı Öç filmine benzer…İrfan Abi bu tür rollere iyi gidiyor.izlenmeli

“Küçük ayaklı, beyaz elli, köprücük kemiği sağlam, iyi salata (Kara Osman adının Arap Kadir olduğu 1986’daki çevrimde ‘karnıyarık’) yapmasını bilen bir kadın arıyorum ben.” Osman, Lino Ventura veya Adriano Celentano’lu gangster filmlerinden alınmış duygusunu veren bu sözleri karnından 5 kurşunun çıkartıldığı ameliyat sonrasında söylüyor… Hastaneye getirildiğinde nöbetçi doktor, protokol defterinin altına saklamaya çalıştığı Penthouse dergisini okuyordu. ‘Rahmetli’nin banker soygunu sonrasına denk gelen ikinci çevrimde ise döneme uygun olarak gazetenin ‘ekonomi sayfasını’… Kahramanımızın evi ‘Zehirli Hayat’ta (1967) İncilerin eviydi… Osman’ın Zerrin’e olan sevgisi ama özellikle Yusuf’la olan dostluğu yeterince işlenmemiş… Şarkıcı sevgilisi, Behiye Aksoy’un sesiyle iki şarkı söylüyor; ‘Adını Anmayacağım’ (1971) (İsmet Nedim / Mehmet Erbulan) ve ‘Bir Garip Yolcu’ (1972) (Yıldırım Gürses)… Zerrin onun yaralı olduğunu duyup hastaneye gelir. Oda dışındayken ve içeri girdiğinde iki çok etkili melodi kullanılmış; ‘The Godfather Waltz’ ve ‘The New Godfather/Michael Comes Home’ (1972) (Rota)… Yurdaer Doğulu’nun gitarından ‘Oyun Bitti’yi (Nedim / Bülent Pozan) dinlediğimiz sahnede Recep, kız arkadaşı Gülten Ceylan’a Osman’ı ‘bu sefer Alaman tankıyla vuracağını’ anlatıyor; “..Gene ölmezse dinamit, bomba, Sofia Loren..” Sonraki çevrim olan ‘Kabadayı’da Sofia Loren’in yerini Bo Derek ve Müjde Ar alıyor… Osman’ın ‘bilmediği’ yerini söylemek için Recep’ten üç sigara alan Ahmet Koç çok güzeldi… Şener Şen üç kişiyi (Emniyet müdürlüğünde “Kara Osman’ı vurmuşlar. Komadaymış. Bütün akşam gazeteleri yazıyor” diyen polisi-Ama gösterdiği gazeteler, Cumhuriyet, Günaydın, Hürriyet-; Recep’e “Burası çayhane, meyhane değil” diyen kahveciyi; Enver’e “Komiserim, Beykoz’u bulmuşlar efendim” diyen sivil görevliyi); Sadettin Erbil iki kişiyi (“Çabuk bir sedye, ağır yaralı var” diyen şoförü ve Recep’i); Zafer Önen iki kişiyi (“Hiç beyaz otomobil görmedim. Lakin bir otobüs gördüm kırmızıydı” diyen kasabalıyı ve Şevket’i); Abdurrahman Palay, Kara Osman’ı seslendirmiş… Deniz kenarındaki evde Ayşe’nin sözleri; “Biz hayvanları bile yaşatmaya çalışırken siz durmadan adam öldürüyorsunuz.”

