Küçük Hanımefendi

8,66

( 23 kişi yorum yaptı )

Küçük Hanımefendi

Sinema Filmi

1970

Borsalino’daki (1970) (Claude Bolling) ‘La Rèussite’.
Bolu, Abant Gölü yakınlarında üç arkadaş.
Ömer; “Bülent, çok sevineceğin bir haberimiz var! Evleniyoruz!”
Bülent; “Hem sevindim hem üzüldüm bu habere.”
Neriman; “Neden?”
Bülent; “Sevindim, çünkü Ömer’in iki karısı olacak. Senin namına da üzüldüm çünkü evli bir erkeğin metresi olacaksın!”


‘Küçük Hanımefendi’nin (1945-İnkılâp Kitabevi) (Muazzez Tahsin Berkand) renkli ve ikinci çevrimi.
İzmirli Ulaş (romanda ‘İstanbullu Gelgeç’; 1961 yılındaki ilk çevrimde ‘Eskişehirli Şahinoğlu’) ailesinin üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. Uçurumun kenarındalar. Kurtulmaları için bir mucize gerek. Ömer’in adı belirtilmeyen kumarbaz abisi, her şeylerini kaybedip intihar etmiş. Baba yadigârı ev bile hacizli. Anne Şaziye Hanım çare arayışında.
Av ukat Feridun Kâmil Bey’in yapabileceği tek şey, durumu biraz geciktirmekmiş. Üstelik başka bir iş için Bursa’ya gitmesi gerekiyordu. Yıllar önce, rahmetli arkadaşı Hulusi’ye kızı ile ilgileneceğine söz vermiş. İş güç derken bugün yerine getirebiliyor.
Neriman Koza (kitapta soyadı ‘Kozacı’ ve ilk çevrimde ‘Özar’), birkaç ay sonra Küçük Hanımefendi olacak ama şimdi bir daha çıkmamak üzere tımarhaneye kapatılma tehlikesi ile karşı karşıya.
Fehime Hanım “Hiçbir anne, üvey kızını benim kadar sevmemiştir inanın” diyor! Kâhya Hayri’nin anlattıklarıysa bambaşka. 7 yıl bir odaya kilitlemiş, her türlü eziyeti yapıyor. Sonra da ‘sakinleşmesi için kırbaçlatıyor’! Deli raporu aldığı an ‘6 buçuk milyonluk nakit ve çeşitli gayrimenkullerin idaresi’ kendisine ‘tevdi edilecekmiş’.
Feridun Bey’in, İzmir ve Bursa’daki sorunlara bulduğu çözüm basit; Evlilik! Böylelikle Neriman, üvey ana zulmü ve şerrinden; Ömer de sefalet ve iflastan kurtuluyor, baba ocağı elden çıkmıyor.
‘Dead Ringer’daki (1964) (André Previn) ‘Main Title’. Genç kızı, apar topar kaçırıp, nikâh memurunun önüne oturturlar. ‘Perişan haldeki karısına’ imza sonrası bakabilmiş Ömer. Tepkisi yenir yutulur gibi değil; “Alacağınız olsun, bir hilkat garibesiyle evlendirdiniz beni… Ucube, şebele maymunu.” Evi terk ederken “Nereye… Ne zaman döneceksin” sorularını “Cehennemin dibine… O maymun suratlı burada kaldığı sürece hiçbir zaman” diye yanıtlıyor. Gidiş o gidiş. Tekrar karşılaşmaları annesinin vefatından sonra.
Oysa Neriman, bu haliyle bile göz kamaştıracak kadar güzel.
Biraz toparlanması için Şaziye Hanım tarafından İstanbul’da bir şifa yurduna (romanda ‘İsviçre, Leysin’ ve ilk çevrimde ‘sayfiye yerine’) gönderilir. Burada, ‘her sene kendini kalafata çeken’ hayat dolu Sürpik Benliyan ile arkadaşlık kuruyor. Günler, haftalar sonra ‘görenin küçük dilini yutacağı’ şahane biri olur çıkar.
Belli ki Ömer’i (şimdilik karşılıksız) sevmiş. Mektupla bir resmini istediğinde ‘bir maymun resmi’ gelir. “Size bu kadar uyan eşiniz!”
Sürpik’le, ‘Kader Böyle İstedi’deki (1968) eve yerleşip İstanbul’un altını üstüne getiriyorlar.
Bülent Demir’in soyadı romanda ‘Demirel’, ilk çevrimde ‘Soysal’. Mesleği tam olarak anlaşılmıyor. Şair, roman yazarı veya doktor. Çapkın ama sonuç alamayan çapkınlardan. “Ben Bülent… Bü Bü!” Kendisini böyle tanıtıyor.
Paul Mauriat Orkestrası’nın ‘Isadora’ albümündeki (1970) ‘Let The Sunshine In’ (1969) (James Rado / Gerome Ragni / Galt MacDermot / Jacques Lanzman). Bir gazinoda, tüm sevimliliği ile güzeller güzeli Şermin’e yakınlaşmaya çalışıyordu. Aynı gece, Neriman’ı (O’nun deyişiyle ‘Neri’) görür ve filmin sonuna kadar peşini bırakmaz. Sürpik’in konuşmalarında adı ‘marangoz tutkalı’ ve ‘damga pulu’. İlk çevrimde olduğu gibi (ama kitaptan farklı olarak) Ömer’in de yakın arkadaşıymış.
Şaziye Hanım’ın ölümüyle köşke gelen Ömer, ‘karısını’ tanımaz!
‘Bana Çok mu Görüyorsun’ (1970) (Orhan Gencebay). Bahçede “Sahi, kimsiniz siz? Sizi daha önce hiç görmemiştim” diyor. İnsanlar, bazen en yakınlarındakini göremezler!
Sonrasında, iki arkadaşı, genç kız için tatlı bir çekişme içinde görüyoruz.


Filmin sonunda, Suat Sadıkoğlu’nun unutulmaz merdivenli evi.
Paul Mauriat’nın ‘Let The Sunshine In/Midnight Cowboy/And Other Goodies’ uzunçalarındaki (1969) “Que Je T’aime” (1969) (Jean Renard / Gilles Thibaut).
Ömer; “Önünde diz çökmek, senden af dilemek istiyorum sevgilim. Affet sevgilim, affet.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Oynayanlar

Kartal Tibet Kartal Tibet Ömer
Hülya Koçyiğit Hülya Koçyiğit Neriman
Nubar Terziyan Nubar Terziyan Av.Feridun Kamil
Münir Özkul Münir Özkul Bülent
Meltem Mete Meltem Mete Şermin / Konuk Oyuncu
Hulusi Kentmen Hulusi Kentmen Ömer'in Dayısı
Süha Doğan Süha Doğan İntihar Eden Adam
Mürüvvet Sim Mürüvvet Sim Madame Sulfik
Suzan Avcı Suzan Avcı Fehime
Şaziye Moral Şaziye Moral Şaziye
Osman Alyanak Osman Alyanak Hayri Efendi
Cevat Kurtuluş Cevat Kurtuluş Konuk Oyuncu
Lütfü Engin Lütfü Engin
Zeki Sezer Zeki Sezer Garson
Vahit Volkan Vahit Volkan Kumarbaz
Doğan Tamer Doğan Tamer Hastabakıcı
Ali Demir Ali Demir Hastabakıcı
Muammer Gözalan Muammer Gözalan Yargıç
Sırrı Elitaş Sırrı Elitaş
Yusuf Sezer Yusuf Sezer Koruma
Yaman Yelenoğlu Yaman Yelenoğlu
Agah Hün Agah Hün Hulusi Kentmen Seslendirmesi
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm Hülya Koçyiğit Seslendirmesi
Hayri Esen Hayri Esen Kartal Tibet Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Nubar Terziyan Seslendirmesi
Sacide Keskin Sacide Keskin Şaziye Moral Seslendirmesi
Nevin Akkaya Nevin Akkaya Suzan Avcı Seslendirmesi
Toron Karacaoğlu Toron Karacaoğlu Muammer Gözalan Seslendirmesi
Zafer Önen Zafer Önen sedat Demir Seslendirmesi
Sedat Demir Sedat Demir
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay Sırrı Elitaş Seslendirmesi

Ekip

Kurgu Osman Koşkan (Kurgu)
Yapım Ekibi Nejat Saydam (Genel Yönetmen)
İbrahim Seven (Yapım Sorumlusu)
Fevzi Barlas (Yapım Asistanı)
Kahraman Kongur (Set Amiri)
Nurettin Algül (Set Ekibi)
Necati Şimşek (Set Ekibi)
Ahmet Ballı (Set Ekibi)
Yönetmen Ekibi Tolgay Ziyal (Yönetmen Yardımcısı)
Kamera Ekibi Abdullah Gürek (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Hüsamettin Üren (Negatif Kurgu)
Hikmet Kuyucu (Laboratuar Şefi)
Barış Ören (Laboratuar)
Zihniye Ören (Renk Düzenleme Asistanı)
Turgut Ören (Renk Düzenleme Asistanı)
Işık Ekibi Aydın Yurteri (Işık Şefi)
Ses Ekibi Necip Sarıcıoğlu (Ses Kayıt)
Osman Koşkan (Senkron)

Firmalar

Lale Film (Seslendirme)
Ender Işık Servisi (Işık)
Ören Film (Film Hazırlık)
Akün Film (Yapım)

Son Yorumlar (23)

vatansever10 avatar vatansever10 19 Eylül 2014 14:17:14

10

filmin yıldızı kesinlikle münir özkuldur. 10 numara oyunculuğu var bu fılmde. çok gülüyorum hareketlerıne...

benimsinema avatar benimsinema 10 Mayıs 2014 16:35:42

8

ya cok seviyorum ben bu filmi, hatta ilkinden yani belgin ve ayhaninkinden daha güzel... heleki münir özkulla mürvet sim bayiliyorum asil film onlarin sahnesinden sonra basliyor ya...

ezobero 11 Şubat 2014 16:58:34

bu filmde nerimanın gelin geldiği mekan yalı nerde bilen varmı

performer avatar performer 10 Ağustos 2013 21:59:38

6

hülya koçyiğit ve kartal tibet komik olmak için epey çaba sarfetmişler.

beyzacetin avatar beyzacetin 10 Temmuz 2013 12:27:40

6

Abartılı ve gereksiz sahnelere bolca yer verilmiş. En kötüsü de "Roman yazarı Bülent" karakteri. Çok sulu bir espri anlayısı. O karakter filme girdikten sonra filmin tadı kacıyor. ben duygusal yanını sevdim filmin. Basladıgı gibi devam etse iyi olaca ktı ama sonra sıkıldım.

t_rex avatar t_rex 25 Mart 2012 23:46:03

8

Film,  Ömer'in  'komşu kızı': Canan ile tanışması anlarına kadar muhteşem , olağanüstü ama ne yazık ki  o'na kur yapmaya başlaması ile  gereksiz olarak devam etmiş. Keşke, keşke hüzünlü ve melonkolik bir film olsaydı.  Şaziye'nin ölümünün  yaydığı  a tmosfer harika. Ertem Eğilmez çoğu filminde komedi ve dram öğelerini konseptliyor ama  ticareti baz alıp, gerçek sinemaseverlere hizmeti unutuyor. Sülvik Benliyan ve Münir Özkul karakterleri filmi yüzeyselleştirmiş.Bu repliklerdeki kıyafetler, köşkün bahçesi, Hayri Esen'in harika sesi,meleodi ve kamera hareketi olağanüstü: Neriman ; “Hep sizden bahsederdi. Çocukluğunuzu anlattı bana. Çok yaramazmışsınız..”Ömer ; “Doğru ama ben size ait hiçbir şey bilmiyorum. Sahi, kimsiniz siz?”Neriman ; “Ben mi, şey, ben bir komşu kızıyım. Adım da Canan efendim.”Ömer ; “Tuhaf, sizi daha önce hiç görmemiştim Canan Hanım.”Neriman ; “İnsanlar bazen en yakınlarındakini göremezler Ömer Bey.”

Yandex.Metrica