Küçük Hanımefendi

8,67

( 24 kişi yorum yaptı )

Küçük Hanımefendi

Sinema Filmi

1970

‘La Rèussite’ (1970) (Claude Bolling) melodisi ve Bolu, Abant Gölü yakınlarında üç arkadaş..
Ömer ; “Bülent, çok sevineceğin bir haberimiz var : Evleniyoruz.”
Bülent ; “Hem sevindim hem üzüldüm bu habere.”
Neriman ; “Neden?”
Bülent ; “Sevindim çünkü Ömer’in iki karısı olacak. Senin namına da üzüldüm çünkü evli bir erkeğin metresi olacaksın.”

Muazzez Tahsin Berkant’ın eserinden (1945) (İnkılâp Kitabevi) yapılan ikinci çevrim. İzmirli Ulaş (romanda İstanbullu Gelgeç ve 1961 yılındaki ilk çevrimde Eskişehirli Şahinoğlu) ailesinin üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. Ömer’in adı belirtilmeyen abisi kumarda her şeylerini yitirip kendini öldürmüş. Babaları Necdet Bey’i yıllarca önce kaybetmişler. Annesi Şaziy e Hanım ve dayısı çare arayışında ; “Uçurumun kenarındayız. Alacaklıların parmaklarını oynatması kâfi.”
Avukat Feridun Kâmil Bey’e göre kurtulmaları için bir ‘mucize’ lazım. O günlerde ‘rahmetli’ arkadaşı Hulusi’nin (romanda ve ilk çevrimde Hikmet) karısı Fehime’den aldığı mektup Bursa’ya gitmesini gerektirir. Nevin Akkaya’nın seslendirdiği sarışın afet konuşurken üvey kızı Neriman’ın ne kadar zor durumda olduğunu anlıyoruz.
Neriman Koza (romanda soyadı Kozacı ve ilk çevrimde Özar)..Birkaç ay sonra Küçük Hanımefendi olacak ama şimdi Fehime Hanım tarafından bir daha çıkmamak üzere tımarhaneye kapatılma tehlikesi ile karşı karşıya.
“Hiçbir anne üvey kızını benim kadar sevmemiştir inanın.” Ama Feridun Bey’in gördükleri ve Kâhya Hayri’nin anlattıkları bambaşka. Neriman, 7 yıldır bir odaya kilitlenmiş ve delirmesi için her türlü eziyet yapılıyor. Fehime Hanım’ın dediğine göre sakinleşmesi için ‘en tesirli ilaç’ kırbaçmış. En önemlisi, genç kızdan kurtulduğu anda ‘6 buçuk milyonluk nakit ve çeşitli gayri menkullerin idaresi’ onun olacak.
Feridun Bey’in İzmir ve Bursa’daki sorunlara bulduğu çözüm için yazar şunları söylüyor (sf. 44) ; “Eğer, Ömer’le evlenmekle Neriman, üvey anasının zulmünden ve şerrinden yakasını sıyırmakta ise, Neriman’la evlenmekle Ömer de sefaletten, iflastan kurtuluyor, baba ocağını elinden çıkarmıyordu.”
Genç kızı apar topar kaçırıp, perişan halde nikâh memurunun önüne oturturlar. Ona ancak her şey olup bittikten sonra bakan Ömer’in sözleri yenir yutulur gibi değil ; “..Alacağınız olsun, bir hilkat garibesiyle evlendirdiniz beni.” Sonraki benzetmeleri daha da kırıcı ; “..Ucube, umacı, şebele maymunu..” ‘O maymun suratlı burada kaldığı sürece hiçbir zaman’ dönmemek üzere gider. Oysa, Neriman, delikanlının beğenmediği haliyle bile gözlerimizi alamadığımız ölçüde alımlı.
Biraz toparlanması için Şaziye Hanım tarafından İstanbul’da bir şifa yurduna (romanda İsviçre, Leysin ve ilk çevrimde sayfiye yerine) gönderilir. Burada, ‘her sene kendini kalafata çeken’ hayat dolu Sürvik Benliyan ile arkadaşlık kuruyor. Günler, haftalar sonra ‘görenin küçük dilini yutacağı’ güzellikte biri olur çıkar. Belli ki Ömer’i sevmiş. Ama, mektupla bir resmini istediğinde (romanda ve ilk çevrimde olduğu gibi) delikanlı, kendisinden beklemediğimiz şekilde yanıt veriyor. Üstelik, ‘size bu kadar uyan eşiniz’ diye bir maymun resmi gönderir.
Neriman ve Sürvik, ‘Kader Böyle İstedi’ (1968) filminde Nilüfer’in halasına ait olan eve yerleşip İstanbul’un altını üstüne getiriyorlar.
Bülent Demir..Soyadı romanda Demirel, ilk çevrimde Soysal. Tam olarak anlaşılmıyor ama şair, roman yazarı ve doktor..galiba. Çapkın, fakat sonuç alamayan çapkınlardan. “Ben Bülent. Bü Bü.” Kendisini böyle tanıtıyor. Onunla Paul Mauriat Orkestrasının ‘Isadora’ albümündeki (1970) ‘Let the Sunshine In’ (1969) (Rado / Ragni / MacDermot) melodisinin çalındığı bir gazinoda karşılaşıyoruz. Tüm sevimliliği ile güzeller güzeli Şermin’e yakınlaşmaya çalışıyordu. Aynı gece, Neriman’ı, onun deyişiyle Neri’yi görür ve filmin sonuna kadar genç kızın peşini bırakmaz. Sürvik’in konuşmalarında adı ‘marangoz tutkalı’ ve ‘damga pulu’. İlk çevrimde olduğu gibi (ama romandan farklı olarak) Ömer’in de yakın arkadaşıymış.
Şaziye Hanım’ın ölümü ile Köşke gelen Ömer burada ‘karısı’ ile karşılaşır ama tanımaz. Köşkün bahçesinde ve ‘Bana Çok mu Görüyorsun’ (1970) (Gencebay) melodisi ile..
Neriman ; “Hep sizden bahsederdi. Çocukluğunuzu anlattı bana. Çok yaramazmışsınız..”
Ömer ; “Doğru ama ben size ait hiçbir şey bilmiyorum. Sahi, kimsiniz siz?”
Neriman ; “Ben mi, şey, ben bir komşu kızıyım. Adım da Canan efendim.”
Ömer ; “Tuhaf, sizi daha önce hiç görmemiştim Canan Hanım.”
Neriman ; “İnsanlar bazen en yakınlarındakini göremezler Ömer Bey.”
Sonrasında, iki arkadaşı, genç kıza yakın olmak için tatlı bir çekişme içinde görüyoruz. Bu sırada çok güzel melodiler var ; Gazinoda birbirlerinden habersiz Neriman’ı beklerken, ‘Vivre Pour Vivre’ (1967) (Lai) ; Bülent balkondan su dolu varile düştüğünde, ‘Theme de Borsalino’ (1970) (Bolling) ; Neriman’la dans ettikleri tango, ‘La Cumparsita’ (1919) (Rodriguez) ; Bolu’da, Neriman tekerlekli sandalyedeki Ömer’e “Gözyaşı dökmek, seni bulduğum an kaybetmek istemiyorum” derken ve fotoğrafı için mektup yazarken, ‘Midnight Cowboy’ (1969) (Barry) ; Pijamalı Ömer’in ertesi gün buluşmak için Neriman’a telefon ettiği sahnede, ‘Borsalino Blues’ (1970) (Bolling) ; Neriman’ın külhanbeyi ‘üçüzü’ ile gazinodayken, ‘Je T’aime… Moi Non Plus’ (1969) (Gainsbourg).

Filmin sonunda, Suat Sadıkoğlu’nun unutulmaz merdivenli evi ve orijinalini Johnny Halliday’den dinlediğimiz “Que Je T’aime” (1969) (Jean Renard / Gilles Thibaut) melodisi..
Ömer ; “Önünde diz çökmek, senden af dilemek istiyorum sevgilim. Affet sevgilim, affet.”
(Yazan : Murat Çelenligil)










Oynayanlar

Kartal Tibet Kartal Tibet Ömer
Hülya Koçyiğit Hülya Koçyiğit Neriman
Nubar Terziyan Nubar Terziyan Av.Feridun Kamil
Münir Özkul Münir Özkul Bülent
Meltem Mete Meltem Mete Şermin / Konuk Oyuncu
Hulusi Kentmen Hulusi Kentmen Ömer'in Dayısı
Süha Doğan Süha Doğan İntihar Eden Adam
Mürüvvet Sim Mürüvvet Sim Madame Sulfik
Suzan Avcı Suzan Avcı Fehime
Şaziye Moral Şaziye Moral Şaziye
Osman Alyanak Osman Alyanak Hayri Efendi
Cevat Kurtuluş Cevat Kurtuluş Konuk Oyuncu
Lütfü Engin Lütfü Engin
Zeki Sezer Zeki Sezer Garson
Vahit Volkan Vahit Volkan Kumarbaz
Doğan Tamer Doğan Tamer Hastabakıcı
Ali Demir Ali Demir Hastabakıcı
Muammer Gözalan Muammer Gözalan Yargıç
Sırrı Elitaş Sırrı Elitaş
Yusuf Sezer Yusuf Sezer Koruma
Yaman Yelenoğlu Yaman Yelenoğlu
Agah Hün Agah Hün Hulusi Kentmen Seslendirmesi
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm Hülya Koçyiğit Seslendirmesi
Hayri Esen Hayri Esen Kartal Tibet Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Nubar Terziyan Seslendirmesi
Sacide Keskin Sacide Keskin Şaziye Moral Seslendirmesi
Nevin Akkaya Nevin Akkaya Suzan Avcı Seslendirmesi
Toron Karacaoğlu Toron Karacaoğlu Muammer Gözalan Seslendirmesi

Ekip

Kurgu Osman Koşkan (Kurgu)
Yapım Ekibi Nejat Saydam (Genel Yönetmen)
İbrahim Seven (Yapım Sorumlusu)
Fevzi Barlas (Yapım Asistanı)
Kahraman Kongur (Set Amiri)
Nurettin Algül (Set Ekibi)
Necati Şimşek (Set Ekibi)
Ahmet Ballı (Set Ekibi)
Yönetmen Ekibi Tolgay Ziyal (Yönetmen Yardımcısı)
Kamera Ekibi Abdullah Gürek (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Hüsamettin Üren (Negatif Kurgu)
Hikmet Kuyucu (Laboratuar Şefi)
Barış Ören (Laboratuar)
Zihniye Ören (Renk Düzenleme Asistanı)
Turgut Ören (Renk Düzenleme Asistanı)
Işık Ekibi Aydın Yurteri (Işık Şefi)
Ses Ekibi Necip Sarıcıoğlu (Ses Kayıt)
Osman Koşkan (Senkron)

Firmalar

Lale Film (Seslendirme)
Ender Işık Servisi (Işık)
Ören Film (Film Hazırlık)
Akün Film (Yapım)

Son Yorumlar (24)

vatansever10 avatar vatansever10 19 Eylül 2014 14:17:14

10

filmin yıldızı kesinlikle münir özkuldur. 10 numara oyunculuğu var bu fılmde. çok gülüyorum hareketlerıne...

benimsinema avatar benimsinema 10 Mayıs 2014 16:35:42

8

ya cok seviyorum ben bu filmi, hatta ilkinden yani belgin ve ayhaninkinden daha güzel... heleki münir özkulla mürvet sim bayiliyorum asil film onlarin sahnesinden sonra basliyor ya...

ezobero 11 Şubat 2014 16:58:34

bu filmde nerimanın gelin geldiği mekan yalı nerde bilen varmı

performer avatar performer 10 Ağustos 2013 21:59:38

6

hülya koçyiğit ve kartal tibet komik olmak için epey çaba sarfetmişler.

beyzacetin avatar beyzacetin 10 Temmuz 2013 12:27:40

6

Abartılı ve gereksiz sahnelere bolca yer verilmiş. En kötüsü de "Roman yazarı Bülent" karakteri. Çok sulu bir espri anlayısı. O karakter filme girdikten sonra filmin tadı kacıyor. ben duygusal yanını sevdim filmin. Basladıgı gibi devam etse iyi olaca ktı ama sonra sıkıldım.

t_rex avatar t_rex 25 Mart 2012 23:46:03

8

Film,  Ömer'in  'komşu kızı': Canan ile tanışması anlarına kadar muhteşem , olağanüstü ama ne yazık ki  o'na kur yapmaya başlaması ile  gereksiz olarak devam etmiş. Keşke, keşke hüzünlü ve melonkolik bir film olsaydı.  Şaziye'nin ölümünün  yaydığı  a tmosfer harika. Ertem Eğilmez çoğu filminde komedi ve dram öğelerini konseptliyor ama  ticareti baz alıp, gerçek sinemaseverlere hizmeti unutuyor. Sülvik Benliyan ve Münir Özkul karakterleri filmi yüzeyselleştirmiş.Bu repliklerdeki kıyafetler, köşkün bahçesi, Hayri Esen'in harika sesi,meleodi ve kamera hareketi olağanüstü: Neriman ; “Hep sizden bahsederdi. Çocukluğunuzu anlattı bana. Çok yaramazmışsınız..”Ömer ; “Doğru ama ben size ait hiçbir şey bilmiyorum. Sahi, kimsiniz siz?”Neriman ; “Ben mi, şey, ben bir komşu kızıyım. Adım da Canan efendim.”Ömer ; “Tuhaf, sizi daha önce hiç görmemiştim Canan Hanım.”Neriman ; “İnsanlar bazen en yakınlarındakini göremezler Ömer Bey.”

Yandex.Metrica