Küçük Sevgilim

8,85

( 50 kişi yorum yaptı )

Küçük Sevgilim

Sinema Filmi

1971

‘Madly’ (1969) (Lai). Aynı adlı filmin müziği, arkadaşlarının araba ile ıslattığı Lale ve Dr. Murat.
Murat; “Kasten yaptılar bunu gördüm. Şikâyet etmiyorsunuz gene de.”
Lale; “Şikâyet edecek bir durum yok. Ama neden yaptılar sebep bulamıyorum.”
Murat; “Onlardan ayrı bir dünyanız var sizin. Sebep de bu. Evinize kadar götüreyim sizi, buyrun.”
Lale; “(Yoksul bir eve vardıklarında) Teşekkür ederim. Evim şurası efendim.”
Murat; “Yakın yerlerdeymişiz demek. Ben de hemen karşıda oturuyorum.”
Lale; “(Hocasının gösterdiği varsıl yerleşim bölgesine bakarak) Aslında çok uzağız efendim.”

'Concerto Pour Une Voix' (1969) (Saint-Preux) [Alpay, kendi yazdığı sözlerle 1975’te 45’lik plak yapmıştı; ̵ 6;Ayrılık Rüzgârı’]. Frank Pourcel Orkestrası’nın ‘Dancing in the Sun’ (1970) 33’lüğünde yer alan bu güzel ezgiden sonra İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi 1636 numaralı son sınıf öğrencisi Lale Tünaş’ı ve çevresini tanımaya başlıyoruz. (Senaryonun yazarı ile aynı soyadını taşıması çok güzel.) Mağazalara dikiş diken öksürüklü ablası Nevin'den başka kimsesi yok. Okulu bitirmesinde geceli gündüzlü çalışan ablası kadar KÖHLER marka dikiş makinesinin de katkısı büyük. Bir gün okulda bir haber duyulur; ‘Yaptığı başarılı beyin ameliyatlarından ötürü Amerika'da Altın Parmak adını alan’ hocaları Dr. Murat gelmiş ve derslere başlayacaktır. Bu durum Lale için 'yeni kitaplar yeni masraflar' demektir.
Biraz tatsız olan ilk karşılaşmaları Fakülte'nin amfisinde değil, sokakta olur. Murat, ablasının diktiği gelinliği mağazaya götüren Lale'nin yanından arabası ile biraz hızlıca geçince paket yere düşer. Yakınmalar, yeni bir gelinlik alarak özür dilemeler. Ama sonuçta genç kız kitaplarını almakta ve en önemlisi derse, hem de Dr. Murat'ın dersine geç kalır. Hocası, 'aşırı bir sertlikle', zaten şaşkınlık içinde olan öğrencisini derse kabul etmez. (Bu davranışı nedeniyle de özür dileyecektir.) Sonraki karşılaşmaları, ilk ikisine kıyasla çok daha güzel bir ortamda olur. Okulun ahşap ve huzurlu kütüphanesinde aynı kitabı (‘Klinik Dersleri’) arayan elleri birbirine değer. Bu dokunuşla oluşan sevgiyi, ne sınıf ve yaş farkı ne Dr. Murat'ta gözü olan zengin kızı Alev engelleyebilecektir.
Beraberlikleri sırasında Murat'ı daha yakından tanıyoruz; "İnsanlara güvenimi kaybetmiş, hiçbir kadını kalbime sokmamaya ahdetmiştim. Yaramı sardın küçüğüm." Salih Reis'in ufacık bir göl kenarındaki kulübesi ve ‘Küçük Sevgilim’ yazılı sandaldaki konuşmaları "Sen yokken bu sandal ve Salih Reis'le yalnızlığımı paylaştım. Şimdi ise mutluluğumu paylaşıyorum..Küçüğüm." [Neşeyle balık yedikleri sahnede Frank Pourcel Orkestrasından dinlediğimiz ‘Snowbird’ (1970) (Gene MacLennan) melodisi var.]
Lale okulunu birincilikle bitirir. [Diploma töreninde ‘Du Soleil Plein Les Yeux’ (1969) (Lai) melodisi kullanılmış.] Mezuniyet(ler)ini kutladıkları gece, tam Murat'tan bahsedecekken, öksürükten boğulur gibi olan Nevin'in ağzından kan geliyor. Hastanedeki incelemesinde 'amansız' hastalığa yakalandığı anlaşılır. "Ablamın hastalığı çok üzüyor beni… Hayatını benim için harcadı. Yemedi yedirdi. Giymedi giydirdi. Ona, bir ömür borçluyum ben. Bir şey olursa yaşayamam. İmkânsız yaşayamam." Murat, sağaltımı sırasında ilgisini Nevin’den esirgemez. [Bu sahneleri ‘Le Passeger de la Pluie’ (1970) (Lai) melodisi ile izliyoruz.] İlerleyen günlerde olağanüstü bir şey olur. "Durumu ümitsiz, ancak 2–3 aylık ömrü var" denilen Nevin iyileşmeye başlar.
Sevgi… Murat'a duyduğu aşk, hastalığı (şimdilik) yenmesini sağlamış. [‘Kartalların Öcü’ (1965) filminde benzer bir mucizeyi Güner yaşamıştı.] Lale'nin, bir türlü fırsat bulup da yapamadığını ablası yapar. Kardeşine, sevgisini anlatır; "Seviyorum Lale. Tarifsiz duygular içindeyim. Sevdiğim adam… Murat. Dr. Murat'a aşığım ben. Nasıl oldu ben de anlamadım. Ölümsüz bir sevgi içinde buldum kendimi. Şimdi iki sevgilim var; Murat ve sen."
Lale'nin çaresizliğini anlatmakta sözcükler yetersiz kalıyor. Sonunda, Murat'tan, üstelik onun olduğu gecenin ertesinde "Sen de sevgini ispat et” diyerek ablası ile evlenmesini ister. "Hayır" çığlıkları arasında olamaz denen şey olur. Nevin'le Murat evlenir ve İzmit, Kirazlı’ya giderler. Bu güzel kasabada ‘Zorba’ (1964) için yapılan ‘Life Goes On’ (Theodorakis) ile dolaşıyoruz. Murat kendini işine verir. Ama 'dalgın ve üzgün'dür.
İstanbul'da çalışmaya başlayan Lale'nin Murat'tan bir çocuğu olur; Özcan (bu isim pek yakışmamış).
Kirazlı'da işlerin pek de iyi gitmediğini anlayan Lale, Murat kendisinden ümidi kessin diye (okul arkadaşı olan ve sözlüsü diye tanıtacağı) Vedat'la onları ziyarete gider. Ablasının sözleri; "Zamanım kalmadı artık Lale. Eskisi kadar kuvvetli değilim. İçimde bir ateş söndü sanki. Artık ben size misafirim." İstanbul'a dönünce ablasının öldüğünü bildiren bir telgraf alır. Murat, Nevin'e 'son görev'ini yaptıktan sonra Lale'nin büyük bir resmini alıp kasabadan ayrılmış. Perişan ve hep bu resme sarılmış olarak görürüz onu. [‘Sevmek Zamanı’ (1965) gibi.] Bu günlerde Özcan bir trafik kazasında yaralanır ve oksijen çadırına alınır.
Lale; "Hiç ümit yok değil mi?"
Vedat; "Var. Oğlunu tek bir kişi kurtarabilir Lale. Seni ona götüreceğim. (Genç kadını, Salih Reis'in kulübesine götürür.) İşte mucizeyi yaratacak adam orada. Haydi, vakit kaybetme. Git ona."
İçerde, sefil durumda da olsa Altın Parmak Dr. Murat vardır. Ona sarılan Lale haykırıyor "Oğlumuzun hayatı tehlikede ve onu ancak sen kurtarabilirsin.. Sen." Ameliyat başarılı geçer. Murat, hem oğluna hem Lale'ye hem de mesleğine kavuşmuştur. Filmin sonunda, Paul Mauriat Orkestrasının ‘Penelope’ 33’lüğündeki (1971) “Comme J’ai Toujours Envie D'aimer” (1970) (Hamilton) melodisi eşliğinde göle açılan sandalda bu kez üç kişi var; Lale, Özcan ve Murat. Salih Reis, neşe içinde kıyıdan sesleniyor "Geç gelmeyin (kalmayın) ha. Sonra balıklar soğur."

Parisienne Kulüp Salonundaki Tıp Balosunda ‘Isadora’ (1970) (Black / Delanoe / Jarre) melodisi. Baloya yoksulluğu nedeniyle ilk kez katılabilen Lale ile dans eden Dr. Murat ve onları kıskanan Alev.
Alev; “Elbisen çok şık şekerim. Kim dikti?”
Lale; “Ablam.”
Alev; “Acaba bizim hizmetçi Fatma’ya da diker mi? Zevkleri çok uyuşuyor zira.”
Lale; “Bu sözlerini şaka bile kabul etmiyorum Alev.. Bu elbisede uykusuz gözlerin emeği var. Ana kalbi taşıyan bir ablanın sevgisi var.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Oynayanlar

Cüneyt Arkın Cüneyt Arkın Dr. Murat Akova
Filiz Akın Filiz Akın Lale Tünaş
Nubar Terziyan Nubar Terziyan Salih Reis
Tanju Şarman Tanju Şarman
Yusuf Sezgin Yusuf Sezgin Vedat Zobu
Hülya Tuğlu Hülya Tuğlu Nevin
Deniz Erkanat Deniz Erkanat Alev
Yeşim Tan Yeşim Tan
Muammer Gözalan Muammer Gözalan
Mehmet Büyükgüngör Mehmet Büyükgüngör Profesör
Gülten Ceylan Gülten Ceylan Dr. Oya
Zeki Sezer Zeki Sezer Doktor
Mahmure Handan Mahmure Handan Dadı
Hakkı Kıvanç Hakkı Kıvanç Meyhaneci
Süheyl Eğriboz Süheyl Eğriboz Ayyaş
Yaşar Güvenir Yaşar Güvenir Şarkıcı
Ali Demir Ali Demir Doktor
Nermin Özses Nermin Özses Komşu
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay Cüneyt Arkın Seslendirmesi
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm Filiz Akın Seslendirmesi
Nevin Akkaya Nevin Akkaya Hülya Tuğlu Seslendirmesi
Doğan Bavli Doğan Bavli Yusuf Sezgin Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Nubar Terziyan Seslendirmesi
Haldun Ergüvenç Haldun Ergüvenç Seslendirme
Ayton Sert Ayton Sert Ali Demir Seslendirmesi
Timuçin Caymaz Timuçin Caymaz Mehmet Büyükgüngör Seslendirmesi

Ekip

Kurgu Özdemir Arıtan (Kurgu)
Sanat Yönetmeni Secat Kırmacı (Sanat Yönetmeni)
Güven Öktem (Sanat Yönetmeni)
Yapım Ekibi Nuri Tuncel (Yapım Amiri)
Nejat Buvan (Set Amiri)
Ergin Demirçubuk (Set Ekibi)
Necmettin Çobanoğlu (Set Ekibi)
Şahin Gök (Set Ekibi)
Nurettin Algül (Set Ekibi)
Yönetmen Ekibi Zeki Ökten (Yönetmen Yardımcısı)
Kamera Ekibi Mustafa Kuzu (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Nevzat Dişiaçık (Laboratuar)
Altan Sertesen (Laboratuar)
Sadettin Özmutlu (Laboratuar)
Recai Karataş (Laboratuar)
Arif Özalp (Laboratuar)
Işık Ekibi Erol Batıbeki (Işık Şefi)
Ses Ekibi Tuncer Aydınoğlu (Ses Kayıt)
Müzik ekibi Yesari Asım Arsoy (Şarkılar)
Yaşar Güvenir (Şarkılar)

Firmalar

Akün Film (Yapım)
Acar Film (Film Hazırlık)

Son Yorumlar (50)

benimsinema avatar benimsinema 19 Aralık 2013 16:52:29

8

ask ve fedakarlik, filizle hülya cok uyumlu kardes olmuslar bence dogru secim... ama ablasina yaptigi fedakarlik bu zamanda kim yapar.... cocugu olur ablasindan saklar, ne kadar gercekci bilemiyorum... yusuf icin hep ayni seyler.. kizi sever ama kav usamaz hep iyi yürekli adamdir...müzigiyle hüzünlü bir film....

performer avatar performer 14 Aralık 2013 00:30:50

8

evet güzeldi abdurrahman palay'ın bolca nevet nayır sözlerine rağmen...

kral_affetmez avatar kral_affetmez 07 Kasım 2013 17:26:24

Show tv sayesinde bir defa sadece izleyebildiğim bir film. ama gerçekten muhteşem. kelimeler yetmez bu filmi anlatmaya ...filiz akın da çok başarılı oyunculuk sergilemiş.

jeremiekhan 03 Ağustos 2013 11:59:06

6

klasik bir konu ama abdurrahman palay ın dublajı ve filmin müthiş tema müziği için bile izlenebilir

kanun_adam1 avatar kanun_adam1 18 Ocak 2013 18:49:47

10

cüneyt arkın ve filiz akından etkileyici bir film,yusuf sezgin ve hülya tuğlu da güzel oynamışlar tabi..

silvester 17 Ocak 2012 00:55:01

Küçük sevgilim filmi,Cüneyt Arkın ın en güzel filmlerinden biridir.Hele müziğini,sabahlara kadar dinlesem doyamam.Grand arkadaşım yorumunda,Hülya Tuğlu nun Lale den 3 yaş küçük olmasına rağmen,ablası nasıl olur diyor.Makyöz sağlamsa annesi bile olur. Eğer filmin bir hatası aranıyorsa, filmin en büyük eksiği bu olsun.Hele Ablası,lale okuldan eve gelirken ablası, ona pişirdiği biber dolmalarını tabağa koyuşu varya,o an öyle canım çekmiştir ki, anlatamam.Çok güzel bir filmdi.Emeği geçenlere sonsuz teşekkürler.....Silvester.

Yandex.Metrica