Duvara Karşı

8,03

( 41 kişi yorum yaptı )

Duvara Karşı

(Gegen Die Wand)

Sinema Filmi

2003

Hayatına son vermek istediği için bir psikiyatri kliniğinde bulunan Cahit, burada Sibel ile tanışır. Sibel, Cahit ile evlenerek istediği özgür ve ailesinden uzak hayatı yaşamak çabasınını dile getirir. Bu evlilik, planladıkları gibi gitse de zamanla çiftin arasında doğan aşk, hayatlarının gidişatını da değiştirecektir...

Ödüller

FIBRESCI Ödülü (54.Berlin Film Festivali-2004)

En İyi Film (Avrupa Film Akademisi Ödülleri-2004)

Altın Ayı (54.Berlin Film Festivali-2004)

Oynayanlar

Sibel Kekili Sibel Kekili Sibel Güner
Birol Ünel Birol Ünel Cahit Tomruk
Güven Kıraç Güven Kıraç Şeref
Meltem Cumbul Meltem Cumbul Selma
Demir Gökgöl Demir Gökgöl Yunus Güner
Cem Akın Cem Akın Yılmaz Güner
Mehmet Kurtuluş Mehmet Kurtuluş İstanbul'daki Barmen
Feridun Koç Feridun Koç Osman
Catrin Striebeck Catrin Striebeck Maren
Hermann Lause Hermann Lause Dr. Schiller
Aysel İşcan Aysel İşcan Anne - Birsen Güner
Adam Bousdoukos Adam Bousdoukos Düğündeki Barmen
Tim Seyfi Tim Seyfi Bavyera'daki Taksi Şoförü
Ralph Misske Ralph Misske Hasta-I
Philipp Baltus Philipp Baltus Hasta-II
Orhan Güner Orhan Güner Otobüs şoförü
Stefan Gebelhoff Stefan Gebelhoff Nico
Francesco Fiannaca Francesco Fiannaca Tresen'deki Adam
Monique Akın Monique Akın Kuafördeki Müşteri
Andreas Thiel Andreas Thiel Nüfus Memuru
Tulga Serim Tulga Serim Osman
Batuhan Or Batuhan Or Kafedeki Genç
Selim Erdoğan Selim Erdoğan Taksi Şoförü

Ekip

Kurgu Nikolai Hartmann (Kurgu)
Andrew Bird (Kurgu)
Sanat Yönetmeni Sırma Bradley (Sanat Yönetmeni)
Dekor Tasarım Nergiz Çalışkan Tanrıseven (Dekor Tasarım)
Işık Ekibi Ümit Barlas (Işık Teknisyeni)
Sanat Ekibi Katrin Aschendorf (Kostüm Uygulama)
Ses Ekibi Kai Lüde (Ses Kayıt)

Firmalar

Warner Bros (Dağıtımcı)
Pan Nakliyat (Ulaşım)
Toplam İzleyici 294.273

Son Yorumlar (41)

dioy avatar dioy 26 Haziran 2013 15:04:59

8

Filmi seyredeli çok oldu. Fakat aklımda kalan ve ruhumu sıkan öyle bir sahnesi var ki, Türk toplumunda vicdanları rahatsız etmemesi imkansız bence. Her ne kadar kültürel değerlerden, bir nesil kopuk yaşasa bile, (tabaktaki yemeğin klozete dökülmesi s ahnesi) gurbetçilerimizde dahi bu durumun normal karşılanacağını zannetmiyorum. Allah ın nimet olarak verdiği yiyecekleri tuvaletin deliğinden direkt olarak kanalizasyona atmak, hele ki bir yönetmenin böyle bir sahneyi akıl ve vicdan süzgecinden geçirmeden direkt olarak seyircinin gözüne sokarcasına sahneye koymasını çok gereksiz buluyorum. Sinema sanatındaki gerçeklik olgusu gereği bazı sahneleri çok gerekli olmasa da hayatın bir parçası diyerek kabul edebilir ve mazur görebilirsiniz (pornografik olmayan bazı erotik sahneler). İstemeyen seyretmeyebilir. Ancak bu görüntü insanı tamamen abandone durumda bırakan, olmasaydı keşke Fatih dedirten bir sahne olmuş.

cesur ünlü 21 Ocak 2012 04:21:01

9

Tek kelimeyle sarstı. Etkili bir film.

emre84 avatar emre84 05 Ağustos 2011 09:59:08

8

Başarılı bir film senaryo ve cast mükemmel

ozkaracam avatar ozkaracam 19 Haziran 2011 14:16:06

9

Fatih Akın, bu filminde bir "anlatıcı" olarak zor ve riskli bir iş üstlenmiş ve bunun altından başarıyla kalkmış. Bu zorluk, genelgeçer ölçülere göre pek "sempatik" sayılamayacak insanların öyküsünü anlatmaktan kaynaklanıyor. Edeb iyatta ve tiyatro/sinema gibi "performansa dayalı" sanatlarda okuyucunun/seyircinin anlatılan öyküyü sevmesi için (her zaman olmasa da, çoğu zaman) kahramanları sevmesi, onlarla özdeşim kurabilmesi önemli bir faktördür. Bu filmin kahramanları olan Cahit ve Sibel'e "kötü insanlar" denemez kuşkusuz, fakat davranış biçimlerinin, başkalarıyla kurdukları ilişkilerin genelgeçer ölçülere (ve de ahlaki standartlara?) uymadığı söylenebilir. Film boyunca, Cahit'in geçmişiyle ilgili fazla bir şey öğrenemeyiz. Sibel'in ise iki farklı kültür arasında bocalayan bir genç kız olduğu bellidir. Filmin finalinde, yaşadığı tüm fırtınalı olayların ardından düzenli bir yaşama başlaması, onda bir karakter patolojisinden çok bir "arada kalmışlığın", kültür karmaşasının mevcut olduğunu, davranış bozukluklarına da bunların yol açtığını düşündürür. Almanya'da, Cahit'e çilingir sofrası hazırladığı sahne, Cahit'in sofrayı aniden terk etmesi karşısında onun da öfkeyle yemeği klozete döküp sifonu çekmesi, aslında "tutarlı bir sevgi nesnesi" aradığını düşündüren bir sahnedir. Cahit için bu kadar ipucu yoktur, onda gerçek bir karakter patolojisi olup olmadığını bilemeyiz. Filmin başlarında Türk kökenli otobüs şoföründen gördükleri "milliyetçi-muhafazakar" tepkinin ötesinde, tutucu olmayan insanlardan bile fazla bir sempati göremeyebilecek bu iki kişinin son derece insani bir sevgi ilişkisine girmesi ve bunun sonucunda yaşadıkları, film boyunca ustaca anlatılmıştır. bence filmin başarısı da buradan gelmektedir.   

kartal tibet tutkunu avatar kartal tibet tutkunu 19 Ekim 2010 23:55:10

10

Benden öncelikli yorumları, bendeniz aynen iştirak ediyorum. filme yorum yapmama: "Mani oluyor halime takribi hicabım." diyerek!. Başrol oyuncuları ile Yönetmenine bayağı bi sınırları zorlayan.. Avrupa norm'u bir film çekmişsiniz!...

MGUNAY avatar MGUNAY 15 Ekim 2010 15:48:10

9

hoş olmayan sahneler olsada Kamil Beyin dediği gibi film  izleyiciyi sıkmıyor sürükleyici bir film.

Yandex.Metrica