Açıklama:
SinePEDYA'ya hosgeldiniz. Asagıdaki yazılabilir alanlara ve ekleme (+) dügmelerine tıklayarak bilgileri güncelleyebilir, eksik bilgileri gönderebilirsiniz. Lütfen ilettiginiz bilginin dogru oldugundan emin olunuz. Mevcut bilgilerde yanlıslık oldugunu düsünüyorsanız sayfanın en altında bulunan Eklemek Istedikleriniz bölümünde diger yazısına tıklanınca çıkan alana yazıp gönderebilirsiniz. Isiniz bitince, yine Katkıda Bulun'a tıklayarak sayfayı eski haline getirebilirsiniz. Tesekkürler...
Konu :
Franck Pourcel’in ‘Amour, Danse et Violins Nr. 36’ (Sympathy) (1970/71) uzunçalarındaki ‘Concerto Pour Une Voix’ (1969/70) (Saint Preux). Uludağ’daki motelde karşılaşan iki eski arkadaş.
Doğan; “Herkes yanlış anladı beni. Sen bile… Bunda senin bir suçun yok. Olaylar öyle getirdi. 20 yıldır
...devam
Eklenecek, Ödül veya Festival Bilgisi:
(Filmin ödül aldigi veya katildigi festivalleri asagidaki kutulara yazabilirsiniz)
Eklenecek Diger Bilgi:
(Bu kutuya belirtmek istediginiz herhangi ek bir bilgiyi ekleyebilir veya sayfada hata varsa bilgilendirebilirsiniz.)
Yorumlar
Murat Çelenligil
“Bazı insanlar hayata en ucuz sigara ile başlarlar. Fakat gün gelir onu bile içecek para bulamazlar. Bazıları ise en pahalı Avrupa purolarına yükselirler. İşte sen, bu ikinci sınıftansın Doğan Usta.”
Agâh Hün’ün seslendirdiği Rahmi Bey söylüyor bunları. Gerçekten de delikanlı, hayatta her istediğini elde eder. Gerçi bunu emeğinden çok “Meral’in kocası” olmasına borçlu ama olsun. Fabrikalar, Uludağ tatilleri, ‘lüx’ lokantada yemekler, arada bir hidroliği boşalsa da pahalı arabalar, özel şoförler. Ama Selmasız bir dünyada bunlar ne kadar boş. Filmin başında ‘maddi imkânları müsait değilken bile’ sözlüsüne kırmızı karanfil alıyordu. ‘Sanayi Kralı’yken çiçek almak şöyle dursun, Meral’e bir kez gülümsediğini bile görmedik.
“Bazı insanlar hayata en ucuz sigara ile başlarlar. Fakat gün gelir onu bile içecek para bulamazlar. Bazıları ise en pahalı Avrupa purolarına yükselirler. İşte sen, bu ikinci sınıftansın Doğan Usta.”
Agâh Hün’ün seslendirdiği Rahmi Bey söylüyor bunları. Gerçekten de delikanlı, hayatta her istediğini elde eder. Gerçi bunu emeğinden çok “Meral’in kocası” olmasına borçlu ama olsun. Fabrikalar, Uludağ tatilleri, ‘lüx’ lokantada yemekler, arada bir hidroliği boşalsa da pahalı arabalar, özel şoförler. Ama Selmasız bir dünyada bunlar ne kadar boş. Filmin başında ‘maddi imkânları müsait değilken bile’ sözlüsüne kırmızı karanfil alıyordu. ‘Sanayi Kralı’yken çiçek almak şöyle dursun, Meral’e bir kez gülümsediğini bile görmedik.
‘Ömrümce Aradım’ (1971) bir ş