Vurun Kahpeye

8,29

( 12 kişi yorum yaptı )

Vurun Kahpeye

Sinema Filmi

1973

“Burası İstanbul değil Hanım. Kasaba eşrafının çocuklarına laf söylemek kimin haddine?” İkinci öğretmen Hatice’nin dile getirdiği dallı budaklı sorun, sadece Aliye’yi değil kitabın (1923/26) (Özgür Yayınları’ndaki dördüncü baskı–1999) milletvekilliği yapmış yazarı Halide Edib Adıvar’ı bile aşıyor.

Kurtuluş Savaşı yılları.
Haydarpaşa’dan kalkan tren ‘muallime Aliye’yi Anadolu’daki ‘toprağınız toprağım, eviniz evim’ kasabasına getirir (çekimler Manisa, Kula’da yapılmış). Kafkaslarda şehit düşmüş bir asker kızı. Annesini de küçük yaşta veremden kaybetmiş. “Çocukluğum Kız Öğretmen Okulu’nun tahta sıraları arasında geçti” diyor. Bu kadarı bile o yılların yetimi için ulaşılması güç bir şey. ‘Sevmek ihtiyacını’ Başhademe Güllü Kadın’ın ‘ihtiyar ve tembel kedisine’ bağlamış. “Diplomamı alır a lmaz memleketimin herhangi bir köşesine gitmeyi, oranın çocuklarını yetiştirmeyi İstanbul’da kalmaya tercih ettim.” ‘Bu diyarın çocukları için bir ana, bir ışık olacak’.
Filmde Aliye daha şanslı. Hiç olmazsa Maarif Müdürü, romandaki ‘ırz düşmanı müdürden’ (sf. 6) farklı olarak iyi biri. O’nu, Ömer Efendilerinin yanına yerleştirir. Kitaptaki ise, genç kızı neredeyse odasında elde edecek! Zaten karısı da öğretmenleri ‘hoca parçası’ ve kocasının halayıkları olarak görüyor (sf. 11).
Ömer Efendi ve Gülsüm Ana (romanda Hala) Aliye için bir can simidi gibi. Genç öğretmeni ‘kıymetli ve rahmetli’ kızları Emine’nin yerine koyarlar. “Hastalandı. Ne olduğunu anlayamadık. Haftasına çıkmadı. Sen yaştaydı. Seni görünce bir an Emine’yi görüyorum sandım” diyor yaslı ana. Genç kız da kendisini ‘bir ana babaya kavuşmuş gibi hissediyor’. Emine sağ olsa, Aliye belki de ‘önceki muallimeler gibi’ Maarif Müdürünün elinde oyuncak olacaktı.
Ömer Efendi “Mektep işi biraz çetindir bizim buralarda” demişti. Eşraf çocuklarının cebinde ‘birer tabaka tütün’ Hatice Hanım’la karşılıklı sigara içiyorlar. İlçenin varsıllarından Kantarcı Uzun Hüseyin’in yeğeni (romanda oğlu) Sabri’yi uslanması için eve gönderince eşrafın nasıl bir şey olduğunu anlar. Hüseyin, gördükçe bıyık burduğu güzel muallimeye haddini bildirmek için sınıfa dalıyor. “Ne hakla bir eşraf çocuğuna…” diye başlayan konuşması Aliye’den gerekli yanıtı alır. ‘Ne gözyaşı ne korku’.
Kuvayı Milliye için kasaba ikiye bölünmüş. Denizli Müftüsü’yle Şeyhülislam’ın fetvaları bile farklı farklı. Hacı Fettah “Kanları, kâfir kanı gibi helaldir” diyor. Ömer Efendi’ye de düşman. Bağının bir kısmını tırtıklamış. ‘Gâvur’, kasabaya bir gelse, ne yapıp edip kalan kısmını da alacak. Aliye’ye günden güne artan kinini anlamak çok zor.
Tahsin (adı 1949’da ‘Tosun’, 1964’da ‘Fuat’tı). Düşman İzmir’e girince 60 (romanda 50) Karadenizli hemşerisiyle dağa çıkmış bir yüzbaşı. Cepheden cepheye koşmaktan değil evlenmek ‘hemen hemen hiçbir kadınla temas etmemiş’ henüz (sf. 27). Gönlünde memleket aşkından başka bir aşk yok. Ama Aliye’nin ‘menekşe gözleriyle karşılaşınca’ kasaba meydanının alelade tozu bile ‘altın tozu gibi görünür’.
Hacı Fettah, Kuvayı Milliye’ye kızgınlığı ve Ömer’in üzüm bağları, Uzun Hüseyin de Aliye’yi elde etmek için şehitlere mevlit okunduğu gece düşmanı kasabaya getiriyorlar. Kumandan Binbaşı Damyanos (filmde ‘Çorbacı’ olarak anılıyor) öğretmene tutulur. Sonradan Tahsin’in cephaneliği havaya uçurmasında bu tutku işe yarayacaktır.
Damyanos’un varlığı Aliye için tehdit olduğu kadar, aslında bir korumaymış da. O gidince Hacı Fettah ve Hüseyin’in kışkırtmasıyla kan revan içinde sürüklenecektir Kasaba Meydanı’na. “Her adım bir saatten fazla, her nefes alış sonsuzluk kadar uzun.”
Onların acelesini bir yere kadar anlayabiliyoruz ama Yazar neden yeni kurulacak Cumhuriyet’i simgeleyen öğretmene biraz daha zaman tanımadı.
Hacı Fettah, defalarca tekrarladığı “Vurun kahpeye” ile amacına zaten ulaşmıştı.

‘Rhapsody’nin (1943) (Ulvi Cemal Erkin) fon müziği olarak kullanıldığı filmde söylenenler silah üreticileri açısından savaşların neden bitmemesi gerektiğini açıklıyor.
Tahsin; “(Abdurrahman Palay’ın sesi ile) …Yalnız şu gerçeği de kabul etmek lazımdır ki Aliye Hanım, sadece heyecan ve iman, savaş kazanmaya yetmez. Silah ve cephane de gerek. Bunlar da ancak parayla olur.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Halit Refiğ
Senaryo ,
Yapımcı Hürrem Erman
Görüntü Yönetmeni Ali Yaver
Eser
Vizyona Giriş Tarihi 01 Ekim 1973
Süre 88 dk
Tür Dram
Özellikler Renkli
Ülke Türkiye
Etiketler Bayrak, Cephanelik, Cevat Uz, Halide Edip Adıvar, İlkokul, Daha Fazlası

Ekip

Kurgu İsmail Kalkan (Kurgu)
Sanat Yönetmeni Muharrem Gürses (Sanat Yönetmeni)
Dekor Tasarım Şener Gezgen (Dekor Tasarım)
Adil Kıbıcı (Dekor Tasarım)
Kostüm Tasarım Talip Okçu (Kostüm Tasarım)
Niyazi Er (Kostüm Tasarım)
Ani Pertan (Kostüm Tasarım)
Yapım Ekibi Avni Turan (Yapım Sorumlusu)
Avni Turan (Yapım Amiri)
Sabri Sezer (Set Amiri)
İlyas Akarsu (Set Ekibi)
Necmi Ataman (Set Ekibi)
Ethem Açıkgöz (Set Ekibi)
Mustafa Kıtır (Set Ekibi)
Yönetmen Ekibi Yılmaz Korkut (Yönetmen Yardımcısı)
Muzaffer Hiçdurmaz (Yönetmen Yardımcısı)
Berrin Giz (Yönetmen Yardımcısı)
Kamera Ekibi Umur Özlüer (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Türker Vatan (Laboratuar Şefi)
Işık Ekibi Rıdvan Varol (Işık Şefi)
Mustafa Koçyiğit (1. Işık Asistanı)
Ekrem Çınaroğlu (Işık Asistanı)
Makyaj Ekibi Cemal Gonca (Makyaj Tasarım)
Celal Gonca (Makyaj Tasarım)
Ses Ekibi Yorgo İlyadis (Ses Kayıt)
Tasarım İbrahim Enez (Afiş)

Firmalar

Erman Film (Yapım)
Gala Film (DVD)
Uğur Film (Film Hazırlık)
Yeni Stüdyo (Film Hazırlık)
Uğur Film (Seslendirme)

Son Yorumlar (12)

benimsinema avatar benimsinema 15 Mart 2014 20:16:20

7

ayni film üc kez cevirilmis, her kusakta bir kere diyebiliriz... ilkini izlemedim ama ikinciside ücüncüsede iyi... ama hülyanin oynadigini daha cok seviyorum... bbiraz islami kötüleyen bir film oldugunu düsünüyorum....

Loverman avatar Loverman 06 Aralık 2013 18:36:12

10

hale soygazinin en iyi 5 filmi arasına girer.

Revorse avatar Revorse 16 Temmuz 2013 16:47:08

10

Bu ülkenin ne denli zorluklarla bağımsızlık mücadelesi vermiş olduğunu gösteren gerçekçi bir film.Bir yandan dış güçlerle bir yandan içte yaşanan kırdırmalarla başa çıkmaya çalışan idealist bir öğretmen ve Kuvay-i Milliye askeri Tahsin'in bağımsızlı k hikayesi.Kabul edilmeye çalışılmasa da göz ardı edilemez gerçekler günyüzüne serilmiş başarılı bir yapıt ortaya konmuştur.Tv ler de sıkça veriliyor izlenilesi bir film...

delikadir39 avatar delikadir39 21 Nisan 2013 15:04:01

1

Din adamlarını hain,yobaz,içten pazarlıklı,düşmanla işbirliği yapan kişiler olarak gösteriyor.Çok kötü bir film.Bir nesil böyle yalanlarla büyüdü.Halbuki din adamları Milli Mücadeleyi örgütlemişlerdir.İnsanları cihada çağırmışlardır.

Ozdengurbuzerenturk 17 Mart 2013 16:30:21

Halide edip adivar in onemli romanlarindan biridir yesilcamda 3 ayri basrol oyuncusu ile izleyiciyle bulusmustur
1949(sezer sezin)
1964(hulya kocyigit)
1973(hale soygazi)
Her oyuncuda farkli bir tat verir izleyiciye her filmin ayri ayri muzikleri cok guzeldir..
Mutlaka izlenmesi gereken bir filmdir..

t_rex avatar t_rex 09 Eylül 2011 09:48:09

olağanüstü bir hikaye ama film kaliteli işlenememiş. sönük. osman seden işi ele alsa daha iyi olabilirdi belki.hale soygazi  hiç yerinde bir seçim olmamış. sonuç olarak pek beğenmedim. umarım diğer iki versiyon bu derecede değildirler. 

Yandex.Metrica