Küçük Sevgilim

8,85

( 52 kişi yorum yaptı )

Küçük Sevgilim

Sinema Filmi

1971

‘Francis Lai Joue Francis Lai’ albümündeki (1971) ‘Theme Principal Du Film-Madly’ (1969) (Francis Lai) ve ardından ‘Theme Principal Du Film-LePassager De La Pluie’ (1970) (Francis Lai).
Arkadaşları, araba ile Lale’yi ıslatmış.
Dr. Murat; “Kasten yaptılar bunu, gördüm. Şikâyet etmiyorsunuz gene de.”
Lale; “Şikâyet edecek bir durum yok. Ama neden yaptılar, sebep bulamıyorum.”
Murat; “Onlardan ayrı bir dünyanız var sizin. Sebep de bu. Evinize kadar götüreyim sizi, buyrun.”
Lale; “(Yoksul bir semte vardıklarında) Teşekkür ederim. Evim şurası, efendim.”
Murat; “Yakın yerlerdeymişiz demek. Ben de hemen karşıda oturuyorum.”
Lale; “(Hocasının gösterdiği varsıl yerleşim bölgesine bakarak) Aslında çok uzağız, efendim.”


Jenerikte, Franck Pourcel Orkestrası’nın ‘Dancing In The Sun’ (1970) uzunçalarındaki ‘Concerto Pour Une Voix’ (1969) (Saint-Preux).
Önce İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi 1636 numaralı son sınıf öğrencisi Lale Tünaş’ı tanıyoruz. Mağazalara dikiş diken öksürüklü ablasından başka kimsesi yok. Okulu bitirmesinde, geceli gündüzlü çalışan Nevin kadar KÖHLER marka dikiş makinesinin de katkısı büyük.
Bir gün okulda bir haber duyulur; “Yaptığı başarılı beyin ameliyatlarından ötürü Amerika’da Altın Parmak adını alan” Dr. Murat Akova gelmiş ve derslere başlayacakmış. Lale için ‘yeni kitaplar yeni masraf’ demektir bu.
Biraz tatsız olan ilk karşılaşmaları, amfi değil, sokakta. Murat, ablasının diktiği gelinliği mağazaya götüren Lale’nin yanından arabası ile biraz hızlıca geçince paket yere düşer, kirlenir. Yakınma, ‘telafi’ ve özür dilemeler. Sonuçta genç kız kitaplarını almakta ve en önemlisi derse, hem de Dr. Murat’ın dersine geç kalır! Hocası, ‘aşırı bir sertlikle’, zaten şaşkınlık içinde olan öğrencisini derse kabul etmez. (Bu davranışı nedeniyle de özür dileyecektir)!
Sonraki karşılaşmaları, daha güzel bir ortamda. Okulun ahşap kütüphanesinde aynı kitabı (‘Klinik Dersleri’) arayan elleri birbirine değer. Bu dokunuşla oluşan sevgiyi, ne sınıf ve yaş farkı ne de Murat’ta gözü olan zengin kızı Alev engelleyebilecektir.
Beraberlikleri sırasında delikanlının dünyasına giriyoruz. İnsanlara güvenimi kaybetmiş, hiçbir kadını kalbine sokmamaya ahdetmiş. “Yaramı sardın küçüğüm” diyor. Ufacık bir göl kenarındaki kulübede yaşayan Salih Reis ve sandalı ile paylaşırmış yalnızlığını. Şimdi ise mutluluğunu paylaşıyor. Kayıkta ‘Küçük Sevgilim’ yazısı var!
Lale okulu birincilikle bitirir. Mezuniyetini kutladıkları gece, tam Murat’tan bahsedecekken, Nevin’in ağzından kan geliyor. Hastanedeki incelemede ‘amansız’ hastalığa yakalandığı anlaşılır. Ablasına bir şey olursa yaşayamazdı Lale. Durum ümitsiz ancak yaşam mucizelerle dolu. “2–3 aylık ömrü var” denilen Nevin iyileşmeye başlar.
Murat’a duyduğu aşk, hastalığı (şimdilik) yenmesini sağlamış. [‘Kartalların Öcü’ndeki (1965) Güner-Fatma Girik gibi].
Kardeşinin, bir türlü fırsat bulup yapamadığını Nevin yapar. “Seviyorum Lale. Tarifsiz duygular içindeyim. Sevdiğim adam… Murat.”
Lale’nin çaresizliğini anlatmakta sözcükler yetersiz. Sonunda, Murat’tan, üstelik birbirlerinin oldukları gecenin ertesinde “Sen de sevgini ispat et” diyerek ablası ile evlenmesini ister. ‘Hayır’ çığlıkları arasında olamaz denen şey olur. Evlenip Kirazlı’ya giderler! Bu güzel kasabada ‘Zorba’daki ‘Life Goes On’ (1964) (Mikis Theodorakis) ile dolaşıyoruz.
Murat işinde gücünde. Ama ‘dalgın ve üzgün’.
İstanbul’da çalışmaya başlayan Lale’nin de bir çocuğu olmuş; Özcan (bu isim pek yakışmamış).
Kirazlı’da işlerin iyi gitmediğini anlayınca, Murat ümidi iyice kessin diye (sözlüsü olarak tanıtacağı) Vedat’la ziyaretlerine gider.
Ablası eskisi kadar güçlü değil. Zamanı kalmamış, içindeki ateş sönmüş. “Artık ben size misafirim” diyordu.
İstanbul dönüşü öldüğünü bildiren bir telgraf gelir. Murat, merhuma ‘son görevini yaptıktan sonra’ Lale’nin resmini alıp kasabadan ayrılmış. Perişan ve bu resme sarılmış bir halde sokaklardaydı. [‘Sevmek Zamanı’ (1965) misali].
Bu günlerde Özcan bir trafik kazasında yaralanır. Oksijen çadırındayken sadece bir ümit var. “Oğlunu tek bir kişi kurtarabilir. Seni O’na götüreceğim” diyor Vedat.
Genç kadını, Salih Reis’in kulübesine götürür. Mucizeyi yaratacak adam oradaymış. “Haydi, vakit kaybetme. Git O’na.”
İçerdeki kişi, sefil durumda da olsa ‘Altın Parmak’ Dr. Murat! Ellerine sarılan Lale haykırıyor; “Oğlumuzun hayatı tehlikede ve O’nu ancak sen kurtarabilirsin… Sen!”
Ameliyat başarılı geçer. Murat, hem oğluna hem küçük sevgilisine hem de mesleğine kavuşmuş.
Franck Pourcel Orkestrası’ndan “Comme J’ai Toujours Envie D’aimer” (1970) (Marc Hamilton). Filmin sonunda göle açılan sandalda bu kez üç kişiydiler.
Salih Reis, neşe içinde kıyıdan sesleniyor; “Geç gelmeyin (kalmayın) ha. Sonra balıklar soğur!”


Paul Mauriat Orkestrası’nın ‘L.O.V.E.’ 33’lüğündeki (1969) ‘Isadora’ (1968) (Maurice Jarre / Don Black / Pierre Delanoe). Parisienne Kulüp.
Yoksulluğu nedeniyle Tıp Balosu’na ilk kez katılabilen Lale ve Murat’la danslarını kıskanan Alev.
Alev; “Elbisen çok şık şekerim. Kim dikti?”
Lale; “Ablam.”
Alev; “Acaba bizim hizmetçi Fatma’ya da diker mi? Zevkleri çok uyuşuyor zira!”
Lale; “Sözlerini şaka bile kabul etmiyorum Alev… Bu elbisede uykusuz gözlerin emeği var. Ana kalbi taşıyan bir ablanın sevgisi var.”
Ülkemizde ‘hizmetçi Fatmalar’ da ‘var’. Böyle çekişmeler asıl Onları yaralıyor!
(Yazan: Murat Çelenligil)

Oynayanlar

Cüneyt Arkın Cüneyt Arkın Dr. Murat Akova
Filiz Akın Filiz Akın Lale Tünaş
Nubar Terziyan Nubar Terziyan Salih Reis
Tanju Şarman Tanju Şarman
Yusuf Sezgin Yusuf Sezgin Vedat Zobu
Hülya Tuğlu Hülya Tuğlu Nevin
Deniz Erkanat Deniz Erkanat Alev
Yeşim Tan Yeşim Tan
Muammer Gözalan Muammer Gözalan
Mehmet Büyükgüngör Mehmet Büyükgüngör Profesör
Gülten Ceylan Gülten Ceylan Dr. Oya
Zeki Sezer Zeki Sezer Doktor
Mahmure Handan Mahmure Handan Dadı
Hakkı Kıvanç Hakkı Kıvanç Meyhaneci
Süheyl Eğriboz Süheyl Eğriboz Ayyaş
Yaşar Güvenir Yaşar Güvenir Şarkıcı
Ali Demir Ali Demir Doktor
Nermin Özses Nermin Özses Komşu
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay Cüneyt Arkın Seslendirmesi
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm Filiz Akın Seslendirmesi
Nevin Akkaya Nevin Akkaya Hülya Tuğlu Seslendirmesi
Doğan Bavli Doğan Bavli Yusuf Sezgin Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Nubar Terziyan Seslendirmesi
Haldun Ergüvenç Haldun Ergüvenç Seslendirme
Ayton Sert Ayton Sert Ali Demir Seslendirmesi
Timuçin Caymaz Timuçin Caymaz Mehmet Büyükgüngör Seslendirmesi
Gülçin Akçay Gülçin Akçay Deniz Erkanat Seslendirmesi

Ekip

Kurgu Özdemir Arıtan (Kurgu)
Sanat Yönetmeni Secat Kırmacı (Sanat Yönetmeni)
Güven Öktem (Sanat Yönetmeni)
Yapım Ekibi Nuri Tuncel (Yapım Amiri)
Nejat Buvan (Set Amiri)
Ergin Demirçubuk (Set Ekibi)
Necmettin Çobanoğlu (Set Ekibi)
Şahin Gök (Set Ekibi)
Nurettin Algül (Set Ekibi)
Yönetmen Ekibi Zeki Ökten (Yönetmen Yardımcısı)
Kamera Ekibi Mustafa Kuzu (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Nevzat Dişiaçık (Laboratuar)
Altan Sertesen (Laboratuar)
Sadettin Özmutlu (Laboratuar)
Recai Karataş (Laboratuar)
Arif Özalp (Laboratuar)
Işık Ekibi Erol Batıbeki (Işık Şefi)
Ali Salim Yaşar (Işık Asistanı)
Ses Ekibi Tuncer Aydınoğlu (Ses Kayıt)
Müzik ekibi Yesari Asım Arsoy (Şarkılar)
Yaşar Güvenir (Şarkılar)

Firmalar

Akün Film (Yapım)
Acar Film (Film Hazırlık)

Son Yorumlar (52)

sinemaagresif avatar sinemaagresif 24 Ekim 2015 14:21:39

10

cüneyt arkınla filiz akının birlikte çevirdikleri en güzel film bu bence. sevgi ,aşk ve fedakarlık üzerine çok güzel bi hikaye. kötü kadın rollerinin aranan isimlerinden hülya tuğlu ise filmde iyi kadın rolünde

vatansever10 avatar vatansever10 18 Aralık 2014 20:51:14

10

jeyan mahfi tözüm hanım abdurrahman palaya bir röportajında kızıyordu. seslendırme konusunda konusmasının ağır oldugunu ve elini çenesinin altına koyarak seslendırme yaptıgını söylemıstı.nevetler nayırlar bundan dolayı olmus...

Yeşilcamavi avatar Yeşilcamavi 11 Ağustos 2014 11:30:20

Cüneyt Arkın'ın en güzel filmlerinden biri. Abdurrahman Palay'in eşsiz sesi Cüneyt Arkın'a çok yakışıyormuş. Konu olarakta çok güzel, sıkılmadan izleyebilirsiniz.

benimsinema avatar benimsinema 19 Aralık 2013 16:52:29

8

ask ve fedakarlik, filizle hülya cok uyumlu kardes olmuslar bence dogru secim... ama ablasina yaptigi fedakarlik bu zamanda kim yapar.... cocugu olur ablasindan saklar, ne kadar gercekci bilemiyorum... yusuf icin hep ayni seyler.. kizi sever ama kav usamaz hep iyi yürekli adamdir...müzigiyle hüzünlü bir film....

performer avatar performer 14 Aralık 2013 00:30:50

8

evet güzeldi abdurrahman palay'ın bolca nevet nayır sözlerine rağmen...

kral_affetmez avatar kral_affetmez 07 Kasım 2013 17:26:24

Show tv sayesinde bir defa sadece izleyebildiğim bir film. ama gerçekten muhteşem. kelimeler yetmez bu filmi anlatmaya ...filiz akın da çok başarılı oyunculuk sergilemiş.

Yandex.Metrica