Yılanların Öcü

9,09

( 16 kişi yorum yaptı )

Yılanların Öcü

(Yılanların Öcü)

Sinema Filmi

1962

Yaşlı anası Irazca, karısı Haçça ve üç çocuğuyla küçük toprağını ekerek geçimini sağlayan Kara Bayram (Fikret Hakan) yoksul bir köylüdür. Muhtar, evi önüne düşen yeri kurul üyelerinden Haceli'ye (Erol Taş) satınca Bayram’ ın huzuru kaçar. Ev önünde ev yaptırmak caiz midir? Böylece iki aile arasında büyük bir çatışma çıkar. Çaresiz kalan Irazca ana, tüm aileyi toplayarak haklarını aramak için vilayetin yolunu tutarlar. (Agah Özgüç'ün 100 Filmde Türk Sineması kitabından)


Akçaköy/BURDUR'da çekilmiştir.

Künye

Yönetmen Metin Erksan
Senaryo
Yapımcı Nusret İkbal
Müzik Yalçın Tura
Görüntü Yönetmeni Mengü Yeğin
Eser
Vizyona Giriş Tarihi 16 Nisan 1962
Süre 106 dk
Tür Dram
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler At, Burdur, Hamilelik, Köy, Romandan Uyarlama, Daha Fazlası

Firmalar

Be-Ya Film (Yapım)

Son Yorumlar (16)

FOSTERKANE avatar FOSTERKANE 24 Haziran 2011 19:21:06

fakir baykurt un muhtesem eseri yilanlarin öcü metin erksan tarafindan filme alinmis ve ortaya bir basyapit cikmistir, roman ilk yayinlandiginda fakir baykurt cok baski görmüs ve bu ayni cileleri metin erksan yasamis. hem romanin hemde filmin insani saastiran tarafi köy romantizimi olmamasi, karakterlerin saglam ve inandirici olmasi ve asil ilginc olan eserin konusu yani bir senaryo yazari bunu yazaydi asla film yapilmazdi, bu fakir baykurtun köy insanin iyi tanidigi ve zaten iclerinden geldiginden dolayidir, yoksa sehire yasan böyle bir hikaye yazda basina gelmeyen kalmazdi özellikle köylüleri hor görmekle suclanirdi, buda bizde yillarca köy romantizmi gercek gibi sunuldugundan dolayidir. metin erksanin böyle bir konuyu 1962 filme almazi cok önemli ve sinema tarihi icinde bir ilktir ama ne yazik ki 1962 de yapilan bu filmin devami gelmemis ve arkasindan köy romantizmi ve köy western filmleri gelmistir.konuda ilginc belkide hic bir film yapimcisin cesaret edemecegi bir konu, bir ailenin evin önüne biri ev yapmak ister ve bundan sonrada olaylar ard arda gelisir.erkek karakterler : kara bayram, tek derdi yoksulluk ailesiyle multu olan o ev yapmaya olayiyla kendini caresizlikler icinde bulan ama yinede düsmanin esiyle cinsel iliskiye girmeye geri kalmaz.    agali, köyünün asilinda en aydin kisilerinden ama yinede o da muhtara bagli ve muhtac, yani gücü bir yere kadar.   haceli, her ne kadar kötü olarak görünsede aslinda  muhtarin sirtina dayanmak istegi ve muhtarin aklina uyup basina dert alan biridir ve sonunda bunu kendiside anlar (yakiyorsun beni muhtar).   muhtar, en kötü kisididir, köyde sadece kendi cikarini düsünen sirtina hükümete dayamis herkese emri altina almis ve buna karsi geleni falakaya yardimak ve tehdit edmek hepsini normal görüyor, isini kanun göre ayarliyip her türlü pislik var kendisinde (bir is yapacaksan aksam yap kimse görmesin diye haceliye gecde olsa bir nashihat verir)filmindeki kadin karakterler : hatca, kendi halinde mutlu olan birisi, aslinda bir garip onun tek derdi yokluk.   fatma, esiyle mutlu olmayan (özellikle cinsel bakimdan) kara bayrama kacmayi bile düsünür ve irazca, türk sinema tarihin belkide ilk güclü kadin karakteri, oglu o olmadan ne yapacagini bilmez, irizca kendini hep öne atar korkusu yenmistir artik ve sonunda hersey basinda yikildiginda bile ailesine ümit yolu arar careszilige teslim olmaz ve mahkeme yolundan baska care olmadigini köyde ilk o anlar. irizca türk kadini temsil eder ama nedense sinemda bu kadin karakterin arkasi gelmez  bizde daha cok aysecikler veya manikürcü nalanlar halk tarafindan begenilmis nedense bu güclü kadini, teslimyeti kabul etmeyen karakteri sevmedik ve bu sebebden dolayi yillardir aglayan cehalete mahkum edilen kadinlari haberlerde ve sonradan kadim programi diye adlandirlan programlarda gördük ve bugün dizilerdeki kadin karakteride hala ayni (care aramaz hep mahkumdur),  aile ronayi da sonradan sinemada yine hakkini savunan ama kötülük eden birisidi olalarak gördük.seyirci istegiyle sansür : 1961 anayasasiiyla sansür eskisi gibi baski uygulamamis ve artik yeni aydinlik bir sinema gelmeye baslamisti, dolandircilarin sahi sansürde rahatca gecince sinema icin yeni bir dönem baslamisti. ama seyirci kendi elleriyle buna karsi geldi önce yilanlarin öcü arkasindan halit refig in haremde dört kadin filmiyle halk sansürü geri istedi. peki bunun nedeni ne olabilir, cemal gürsel özel izniyle sinemada gösterilen film yuuhlanir, fakir baykurtu salonada erol tas seyircilerdenkurtarir, bu kin neden? 1. belki bu topluluk bu romanda/filmde neyin kötü oldugunu bilmiyordu sadece ögretlenmisti  2 köy romantizmini yalan olarak gösterip köyü gercek anlatma belki zorlarina gitmisti, zor durumda olan zar zor gecinenen köylüler bu filmde görünce mi kizdilar?. 3 yoksa olay konusu hacelin in esi fatma mi, cinsel bakimdan doyumsuz olan esinin düsmaniyla yatan bir kadin olmasi ziorlanina gitmisti ? eger öylese yillar sonra tv kanallarinda fatma gibi ne kadinlar görmüstük, hemde bunlar sehirli degil köylerde yasanan kadinlardi, inanilmaz olaylardi (örnek vermek istemiyorum), peki buna ne diyecekler, yoksa köydaki kadinin cinsel hayatini gösterdigi icin mi bunca kin (kara bayram ile esi zamanlikta birlikte olurlar)? bu gericilik/gerceklerden kacmak sinemanin yillarca geri kalmasina sebep oldu, insanlarin sanki gercek beni ilgilendirmez beni sadece bana anlatilan hayal dünyasina inarim demisti.film ve roman arasindaki farklar : (filmde bir konunun sözü gecmez, haceli kara bayramin evinin önüne ev yaparsa sadece evin önündeki mekani görmemesi degil asil önemli nedenin diski oldugu yani insan pisligi, köylerde hela evin arkasina oldugu icin kokuyu kara bayram ve ailesi cekeceklerdi ve muhtar bu sebebden dolayi kara bayrama garantide verir, o gübrenin temizlenegini dahir ama buna aile inanmiz bununda iki nedeni vardir biri haceli ve fatmanin kis sogunda gübre derdine düsmeyecekleri ve  fatamin pek temiz biri olmadigin dolayi.     romani üc bölüm olarak ele alirsak 1.bölüm hacelini topraklari delmeye baslamisi ve irizca o cukurlari doldurmasi. 2.hacelini sinirlenip kara bayramin evini basmasi ve 3. bölüm kara bayram ve ailesi sonunda mahkemeye gitmeleri, ilk ve 2 bölüm nereyse ayni (burda yapimciyi kutlamak gerekir eger baska bir yapimci olsaydi oralara biraz heyecan katmak icin senaryoda birseyler eklerdi) ama 3. bölümde cok cikarmalar var muhtar kara bayrami dövdürtükten sonra hemen mahkemeye gitmesler, muhtar bayrami evine cagirtip ona bir hikaye anlatir ve bu hikayede acikta bir tehditir (muhtar yalniz dövdürmek degil bayrama namusun bile bizim elimdedir tehditi, bunu fakir baykurta romanin ön sözünde yazmis kara bayram gibilerini herseyi muhtar gibi sirtini hükümete dayamis kisilerin elinde oldugunu). vedat türkali bir kitapinda anlatigina göre, bu oyuncu kadrosu aslinda fikret hakan in sevdigi  jack londonun meksikali öyküsünü filme alacakti, senaryosunu vedat türkali yazmis ve atif yilmaz yönetcekmis, hatta hazirliklar bile baslanmis ve bu dönem metim erksan nusret ikbala yilanlarin öcü filmini teklif etmis, vedat türkalide kendi istegiyle senaryosunda vazgecip nusret ikbala bu filmi cekmesini rica edmis, bu yüzden oyuncalari iki kez kutlamak gerekir cünkü o kisa zamanda bir baska senaryoya bu kadar cabuk adapte olduklari icin. fikret hakan, nurhan nur, erol tas, ali sen ve digerleri muhtesem bir oyunculuk sergiliyor. ve özellikle aliye rona icin bu film yeni bir dönemi baslamistir, tabii kendi güclü oyunu sayesinde. artik türk sinemasi ilk inandirici ana karakterini tanimistir. ek bilgi, 1.agdali kadir savunu oynatigi rol filmde daha güclü olmus bu belkide metin erksanin kadir savuna olan sagindandir. 2. jack london un meksikali öyküsü filme alinmamis olsada fikret hakan bu öyküyü sahneye uyarlamis, youtube da bunu izleye bilirsiniz. eklegen cafetakil arkadasa tesekkür ederim.3. filmin bir bakima making of da var youtube de  yilanlarin öcü filminin bilinmeyenleri  o dönem bu köyde yasayan ve bu filmde oynayan köylülerle bir repotaj.oyuncular ve fakir baykurt disinda birde metin erksani, nusret ikbal i ve mengü yegini kutlamak gerekir

kariz_ma_35 avatar kariz_ma_35 14 Mart 2011 23:05:03

10

Muhteşem bir eser. Sinemamıza iki defa uyarlanan Yılanların Öcü filminin ilk versiyonu. "Bayram" Fikret Hakan köyde ailesiyle yaşayan biridir. Köy komşusu "Haceli" Erol Taş  bayramın evinin önüne ev yapmak ister. Bu duruma başta b ayram'ın annesi "Irazca" Aliye Rona engeller. Fakat haceli onu dinlemez. Temeli kardeşleriyle kazmaya devam eder. Anlaşmzlıklar yüzünden kerpiçleri kırılan haceli'nin. Çıldırmasıyla bayramın hamile  karısı. "Hatça" Nurhan Nur'un beline taşla vurur. Bayram ile Haceli kavga ederler. Hatta "Muhtar" Ali Şen evine çağırdığı bayramı falakaya yatırır. "Bayram" Fikret Hakan'ın koyununu çalar keser. Köye gelen kaymakama derdini anlatır. "Iraz" Aliye Rona . Kaymakam cezayı köye ve muhtara keser. Bayram ve ailesi suç duyurusunda bulunmak için kasabanın yolunu tutar. Bu filmin renkli ve siyah beyaz olmak üzere iki versiyonunu izledim. Bana görede siyah beyaz versiyonu daha başarılı ve bir adım önde. Ayrıca Aliye Rona için ayrı bir parantez açmak istiyorum. Filmde hemen hemen bütün karakterler başarılıydı. Fakat filmi asıl sürükleyen sert kadın Aliye Rona olmuş. İzlemek isteyenlere tavsiyem mutlaka izlesinler. Bu filmleri değerli arkadaşlar siyah beyaz diyerek geçmeyin. Gerçekten siyah beyaz filmler çok başarılı.

MGUNAY avatar MGUNAY 24 Aralık 2010 13:13:12

10

her iki Yılanların Öcü filmleri çok iyi olmasına rağmen bu bence daha başarılı bir film diye düşünüyorum

capone avatar capone 11 Nisan 2009 22:54:04

10

Kara Bayram karısı,annesi ve 3 çocuğuyla birlikte yaşamaktadır.Aynı köyden Haceli Bayram'ın önündeki arsayı alarak onların evinin önüne kendi evine yaptırmak ister.Bu olaydan sonra iki aile arasında adeta savaş başlamıştır.Irazca Haceli'nin temel içi n kazdığı temel çukurunu kapatır,kerpiçlerini kırar.Haceli'de onlardan intikam almak için evlerine saldırır,gelinini yaralar.Kardeşleri Kara Bayram'ı tuzağa düşürerek döverler.Köye kaymakamın gelmesini fırsat bilen Irazca herşeyi ona anlatır.Kaymakamda ona yardım ederek ona Haceli ve muhtarı dava açmasını söyler.Irazca'da tüm ailesini toplayarak kasabaya şikayette bulunmaya gider.Türk sinemasının en iyilerinden.Çoktan arşivimde yer aldı.Fikret Hakan,Nurhan Nur,Aliye Rona ve Erol Taş çok başarılı.Aliye Rona bu filmden sonra hırçın,otoriter kadın rollerinin aranılan oyuncusu olmuştu.Ancak bu film olaylı bir film.Dönemin cumhurbaşkanı Cemal Gürsel filmi izledikten sonra vizyona girdi.1985 yılında Şerif Gören yönetmenliğinde Fatma Girik-Kadir İnanır-Serpil Çakmaklı'nın başrolünde oynadığı 2.çevrimide çok başarılı.Mutlaka izleyin

kamil zafer avatar kamil zafer 16 Kasım 2008 17:01:11

10

  Usta kalem F.Baykurt aynı adlı eserinden üstelik doğduğu yerde çekilmiş.Sinemamızın yüz akı filmlerinden.Arşivlik bir eser.Yukarıdaki kadroda olmayan bazı değerlerimiz var Melek Ökte gibi.Birde filmde bir bebek varmış.İsmi Cemal Gürsel'miş;İhtilald e doğduğu için adını öyle koymuşlar.16.11.08   Zafer ALGAN

meb 16 Şubat 2008 12:46:02

7

ilkide ikncisidde süper bir film çok iyi bir öykü oyuncuar üst düzeyde vel hasılı kelam süper bir film

Yandex.Metrica