Çarpışma
Üç adam. Üçü de suçun farkli köselerinden. Üçünün de hayat çizgileri birbirinden farkli. Biri bir dolandirici, Cem ; digeri kiralik bir katil, Musta ; bir digeri ise bir yankesici, Ali . Üçünün de yollari Haydarpasa Garinin önünde kesisir. Musta, Cemi öldürmek üzere gelmistir kapinin önüne. Cem Konyada büyük bir sirketi dolandirip Istanbula kaçmis; bunun farkina varan sirket sahibi, nam-i diger Konyali , Mustayi tutup Cem daha Istanbulun sokaklarinda izini kaybettirmeden onu ortadan kaldirmak ve çalinan parasini kurtarmak istemektedir. Alinin – öyküyü onun agzindan dinleriz - bunlardan tabii ki haberi yoktur. O gar yakinlarinda bir sokakta kendisine yeni bir av aramaktadir. Bulur da birini. Ancak tam elini uzatmis cüzdani yürütürken gar polisi bunu fark eder ve düser pesine. Amansiz bir kovalamaca baslar. Bu sirada Cem elinde çantasi tedirgin gözlerle garin çikisina dogru ilerlemektedir. Musta da kapida onu beklemektedir. Kapidan çikan Cemi görünce Musta çeker sustalisini. Ali kaçar, polis kovalar. Cem yürür, Musta da arkasindan. Ali köseyi hizla döner gözleri arkasinda, bu sirada Musta Ceme bir hamle yapar ama nafile…
Musta, Cem ve Ali Haydarpasanin merdivenlerinde bir çarpismayla birbirlerine girerler. Mustanin biçagi yere düser; Alinin cüzdani bir yana uçar; Cemin bavul havaya firlar ve pat! Havada açiliverir çanta. Her tarafta uçusan paralar. Polis sokta. Insanlarin gözü parada. Merdivenlerde tam bir curcuna… O sirada üçlü birbirine bakar ve saniyenin onda biri bir zamanda kaderlerini degistirecek karari alirlar; beraber kaçmak!
Polisin de boslugundan faydalanan üçlü o sirada iskeleden kalkmakta olan bir vapura atlar ve uzaklasirlar. Ve o günden sonra, gazetelerin onlara taktigi adla, “Üç Silahsörler” beraber yasamaya ve beraber is yapmaya baslarlar. Cem ekibin beyni, Ali ekibin çevik eli, Musta ise yumrugu, tekmesi olur. Kisa zamanda oldukça çok para kazanirlar ve hatiri sayilir pek çok büyük soyguna imza atarlar.
Ta ki büyük bir isin sonunda Konyali karsilarina çikana kadar…
Musta, Cem ve Ali Haydarpasanin merdivenlerinde bir çarpismayla birbirlerine girerler. Mustanin biçagi yere düser; Alinin cüzdani bir yana uçar; Cemin bavul havaya firlar ve pat! Havada açiliverir çanta. Her tarafta uçusan paralar. Polis sokta. Insanlarin gözü parada. Merdivenlerde tam bir curcuna… O sirada üçlü birbirine bakar ve saniyenin onda biri bir zamanda kaderlerini degistirecek karari alirlar; beraber kaçmak!
Polisin de boslugundan faydalanan üçlü o sirada iskeleden kalkmakta olan bir vapura atlar ve uzaklasirlar. Ve o günden sonra, gazetelerin onlara taktigi adla, “Üç Silahsörler” beraber yasamaya ve beraber is yapmaya baslarlar. Cem ekibin beyni, Ali ekibin çevik eli, Musta ise yumrugu, tekmesi olur. Kisa zamanda oldukça çok para kazanirlar ve hatiri sayilir pek çok büyük soyguna imza atarlar.
Ta ki büyük bir isin sonunda Konyali karsilarina çikana kadar…
