Mavi Gözlü Dev
Kavganın, sevdanın ve Türkçe’nin büyük şairi Nâzım Hikmet, 1941 yılında Bursa Hapishanesi’ne nakledilir. “Komünizm” propagandası nedeniyle mahkûm olan şairin ünü içeride kulaktan kulağa, efsaneye dönüşür. İbrahim Balaban ve Yusuf, ustanın odasına desen çizeceği aynaları taşırlar. Mahkûmların portresini yapan Nâzım’ın aklı yalnızca karısı Piraye’dedir. Günlerdir ne mektup, ne telgraf gelmiştir. Hasretin dinmeyen sızısı, siyatik ağrılarından da beterdir. 2. Dünya Savaşı’nın vahşeti ve sefaleti tırmanırken; şair, Müdür Tahsin Bey’den kötü haberi alır. Hakkında verilen 28 yıl hapis cezası onaylanmıştır.
Piraye gelir sonunda… Mahzundur, hüzünlüdür, çaresizdir. Kısacık görüşmede, gardiyanın evinde gizlice buluşma teklifine şiddetle karşı
çıkar. Ustanın öğrencisi Raşit üç yıl sonra özgürlüğüne kavuştuğunda, Orhan Kemal adıyla “72. Koğuş” hikâyesinin yazarı olacaktır. Balaban içeride, “şair baba”sının yanında ressamlığı ilerletir. Açlıktan ölenlerin çoğaldığı günlerde, dokumacılık sayesinde karısına para yollayan şairin son umudu dayısı Ali Fuat Paşa’dır. Celile Hanım oğlunu kurtarmanın yollarını aramaktadır. Peynirci Nuri’nin getirdiği bir teneke peynir, onu zehirlemek için mi gönderilmiştir? Balaban, açlık içinde, tenekeden çaldığı peyniri sevmediği bir mahkuma yedirir. 1945 yılında savaş bitmiştir ama hapishane müdürü, şaire hoşgörülü davrandığı gerekçesiyle, koltuğunu despot bir müdüre bırakmak zorunda kalır. Kırbaçlı gardiyanlar Nâzım’ın odasını basınca kıyamet kopar. Ekim 1948’de, dayı kızı Münevver ziyaretine gelir. Nâzım yeni bir sevdanın coşkusuna kapılır. İki aşk arasında bocalar, bir de üstüne Münevver kocasından ayrılmayı erteleyince bunalıma girer. Karaciğerinden sonra kalbi de yorulmuştur. Piraye’ye mektuplar yazar, yalvarır. Karısıyla zoraki buluşmada buzları eritmeye uğraşırken; Münevver’in de hapishaneye gelmesi, başka bir kâbusa sürükler şairi. 10 yıldır hapistedir, artık tükenme noktasındadır, yaşamına son vermeyi tasarlar…
Künye |
||
| Yönetmen | Biket İlhan | |
| Senaryo | Metin Belgin | |
| Yapımcı | Biket İlhan, Selay Tozkoparan | |
| Müzik | Cem İdiz | |
| Görüntü Yönetmeni | Claduio Bolivar | |
| Vizyona Giriş Tarihi | 09 Mart 2007 | |
| Süre | 119 dk | |
| Tür | Dram, Duygusal, Politik, Tarihi | |
| Özellikler | Renkli | |
| Ülke | Türkiye | |
| Etiketler |
1941,
Aldatma,
Aşk,
Balaban,
Bursa,
Çocuk,
Emperyalizm,
Hapis,
Hapishane,
Iki Aşk Arasında Kalmak,
İnsanlık,
Kavga,
Komunizm Propagandası,
Komünizm,
Mavi,
Mektup,
Nazım Hikmet,
Orhan Kemal,
Peynir,
Resim,
Ressam,
Savaş,
Sovyetler Birliği,
SSCB,
Şair,
Şiir,
Tutuklanmak,
Vatan Şairi
Daha Fazlası
|
|
| Internet Sitesi | http://www.mavigozludev.net | |
Ödüller |
|
Umut Veren Genç Erkek Oyuncu (14.ÇASOD "En İyi Oyuncu" Ödülleri-2007) En İyi Erkek Oyuncu (19.Ankara Film Festivali-2008) Umut Veren Yeni Erkek Oyuncu (19.Ankara Film Festivali-2008) En İyi Erkek Oyuncu (14.ÇASOD "En İyi Oyuncu" Ödülleri-2007) En İyi Erkek Oyuncu (13.Sadri Alışık Ödülleri-2008) |
Oynayanlar |
||
|
Yetkin Dikinciler | Nazım Hikmet |
|
Dolunay Soysert | Piraye |
|
Özge Özberk | Münevver |
|
Nil Günal | Samiye Hanım |
|
Suna Keskin | Celile Hanım |
|
Yaşar Karakulak | |
|
Uğur Polat | Tahsin Bey |
|
Nihat İleri | |
|
Sadık Gürbüz | |
|
Rıza Sönmez | Orhan Kemal |
|
Ferit Kaya | Balaban |
|
|
Nihan Belgin | Suzan |
|
Ahmet Mümtaz Taylan | Adem |
|
Sinan Tuzcu | Yusuf |
|
Turan Özdemir | |
|
Murat Karasu | |
|
Devrim Nas | Münevver Hanım |
|
Turgay Tanülkü | Başgardiyan |
|
Cevdet Arıcılar | |
|
Mahmut Gökgöz | |
|
Metin Belgin | |
|
Okan Yalabık | |
|
Hakan Gerçek | |
|
Ziya Kürküt | |
|
Zühtü Erkan | |
|
Mutlu Güney | |
|
Çetin Yeltekin | Çamur |
|
Ufuk Aşar | |
|
|
Derviş Tezcan | İsmail |
|
Bülent Emrah Parlak | Sivil Polis |
|
Ergun Taş | Gardiyan |
|
Öner Ateş | Fahri |
|
Ayçin İnci | Cahide Sonku |
|
Nihat Alptekin | Sorgucu Polis |
|
Özgür Atkın | Muhbir |
|
Ferit Samur | Asker |
Ekip |
||
| Kurgu | Muammer Koçak (Kurgu) | |
| Sanat Yönetmeni | Mustafa Ziya Ülkenciler (Sanat Yönetmeni) | |
| Yapım Ekibi | Nihan Belgin (Uygulayıcı Yapımcı) | |
| Mustafa Şen (Uygulayıcı Yapımcı) | ||
| Yönetmen Ekibi | Nihan Belgin (Yönetmen Yardımcısı) | |
| Kamera Ekibi | Dimitris Kasimatis (Kameraman) | |
| Gürol Beşer (Kamera Teknisyeni) | ||
| Barış Sengelli (Kamera Teknisyeni) | ||
| Post-Prodüksiyon | Kadir Burç (Negatif Kurgu) | |
| Ahmet Turan Aldırmaz (Kurgu Asistanı) | ||
| İlker Şen (Film Baskı) | ||
| Tolga Girici (Renk Düzenleme) | ||
| Çetin Yılmaz (Renk Düzenleme) | ||
| Cem Taşkara (Negatif Kayıt) | ||
| Işık Ekibi | Mehmet Seyhan Ünver (Işık Asistanı) | |
| Sanat Ekibi | Erhan Alabaş (Dekor Şefi) | |
| Canip Serten (Sanat Asistanı) | ||
| Metin Örs (Sanat Ekibi) | ||
| Makyaj Ekibi | Bilay Özgök (Makyaj) | |
| Ses Ekibi | Dinos Kitou (Ses Kayıt) | |
| Soner Koç (Optik Ses Transfer) | ||
| İdari İşler | Cihad Figen (Prodüksiyon Amiri) | |
| Müzik ekibi | Onur Şentürk (Şarkılar) | |
Firmalar |
|
| Sinevizyon Film (Yapım) | |
| Film Sokağı Stüdyoları (Ekipman Hizmetleri) | |
| Dağıtıcı | Kenda |
| Hasılat | 2.059.668,0 TL |
| Toplam İzleyici | 276.295 |
| Vizyonda Kaldığı Hafta | 26 Hafta |
Son Yorumlar (52)
Yorum Yapmak için Giriş Yapmalısın
Finalde davet şiirinin hep bir ağızdan okunması süperdi emeği geçen herkesin ellerine sağlık böyle güzel bir film ortaya çıkardıkları için
oyuncular süper film farklı yada daha iyi işlenebilirdi ama bence böyle de güzeldi. filmde nazım hikmet'in saatinde piraye resmi mi vardı, ayteni ayten geçiyor misali piraye geçiyor her yerden:D
ÇOK MONOTON BİR FİLİM.HİÇ BİR HEYECEN YOK FİLMDE.OYUNCULUK ÇOK İYİ OLMUŞ.BENİ EN ÇOK SONU ETKİLEDİ.EŞYALARIN KOĞUŞTAN ÇIKARTILMASI ONUN HAPİSANEDEN ÇIKARKEN GÖSTERİLMEMESİ ÇOK GÜZELDİ.YİNE DE HER VATAN EVLADI SİYASİ GÖRÜŞÜ NE OLURSA OLSUN BU FİLMLERİ İZLEMELİ.NELER OLMUŞ BİLMELİ.ÖZELLİKLE HALKÇI GEÇİNEN CHP NİN NE KADAR FAŞİST OLDUĞUNU GÖRÜN.BAHSEDİLEN DÖNEM 38-50 YILLARI ARASINDA Kİ TEK PARTİ CHP YÖNETİMİDİR.TABİİ 51 DE DEMOKRAT PARTİ ASKERLİĞİNİ YAPMADIĞI VE KAÇMASI SEBEBİ İLE VATANDAŞLIKTAN ÇIKARARAK ONLARDA FAŞİST BİR DÜŞÜNCE SERGİLEMİŞTİR.BUNU DA UNUTMAMALIYIZ
neredeyse 2 saat süren ama buna rağmen içi bomboş olan, hiçbir şeyin anlatılmadığı bir film olamaz herhalde.ama bu durumu mavi gözlü dev filminde görüyoruz.filmin ilk saati hadi bir şekilde geçiyor ama ikinci saatinde artık saate bakıyorsunuz bitmedi mi daha diye.bomboş geçen bir iki saat...ayrıca tam bir senaryo rezaleti...nazımla ilgili bir film ama içinde hiçbir şey yok.nazımın sadece belli bir dönemini anlatmaya çalışmışlar ama yüzlerine gözlerine bulaştırmışlar.nazımın mücadelesine değinmeye çalışmışlar olmamış,aşklarına değinmeye çalışmışlar olmamış,siyasi görüşlerine değinmeye çalışmışlar olmamış.daha uzatılabilir bu liste...yetkin dikinciler,rıza sönmez ve ferit kaya oyunculukları ile filmi ayakta tutmaya çalışmışlar ama bu çaba da filmi kurtarmaya yetmiyor...nazımın hatırına izlenecek bir film ama açıkçası da biraz zorlamayla...filmin tek iyi tarafı nazımla ilgili olarak yapılmış ilk film,hatta ilk film denemesi olması...







7
Öncelikle Nazım Hikmeti'in hayatının beyaz perdeye aktarılması çok güzel bir şey. Bu anlam güzel ama sinamatografik açıdan filmi eksik bulabiliriz özellikle geçişlerde daha iyi bir yöntem bulunabilirdi geçmiş sahnelerin siyah beyaz verilmesi filmin e tkiliyiciliğini azaltmış bence bizim dönem filmleri yapmaktaki sıkıntımız bu filmde de devam etmiş umarım bu sıkıntıları aşarız ve daha güzel filmler yapabiliriz.